çetin örnek
518 şiiri ve 22 yazısı kayıtlı Takip Et

Tepişen fillerin arasında ben'i gördünüz mü ?





Okuma yazmayı öğrendiğimden beridir köşe yazısı,makale okurum.Rahmetli pederim’in vesilesiyle.O politik
biriydi,yapısal olarak severdi gazeteyi ve ilgilendiği yer kadar gazeteyi katlayarak okumayı,pehlivan
tefrikası dahil tüm haberleri ve makaleleri okurdu Osmanlıydı,körpe beyni ret etmişti ilk zamanlar
Cumhuriyet’i (kendi ifadesiyle-doğum tarihi 1915) aslında babamı anlatmak değil niyetim,zaman çarpı mekân
farklılığı ve büyük değişim,devrimlerin ! olduğu vakitlerin yaşanılan travmasıyla,toplum üzerinde uyguladığı
baskılar ve kaçınılmaz ruhsal arızalar,çöküntüler ve O yıllara dair,okuyanın kurmasını istediğim,Empati ?

İdamların Yıl dönümü günüydü 17 eylül,58 yıl geçmiş ’’demokrasi şehitleri’’ demiyorum çünkü katledenler hiçbir
vakit şehit demediler bilhassa ’’hak ettikleri’’ konusunda çoğunluğu hem fikirler CHP ve katı atıkları yani
türk-kürt radikal solcuları ?! ADD bildiriyle duyurmuştu ’’iyi ki astık yoksa başımıza daha büyük belâları
getireceklerdi’’ başında E.Çölaşan’ın karısı’nın bulunduğu ’’atatürkçü düşünce derneği’’ ne demekse ! Günahım
kadar severim her ikisini de-yazılmamak ’üzere şu ânda’ literatürde olmayan koyu gölgelerde yani hiç güneş
görmemiş sövgüleri armağan ediyorum O’nlara ve gibilerine..

Babam beynamazdı oruç tutmaz ilâhiyat âlâkası dışındaydı yalnız islâmın özüyle yaşanması kendi diliyle (arapça)
ibadeti ve ritüellerinin uygulanmasında tavizsizdi,sanırım mevlidi türkçe yazdığı için Süleyman Çelebi’yi hiç
sevmezdi ?! 13 yaşımda kaybettik babamı Bayram namazlarına giderdik gazete ve kilim alarak yanımıza,3-5 dakika
geç gitsekte kolundaki nacar saatine göre Hoca mutlaka uzatır 15-20 dakika daha çalardı vaktimizden :) çok
kızardı buna,ölümünden 2 yıl öncesi hasta ve yatıyordu o yüzden malûlen emekli edilmişti Peder bey.

