sami biberoğulları
520 şiiri ve 1468 yazısı kayıtlı Takip Et

Aşk-ı elektrik süpürgesi ve hassas burunlar.



AŞK-I ELEKTRİK  SÜPÜRGESİ VE  HASSAS  BURUNLAR.




- Baba ! Rüya tabirinden anlar mısın?

-Pek anlamam gelinim ama sen anlatmak istersen dinlerim

-Çok korkunç bir rüya gördüm.

-Hayr olsun inşallah. Anlat bakalım.

-Rüyamda kendimi Cehennem kapısının önünde gördüm.

-Hımmm. Kötü bir rüya. Allah hayırlara tebdil etsin. Rüyada cehennemi görmek pek de iyi değildir. Korkmuşsundur mutlaka.

-Sorun cehennemi görmek değil ki.

-Anlamadım. Cehennemi görüyorsun rüyanda ama sorun cehennemi görmek değil. Peki o zaman sorun ne? Yani cehennemi görmekten daha korkunç olan şey ne?

-Her yer pislik içindeydi. Bir Allah’ın zebanisi de ’’ Ayıptır, bir gören olsa ne der?’’ Deyip de etrafa bir süpürge atmamış. Bir göreni geçtim en azından kendine saygının gereğidir temiz olmak değil mi?

-Haklısın da orası cehennem. Pis olsa ne temiz olsa ne.

-Öyle deme baba. Temizlik imandandır.

-Yahu kızım ! Oraya gidenler imansız oldukları için gidiyorlar zaten.

-Olsun. Öyle de olsa temiz ve düzenli olması lazım.

Yok arkadaş. Bu kız resmen kafayı yemiş. Tamam, temizlik ve tertip-düzen konusu hastalık bunda ama bu kadarı da olmaz ki.

-Bak şimdi... Sen böyle deyince düşündüm, çok ayıp etmişler. Eee sen ne yaptın?

-’’Utanın utanın ! Buraya onca insan geliyor. İnsan biraz etrafı toparlar, biraz temizlik yapar.’’ Diye çıkıştım hepsine.

-İyi etmişsin kızım. Dillerine sağlık. Sonra?

-Sonra baktım bunların kımıldamaya niyetleri yok. Aldım elime bizim elektrik süpürgesini.

’’Elektrik süpürgesi ailemizin en kıymetli nesnelerinden biridir. Gelinim beni, hatta oğlumu mu yoksa bu elektrik süpürgesini mi daha çok seviyor diye çok merak ederim hep.

Kendi kendime ’’ Yuh yani. Cehenneme bile elektrik süpürgesini soktun ya helal olsun sana.’’ Desem de gelinime bunu söylemedim tabii ki.

-Şeyyy. Merak ettim. Cehennemde elektrik var mı?

-Oooo hem de nasıl baba. Üstelik tamamen bedava. Öyle sayaç okuma bedeliymiş, kaçak kullanım bedeliymiş, vergiymiş filan yok.

-Başladın süpürmeye tabii ki?

-Aynen.

-Sonra?

-Sonra baktım cehennemin kapısı pislik içinde. Pırıl pırıl temizlemek lazım.

-Evet haklısın. Milyarlarca el değiyor ne de olsa. Hijyen şart. İyi de su? Suyu nereden buldun cehennemde?

-Sağ olsunlar cennet tarafından melekler tankerle su ve envai çeşit temizlik malzemeleri getirdiler. Cehennem kapısını tertemiz ettikten sonra...

-Kesin fayansları parlattın.

-Hem de nasıl. Bal dök yala.

-Yok, kalsın. Hem cehennem kapısı önünde yere bal döküp yalamak pek hayra alamet değildir bildiğim kadarıyla.

-Sonra cehennemin kapısında dikildim.

-Allah Allah. Niye ki?

-Ya baba ! Anlasana. Milyarlarca insan. Mezarlardan çıkıp gelmişler. Hepsinin üstü başı toz toprak içinde. Ellerimi kaldırıp bağırdım. ’’ Hooop ! Dingonun ahırına mı giriyorsunuz? Herkes kefenlerini çıkarıp kapı önüne yığsın. Şunları bir güzel yıkayıp ütüleyelim, ondan sonra içeri girin.’’ Dedim.

