Bayram KAYA 1
391 şiiri ve 1101 yazısı kayıtlı Takip Et

Nasıl yaşar nasıl ölürüz 22



Zıtlıkların alan etkili taşıyıcı dalgalanmaları üzerine modüle oluş yeni bir biçimlenişle yeni bir ruh yeni bir soluk yeni bir hayattır. Hayatı, nasıl var oluruz sorusunu ve neden ölürüz sorusunu böyle kavrayacaktır.

Firen frensiz lige dönüşüyordu. Bir sürecin ileri yön (git sürecine) ya da geri yön (gel) sürecine firen etkisi olmakla, birbirine takoz olmakla ortam enerjisinin düzenliliğini bozan durum, ters yönde bozulanı düzenleyen, boşalanı yerine ikame eden değiştiren devimi oluşur.

Zıt yönün bu kez de azalan yönde boşluğu ortaya koyan sürece doğru hücum etkisi, azalanı çoğaltmak boşalanı doldurmak, kırpılanı eklemek gibi zıt yön sürecini devam ettirir.

Evren en az enerji harcama ile en kısa yolu takip ederken hayat zıddı olan in organik var oluşa göre en aza karşı en fala durumla, yokuş yukarı durumla; var olmanın boşluk enerjisi içindedir. Bu durumda da hayat en az enerjiyle en kısa yolu takip eder.

Her sürecin en az durumla en kısa yolu takip etme stratejisi, farklı olmaktadır. Bu var oluşun kuralıdır. Hayat in organik var oluşun her bir boşluk enerjisi içinde süreci yokuş yukarı devam ettirme yönünde etkiyen bir alan etkisi ile belirir. Ölüm de hayata böylesi bir yokuş yukarı olan düzenlilikle enerji dönüşüm takviyesidir.

Yani hayat iniş aşağı olmakla bozulan sürece yokuş yukarı destek oluşla maliyetli bir düzenlilik ilişkisi içine dönüşen organizeler serisidir. Var oluş çok basit evrensel ilkeler çerçevesinde adeta var olmak zorundadır. Evrensel hiçbir özel yerimiz ve özelliğimiz yoktur.

Isı skala değerinin 0° derecenin sağ ve sol yanında örneğin sağ yanında trilyon derece değerlere kadar niceli olması gerçektir. Niceli oluş özdekti özellikti. Yol üstünde bir mağazaya girin.

Mağazanın içi niceli oluş belirimi nedenle giysi ile dolu olacaktır. İçeri girmekle vücudunuza uygun bir giysi bulmanız çok olasıdır. Bulunan giysi, ne sizin için dikilmişti. Ne de sizin için vardı. Mağaza evrense giysiler de rast gele her bir niceli değerle var olan olgu ve olaylardı.

Örneğin belli bir büyüklüğü ile şişirilmiş bir futbol topu düşünün. Ayak topunun üzerinde yüz binlerce renkli benekler olsun. Ayak topu evren; üzerindeki beneklerde güneş (yıldızlar) gezegen ve kayaçlar olsun.

Bu benekler grubundan biri bizim Güneş sistemi, dünyamız, galaksimiz olsun. Var sayalım ki sistemimiz evrende özel bir yerde olsun.

Siz ayak topunu şişirmeye başladıkça şişen top ile galaksiler (benek kümeleri) güneş sistemleri birbirinden uzaklaşmaya başlayacaktır. Yani özel dediğimiz yerin hiçbir özel yeri kalmayacaktır.

Tekil ve niceli durumlarla türlü türlü belirim olan hayat, kişilerle organize iken bambaşka bir anlamdır. Sürecek olan da sürekli olan da inşaca olan da kişilerle organize ilikler olandır. Dolup boşalan, akış ta budur.

Canlılık tür üzerinde hayattır. Hayat; kişinin kendi ile sınırlı sonlu veya kesiklidir. Kendi dışında da sürekliliktir. Sizin doldurduğunuz yerle sizden boşalacak olan iniş aşağı yerin, yeniden yokuş yukarı enerji dönüşümleri ile doldurulmasıdır.

