1
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1193
Okunma
Bugün günlerden pazar, doğaya bakınca her şey gayet normal akışında.
Ama ters giden bir şeyler var; bir gerilim, bir vesvese... Sanki şeytani bir plan ve sanki tabiatın tersine zıt giden bir şeyler...
Bugün aslında her zamanki gibi bir gün ama bu günü ziyan eden bir şeyler var. Bir olumsuzluk atmosferi, bir nefret çemberi... Beyinleri esir alınmış insanlar yumağı; adeta ne yapacağını bilmeyen sürüler gibi... Başlarında her zaman birileri olan, güdüme muhtaç, hiçbir zaman kendi öz kararı olmayan ve birilerinin dayatmasıyla hareket eden...
Bugün günlerden pazar; aslında sakin kafa ile oturup hür iradelerimizle geleceğimizi planlamamız gerekirken meydanlarda bu ülkeye zarardan başka hiçbir faydası olmayan insanların şakşakçılığını yapıyoruz.
Siyaset kirlendi, hem de rezil bir hâl aldı ve bugün pazar olduğu hâlde kafamız asla rahat değil. Oysa ki bizler bunları hak etmedik diye düşünüyorum. Daha dün birbirlerini yerlere vuran, adeta ağızlarından salya akıtan insanlar bugün yan yana...
Siyaset kirli dedim ya azizim; kirli olan sadece siyaset mi! Bizler de kirlenmedik mi? Nerede menfaat, biz orada. Hepimizin önceliği “ben” değil mi? Benim adamım işe yerleşsin, bu ihale bana kalsın, şurada adamım olsun, burada adamım olsun...
Biz de çok temiz değiliz. Zaten bizler, inanın ki bütün bunları hak ediyoruz. Lâyık olduğumuz gibi de yönetiliyoruz.
Bugün pazar ve meydanlar dopdolu. Benim gibi, bizim gibi bu günü evinde geçirmek isteyen milyonlar da var tabii ki. Ama nedense insanlar evlerinde bile artık rahat değil; bir dayatma ile karşı karşıya. Bir kutsallaştırma ve ayrıştırma... “Ya bendensin ya da öteki” diyen bir anlayışla karşı karşıyayız ne yazık ki. İyi de be kardeşim, sen kimsin ki ya hu, diye sormazlar mı adama? Onu bunu bilmem ama ben soruyorum: ya hu, siz kimsiniz!..
Bugün pazar azizim; aslında her zamanki gibi bir gün işte. Fakat bu günü diğerlerinden ayrı kılan bir yan var: bir şeylere gebe bir gün olması ve bu ülkenin kaderinin de gene bir pazar günü oylanacak olması, bir arife olması... Ya hayır ya da şer. Orasını yalnız Allah bilir. Lakin biz âciz kullara da Cenâb-ı Allah akıl fikir vermiş ve bir tercih yapacağız. Asla kimsenin ruhî pozisyonunu etkilemek niyetim yok, asla...
Lakin dedim ya, içim rahat değil kendi adıma.
Bugün pazar; her yer cıvıl cıvıl, tabiatın güzellikleri yavaş yavaş belirmeye başlamış. Malûm, İstanbul’da yaşıyoruz; kuş cıvıltısı da var, korna sesi de. Aydınlık bir gökyüzü de var, egzoz kokusu da.
Benim gibi ruhî durumunu kâğıda dökeni de var, televizyon kumandası elinde oradan oraya gezeni de...
Bugün pazar azizim; bir şeylere gebe, bir seçim arifesi var önümüzde. Geleceğimizi oylayacağımız bir seçimin arifesi... İnanın, bu günü önemli kılan da o.
Ali Rıza Coşkun