-Helal olsun sana kızım. Banyo da etselerdi bari.

-Etmez olurlar mı? Hazır ateş yanıyor; koydurdum ateşin üzerine kazanları, doldurduk içine suları. Millet bir güzel sıcacık sularla şöyle köpüklü köpüklü banyo etti.

-Diş ve tırnaklar peki?Cehenneme gelmeden önce bayağı uzamış ve sararmıştırlar.

-Dişler çok sararmıştı. Çamaşır suyuyla temizlettirdim.

-Çamaşır suyuyla mı? Allah’ım Allah’ım...Peki kimse itiraz etmiyor mu?

-Sıkar biraz. Hele etsinler.

O konuda kesinlikle haklıydı. Gelinime itiraz ha? Sıkardı biraz. Hatta birazdan çok fazla sıkardı.

- Eee koku meselesini nasıl hallettin?

-Hemen bir talimatname yayınladım.

-Kafaya koydun yani. Cehennem ehlini de biz gibi tertemiz ve düzenli yapacaksın.

-Aynen öyle.

-Eee, talimatta kalmıştık. Neler yazıyordu senin hazırladığın o talimatta?

-Aynen şunlar yazıyordu:

TÜM CEHENNEMLİKLERİN DİKKATİNE !

a) Bundan böyle cehenneme girerken herkes kapıdan içeri girmeden önce banyo edecek, kefenlerini yıkayacak, ütüleyecek ondan sonra içeri girecek.
b) Cehenneme girmeden önce erkekler saç ve sakal traşı olacak, kadınlar manikür, pedikür ve ağda işlerini, makyajlarını yaparak kapı önüne geleceklerdir. Bundan böyle cehenneme girerken herkes kılık kıyafetine, bakımına son derece özen gösterecektir.
c)Cehenneme gelirken herkesin kendi yakıtını kendisi taşıdığı malumdur. Bundan böyle yakıt olarak hiç kimse zinhar araba lastiği, naylon ve plastik mamulatı, kömür getirmeyecek. Cehennemimizin güzel kokması için mutlak surette çam odunu getirilecek. Ayrıca her türlü güzel koku cehennemimize girebilir ama mutlak surette organik olmak kaydıyla... Kimyasal hiç bir kozmetik ve deodorant cehenneme sokulmayacaktır.
ç) Bundan böyle cehennemde yanıp kül olanların külleri etrafa saçılmayıp bir naylon poşete konduktan sonra poşetin ağzı bağlanarak çöp kontenyırlarına atılacak.
d) Cehenneme kabuklu yemiş sokmak, ayakta bir şeyler atıştırmak, yediğimiz şeylerin ambalajlarını sağa sola atmak kesinlikle yasaktır.
e) Cennemimizde dağınıklığa, tertipsizliğe, düzensizliğe asla müsaade edilmeyecektir.
f) Cehennem sınırları içinde kapalı alanlarda sigara içmek kesinlikle yasaktır. Sigara içenler balkonlara çıkabilirler.
g) Cehenneme girerken korkudan def-i hacet eyleyenler,çiş edenler, işleri bittikten sonra mutlak surette klozetleri fırça ile temizleyip sifonu çekeceklerdir. Çok fazla koku yapmışlarsa bahar kokulu çamaşır suyu dökmeleri mecburidir.
h) Cehennem sınırları dahilinde yüksek sesle konuşmak ’’ Yandııımmm ! ’’ Diye bağırmak,her türlü taşkınlık kesinlikle yasaktır.
i) Cehennem sınırları içine balık sokmak kesinlikle yasak olduğu gibi nasılsa ateş bedava diye bol bol kızartma yapıp etrafa yağ sıçratmak da kesinlikle yasaktır.
j) Yemek serbest olmakla birlikte yemek kokusu kesinlikle yasaktır. Mümkünse bol bol çubuk makarna yiyilecek.
k) Cennet ehli ile ilişkilerde her ne kadar kibarlığa ve nezakete özen gösterilmesi gerekiyorsa da cennet cennet dedikleri alt tarafı üç beş ağaç üç beş huri. Yani cazip bir tarafı yok. O bakımdan bu kesim ile ilişkiler en asgari seviyeye indirilecektir.

CEHENNEM HEPİMİZİN. LÜTFEN TEMİZ VE TERTİPLİ TUTALIM.


