yakamoz deniz
208 şiiri ve 24 yazısı kayıtlı Takip Et

Kanserle yaşam-ııı ve son



Kanserle Yaşam-III Ve Son

Günün Yazısı
Okuduğunuz yazı 10.11.2018 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.

-------

Üçüncü ameliyatımın ardından on gün geçti yeni yeni ayaklandım doktor mümkün olduğunca yürümemi istiyor uzun saatler narkoza maruz kaldığım için zatürre riski varmış hiçbir şey umrumda değil ya ayna istiyorum dedim ya ayna kendimi görmek istiyorum. Doktor tembihlemiş sakın ayna vermeyin diye. Bugün sargılarım çıktı nihayet sanki özgür kalmış gibi ruhum. En sonunda hastalığın kararttığı zihnim aydınlandı da tuvaletteki aynayı hatırladım. Kendimi o aynada ilk gördüğüm anı tarif etmek ne mümkün bir kulağın arkasından diğer kulağın arkasına kadar uzanan başı sonu gözükmeyen bir dikiş sanki kafam kopmuş yerine tekrar yerleştirmişler. O anda anne tut beni fenalaşıyorum dediğimi hatırlıyorum insan kendi görüntüsünden korkar mı korkuyormuş... O günlerdeki yaşadığım fiziksel ve ruhsal acıları hatırladığımda ben o gün ölmediysem bir daha ölmem derim hep... Görüntüme dair insanların yaptığı yorumlara hiç girmiyorum girersem o sokaktan çıkamam çünkü...

Üçüncü ameliyatın ardından toparlanmam diğerlerine göre daha zor oldu. Kollarımı hareket ettirmem yüzümdeki şişlerin inmesi aylarımı aldı. Radyoaktif tedavi ve sonrasındaki süreç sanki hiç zevk almadığım bir filmi üçüncü kez seyretmenin verdiği bıkkınlık ve üstelik başrolünde ben varım... İşte o günlerde yaktım tekrar bıraktığım sigarayı nasılsa yanıyorum dedim varsın birlikte yanalım.

Üçüncü ameliyatı oldum ancak nedendir bilinmez kan değerlerim düşmedi. Üç ayda bir sürükleniyorum hastanelere arıyorlar tarıyorlar patolojik bulgu yok ama kan değerlerine göre yine kanserim. Doktorum bir ara seni tıpla açıklayamıyorum cümlesini kurdu. Tıp bile aciz kaldı karşımda diye espriler yaparak geziniyorum ortalarda...

Kaygılarla dolu geçen iki senenin sonunda arayıp da bulamadıkları dokuyu en sonunda yakaladılar. Kötü haberi verdiklerinde annemi zaptetmek mümkün olmadı. Doktor hemen ameliyat diyor annem asla diyor doktor ölür diyor annem yeter kestiğiniz kalan ömrünü kesilmeden yaşasın ölecekse de artık acı çekmesin diyor ben maç seyreder gibi onların atışmasını seyrediyorum. En sonunda acılar içinde mi ölsün çocuğun deyince doktor, annem havlu attı ve cılız bir tamam sözcüğü çıktı ağzından gözyaşları içinde...

Doktorumla ameliyatın detaylarını konuşmak üzere oturduk karşılıklı bu sefer annemin yanımda olmasını istemedim ve duyduklarımdan sonra bunun ne denli doğru bir karar olduğunu anladım. Tümör kolumu hareket ettiren sinirlerin arasına yerleşmiş. Riskleri nedir dedim... Doktorum kolunu kaybetme riskin dışında diğerlerini bende bilmiyorum çünkü meslek hayatımda ikinci hastamsın bu durumdaki. Öyle nadir bir bölgede ki pek çok doktor bu bölgeyi ancak kadavrada görür dedi bunun yanı sıra santral bölgenede bakacağız eğer orada da doku tespit edersek bundan sonra hiç konuşamazsın eğer masadan kalkabilirsen tabii ki, boynundaki kesiye çatal şeklinde bir kesi atıp arka kafatasındaki saçları kazımak zorundayım o bölgedeki lenfleri ve sağ ensedeki lenfleri de almam lazım bu ameliyatı yapabilecek birkaç doktordan biri benim seni kurtaracağım" diye cümlesini bitirdiğinde içimde kopan fırtınaları ifade edecek cümle kuramadım boğazıma bir yumruk saplandı. Ameliyat günü için yılbaşı dedi ve çok nadir durumumdan dolayı eğitimlerde kullanılmak üzere fotoğraf ve kamera çekimi için iznimi istedi. Konuşma bitip de eve dönerken aklımda sadece vasiyetim uçuşuyordu...

