ÜYELİK GİRİŞİ ÜYE OL
Anasayfa Şiirler Forum Etkinlikler Kitap Nedir? Bicümle Tv Müzik Atölye Arama Blog İletişim Yazılar
Giriş Yap Üye Ol
Nasıl tanındığınıza değil nasıl biri olduğunuza önem verin. Çünkü karakteriniz gerçekte kim olduğunuzla ilgilidir, oysa şanınız çoğunlukla başkalarının hakkınızda düşündükleridir. John Wooden Paylaş
ANASAYFA
ETKİNLİKLER
NEDİR?
TİVİ
BLOG
BİCÜMLE
ATÖLYE
ARAMA

Cehennem cennete inanmayı bıraktığın yerden başlar

belkibirharfimben
219 Yazısı Kayıtlı


Cehennem cennete inanmayı bıraktığın yerden başlar





Cehennem cennete inanmayı bıraktığın yerden başlar
Boşluklardan korkuyoruz çoğu zaman. Onların bize yapabileceklerinden endişe duyuyoruz. Oralarla yüzleştiğimizde, bir çeşit yokluk telaşı, belki de aslında olduğumuz şey, karşımıza çıkıyor. Evet. Biz varedilmeye muhtaç boşluklarız.

Yok, daha da beteri, biz her an yeniden varedilmeye muhtaç boşluklarız. Şahidiz. Anlarımız (sanki) hiçe gidiyor. Bu boşluk şuurundan bir varlık çıkıyor. Hiç ‘hiç’ olduğunu bildikçe ondan kaçar. Varlaşır. Fakat aynı zamanda korkaklaşır. Çünkü daha çok bilmek daha çok boşluk bilinci demektir. Bir yerden sonra havada asılı kalmak demektir. Neden? Ayağının altındaki sanrılı zemini oyuyorsun o zaman. Bu kadarına nefis katlanabilir mi? Küçücük bir sanmaklık olsun şu âleme tutunmak gerekmez mi? Öyle ya. Bindiği dalı kendisi kesti. Peki düşme korkusundan kime sığınacak?

Bir sanmaklık canı vardır nefsin. Ve düşkırıklıkları aynı zamanda cankırıklıklarıdır. Kişinin cehennemi cennetine inanmayı bıraktığı yerden başlar. Belki biraz da bu nedenle Cenab-ı Hak bizi Furkan’ında uyarır: “Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin!” veya der: “Duanız olmasa ne ehemmiyetiniz var?” Dikkat et arkadaşım: Her ikisinde de ’öte bilincini diri tutmak’ öğütlenmektedir.

Hakikaten böyledir. İnsan kalbine de müracaat ettiğinde aynı sırrı hisseder. Gaybını yitiren önce kendisi kaybolur. Cennete inanmayı terkettiğimizde, ona dair şeyler dilemeyi bıraktığımızda, öteye dair umudumuzu yitirdiğimizde tastamam cehennem oluruz. Hem kendimize hem başkalarına…

’Kendimize’ tamam ama ’başkalarına’ nasıl? Bencileyin karamsar insanların da yürüyen cehennemler olduğunu düşünürüm. Azıcık konuşmanız, hatta ne konuşması, birazcık yanlarında durmanız yeter bazen. O daralmayı hakkalyakîn hissedersiniz. Ötesizlik onları bitirmiştir. Düşlemeyi terketmeleri onları ’düş düşmanı’ yapmıştır. Kalplerinde bir cennet olmadığından boşluklarını doldurmak için sizin cennetlerinizi de dişlerler. Hırsla dişlerler hem de. Bitiresiye dişlerler. Hayallerinizi onlara anlatmaktan sakınmalısınız. Ç


"Cehennem cennete inanmayı bıraktığın yerden başlar" içeriğini
okumaya devam etmek için ücretsiz üye ol


Edebiyat Defteri'ne zaten üye misin? Üyelik Girişi Yap


En Çok Okunan Yazıları
Son Eklediği Yazılar
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.