mi mirim
284 şiiri ve 144 yazısı kayıtlı Takip Et

Ali demir paketlendi.



Düşünsenize, yemiyor içmiyor, çocuğunuzun geleceği için hemen hemen her şeyden feragat ve fedakarlık ediyorsunuz. Tek hayaliniz çocuğunuzun geleceğinin garanti altında olması. İyi bir eğitim, iyi bir meslek, iyi bir iş hedefine ulaşsın diye maddi manevi her şeyinizi ortaya seriyorsunuz. Bütün bunları yaparken aklınıza zerre kadar hinlik gelmiyor. Yani çocuğunuzun ve sizin emeklerinin karşılığı olacak eğitimi sağlayacak devletin herkese aynı mesafede durduğu, herkese eşit şartlar sağladığı, kimsenin hakkının yenmeyeceği varsayımını bile aklınızdan geçirme gereği duymuyorsunuz. Eminsiniz...

Ve çocuğunuz... Onun da hayalleri var. Emek veriyor, kafa patlatıyor. Hem kendi ideallerine ulaşmak için hem de sizin ona verdiğiniz emeğin karşılığını verebilmek için. O da sığındığı devletin kendisine yanlış yapabileceğini düşünmüyor, düşünemiyor... Klasik tabirle sınavlara bir yarış atı gibi itinayla hazırlanıyor. Gecesini gündüzüne katıyor.

Peki sonra ne oluyor ?

Tek özelliği bir cemaate sırtını vermekten ibaret embesil moron sürüsü hiçbir emek harcamadan ayaklarına gelen sorular sayesinde en güzel okullara yerleşiyor. Bunu yaparken olduğu yeri anasının ak sütü gibi hak edenlerin hakkını gasp ettiğini, kaç tane gencin hayalleri üzerine benzin döküp yaktığını hesaplama gereği bile duymuyor. Çünkü ne kadar dindar görünse de ne Allah korkusu ne de inancı var. Utanma arlanma gibi insanı insan yapan duyguların hiçbirisi yok.

En korkuncu da gelecekte devleti ele geçirebilecekleri noktalara adam yetiştirme gayretinde olan ve İslam’la, insanlıkla uzaktan yakından ilgileri olmayan hayvan sürüsünün işgal ettikleri noktalar !

Soruları dağıtan, bir sürü insanın hakkını gasp eden, hayallerini söndürenlerin tırmanabildikleri noktalar belki daha da korkunç.

Ya onların o noktalara gelmesine göz yuman, yardım edenlere ne demeli ?

İşte bu alçaklardan birisi saklandığı bir fabrikada yakalandı nihayet. İsmi Ali Demir. Fabrika sahibinin kim olduğunu yazmayacağım. Tahmin edebilirsiniz. Ali Demir ismini hatırlayamayanlar olabilir. Hatırlatayım. Sayın Cumhurbaşkanımızın "Kefilim, sınavlar çok düzgün geçti, hırsızlık olayı yok" dediği dönemde ÖSYM Başkanı olan zat...İnşallah bu dünyadaki cezasını fazlasıyla alacak. Ahiretini düşünmek bile istemiyorum...

Bu şerefsizler yüzünden en güzel hayallerine veda etmek zorunda kalan, emekleri çalınanların kayıpları telafi eder mi ? Etmez elbette. Ama en azından cezalarını çektiklerini görmek yüreklere bir nebze olsun su serpecektir.

Bu alçaklığa bir şekilde destek veren, koruyan,kollayan ve bu şerefsizlerin bulundukları noktaya tırmanmalarına vesile olanların Allah belasını versin... Ve kul hakkıyla Allah’ın huzuruna çıkacakları günü beklesinler.

Beğen

mirim
Kayıt Tarihi:13 Nisan 2019 Cumartesi 12:12:36

ALI DEMİR PAKETLENDI. YAZISI'NA YORUM YAP
"Ali DEMİR Paketlendi." başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
Demircioğlu
13 Nisan 2019 Cumartesi 19:25:04
Merhaba

Dile getirdiğiniz durum aslında toplumsal bir sorun. İdeolojisi, dini inancı, okuma oranı fark etmeksizin bu toplum kolaya kaçmayı, hazıra konmayı; aleni ya da gizli, legal ya da illegal yolları kullanarak kendinin ya da yakınlarının geleceğini garanti altına almak adına usûlsüzlüklere başvurmayı, çıkarı için ahlaki davranmamayı tercih ediyor.

Ben bu meselenin altında yatan gerçeğin insanların kendisine ve evlatlarına güvenmemesini görüyorum. Herkes evladına gelecek hazırlama peşinde. Kimi ahlaki yöntemleri tercih ediyor, kimi başkalarının hakkını, emeğini yok saymak pahasına ahlak dışı yöntemlere başvuruyor. Bence asıl yapılması gereken evlatlarına gelecek hazırlamaya çalışmaktan öte, geleceği hazırlamasını öğretmektir. Hazır bir gelecek sunmak yerine geleceğini hazırlaması öğretmek... sanırım sorun burada.