Yılbaşı günü geldi ve ben artık sonunu kestiremediğim o soğuk yere yine gidiyorum. Aynı filmi geriye sarıp seyreder gibi yine annemin sarı saçlı kızım sözlerinin ve gözyaşlarının arasında gidiyorum ya ölüme ya da ağır yaralı ruhumla girdiğim ameliyattan engelli olarak çıkma ihtimaline. Hiçbir şey hissetmiyorum ne beni cihazlara bağlarlarken ne de saçımı kazırlarken aklımda bir tek annem var.

Derinden çok derinden bir ses "Hadi canım parmaklarını oynat lütfen" diyor. Sonra derin bir oh sesi duyuyorum ve "Çok şükür" sesleri yükseliyor sonrası karanlık. Kolumu hareket ettirmem ve işlevini tekrar kazanabilmem için dört ay fizik tedavi gördüm günlerce egzersiz yaptım çok şükür yazı yazabilecek çayımı içebilecek duruma ancak gelebildim ve çok şükür bağırma yeteneğim olmasa da konuşma yeteneğim zarar görmeden çıkabildim o soğuk odadan. Sonrasında pek çok aksilik oldu ancak ben onları ne hatırlamak ne de o tünele girmek istemiyorum.

Bu filmin başrolünde oynamaya başlarken sarı saçlıydım ve 24 yaşındaydım artık beşinci hayatımı kahverengi saçla kucaklıyorum ve o masaya bir kez daha yatmayı düşünmüyorum ve anacığımın bir daha beni ağlayarak sarı saçlı kızım diye uğurlamasına tahammülüm yok yarınsız bir hayat yaşıyorum bugünümün tadını çıkarıyorum daha da önemlisi beni üzen her şeyi hayatımdan çıkarıyorum. Kader bana çok güzel bir hayat sunmasa da bir hayat sunmuş Yaradan ve imtihan dünyasında sınıfta kalmadan gülümseyerek yaşamaya çalışıyorum ve şunu biliyorum ki nefes almak yaşamak hele hele gökyüzüne bakmak öyle güzel ki bunu ancak benim gibi gökyüzünü görmeden günlerce yaşama savaşı verenler bilirler.

Ve yaşadıklarımın bana verdiği acılardan beni en çok uzaklaştıran yazmak oldu. Karalamadan öteye gitmedi belki yazdıklarım ama benim sığınağımdı her biri. O yüzdendir ki ne çok şey borçluyum kaleme...

Bu zorlu yolda verdiğim zor savaş benim tek ailem, yaşama sebebim, yoldaşım, çocuğum dediğim, saçının telinden ayağının altına her zerresi cennet kokulu anneme armağanım olsun. Eğer bugün hala hayattaysam önce Allah sonra senin sayende ve sen iyi ki varsın ANNEM...

NOT:
Hangi tür kanser olursa olsun her ne kadar sinsi bir hastalık dense de vücudunuz küçük de olsa sinyaller veriyor; "Uyku düzenindeki bozukluklar, kilo kayıpları, sindirim bozuklukları, deri döküntüleri eklem ağrıları, saç dökülmesi, iyileşmeyen ya da geç iyileşen yaralar, halsizlik, yorgunluk " kendinizi bedeninizi iyi tanımaya çalışın ille kötü bir hastalık olması şart değil saydığım ve hatta bunun gibi sayamadığım ufak tefek gibi gözükse de bu tarz olumsuzluklar da mutlaka doktora gidin bir şey kaybetmezsiniz ...