-Harikaaa. Rüyan bayağı güzelmiş aslında. Niçin korkunç dedin ki?

-Yorgunluktan ayakta duracak halim kalmadı. Bir de cehennemi o halde görünce şok olmuştum resmen.

Böyle kaynana, pardon kayınpeder- gelin konuşurken sürekli gece vardiyasında olan oğlum da eve geldi. Birlikte kahvaltı ettikten sonra karı koca, sigara içmek için balkona çıktılar. Az sonra baktım balkondan öfkeli sesler geldi. Ne oluyor diye ben de çıktım. Gelinim öfkeyle söyleniyordu:

-Allah senin canını alsın e mi herif. Sabah sabah sarımsak yenir mi Allah’ın belası?

Allah Allah...Ben hiç bir koku almıyordum ama oğlum sarımsaklı bir şey yemişti galiba. Fakat o da gelinime iştirak etti.

-İğrenç herif. Şuna bak. Giyimine kuşamına bakan bayağı bir adam sanır.

Şaşkın ve salak salak bakıyorum her ikisine de.

-Yahu ne oluyor anlamadım ki. Kime kızdınız sabah sabah?

Gelinim cevap verdi:

-Baba ! Allah’ını seversen şu kokuyu duymuyor musun?

Fesübhanallah. Ne kokusu yahu?

Oğlum tamamladı.

-Şu karşı kaldırımda yürüyen adam...Sabah sabah garanti pastırma ya da sucuk yemiş. Sarımsak kokusundan burnumun direği düştü.

Gayrı ihtiyari ’’ Ohaaa ! ’’ Dedim. Apartmanın ikinci katından ta beş yüz metre ileride yolun karşısında yürüyen adamın yediği sarımsağın kokusunu almak ?

O an içimden ne geçti biliyor musunuz? Hemen bir av tüfeği tedarik edip yanıma oğlum ve gelinimi alarak ava çıkmak ve keklik avlamak. Kesinlikle eminim ki benim vurduğum keklikleri saniyesinde bulup getirirlerdi. O derece hassas bir buruna sahip her ikisi de.

Şimdi merak ediyorsunuzdur neden yazının başlığı Aşk-ı Elektrik süpürgesi

O sorunun da cevabını verip yazıya noktayı koyalım zira bu azabı daha fazla yazamayacağım.

Yukarıda da belirttiğim gibi benim gelinin yaşadığımız evde belki de torunum Lina’dan sonra en sevdiği şey elektrik süpürgesidir. O kadar sever ki sabah işe gitmeden önce o sıkışık zaman diliminde bile tüm evi baştan aşağı süpürür. Her gün...İşten geldiğinde de öyle. Her öğlen de oğlum bir kez süpürge geçer evde..

Hani derler ya ’’Aşk ota da konar, bota da.’’ Benim gelinde elektrik süpürgesine konmuş. O derece bir sevgi var ikisi arasında.

RESİMLER

1- Oğlum Cihangir ve gelinim Bahriye
2- Bu da meşhur elektrik süpürgemiz.

Beğen

sami biberoğulları
Kayıt Tarihi:4 Mart 2019 Pazartesi 00:12:28

AŞK-I ELEKTRİK SÜPÜRGESİ VE HASSAS BURUNLAR. YAZISI'NA YORUM YAP
"AŞK-I ELEKTRİK SÜPÜRGESİ VE HASSAS BURUNLAR." başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
deniz_tayanç
5 Mart 2019 Salı 09:46:48
Oğlan bizim, kız bizim. Uzunca yaşasınlar.
Yine güzel insandan güzel bir yazı.
Çok saygımla. Esen kalınız.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


sami biberoğulları 5 Mart 2019 Salı 17:04:15
Çok teşekkür ederim arkadaşım. Allah razı olsun. Selam ve sevgiler.
Neptün
4 Mart 2019 Pazartesi 00:21:16
Çok ilginçti hele o kurallar.okurken dedim ki nasılda aklına gelmiş bunca şey çok taktir ettim hocam. Allah hepimizi korusun cehennem ateşinden.

Saygılarımla

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


sami biberoğulları 4 Mart 2019 Pazartesi 00:41:31
Amin...Allah razı olsun değerli arkadaşım.

Selam ve saygılar.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.