Bu gidiş geliş mekanik değil çevrimli tekrar eşleşmeleriyle öğrenilen; yansıtılan, yansımadan im ve imgelerin yeni yeni imajını alan organik ligin sizin dışınızdan sizin istek ve iradenizden bağımsız bir ruh halidir.

Hayatı; fonksiyonel organ ve işlevsel organ eller düzlemli organizem bir metabolizma faaliyeti olarak anladığınızda hayat başkadır. Sadece özne dünyası olarak anladığınızda da bir başkadır. Bu durumlar içinde hayat kopuktur. Fantastiktir. Firaridir.

Hayatı bunların her ikisinin de (metabolizma ve zekanın bir) sentezi olan en az hücre durumlarla kotarılan kişi oluşla anladığınızda hayat başkadır.

Dıştan kişiler arası organize ilikleri kullanmakla hayat, sizinle ama sizin dışınızda, sizden ve sizin iradenizden; sizin bilincinizden bağımsız oluşla bir hayatı anladığınız da zaman da başka akacaktır. Kalıp dışıdır. Ya da hayat kişisi kalıp dışını aşmakla sosyo toplumsa esneklikteki kalıpladır.

Ol zamanda hayat ta bambaşka şeydir. Her an dışınızdaki hayatın baskı ve basıncın hissetmekle hayat sizi özgecil bir göreve, kolektif bir erdeme çağıran sizin dışınızda tinsel ve bedensel oluştur.

Sizin dışınızdaki hayat içinde gördüğünüz hiçbir şey ne kişisi hayatın ne kişisi aklın ne kişisi bilgi becerinin ürünüdür. Tümü kolektif aklın. Kolektif yeteneğin kolektif depo enerjili kolektif birim zamanlı kapasite, ürünüdür.

Canlı nasıl meydana geldi ise yani niceli bir durum seçilimi oluşla benzer oluşların birbirini çekip itmesi, yine sizin dışınızdaki yasalarla bağıntılı olmakla niceli bileşenin yeni durumu tek tek durumların entegresi canlı canlı olmakla canlanıştı. Canlanış yeni durum entegresiyle canlanmaydı. Canlanma yine bileşen tek tek durumların tek tek yıkım olan süreçlerin bağ çözülmesiyle ölür.

Bu nedenle hayat ta evrenseldir. Hayat parçalı sürekli Evrensel bütünden dalga ve giderek parçalı durumların damla olmasından kaynaklı damlalar bütün ile evrensel davranışların hamulesidir.

Değerli okurlar benzer davranışların çekici itici olmasını anlamakta haklı olarak zorlanabilirler. Örneğin 15 bin yıl öncesinin doğal ortamda iki kişi doğanın ezici ve baskın gücü karşısında bir araya gelip güç birliği yapma eğilimi ile birbirine karşı çekimli olurlar.

Yine aynı kişiler av yapmada kolektif süreçlerin birim süre durumu içinde pusu atma biri avı pusudakinin üzerine yönlendirirken pusudakinin avı ve avlanmayı başarması gibi durumların seçici, çekimli eylem olması kişileri bir araya gelme eğilimindedirler.

Yine birlik olma büyük olma birbirinin eksiğini tamamlama gibi birçok giriştirici çekim eğilimi ile kişiler bir araya gelir. Buna karşın avın kıtlığı gibi kapıp kaçma gibi rekabeti olma gibi süreçler de kişileri aynen birleştiren süreçler gibi birbirini iten süreçler olmaktadırlar. İşte bunlar şimdi burada açıklayamayacağın nedenlerle dağılanı bir arada tutan, bir arada olanı dağıtan süreçler girişmesi olmaktadır.

Etkiyi duyma ve her bir niceli durumun kontrollü bir tepki çevrimi, minimal canlılıktır. Baskı ve basınç bunları ortaya koyar. Yalıtımla olan tepkisel tekrarlarla yineleyen etki, yineleyen tepkileri ortaya koyar.

Beğen

Bayram KAYA 1
Kayıt Tarihi:19 Eylül 2019 Perşembe 20:52:20

NASıL YAŞAR NASıL ÖLÜRÜZ 22 YAZISI'NA YORUM YAP
"Nasıl Yaşar Nasıl Ölürüz 22" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR


Henüz yorum yapılmamış.

Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.