Nereden nereye Demokrat Parti Fatih ilçe delegesi olarak ve demokratik duygularla ben ve çocuk aklıma
anlattıklarıyla göç etti gitti peder tabii yanıma CHP kini ve haklı düşmanlığını bırakarak elbette kurumsal
olarak Şahıslarla işi olmazdı ’çok konuşanı’ (dedikodu,gıybet hazırlığında olanlar) asla sevmez kapımızı dahi
çalamazdı o tip hokkabaz-yalancılar !! Şimdiyi düşünemiyorum babam da benim gibi düşmanı sezemediğinden ’dostsuz’
kalırdı ve çürürdü mahpuslarda :)
Evet herkes çanak tutuyor devlet kuran parti güzellemesiyle Atatürkün koltuğu falan-filân en sağından en soluna
muhafazakârına islâmcısına yahu kendine CHP’liyim diyenin bu ’devlet kurmak’ cümlesinden nefret ederken ülke hep
bir ağızdan ’90 yıllık parti’ diyor vicdani- demokratik meşruiyet gözetmeden ! karşı taraf pişkin üstü tereyağlı
az pilav’’ zaten,Devlet başta herkes kendini kandırıyor ya demokratiksin ya değilsin yarım gebelik var mı ?
Türkiye hiç bir devirde demokrat olmadı olamaz da ne O ’’demokratik lâik sosyal bir hukuk devleti’’ymiş seveyim
o güzel pembe yanaklarını anayasa kitabının ilk yaprağı.
On yıllarca yüksek baraj tartışıldı siyasal partiler ve seçim yasası diye bangır bangır çocukça bağırdı militarist
Türkiye,Yök’e harçlara hayır’ ’Ordu millet elele haydi Faşizme’’ Bal gibi 1982 darbe anayasasıyla yöneltidi 32 Sene
bu Ülke hiçbir iktidar veya koalisyon’un gıkı çıkmadı faşizmin üstüne tüy diktiler ordu egemenliğinde siyasiler..
Türkiya baba yasaklar diyarı ’’ataerkil olmayan maçolar ! Yılmaz Güney mesela (aklıma şu an geldi he valla) Kadir
İnanır Cüneyt Arkın ve ünlü bir sürü kripto maçolar’’ şimdinin çok sevilenleri vayy yaa’’ -baba yasaklar diyarı
demiştim lâf karıştı araya’ Şarkıcı ve kasetleri ve konserleri yasaktı veya yasaklanırdı ikinci bir emre kadar,
binlerce faili meçhulleriyle ve olağanüstü hâl koşullarında,O yılları çok özlüyoruz canım çook..
Sosyal demokrat enternasyonel üyesi CHP (yazarken gülemiyorum) atatürkün parasıyla sınır ötesi operasyonlarda
dağı taşı bombalıyor ve muhalefette de olsa ’’neden operasyonlar yapılmıyor’’ diye bozuk atıyordu hükümete :)
yakışıklıydı ihtiyar delikanlı evli ve çocuklu bir milletvekili kadınla kripto aşk yaşıyordu ve baş düşman AKP
komplo kurmuştu baraj altında kalan Atatürkün koltuğunun sahibine ? beyaz donuyla yatakta otururken gördük M.Kemalin
mevkiinde ki çapkın moruğu..bir Onure ettik ki sormayın gitsin ’aslında böceği ben koymuştum kapıyı bir omuzda
açarak o yasak şarkı kasetlerinden değil erotikte sayılmazdı yaşlı vücutları fakat birkaç dakika içinde tüm dünya
da meşhur oldu milyon sattı kaset fakat Kimse Rezil Olamadı-benden başka-
eteri gitti beteri geldi Pir geldi şahmerdan diyecektim ama hiç semah dönerken görmedim üstelik saz çalmasını da
bilmiyor siyaseti bilmediği !? gibi ünlem ve soru işareti proje olduğu içindir kullanıldıkça hoşuna gitti
kullanılmak avrupa-abd kandil ypg Esad ve lâik karısı Fetö’nün ikinci şefaatçisi sayın koltuk sahibi büyük genel
başkan kadar pis ağızlı sıradan bir vatandaş dahi yoktur bu Ülkede Baş kadın düşmanı tedavisiz mitoman müzminliği
(kalıcı demek) çok seviyoruz O’nu fakat geleceği belirsiz Başkan olmak istemiyor 2.Ebedi Onursal Genel Başkan ne
yakışır Atatürkün yanında tanınmış Usta bir heykeltraştan yapılmış bir küçük heykelciği,ikisini yanyana kaide üzerine
MEB ve özel Okulların Bahçesine.

-acaba şunca eğciş büğcüşten kim ne çıkarır ? merak ediyorum..

Beğen

çetin örnek
Kayıt Tarihi:18 Eylül 2019 Çarşamba 15:21:56

TEPIŞEN FILLERIN ARASıNDA BEN'I GÖRDÜNÜZ MÜ ? YAZISI'NA YORUM YAP
"tepişen fillerin arasında ben'i gördünüz mü ?" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR


Henüz yorum yapılmamış.

Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.