Fırat Bal
392 şiiri ve 23 yazısı kayıtlı Takip Et

Gelecek Üstüne



Gelecek Üstüne

Varla yok arası Güneş. Bulanık bir gün. Sokaklar da ses yok ve hafif kuru ayazı yanaklarıma almış ellerim cepte etraftaki büyüklü küçüklü binalara bakarak yürüyorum. Yürürken haliyle bir şeyler düşünüyorsunuz. Orta yaş sınıfında olduğum için yaşadığım ülkenin tarihini, coğrafyasını, yaşayış sistemini de alıyorsunuz konularınıza tabi. Hayaller daha da katılaşıyor, ağırlaşıyor, zorlaşıyor. O hiç almak istemediğiniz sorumluluğu anlıyorsunuz. Büyüyorsunuz, büyüyorsunuz... Tuhaf olan, büyüdüğünüzü bazı değer yargılarını okuyunca veya hayatınızı elinize aldığınızda tutturduğunuz dikişte size çevrilen pozitif bakış açısından anlıyorsunuz. O zamana kadar bir mânâ göremiyorsunuz. Neyim ben, neden bu dünyanın içindeyim. Niçin şu adamın ve şu kadının oğlu / kızı oldum diyemeden ’Sınav’ çatısı altında buluyorsunuz kendinizi. Çevrenizden, sağınızdan, arkanızdan birileri geçiyor, gidiyor, kayboluyor, diğeri merhaba günaydın diyor. Tüm bunlardan herkes nasibini alıyor derken birden gözümü göğe çevirdiğimde havanın biraz daha kapanmaya başladığına karar verip eve doğru adımlarımı çeviriyorum.

__ Eveeet, işte bu gördüğünüz benim yuvam. Nasıl derseniz biraz sıcak, biraz boğuk, biraz da eğlenceli yanı yok değil huzura dair. Şu gördüğünüz beyaz koltuk ve lacivert masa’da bazen geceleri yazılar yazarım işte. Büyük bir ev değil zaten. Bana yetiyor iki oda bir salon.

Bu kaçıncı kendimle kalışım sayamadım doğrusu. Kadınsın, erkeksin, çocuksun, çalışansın, yalnızsın... Sonra başka başka kişilerle tanışıyorsun, hayatına alıyorsun, bazı durumlarını öteliyorsun, boşverdiğin bazılarını tekrar gündemine alıyorsun. Buna kısırdöngü mü denir yoksa monotonluk mu? Hayat böyle mi? Yani Allah’ın bizlere bahşettiği kader. O çok önemsediğimiz İbn-i Sinâ’lar, Mevlanâ’lar da mı aynı yollardan, çizgilerden geçmiştir acaba? Hepimiz sonuçta her birimize verilmiş olan yazgıyı oynamıyor muyuz?

-En önemlisi nereye gidiyoruz?-

Kur’an-ı Kerim’de en sonunda yine Allah’a döndürüleceksiniz yazıyor. İslam’da, inancımızda hepimiz amennâ’yız. Senin, benim, onun yapmaya çalıştığı sadece bir tık üstüne geçebilmek bakış açımızın. Bana sorarsanız, ömür denilen kıstas basittir. Çünkü neyin ne olduğunu biliyoruz. Eskiler âlimlikleriyle, şimdiki nesil teknoloji ile dengeliyor zamanı. Aslına bakarsan velhasılkelâm aynı. Gelecek de bir gün gelecek. Gelecek geliyor hızla. Peki sorarım sizlere: Bizler hangi geleceği bekliyoruz?

Not : Uhrevi değil de, dünyevi kısımdan bakarsanız olaya sevinirim.



Beğen

Fırat Bal
Kayıt Tarihi:20 Mart 2019 Çarşamba 02:30:15

GELECEK ÜSTÜNE YAZISI'NA YORUM YAP
"Gelecek Üstüne " başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
İnsani
20 Mart 2019 Çarşamba 04:11:20
anlamını kaybettiğinde hayatın, bağını gevşetmeyen başkalarının gözleri vefa gerektiriyor.
ata gözü ana gözü yar gözü çocuk gözü...

son 5 yılda tanıdığım bir ihtiyar bir orta yaşlı intihar etti.
hadi biri yaşlılıktan dedim. yaşı 70 üstünde köy hayatı ezmişti bedenini..
lakin diğeri daha kırbeşlerinde çivi gibi delikanlıydı...
köylülerin bile çıkışı kalmamış diyorum içimden.

zaman getirdiği tüm yenilikleriyle hayatı kolaylaştırdı..makineler, aygıtlar, hızlı iletişim, bir şok kolaylık...
peki git gide zorlaştığını gördüğümüz olan şeyler ne..

Allah diyoruz, islam diyoruz ama sanki son 40 yılda bir kabus gibi çöktü üstümüze dini düşünceler. oysa hayatı sevdirmeli değil miydi manevi iklimler..

kuşaklar arası hiç olmadığı kadar açıldı son 50 yılda..

kopuş başladı... hem de hiç 70-80 lere benzemiyor..

ben artık bu çekilmez hayatı ülkemizde bu hale getirenlerin yarısını dindar yarısını dinsiz olarak görüyor ve sucu onlara atıyorum.. çünkü bizim neslin 82 kuşağının önüne bırakılan maddi manevi her türlü miras 68 kuşağının birbirlerine duyduğu nefrete bulanmıştı..temizler gibi göründüler ancak daha da kirletirken bulunca koptu kayış...

dindarları zulme sürükleyen dinsizlerin önceki davranışlarıyken, 2000 li yılların neslini ne bekliyor kimse bilmiyor bu ülkede?
aslında 68 kuşağını komple sürmek istiyorum ülkeden, lakin çok zalimce değil mi?
buna da kimsenin hakkı olamaz..
82 kuşağı bir şekilde görülmesini, yorumlanmasını sağlar belki de ülke geleceğinin umarım.
çok pis bir girdabın içinde düşürüldük...
akıbetimiz hayrolsun..

Cevap Yaz
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.