çetin altungüneş
403 şiiri ve 1024 yazısı kayıtlı Takip Et

Johan wolfgang von goethe



JOHAN WOLFGANG VON GOETHE

’’Bütün insanlığın payına düşen ne varsa tümünü iyisi ve kötüsüyle, sevinci ve acısıyla, içimde toplayıp biriktirmek isterim.’’ diyen Alman yazarı Johann Woolfgang Von Goethe, 1749-1832 yılları arasında yaşadı.Krallık danışmanı Johan Caspar Goethe ile Frankfurt belediye başkanının kızı Katherina Elisabeth Textor’un oğludur.Çocukluğunu aile çevresi içinde geçirdi. İlk öğretimini, özel öğretmenler yönetiminde yaptı. Latince, İtalyanca, İngilizce, Fransızca, müzik, resim, hatta Alman yahudicesi ve İbranice öğrendi.

Babasının üstelemesi üzerine, hukuk okumak için 1765’te Leipzig’e gitti. İlk şiirlerini orada yazdı. Pansiyon kaldığı evin kızı Katchen Schönkopf ile, zaman zaman hırçınlaşan bir ilişkiyi sürdürürken resim öğretmeninin kızı Friederike Öser’e de daha sakin bir aşkla bağlandı. Goethe’nin. bu dönemden kalma yapıtları: 1767 yılında yazdığı, bir kır manzumesı olan Aşığın Gelgeç Hevesi, ve 1770 yılında kaleme aldığı Yardakçılar adlı klasik bir komedidir. Goethe, 1768’de, Frankfurt’a hasta olarak döndü, annesi Susanne von Klettenberg’in etkisiyle piepist tarikatının toplantılarına katıldı, öte yandan çatı katındaki odasını laboratuvar haline getirerek kimya deneylerine girişti. Yeni Türküler, 1769 yılında işte bu sırada yayımlandı. Sağlığı düzelince hukuk öğrenimini tamamlamak üzere, 1770 martında Strasbourg’a gitti. Ağustos 1771’de de diplomasını aldı. Bu kentte geçirdiği günlerde üç önemli olay yer alır: katedralin etkisinde kalışı, Herder ile daha sonraki yapıtlarına yeni bir yön verecek olan bir dostluk kurması, Sesenhaim rahibinin kızı Friedirike Brion ile sonu belirşiz bir ilişkiye girmesi. Frankfurt’a dönüşünde, Strasbourg’da tasarladığı Demir Elli Götz von Berlichingen adlı dramı Herder’in ısrarıyla yeniden ele aldı. 1774’te yayınlanan bu mensur dram ile Strum und Drang adlı yeni edebiyat önderlerinden biri oldu. Bu dönemde en önemli yapıtı olan Faust’u tasarlamaya başladı. 1722 yılının mayısından eylülüne kadar Wetzlar’da kalarak avukatlık yaptı. Bu arada arkadaşı Kestner’in nişanlısı Charlotte Buff’a aşık oldu: kızın paylaşamadığı bu umutsuz aşktan esinlenerek Genç Werther’in Acılar’nı kaleme aldı. Frankfurt dönüşünde, bir kaç dram yazdıPrometheus, Clavigo, Stella ve Erwin und Elmire adlı lirik bir oyun.Bu son yapıtta Frankfurt’lu bir bankerin kızı olan ve evlenme önerisini geri çeviren Lili Scönesmann’ın anılarını yansıttı.

