ikiodabisalon
588 şiiri ve 16 yazısı kayıtlı Takip Et

Boşanma balayısı ve travmasızlık sorunu



Günün Yazısı
Okuduğunuz yazı 27.8.2019 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.

23 Mayıs 2019 günü boşanma davasından çıktığımda kafamda tek bir soru vardı; oğullarım bu durumu nasıl karşılayacak.

Çocuklarımıza, okuldaki arkadaşlarından, boşanma konusunda yanlış geri bildirimler almamaları için, boşandığımızı okullar kapandıktan sonra söyleme kararı aldık.

Ve hala bir aile olduğumuzu, anne ve baba olarak, beraber böyle bir karar aldığımızı daha iyi anlatabilmek adına, sadece zor günlerde değil iyi günlerde de birlikte hareket edebileceğimizi göstermek için bir tatil bile planladık, size komik gelebilir ama buna boşanma balayısı adını verdik.

Çocuklarımızın küçük yaşta olması, biri sekiz diğeri altı yaşında, daha dikkatli olmamız gerektiğini düşündürüyordu. Tatile çıkarken bu boşanma durumunu çocuklarımızla paylaştık.

Küçük oğlumuzun verdiği tepki şöyleydi; iki evimiz olacak ya o zaman, iki evde de oyuncak olacak mı?

Büyük oğlumuzun verdiği tepki daha sarsıcıydı; biz bir aile değil miyiz? dedi. Evet tabi ki aileyiz dedik. Hani ailelerde kararlar ortak alınırdı, bizim fikrimizi hiç sormadınız, sorsaydınız eğer ben ayrılmayın derdim, dedi.

O gün, onun gözünde oluşan iki damla yaşın tanımını bile yapamıyorum. Sonra ben biraz yalnız kalmak istiyorum, dedi ve odasına çekildi. Onu biraz yalnız bıraktıktan sonra yanına gittik, o iki damla yaş hala boncuk gibi gözlerinin kenarında duruyordu.

Sarıldık ona iki yanından. Sonra devam etti konuşmasına; her şey güzel böyle, ben sizinle oyun oynamayı seviyorum, sizi beraber seviyorum, ikinizi de istiyorum, dedi.

Aklıma gelen ilk şey şu oldu. Çocuklar kavga gürültü görmemişlerdi. Onlarla birlikteyken sadece onlarla ilgileniyorduk. Ve onlara bir travma bırakmayı çok görmüştük. Çünkü boşanmak negatif bir eylemdi, ancak olumsuz durumların sonucuydu. Eee her şey bu kadar düzgün ve güzel giderken niye bu ayrılık diyerek durumu bir türlü kodlayamıyorlardı.

Oğullarımla yaz tatilinin onbeş gününü beraber geçirdik. Dün gece tatilin son gecesiydi. Ertesi gün annesi gelip alacaktı. Büyük oğlumla sohbete daldık. Konu aşka geldi. Baba galiba ben aşığım dedi, utanarak. Ama korkuyorum, dedi. Neden dedim. Eğlenirsek - evlenmek kelimesini böyle telaffuz ediyor- boşanırız diye çok korkuyorum, çünkü aramız çok iyi baba, dedi.

Beğen

ikiodabisalon
Kayıt Tarihi:26 Ağustos 2019 Pazartesi 03:40:04

BOŞANMA BALAYıSı VE TRAVMASıZLıK SORUNU YAZISI'NA YORUM YAP
"Boşanma Balayısı ve Travmasızlık Sorunu" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
Gülüm Çamlısoy
27 Ağustos 2019 Salı 19:30:27
Anne ve baba olmanın kutsallığına vakıf iki güzel insan ve çocuklarının ruhsal gelişimi açısından en güzel davranışı sergileyen bu bağlamda sizleri kutluyorum elbette eşlik eden yazınızı ve çoğu insana da ders niteliğinde idi.
Teşekkürler, teşekkürler.
Sağ duyunuz ve düşünceleriniz ile örnek bir davranış sergilemenin verdiği o ışık.
Çocuklar her şeyimiz ve de geleceği emanet ettiğimiz.
Saygılar, selamlar.

Cevap Yaz
ilhanaşıcı
27 Ağustos 2019 Salı 17:02:21
"keşke" ile başladığımız bir çok keşkelerin farklı bir boyutu olsa gerek boşanmak.. ille de insan çocuk yapmadan önce falan filan olsaydı dese de belki de meseleler o dönem başlıyor farkında değil kimse.. şu bir gerçek ki çocuklar büyüdükçe doğal olarak mesaileri maddi ve manevi çoğalıyor ve bu aşamada da hayat ve evlilikler küçülüyor zaten meselede bu aşamadaki yüksek desibelli dirençtir.. şu an mutsuz olup ta sırf çocukları için yaşamaya katlanan o kadar çok anne ve baba var ki. her anne, baba bir sahne almışcasına rol yapmaya devam ediyor maalesef..

ilk ve son boşanan çift değilsiniz elbet.. ben bu yaşanmışlığın içinde yer alan tüm bireylere yeni hayatlarında sağlık, başarı ve mutluluklar diliyorum

Cevap Yaz
Sevay
27 Ağustos 2019 Salı 15:36:57
Yolunda gidmeyen bir şeyler varki ayrılık olmuş fakat hala polyanyacılık oynamak ne derece doğru bilemedim.Tatil olayıda bence gereksiz.Çocuklara bazen hayatın zorluklarınıda göstereceksiniz ki kişilikleri gelişsin.Çünkü hayat toz pembe değil her zaman.Sevindirici tek nokta şiddetten uzak bir uslupla çocuklara anlatmanız her şeyi.Tabi bu benim fikrim,yinede saygı duyuyorum düşüncenize...