10 KASIM ÖLÜM TARİHİN GİBİ GÖZÜKSE DE BİZ SENİ FİKİRLERİNLE, DEĞERLERİNLE VE ESERLERİNLE SONSUZA KADAR YAŞATACAĞIZ. BU NEDENLEDİR Kİ 10 KASIM MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’Ü SONSUZA KADAR GÖNLÜMÜZE ALDIĞIMIZ TARİHTİR. SENİ SAYGIYLA, MİNNETLE VE RAHMETLE ANIYORUZ.


Beğen

yakamoz deniz
Kayıt Tarihi:9 Kasım 2018 Cuma 00:20:58

KANSERLE YAŞAM-III VE SON YAZISI'NA YORUM YAP
"Kanserle Yaşam-III Ve Son" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
destegül
10 Şubat 2019 Pazar 03:57:30
İlk defa bu kadar uzun yaziyi sonuna kadar merakla ve cok duygulanarak okudum Rabbim tüm hastalarimiza yakinlarina sabirlar versin saglik sifa versin annemde kanser hastaligina yenik düstü o yuzden ben cok hassasim bu konuda yaziniz icin tesekkur ediyorum selamlar hürmetler 🙋‍♀️

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


yakamoz deniz 10 Şubat 2019 Pazar 04:00:30
Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun anneciğinizin. Teşekkür ederim sevgiyle kalın
ÖNDER34
7 Şubat 2019 Perşembe 04:32:53
Kazanılması zor savaşları cesur insanlar kazanır ancak sizde o cesur insanlarda birisiniz sizi yürekten tebrik ederim

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


yakamoz deniz 8 Şubat 2019 Cuma 22:52:56
Teşekkür ederim selamlar saygılar
Yüreğin sesi
7 Şubat 2019 Perşembe 02:27:00
Iki yazınızı okudum yorgun olmama rağmen bu yazı beni çiviledi olduğum yere.Sayfalar dolusu yazmak isterdim ancak "Sizi çok iyi znliyorum" demekle yetineceğim.Filmi başa satmak istemiyorum.Rabb'im yeter ki hepimizden razı olsun başka kapım yok.Gecenin sahibine emanet olunuz.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


yakamoz deniz 8 Şubat 2019 Cuma 22:52:37
Çok teşekkür ederim. Amin inşallah. Sizde Allaha emanet olun sevgiyle kalın
Vuslâtı kelam
25 Ocak 2019 Cuma 12:51:20
Canim benim bizim ailede de vardi
Boyle ağır bir hastalıkla uğraşan ve cidden zor bir durum bu savaşta galip gelen var ve savasi kaybeden de var ...
Benim de enistem bu savasi kaybedenlerden oldu..
Yazini daha once okumak istemistim.diger ilk iki yazin gibi ama bazen firsat olmuyo isten gucten..

Sana daAllah sifa versin Allah buyuk elbette kuzum...

Bu arada yorumlara takıldı gözüm
Duygu sömürüsü yapıyormussun yazida
Öyle diyor birisi...
Bu sinavdan gecmeyen biri ne bilsin bu hastaligi Allah islah etsin boylelerini ne diyim...

Duygu somurusuymus acaba o senin yasadigina ve kalene aldigin derin aciya duygu somurusu diyebilebilecek kadar aciz...

Boyle zavallilarin yorumlari da ne yazik zavallidir...

Sen uzulme guzelim

Sevgimle bi omur

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


yakamoz deniz 26 Ocak 2019 Cumartesi 13:39:34
duygu sömürülerimden etkilenip beni maaşa bağlarsınız aranızda para toplayıp diye düşünmüştüm ama olmadı :))) Acıklı bir durum aslında insanların acılarıyla dalga geçecek kadar ne zaman kaybettik ki insanlığımızı acaba diye düşündüm. Allah akıl fikir ve insanlık versin cümlesine. Sevgiler canım
ahmet şahin
21 Kasım 2018 Çarşamba 09:35:55
Her insan kendi hikayesinin başrol oyuncusudur..Hayatı cesur olanlar kazanır..Genç yaşında ,olmaması gereken bu kadar tecrübe yaşaman,senin hayatını daha anlamlı kılacaktır..Beynindeki ve yüreğindeki gücü bırakmaman seni farklı kılııyor..Bundan sonraki hayatın sana sağlık,mutluluk getirsin..