1775 yılı ünü zaten dört bir yana yayılmış olan Goethe’nin hayatında yeni bir dönemin başlangıcı oldu. Weimar grandükü Cars August, şairi yanına çağırdı. Danışmanlık görevini büyük bir ciddiyetle benimseyen Goethe, siyaset ve iktisatla ilgilendi, bir yandan da bilimsel çalışmalarını yürüttü. Edebiyat tek kaygısı olmaktan çıkmıştı: sırasıyla temsilciliğe ve maliye bakanlığına getirildi, bu arada soyluluk unvanı aldı. Weimar’da temsil edilen İphygenia Tauriste mensur taslağından da anlaşılacağı üzere, Goethe Werther’in coşkunluk ve romantizminden uzaklaşarak, daha olgun bir doruğa ulaşmıştı. 1787’de yeniden, bu kez manzum olarak yazdığı bu yapıtıyla Alman edebiyatının ilk klasik dram örneğini vermiş oluyordu.

Goethe bu dönemde pek az şey yayınlamış olmasına karşın, ana yapıtlarından bazılarını yazmaya başladı ve tam gelişimi için şart saydığı İtalya gezisini bu arada gerçekleştirdi. 1786’da Weimar’dan yola çıktı. Venedik, ,Boşoğna ve Ferrara’dan geçerek 1 Kasımda Roma’ya vardı ve 1788 Martına kadar orada kaldı. İtalya gezisi Goethe’nin düşüncesinde yeni bir dönemi belirler.Eski Yunan ve Roma’ya dönüş başlıca kaygısı haline gelir. Bununla beraber Roma’da bitirdiği Egmont adlı oyunda İtalya etkisi pek sezilmez. 1789’da Weimar’da tamamladığı Torguatu Tasso’da Roma etkisine rastlanmakla birlikte, Faust’un ilk kısmında bu etkiden hiç bir iz yoktur. Buna karşılık Roma Ağıtları, ölümsüz kentin anılarıyla doludur: öte yandan bu şiirlerde, Goethe’nin ancak biri yaşayan beş çocuğunun anası olan ve neden sonra 1806’da nikahlandığı Christiane Vulpius ile orada kurduğu ilişkinin bıraktığı izlenimler yer alır. 1790 Baharında Venedik’e ikinci gidişiyle Goethe’nin yetişme çağı son bulmuş olur. Artık 41 yaşındadır. 1792 ile 1793 yıllarında, Prusya orduları safında dövüşen grandük Carl August’un maiyetinde Goethe Fransa;’ya karşı açılan sefere katıldı. Valmy savaşında ve Mainz kuşatmasında bulundu. 1794 yılı, Shiller ile dostluğunun aydınlattığı on yıllık mutlu dönemin başlangıcı oldu. İki şair arasında gerçek bir dostluğun kurulması hayli zaman aldı. Ama, bir kez Goethe’nin çekingenlik duvarı yıkıldıktan sonra, bu dostluk her ikisi içinde alabildiğine verimli oldu. 1796’da Schiller ile birlikte Diş Kirası adıyla topladığı iğneli epigramları yayınladı. Ardından 20 yıl üstünde çalıştığı ve büyük kısmını kendi hayatından aldığı Wilhelm Meister’in Çıraklık Yılları adlı romanını bitirdi. 1797’de, Werther’denberi bir türlü kendine çekemediği halk arasında da çok tutulan bir çeşit burjuva destanı olan Herman ile Dorothea yayınlandı ve en iyi baladlarından bazılarıyla da halka seslenmesini bildi. Büyücünün Çırağı Korintos’lu Nişanlı, Tanrı ile Rakkase. Sonra da 1902’de bir burjuva dramı olan Gayrimeşru Kız temsil edildi.

Grandük’ün izniyle bütün resmi görevlerini bırakan Goethe, bundan böyle hemen hemen bütün zamanını edebiyata ayırma olanağını buldu.


Beğen

çetin altungüneş
Kayıt Tarihi:4 Ağustos 2019 Pazar 20:54:24

JOHAN WOLFGANG VON GOETHE YAZISI'NA YORUM YAP
"JOHAN WOLFGANG VON GOETHE" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
glenay
5 Ağustos 2019 Pazartesi 00:03:49
Goethe'yi anlatan güzel bir yazı.

Tebrikler Çetin bey,

selâmlar..

Cevap Yaz
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.