Özer YILMAZ1
0 şiiri ve 65 yazısı kayıtlı Takip Et

Hak verilmez alınır



HAK VERİLMEZ ALINIR

Günün Yazısı
Okuduğunuz yazı 22.8.2019 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.

Son günlerin en önemli gündem konusu sendikalar.
Sendika nedir, niçin kurulur, nasıl işler, niçin çalışır?
Bu soruların cevabı verildikten sonra sendika olmalı mı, kurulmalı mı, Türkiye de ki sendikalar hangi çalışanın, hangi sorununa nasıl çare olmuş? Bu soruların cevapları irdelendikten sonra sendikaların olması gerekliliği daha bir anlam kazanacak.

Bugün ki anlamda sendikal örgütlenme, işçilerin, kadınların ve çocukların ağır şartlarda çalışmalarını engellemek adına İngiltere’de Sanayi devriminden sonra 1700 lerin başında ortaya çıktığını görmekteyiz. Yasal anlamda ilk sendika da 1820 yılında yine İngiltere de kuruldu.

Osmanlı İmparatorluğunda ve Türkiye de belli üretim dalları dışında sanayileşme gecikmiş; işçi sınıfı ve sendikaların ortaya çıkışı batıdaki örneklerine göre daha geç tarihlerde gerçekleşmiştir. Osmanlı İmparatorluğu döneminde bilinen ilk işçi hareketleri 1830 lu yıllarda tarım işçilerinde görüldü. Türkiye Cumhuriyeti döneminde ise sanayileşme alanında asıl atılım 1930 sonrasında başladı. İmalat sanayisinde yeni yeni fabrikaların kurulmasıyla işçi sayısında artışlar oldu. Ancak çalışanların bir araya gelmeleri temelinde yasak olduğundan sendikaların kuruluşu da yasaktı. Daha sonra ki dönemlerde Dünya da ki gelişmelere paralel olarak 1936 yılında ilk İş Kanunu çıkarıldı. Bu gelişmeye bağlı olarak 1945- 1946 yıllarında Çalışma Bakanlığı, İş Bulma Kurumu ve İşçi Sigortaları Kurumunu kurdu. Dünya da ki gelişmelerden etkilenen Türkiye Cumhuriyeti de modaya uyarak demokratik gelişimin habercisi olarak sendikaların kurulmasına 1947 de çıkardığı kanunla izin verdi. İlk sendika olarak 1952 yılında TÜRK İŞ kuruldu.
Bilindiği gibi çalışan hastalara, çalışan yoksullara ve çalışan düşkünlere yardım etmek amacıyla ilk sendikal hareketler İngiltere de ortaya çıkmıştı. Sendikal hareketler demokratik yaşamın temelini oluşturmanın yanında çalışanların da haklarını korumayı kendine amaç edinmiş üyelerinin gönüllü olarak aidat ödeyerek ayakta tutmaya çalıştıkları örgütlerdir. Bu gönüllülük katılım işini, Çalışma ve Sosyal Yardım Bakanlığı 9 Temmuz 2013 de çıkardığı Sendika Üyeliğinin Kazanılması ve Sona Ermesi ile Üyelik Aidatının Tahsilatı hakkında ki yönetmelikle, sendika üyelerinin aidatlarını ödeme sorumluluğunu ne yazık ki devlet üstlendi. Devletin üye aidatlarını ödeme görevini üstlenmesiyle birlikte sarı sendikacılık denilen sendikalaşma ortaya çıktı.

Sarı sendikalaşma, çalışanların haklarını korumadan çok yöneticilerin ikbalini koruma misyonunu üstlendi. Sarı sendikacılık, sendikaların hantal büyümesini sağladı ama çalışanların haklarını koruma görevini, üye sayısının büyüklüğü oranında sağlayamadı. Ülkemizde gerçek anlamda özlük hakları için direnç gösterecek sendikal örgütlenmeden bahsetmek mümkün değil. Sendikalara gerçek anlamda yüreği yanan, hakları gasp edilen insanlar üye olabilirse işte o zaman gerçek mücadele ortaya çıkabilir. Maalesef günümüzde sendikalara ahbap çavuş ilişkisi içinde hangi ikballere erişebilirim düşüncesiyle üye olunuyor. Sarı sendikacılık maalesef hiçbir ülkede adından söz edilmeyen, sadece ülkemize ait olan bir literatürün de doğmasına vesile oldu, sendika ağalığı.

Ağalar yiyor, içiyor, geziyor, gerdan kırıyor ama çalışanların sorunlarına çare bulmak için kıllarını kıpırdatmıyorlar. Sözüm ona bir iki süslü sözlerle eleştiri yaparak işi savsaklıyorlar. Niçin bu kadar acımasız eleştiri yapıyorsun diyenleri duyuyor gibiyim ama gerçekler bunlar. Ülkemizde sendikal hareketlerin dirençleri etkili olabilse enflasyonun % 24 ler de olduğu bir ortamda, çalışanlara %3,5 zam önerisini yapmayı kim cesaret gösterebilir. Bu ne demek, sen kimsin? Sen benim verdiğim aidatlarla ayakta duruyorsun? Seni ayakta tutan benim, sana ne verirsem onu kabul edeceksin, sesini çıkarma otur oturduğun yerde diyor, bu teklifle işveren.

Çalışanların haklarının aziz kabul edildiği, alın terlerinin kurumadan emeklerinin karşılığı ödenmesi gerektiği kabul edildiği bir kültürü kendine temel seçmiş toplumumuzda çalışanların haklarının korunması gerektiğini ifade ediyor, güçlünün değil haklının hakkının korunduğu bir sistemin gelmesini temenni ediyorum.
Unutmayalım ki hak verilmez, hak alınır. Özer YILMAZ


Beğen

Özer YILMAZ1
Kayıt Tarihi:21 Ağustos 2019 Çarşamba 01:00:38

HAK VERİLMEZ ALINIR YAZISI'NA YORUM YAP
"HAK VERİLMEZ ALINIR" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
Den(iz)
22 Ağustos 2019 Perşembe 13:20:08
Yazılanların eksiği var fazlası yok yaşandığı bir yazı olmuş. Atatürk'ün çalışanın haklarının korunması yönünde attığı adımlardan ve bu yolda gidilse idi gerçek işçi veya memur sendikalarına kavuşulabileceğinden bahsedilebilirdi biraz.

Tebrik ederim.

Sevgilerimle

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Özer YILMAZ1 23 Ağustos 2019 Cuma 14:14:53
Yorumunuz için teşekkür eder, saygılar sunarım
Songül A Yılmaz
21 Ağustos 2019 Çarşamba 11:33:45
İşçi memur maaş zam sözleşmelerinin gerçekleştiği şu günlerde yerinde ve gerçekçi bir yazı olmuş kutlarım. HAK VERİLMEZ ALINIR ama hakkımızı savunacak düzeye gelebilirsek...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Özer YILMAZ1 23 Ağustos 2019 Cuma 14:15:51
Teşekkür ederim
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.