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


yakamoz deniz 26 Ocak 2019 Cumartesi 14:40:56
Teşekkür ederim
sahaf
10 Kasım 2018 Cumartesi 23:10:52
Merhabalar
Önceki yazılarınızı da görmüş ama elim gitmemişti açmak için. Bu illeti öylesine iyi tanıyorum ki, öyle çok canımı yaktı, öylesine yoksun bıraktı ki sevdiklerimden...Keşke bu şiir yazılmasaydı dediğimiz gibi, keşke bu yazıyı yazacak bu acıları çekmeseydiniz diyorum işte ben de. Ama kader denilenin önüne geçilemiyor ne yazık! Allah size uzun ömür versin. (Ablam 55 yaşında tam 33 günde gitti . Arkasından 11 ay sonra annem ) Yaşayacak günleriniz var imiş, inşallah bir daha böylesi günleri hiç görmezsiniz. Yazı mutlaka sizi yormuştur, çünkü aynılarını yaşıyor gibi oluyor insan. Aykırı seslere kulak vermeyin, inanın yorulmaya değmez. Bazıları buraya ne amaçla geliyorsa onu yapıyor. İnşallah güzel günlerinizi anlatan yazılarınızda buluşuruz. O yüce insan annenizin ellerinden öperim. Dolu dolu yaşayın birlikte günlerinizi.

Sevgiyle, Sağlıkla kalın

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


yakamoz deniz 11 Kasım 2018 Pazar 00:02:07
Başınız sağolsun evet çok zor hem bu hastalığı yaşayan için hemde yakınları için. Kim ne yaparsa kendine yapar. Aykırı seslerde buna dahil bana olmaz demesin kimse herkesin kapısını çalabiliyor. Annemle dolu dolu yaşıyorum onu görmeden tek bir gün bile geçirmiyorum :) Güzel dileklerinize teşekkür ederim. Allah cümlemize sağlıklı huzurlu ömürler versin. Sevgiyle sağlıkla kalın
Nezahat Yıldız Kaya
10 Kasım 2018 Cumartesi 21:15:19
Bazıları acı konuşur
Bazıları acıya konu olur
Bazılarına da acı dokunur...

Biz ki acı yaşayanın içini dışını görmüş, hissetmişiz, dualarla yad etmişiz, edeceğiz de.
Kimin ne olacağını kestiremediğimiz bir saniye sonraki hayatın büyük kahramanlarıyız...

Her daim rabbim yar ve yardımcın olsun engin yüreklim...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


yakamoz deniz 10 Kasım 2018 Cumartesi 23:57:53
Acı yaşanıyor bir şekilde de keşke acı konuşulmasa... Teşekkür ederim ablam varlığına Allah cümlemizin yardımcısı olsun. Seviyorum seni
Serap IRKÖRÜCÜ
10 Kasım 2018 Cumartesi 12:12:03
Tekniği,ne sahip birileri okusa sizin bu anılarınızı çok sağlam bir senaryoyla çok güçlü bir film olur ve benzerlerini kendilerinde / yakınlarında yaşamış olanlara ve belki de kendisinini hiçbir zaman yaşamayacağını zannedenlere çok şey anlatırdı...

Bu yazılara sığdırılamayan ama aslında büyük mücadelenin ana noktası olan kim bilir ne detaylar vardır yaşadıklarınızda... asıl onlar çok vurucu olacaktır...

Umarım ve yürekten dilerim bunun gerçekleşmesini...

Adı bu olmasa da benim de yaşadığım önemli bir sağlık sorunumda annemin yaşadıkları gözümün önüne yazdıklarınızı okuyunca...

