KA KADİR ACI
107 şiiri ve 31 yazısı kayıtlı Takip Et

Kepiç'te köy odaları



Kepiç’te Köy Odaları

1944’lü yıllarda köy odalarının yaşamda ayrı bir yeri ve önemi vardı. Her türlü öğrenme olanaklarından, hatta akşamları dinlenebilmek için oturulabilecek yerlerden mahrum olanların durak yeri odalardı. Köyde birkaç zenginin odası var. Var da! Oda sahipleri genellikle kibirlidirler. Konu komşu biraz da zaruret karşısında bu odalara akşam yemeğinden sonra giderler. Yaş veya hatırlılık sıralarına göre yerlerini alırlar. Çocuklar arka ‘mum sekisi’ denen yerde oturur, büyüklere su taşırlar.
Odanın gündemini Hz. Peygamber’in savaşlarının yer aldığı (Siyreti) ve de Battal Gazi’nin savaşları teşkil eder. Bu kitapları okuyabilen parmakla gösterilir. Osman Ağa, O’nun yetiştirdiği akrabası Rıza Çelik tarafından büyük bir dikkatle ve özenle okunur. Ses tonu çok iyi olan Rıza Efendi kitabı eline alıp; “Seyyid’e kâinat! Ver Muhammet Mustafa’ya salavat!” diye kendine özgü Kur’an ağzı (Tilavet) ile başladı mı tüm nefesler kesilip pür dikkat dinlenir; “Acaba bu gün hangi cenk okunacak?”
Olay odadakilere okunurken birçoğu hıçkıra hıçkıra ağlamaktan kendini alamazlar. Düşman kalabalık, İslamlar (Müslümanlar) az. Dağın yüzünde savaş başlar. Yiğitler er dileyip çarpışırlar. Çoğu kez İslamlar onlara galebe çalarlar. Hele Hz. Ali ve de Hz. Hamza oldu mu? Karşıdan onlara karşı koyabilecek kimse çıkamaz…
Haftada birkaç kez bu savaşlar dinlenir. Sonra da büyüklerin son harpte ya bizzat başlarından geçenler ya da naklen işittikleri olaylar ballandırıla ballandırıla anlatılır. Küçükler cenkleri, olayları tüyleri diken diken dinler mest olurlar.
O zamanlar insanların radyosu, televizyonu, temsili, dramatizesi, tiyatrosu, sineması işte bu odalardı. Odalarda bir odayı işletmek külfetlidir. Oda sahibinin mağdur olmaması için, oraya gelenler çok kez sobada yakılmak üzere saçma, tezek gibi yakıtlarla beraber gelirler. Aksi takdirde oda sahibinin kaşları çatılabilir, elinde olanlar getirir, olmayanlar ne rumuzdan, ne de kinayeden anlamaz gözüküp başıboş gelmeye devam ederler. Ezile ezile, büzüle büzüle…

Odalarda oturma Mart ayı ortalarına kadar sürer. Bundan sonra artık Kepiçli’nin işi çıkmıştır. Akşamlara dek çalışır, sonrasında evinin bir köşesinde iskemlesine sokulup yatarak yorgunluk çıkartır. Erken yatıp, erken kalkar. Zira ataları ‘Mart, yatsıyı kıl yat!’ dememişler mi? Mart gelir Kepiçli işe başlar. Gelecek her ay onların temposunu artırır. Verim zamanında Kepiçli tümüyle yazıda, yabandadır…
Kadir ACI

Kaynak:
Ali İhsan Özkuzugüdenli (1936 Felahiye doğumlu), Emekli İlkokul Öğretmeni.
“Kapanmayan Yara” romanından alındı


Beğen

KADİR ACI
Kayıt Tarihi:11 Temmuz 2019 Perşembe 17:06:41

KEPIÇ'TE KÖY ODALARı YAZISI'NA YORUM YAP
"Kepiç'te Köy Odaları" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
TunçAY
11 Temmuz 2019 Perşembe 19:21:02
Keşke her öğretmen eline kalem alıp bir şeyler yazabilse... Tebrikler.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


KADİR ACI 12 Temmuz 2019 Cuma 12:19:28
Teşekkürler Tuncay Üstad...
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.