Irmak Yosunkent
105 şiiri ve 54 yazısı kayıtlı Takip Et

Yıldızlara dokunduğum zamanlardan kalan -2





Sen çocukluğumun reddedilmişliğiydin.
Geçmişte yaşadığım bir hikayeye nasıl da denk gelmiştin.
Yaran yarama benziyordu. Belki de sana en yakın durduğum içindi
en uzağına düşmem...

Biz birbirimize benziyorduk.
Benzerlikler açığa çıktıkça, kendini bende buluyor, 
kendinden kaçamadığın anların acısını
benim anlarımdan, acılarımdan çıkarıyordun ...  

Habire vuruyor, vurdukça da içimde unuttuğumu düşündüğüm
mutsuzluk parçalarımı daha da derinden yeniden parçalıyor, hırpalıyordun. 
Sana seni gösteriyordum.
Sakladığın ve de hayatın boyunca saklandığın sırrının
bende açığa çıkıp güne durması, yapamadıklarını benim yapmış olmam 
en kabullenemediğin gerçekti. Bunlarla yüzyüze gelmelerin
seni çılgına çeviriyordu.
Yeniden ve en derinden mutsuzlukların dilleniyordu ne kadar bastırmaya, 
umursamaz görünmeye çalışsan da. 

Ah umarsızım, ben senin ne çok isyeyip de olamadığın en yalın halindim... 

Hani birgün demiştin ya yıldızlardan bahsederken;
gördün mü onları, en yakınlarında durdun mu, diye...
Aldığın cevap karşısında gözlerindeki ezikliği gördüm ben,
yıldızların simalarına yaslanmışken. 
İçten içe göz bebeklerinin yaşardığını da...
Ama o gururun vardı ya hani o en olağan insan halinde bile 
seni kendine bırakmayan;
akması gerekirken içini kasıp kavuran o yaşlar ..
İşte yine gururunun esiri oluyordun.
Gözlerinden kalbine gecen yolun çıkmazlarını besleye besleye
büyüttüğün yalnızlıklarının... 
Ve sen hep ve hâlâ direniyordun. 

Alışkanlık kölelik değilse nedir, diye hiç olmadık bir zamanda sormuştum ya bir gün,
öylece kalakalmıştın. İşte yine olan olmuştu ve sen yapamadığın bir şeyi keşfetmemi  
aynı hırsla karşılamış ve bir hışımla çarpıp kapıyı çıkmıştın. Çok uzun değil, 
on dakika sonra döndüğünde hiç/kırıklarını tutamıyordun ve ben de seninle ... 

Diğer yandan da nasıl mutluydum keşke bilebilseydin...
Artık kendini tutmuyor, hislerini, acılarını, yaralarını gösteriyor,
nihayet vazgeçiyor saklanmaktan diye senin adına o kadar mutlu olmuştum ki...
Ne yazık ki çok sürmedi. Bu öyle bir sürgünlüktü ki; seni koparıp kendinden
bambaşka bir kalıba koyan... Sudan çıkmış bir balık misali 
çırpındıkça içinde biriktirdiğin kalıpların bazen çatlar gibi oluyor,
fakat kısa bir süre sonra eskisinden daha da sağlamlaşmış olarak geldiğinde
beni yeniden yeniden en derinden vuruyordun. 

Sen bunları biliyor muydun, hiç anladın mı ya da ben hep kendi kendime 
yaz bozlarla mı karşılaştım hiç bilemedim ki...
Hâlâ da bilmiyorum ve sanırım hiç bir zaman da bilemeyeceğim.
Ve biliyor musun zamanla bu hallerin bana da sımsıkı bir kalıp ördürdü.
Belki de en unutulmayacak, daima koruyup saklayacağım
senden bana kalan tek hediyemdi bu.
Hem de öyle bir kalıp ki; hayatım boyunca yıķılamayacağı,
kırılamayacağı gerçeğini bilmek beni nasıl da anlamlardan düşürüyor, 
keşke hiç olmazsa bunu bilseydin... 

