uğurdemircan
38 şiiri ve 12 yazısı kayıtlı Takip Et

Plure(s) vıtae (öykü, öykü gazetesi/ haziran 2018)



Reenkarnasyona inanmazdı. İhtiyacı yoktu onun, bütün bir ömrü yaşayıp bitirerek, sonra yeniden en baştan başlamaya. O, bu yaşamında, birden çok yaşamı aynı anda yaşıyordu çünkü.

Baş döndürücü bir hızla geçen çocukluğu ve hayal kırıklıklarıyla dolu gençliğinin ardından kendine farklı bir yol çizmiş, belki de farkında olmadan, yeni bir yaşam türü geliştirmişti. Hatta öyle bilinç dışı gelişmişti ki bu, yıllar sonra ancak idrak edebilecekti içinde bulunduğu hâli.

Umutsuz bir çabaydı, beyhude bir uğraştı belki. Hatta bu yaptığı, ilk bakışta çok basit bir eylem gibi görülebilir, sadece hayâl kurmak olarak tanımlanabilirdi ama onun bundan hiç şikâyeti yoktu. Geçmişte hayallerinin kırıldığı noktaları tekrar ele alıyor, kaldığı yerden, kendi istediği şekilde devam eden yeni bir süreç yaratıyor, farklı bir yaşamı düşlüyordu. Gerçek yaşama paralel olarak devam eden ikinci bir hayatı daha yaşıyordu böylece. Tabi günlük hayattan koparabildiği, kurtarabildiği zamanlarda...

Bu öylesine kendiliğinden olmaya başladı ki bir süre sonra daha farklı yaşamları da kattı işin içine ve hepsini bir arada yürütmeye başladı.

Sabah kalkıp çalışmaya gittiği hayat ne kadar doğal ve doğuştan hakkı ise diğerlerini de öyle görüyordu. Okuduğu bir şiirde, yaşayamadığı "geçmişteki geleceğin hayali" nden bahsediyordu şair ama o, geçmişteki geleceklerin hepsini birden yaşıyordu.

Kontrbas çalmayı öğrenmişti bunlardan birinde. Konservatuar yılları zor ama eğlenceli geçmişti. Şimdi ise konserler veriyordu şık mekânlarda seçkin davetlilere. Enstrümanın büyüklüğü nedeniyle, keman çalan sihirli bir cüce gibi görünüyordu sahnede ama çaldıkça devleşiyordu. Yayı tellerin üstünde gezdirdikçe çıkan kalın ve ağlamaklı ses, dinleyicileriyle birlikte onu da mest ediyordu.

O hep istediği ülkede yaşıyordu bir diğer yaşamında. Sakin caddelerinde ve taştan sokaklarında dolaştıkça, ait olması gereken yerin orası olduğunu hissediyordu. Orada güneş daha yumuşak doğuyor, yağmur sanki korkarak ıslatıyordu. İnsanlar birbirlerini karşılıksız seviyor, maskeler takmadan konuşuyorlardı.

Sevdiklerinin hiç biri ölmemişti meselâ başka birinde. Hiç büyümemişti de. Çocukluğundan istediği bir yaşı seçmiş, orada sabit kalmıştı. Kötülük nedir bilmiyor, görüş açısı ve bilinci, evlerinin bulunduğu sokağın ötesini geçmiyordu. Zaten ona göre cennet denilen şey çocukluktan başkası olamazdı, büyüyünce, ceza olarak gerçek dünyaya düşülen.

Ve tüm bunların yanında, geçmişten seçip devam ettirdiği bir yaşamı daha vardı. İçlerinde, gerçek hayatla çakışabilecek ve sorunlara neden olabilecek olanı da oydu. Ama en güzeliydi. Onu, gecenin en derin kuytusunda, günden koparılmış en nadide zaman parçasında yaşıyor, kuş tüyünden yastıkların arasında, mis kokulu pamuklar içinde koruyordu. O kişi ise, gerçek hayatta çok farklı bir yazgısı da olsa, farklı kişilerle çok değişik yollara sapmış da olsa, bu gizli yaşam içinde hâlâ o eski saf haliyle arz-ı endam eyliyor, ilk günkü haliyle konduruyordu yanağına ürkek öpücüklerini. Yaşamı değerli kılan şeylerden biriydi. Zira gerçek hayat olmasa, onu da yaşayamayacaktı. Ölünce, kaybedeceği şeylerin içinde, en değerlilerindendi.

Sonuçta, ölüm geldiğinde bile pişman olmayacaktı. Mutluluğun formülünü bulmuştu kendince belki de. Zaten bir ömür, sadece bir hayatı yaşamak için çok uzun değil miydi? Tek bir yaşamla yetinmek, müthiş bir savurganlık değil de neydi? Ve ’eğer’leri ’keşke’leri artmış, ’belki’lere boğulmuş bir yaşam, yaşamaya değer miydi?

SON
* Plure(s) Vitae : Gerçek (Çoklu) Yaşam - [Lat.]

Uğur DEMİRCAN, Aralık 2017, İZMİR

Beğen

uğurdemircan
Kayıt Tarihi:6 Eylül 2019 Cuma 09:19:24

PLURE(S) VITAE (ÖYKÜ, ÖYKÜ GAZETESI/ HAZIRAN 2018) YAZISI'NA YORUM YAP
"PLURE(S) VITAE (Öykü, Öykü Gazetesi/ Haziran 2018)" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR


Henüz yorum yapılmamış.

Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.