Esenlikler dilerim

Sevay tarafından 8/27/2019 3:38:15 PM zamanında düzenlenmiştir.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


ikiodabisalon 27 Ağustos 2019 Salı 15:52:46
Sosyal olayların formülü yok. Biraz da deneme yanılma yöntemleriyle dahil oluyoruz hayata. Kimse ayrılmak üzere inşa etmiyor birlikteliklerini ama neticede, çocuklar görmeye alışık oldukları bir aile düzeninden, alışık olmadıkları iki aile düzenine geçiyorlar. Teşekkürler.

Okuduğunuz yorum yazar tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
Bir Eflatun Ölüm
27 Ağustos 2019 Salı 10:00:03
Travmalar; insanı yaşama karşı daha hazırlıklı ve dayanıklı yapıyor sanırım...

Hasta bir insanın öldüğünü duymak şaşırtmıyor, ama hiç beklemediğimiz, sağlıklı birinin aniden bir kalp kriziyle ölmesi bizi fazlasıyla sarsıyor. Oğlunuzun yaşadığı, aşağı yukarı, benzer bir duygu.

Yine de endişelenmemenizi öneriyorum. Çocuklar çok çabuk ve beklediğimizden çok daha kolay altından kalkabiliyor zorlukların. Ve zamanla anlayacaktır, her ilişkiye yenik başlanmadığını.

Kutluyorum günün anlamını...

Cevap Yaz
Rana berber
27 Ağustos 2019 Salı 08:15:38
Tartişmasiz hayat bireylerin kör noktalarini görmesine engel maalesef..
Ses vermeyen düdüklü tencere.patlamıs galiba..

cocuklar üzerinde derin etki bırakmaması iyi..
Çabucak tolere edilebilir ...

Güne düsen yazinızı tebrik ederim..





1 cevap yazılmış Cevap Yaz


ikiodabisalon 27 Ağustos 2019 Salı 11:37:03
Hayatın içinde yaşadığımız olaylara hepimizin verdiği cevaplar farklı oluyor. Aynı travmatik olaydan biri yıllarca negatif beslenirken diğeri bu olumsuzluğu lehine çevirebiliyor. Ama her şey süt limanken, özellikle çocuklar daha kafaları düz mantık olayından çıkmamışken, anlamlandırmada zorluk yaşıyorlar diye düşünüyorum.
Teşekkürler
lacivertiğnedenlik
26 Ağustos 2019 Pazartesi 13:09:06
Bütün mesele zaman geçirmek, oturup konuşmak ve asla karşı tarafı kötülememek. Biz büyüklerin yaşanmışlıklarımızı çocuklara ceza olarak dayatmadığımızda düzgün gidiyor her şey.

Aslında ufaklık güzel dile getirmiş olay bu; her iki evdeki oyuncaklar. Özü güven duygusudur ve çok önemlidir.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


ikiodabisalon 26 Ağustos 2019 Pazartesi 16:35:35
Her jenerasyonun anne baba olma durumu farklı. Bizim jenerasyonun işi daha zor, çünkü çocuklar hayatla iletişime girebilmek için çeşitli olanaklara sahipler. İyi yaptığımızı sandığımız bir şey kötü bir sonuçla bitebiliyor. Özellikle çocukların bünyesi suçlamayla çalışıyor. Bu gün ne yaparsak yapalım cevabını yıllar sonra alacağız.
Teşekkürler.
muslumbayram
26 Ağustos 2019 Pazartesi 09:46:41
Bazı halleri izah etmek zordur
bu yazıda öyle bir yazı idi
umarım her şey yolunda gitmiştir
her kes için

nice saygılar

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


ikiodabisalon 26 Ağustos 2019 Pazartesi 16:31:34
Yetişkinler için her şey yoluna giriyor, çocuklar için nasıl bir yol oluştuğunu zamanla öğreneceğiz sanırım. Yalnız, travmatik bir durum oluşturamadan ayrılmak çocuğu zorluyor gibi, etraftan gördüğüyle kendi karşılaştığı sanırım hala düz mantık çalışan bünyesini zorluyor. Ama yaşamın ve özellikle duygu durumlarının, onlar adına, her şey yolunda giderken de olumsuzlukla sonuçlanmasını bu yaş itibariyle kabullenemiyorlar. Teşekkürler.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.