Oysa ben seni hiç bir yerde hiç bir şekilde yalnız bırakamıyordum...  

.......

Bile bile lades dedim ben. Bile bile beni parçalamana, ezmene, 
güpegündüz ve her şeyinle, açıklığın ve tüm çıplaklığınla
sen karşımda duruyorken, bile bile inanıp sana sonsuzlukça güvenmem...
Zannettiğin gibi saflığımdan değildi biliyor musun?
Belki adı başka da konulur bunun ki hala sadece saflık diyorum ya...  

Evet sen çok iyi biliyordun içimde bir umudun ışıklar içinde apaydınlık ve 
hep capcanlı kaldığını.
İyilik ve sevgi her şeye çaredir,  derdim bir zamanlar.
Bu nasıl da büyük bir inandı; bilsen senelerce nasıl anlamlandırmıştı hayatımı ... 
Senle gelen her kaybedişle, dişimle tırnağımla direndiğim hayatın tüm acılarına 
senden sonra eyvallah dedim ben...

Bunu da bilmeni nasıl isterdim ... 

Ama o anların ve anıların üzerine öyle kalın bir toprak atıldı ki
ne ışık ne ses geçirmiyor; sana erişmiyor ya,
bunu da nihayet ben çok iyi anladım, kabullendim...

Irmak yosunkent
Yıldızlara yaslanmışken


Beğen

Irmak Yosunkent
Kayıt Tarihi:17 Kasım 2018 Cumartesi 16:15:17

YıLDıZLARA DOKUNDUĞUM ZAMANLARDAN KALAN -2 YAZISI'NA YORUM YAP
"yıldızlara dokunduğum zamanlardan kalan -2 " başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
davras
19 Kasım 2018 Pazartesi 17:57:56
çok güzel

davras tarafından 11/19/2018 9:05:36 PM zamanında düzenlenmiştir.

davras tarafından 11/19/2018 9:06:13 PM zamanında düzenlenmiştir.

Cevap Yaz
yildiz parlak
18 Kasım 2018 Pazar 23:01:08


Öyle okuyup geçemedim ,yazının içinde beni ezip geçen cümleler vardı ,derin olan birşeyleri yüzeyinden anlatmak ama bunu yaparken insana sanki o duyguların içine batıyormuşsun da kalbin o yüzden acıyormuş gibi ...
çok sorularım olabilirdi
olmasın dedim

oku ve kal
belki böylesi daha iyi...

sahi seni tanıyorum ben değil mi ?



sevgiyle

Cevap Yaz

Okuduğunuz yorum yazar tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
Ömer KIYAK
17 Kasım 2018 Cumartesi 22:19:43
Duygu, düşünce ve davranışlarında savrulma, tutarsızlıkve belirsizlik olan birisinin, hücrelerine kadar bir hassasiyetle, iç dünyasını kendisine göstermek için 3D yani Duygu, düşünce ve davranış MR'ı(Manyetik Rezonans) görüntülemesiyle klinik bulgu ve tespit gibi bir projeksiyondu. Yürekten kutluyorum.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Irmak Yosunkent 17 Kasım 2018 Cumartesi 22:37:46
Çok teşekkür ederim Ömer abi.
Sevgimle.

Dilek USTA
17 Kasım 2018 Cumartesi 19:08:35
Sevdiğine koşulsuz inanır insan.
içini kemirsede sorular yinede
yalanlarını görmezden gelir.
Perdesini kaldırmaz gözlerinin.

Amaa bir dayanma noktası vardır ya,
işte orada kopar tüm ipler ve birde bakarsınız ki
zaman israfıymış verdiğiniz değer.

Cidden değmiyor arkadaşım.


Sevgilerimle

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Irmak Yosunkent 17 Kasım 2018 Cumartesi 21:36:10

Koşulsuz, bundan daha yerini bulacak bir sözcük olamazdı...
Teşekkür ederim Dilek Hanım.
Sevgiyle.

Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.