Komada kaldırıldığım, ve her en her şey olabilir denen ilk hafta ve acılı bir sürecin yaşandığı uzun hastane günler.... Annemin çaresizliğini okurdum gözlerinden ve buna sebep olduğum için çok üzülürdüm, kendimi suçlardım tabiri caizse...

Hastaneden çıkarken bana iki yıl vermişlerdi... Üzerinden 19 yıl geçti!... Moralin ve yaşam gücünün ve bir amaç edinerek ona odaklanmanın üzerinde hiçbir tedavi tanımıyorum ben...

Yazdıklarınızı okuyunca direncinize, dinginliğinize hayran olmamak mümkün değil...

Bu güçlü ve iradeli kadının çok güzel günlere en kısa sürede ve gönlünce ulaşması dileğimle... size sağlıklı ve huzurlu bir yaşam diliyorum...

Her şey gönlünüzce olsun... yaşadıklarınız son olsun... Sevgilerimle...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


yakamoz deniz 10 Kasım 2018 Cumartesi 17:23:21
Evet Serap hanım çok yüzeysel anlattım ben asıl acılar detaylarda ben oralara dalıp yazıyı uzatmak ve okuyanı boğmak üzmek istemedim. Maalesef bende aynı şeylerle suçladım kendimi annemi istemeden de olsa üzdüm yük oldum duygularıyla yaşadım annem kızsada bu görüşüme. iyi dileklerinize teşekkür ederim çok şükür şu an herşey yolunda öyle de devam eder inşallah. Senaryo fikri benim kafamda da hep var kimbilir olur belki birgün :) Sevgiler
DemAN
10 Kasım 2018 Cumartesi 11:53:19


Çok ama çok geçmiş olsun, hep gülümsemeli bir hayatın sizinle olmasını diliyorum... Sevgiyle, sağlıkla kal güzel yürek

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


yakamoz deniz 10 Kasım 2018 Cumartesi 17:18:52
Çok teşekkür ederim sizde kalın sevgiyle sağlıkla
Gamzelimm
10 Kasım 2018 Cumartesi 07:50:39
Dün okumuştum yazınızı ama ne yalan söyleyeyim öyle kötü oldum ki o an hiç bir şey yazamadım. Hani bazen insan çok şey yazmak ister ama sanki bir şey ona engel olur ya aynen öyle işte...Bu gün baktım ki güne gelmiş. Bunu tahmin etmek zor değildi aslında ve günde görünce yazıyı bu sabah bir şeyler yazmayı gerçekten çok istedim.

Yazınızın altındaki not ile insanları uyarmanız çok güzel bir davranış. İlk önce bunu söylemek isterim. Ama bizler öyle insanlarız ki hani hep derler ya ancak yumurta kapıya dayandığında diye. Yumurta kapıya dayanmadan gitmiyoruz doktora. Sağdan soldan duyulan ilaçlar alınıyor genelde hiç bir bilgi sahibi olmadan. Oysa belirli aralıklarla hepimizin kontrol için gitmesi gerek hastanelere. Belli bir yaştan sonra diye ekleyecektim ama artık hastalıkların yaşı kalmadı. Her hastalık her yaşta insanda görülebiliyor.

Daha önceki bölümde yoruma yazmıştım. Ailemden en yakınlarımdan bir kaç kişiyi bu hastalıktan kaybettim diye. Sizin de dediğiniz gibi aslında her şey sınav. Bazıları daha ağır oluyor bazıları ise çok daha ağır Yüce Allah'ın takdiri.

Fazla uzatmadan şunu söylemek istiyorum. Ben size hayran oldum. Evet sizdeki sabra, hayatın karşısındaki ve bu kadar ağır bir hastalığın karşısındaki o sağlam duruşunuza ve yaşamı avuçlarınızın içinde sımsıkı tutup hiç bırakmayışınıza hayran oldum. Yazı serinizi de hayranlıkla okudum. Annenize de lütfen sevgilerimizi ve selamlarımızı iletin.

O güzel gözleriniz hayata hep umutla baksın. Hep gülümsesin dilerim ki. Tekrar çok geçmiş olsun dilerim tekrar yaşamak zorunda kalmazsınız bu acıları.

