13
Yorum
5
Beğeni
0,0
Puan
2056
Okunma


Bir tanem,
Yine bitmeyen yollarda gidip geliyorum her gün.
Sensiz kimsesiz yorgun nasıl katlanıyorum, şimdi suskun,sessiz, sabah- akşam yürüyorum hiç durmadan.
Yine dilimde hep o şarkı :(Gurbete düştüğüm günlerden beri,)( Ömrümün öksüzdür zevki kederi)
Sizlere vatanıma ne zaman dönecektim. Gök yüzünün o mas mavi rengini ne zaman görecektim.Gurbetin sisli sabahları sisli ve karanlık akşamları ne zaman bitecekti. Bazen, hem göz yaşlarımın ıslaklığı ile hem de o hiç dinmeyen yağmurların yüzümü ıslatan yağmurla göz yaşlarımın karıştığı günler ne zaman bitecekti.
Şimdi vatanımdaki o güzel günleri hatırlıyorum da ne çok boş günlerimiz varmış.Sabahları uykudan bazen kuş sesleri ile bazen de yağmurun camları döven sesleri ile uyanırdım.
Çoğu zaman arkadaşlarla geçen,sabah kahvaltılarımı özlüyorum.Onlarla koştuğumuz sokaklarımızı, caddelerimizi birlikte gittiğimiz kitapçımızı, ne çok boş zamanlarımız varmış.Ya şimdi, dinlenmeye zaman bulamıyordum.Sabah kahvaltılarımı unutmuştum.
Bir tanem,
Bazen erken çıktığım zamanlar yolumun üzerinde bulunan bir arkadaşıma uğruyordum.Ne zaman gitsem,Seher ablanın hamuru hazır çayı hazır. Evin ortasında kocaman bir soba var ve ne zaman gitsem bu sobanın üzerinde çayı kaynıyor.Evde yaptığı ekmekleri de bu sobanın üzerinde pişiriyor,bana bunları ikram etmeden bırakmazdı.Yine böyle bir günde çayını içerken,Türkiye den ne haber var,çocuklar nasıl diye sorunca hiç cevap veremeden ağlamaya başladım.Lokmalar boğazıma dizilmiş yutamıyordum.Her gittiğimde aynı şeyler oluyordu nerdeyse...Biraz teselli bulayım diye geldiğim bu arkadaşımda.Orada biraz sıcak aile ortamını yaşıyordum.Seher abla iki çocuğu ile evin içinde o kilolu halinde hiç yorulma bilmeden döner dururdu. Sonra oradan biraz rahat biraz mutlu ayrılırdım.
Yine böyle bir günde onlardaydım...Sobanın yanında otururken yandaki yatak odasının kapısı açık duruyor,gözüm oraya ilişince karşıda bir bebek arabası yeşil renkte...içimden:(Bu benim bebeğin arabasına çok benziyor)diye bakarak odaya doğru gittim. Baktım bir de bebek karyolası duruyordu,işte bunlar benim bebeğin eşyaları idi.Oraya nasıl gelmişlerdi. O gün eve geldiğimde bana attık demişlerdi...demek buraya getirmişler.Ve ben o gün de çok üzülmüş,ağlamıştım.Şimdi onlara dokunuyor ve sanki bebeğimi yeniden bulmuş gibi bir hisse kapılmıştım.Arkadaşım yanı başımda bana :(Bak böyle yaparsan bir gün o Türkiye ye de gidemezsin,boş ver biraz yaşamaya bak )diyordu.
Belki haklıydı,artık bir çeki düzen vermem lazımdı yaşamak için.
Bir tanem,
Her gün böyle sana yazmak beni mutlu ediyor.Bir alışkanlık oldu yazmak,sana olan özlemimde olabilir bu alışkanlığım.Yokluğunda seninle dolu anılarımı hatırlıyorum.Sanma ki ben buralarda mutluyum.
Bitmeyen bir acının girdabına yakalanmış ne olduğunu bilmeden yaşıyorum.
Bir tanem,senin gözlerin ve sen yoksun !
Düşünüyorum ölürcesine,
Ah çekmekle giderilseydi acılar, çoktan biterdi.
Bir tanem,
Bir yol varmış,iki küçük yolu birleştiren, mavi mavi...neden koparmışlar bağlarımızı...kızmak hakkım değil mi
Tüm sevenler adına sevgiler için.Tüm insafsızlara,engelleyenlere haykırmak istiyorum...Dünyamıza kör kör bakanlara...gittiğinden beri güneş doğmadı dünyama.
GEL
Akşam bitimlerinde
Dökülen göz yaşlarımı kurut !
Gel!
Hiç sabahı olmayan
Karanlıklarımda
Ben varım!
Bir tanem,
Bir şarkı dinliyorum şu an ,yüreğimi burkuyor...ne acı bilsen. Ölürcesine ağlamak istiyorum! Hep ağlamak hep üzülmek, kendimi nasıl avutayım bilmiyorum.Yine bir gurbet türküsü,yine yaşlar ,yine kendim ağlayıp kendim siliyorum göz yaşlarımı.Çünkü göz yaşlarımı silecek kimsem yok benim.
İçime acıları atıyor, neden ben de duygusuz ve katı olamıyordum.Neden her anın mutluluğunu yaşayamıyordum.İçimdeki bu burkulan acı var ya izin vermiyor.
Gurbetten selamlar.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.