Siz cemaat örneğini vermişsiniz, ben de bizzat kendi hayatımdan bir örnek vereyim. Aslında bu örnek 28 Şubat sürecini yaşayan, meslek liseli ya da imamhatipli olan bir çok öğrencinin dramına örnek teşkil eder. Ben başarılı bir öğrenciydim. 2000 yılında ortaokulu çok iyi bir derece ile bitirdim. Babam gurbet elde çalışıyordu, maaşını alıp para gönderemedi, son sınıfta fen liseleri sınavına yol parası bulup gidimedim. Meslek liseleri sınavına bir akrabamın yardımıyla gidebildim. Tabi meslek liselerinin o dönemde katsayı mağduriyeti yaşadığını da bilmiyorum. Çevremde bilgisi olan da yok. Meslek lisesinin yatılısını kazandık gittik kaydolduk. Başka seçeneğim yok zira köyde yaşıyorum. Kayıttan üç gün sonra öğrendim ki meslek liselerine katsayı uygulanıyor, kendi bölümleri haricinde başka bölüm tercih etmeleri katsayı uygulaması ile engellenlenmiş. Kendi bölümleri bile sınırlandırılmış. Şöyle ki lisede makine bölümü okuyan bir öğrenci makine öğretmenliğine gidiyor ama makine mühendisliğine gidemiyor. Ağladık, sızladık, müdür beyden kaydımızı iptal etmesini istedik etmedi. Mecbur devam ettik okula. Bitirdik. Liseyi okul birincisi olarak bitirmeme rağmen ancak astsubay olabildim. İşimi ve mesleğimi seviyorum amenna. Fakat bir doktor olmak, bir mühendis olmak, bir psikolog olmak da vardı. Ya da şöyle ifade edeyim, haklarım gaspedilmese de keşke kendi başarısızlığım neticesinde köyümde çoban olarak kalsaydım.

Bu örneği verdim çünkü bu ülkede illegal yollardan hayal ve emek çalanlar olduğu gibi yasal yollardan da sırf siyasi ve ideolojik çıkar uğruna emek çalanlar da var. Hem de bunu yasalaştırarak yaptılar.

Bu ülkede bu bir gerçek. İnsanlar siyasi, dini, ideolojik kaygılarla harcanabiliyor. Düzelmesi ise şimdi değişim başlasa sanırım yüzyıllar alacak

Saygılarımla...

Cevap Yaz
Suat Zobu
13 Nisan 2019 Cumartesi 16:14:11
Eskiden, (yani bizler zamanında) ortaokulu liseyi okuduk. Kimimiz üniversiteyi kazandı, kimimiz kazanamadı. Kimi iyi yerlere yerleşti, kimisi puanı daha düşük yerlere.. Herkes ektiğini biçti yani.

O zamanlar kesinlikle hile hurda olmaz, kimse bunu aklına bile getirmezdi. Üniversite sınavında hile yapılacakmış !!! Peh..

Bu sabah bunu konuşarak gittik iş yerine.

Senin bu yazıyla tevafuk olmuş.

Hani meşhur sorudur ya; "bir koşu yarışmasında, bir yarışmacı ikinciyi geçerse kaçıncı olur?" diye. Yarışmada başka bir yarışmacı bileğinin hakkıyla diğerini geçiyorsa helal olsun. Bunun adı sportmenliktir. Ama bitiş çizgisinde bekleyip, diğerleri yanaşınca hop çizgiyi geçip diğer tüm yarışmacıların hakkını yiyerek dereceye giriyorsa zehir zıkkım olsun herkesin hakkı.

Biz çocuklarımızı ilkokul 1'den itibaren dersane, özel hoca, test çözümleri bilmem ne ile yetiştirmeye çalışalım, gece gündüz çocukların göbeği çatlasın, ondan sonra soru çalmalarla haketmeyenler onların yerine üniversiteleri, makamları doldursunlar.. Bunun dinde, imanda, insanlıkta yeri olamaz. Allah o tür kişilerin cezasını hem bu dünyada hem öbür dünyada verir inşallah..

Çok güzel bir konuya parmak bastın sağolasın..

Selamlar kardeşim.

Cevap Yaz
Ahmet Örnek
13 Nisan 2019 Cumartesi 15:45:55
omuz omuza kardeşce paylaştılar her şeyi,
beraber yürüyüp beraber yürüttüler
ve bir süre sonra çıkar çatışması, erk kavgası
birbirlerine yürüdüler... olan yine garip gurebanın başına patladı...
haksızın hak belasını versin deyip susuyorum adaşım....
ve yazının finaldeki söylemlerini aynen tekrar ediyorum....
duyarlı yüreğiin yiğit kalemin susmasın
sevgi ve saygıyla

Cevap Yaz
Serap IRKÖRÜCÜ
13 Nisan 2019 Cumartesi 14:09:57
Yerel bir gazetenin baş kalemlerinden birinin 12 Nisan'da yayınladığı yazının linkini paylaşıyorum sizinle.

Hayret edilecek açıklamalar var bu yazıda.

'Fetö'yle mücadele'nin ne kadar samimi olup olmadığına burada da parmak basılmış ve aranan birinin 'Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nda “müfettiş” olarak' nasıl çalışabildiği, topluma sağ göstererek nasıl soldan vurulduğunu anlatılıyor.

Bu tür zincirler çıkar ilişkisiyle kurulur, bu ilişki bittiğinde de çözülür. Artık bitti galiba!...

Saygılarımla.

Yazının linki: www.yenimarmaragazetesi.com/makale/osym-eski-baskani-ali-demir--bursa-da-nerede-yakalandi-/

Cevap Yaz
Bir Eflatun Ölüm
13 Nisan 2019 Cumartesi 13:33:27
Hala kullanan yerler var mı bilmiyorum, eskiden; devlet kurumlarının bazı bölümlerinde, elektrik düğmelerinin altında “lüzumsuz ise, söndür!” yazardı... Nerden aklıma geldiyse!:))

Saygıyla...

Cevap Yaz
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.