Yazınız için de tebrik ederim. Bence günü hak eden bir yazıydı çok kişi okumalı bu yazıyı ki mücadeleci ve güzel ruhunuz herkese örnek olsun.

Sevgilerimle

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


yakamoz deniz 10 Kasım 2018 Cumartesi 10:53:06
Anneme selamlarınızı iletirim elbette. Umudunu kaybedene umut ve hayata gülümseyerek bakabilme gücünü kaybedene biraz tebessüm olsun istedim aslında yazıyı yazmaktaki maksadım buydu. Birkaç yorum önce duygu sömürüsü diyen densize ve hayatın içinde karşılaştığım densizllere rağmen ben çelik gibi sabrımla ve gülen gözlerimle yaşamaya devam edeceğim Çok teşekkür ederim güzel yorumunuza Sevgiyle kalın
Elbruz.
10 Kasım 2018 Cumartesi 01:02:34
gün için tebriklerimle daha çok okura ulaşması açısından isabet olmuş bir anı yazı türü
Türk edebiyatında anı yazmak çok eski bir tarzdır günümüzde edebiyatın anı tarafı çok anlaşılamamışsa da iyi örneklerini görmek mümkündür

anı yazmak zordur gezi anıları Mina Urganda olduğu gibi biraz mitoloji biraz tarih çocukluk anıları daha yalın işlense de en zor tarafı kötü olan bir anıyı ya da anılar silsilesini kağıda dökmektir

öncelikle biraz alıntılayarak tabii anı hakkında birkaç paragraf bırakalım buraya;
‘Arapçada “hatır“, “gönül” anlamlanna gelen “hatıra” sözcüğü günümüzde “anı” olarak kullanılır. Arapçada “anma” anlamına da gelebilecek olan “zikr” kökünden türemiş olan “tezkire” veya “tezakir” sözcükleri de eskiden anının karşılığı olarak kullanılmıştır. Tercüme-i hâl, şerh-i hâl gibi türler, öz yaşam öyküsü olarak eski edebiyatta anı ile iç içe girmiştir.
Doğuda anı yazarlarının hayatları, toplum tarafından örnek alındığından, anıların didaktik bir yönü vardır. Anı, bizim kültürümüze Tanzimat’la birlikte batıdan gelen bir türdür. Ancak Tanzimat’tan önceki dönemlerde şuara tezkireleri, vakayinameler, menakıpnameler gazavatnameler anının yerine kullanılmıştır. Bazı şairlerin mesnevileri de anı türünün karşılığı olarak nitelendirilebilir. Örnek olarak Keçecizade İzzet Molla’nın Mihnet-Keşan adlı eseri verilebilir.
17. yüzyılda Kâtip Çelebi Mizanü ‘l-Hakk, Cihan-nüma, Keşfii ‘z-Zünun gibi eserlerinde sırası geldikçe öz yaşam öyküsünden ve anılarından söz etmiştir. Aynı yüzyılda Evliya Çelebi’nin Seyahatname’si de anı türünde bir eser olarak değerlendirilebilir.
II. Mahmut devrinin tanınmış kişilerinden olan Sahaflar Şeyhizade Mehmet Esad Efendi, eski nesir tarzında yazdığı ve Yeniçerilerin kaldırılışını anlatan Üss-ı Zafer adlı eseri ile anı türünün Osmanlı tarihindeki örneklerinden birini verir.
Akif Paşa, Tabsıra adlı eserinde Pertev Paşa’nın düşüşünü ve idamına sebep olan jurnalleri anlatır ki bu eser de anı niteliğindedir. Tanzimat’ın ilanından sonra Avrupa’ya gönderilen elçilerin yazdıkları sefaretnameler, anı niteliği taşıyan yazılardır. Padişah III. Ahmet tarafından Fransa’ya gönderilen Yirmi Sekiz Çelebi Mehmet’in Fransa Sefaretnamesi, bu alanda akla gelen ilk eserlerden biridir. Tanzimat’ın ilk yıllarında, Osmanlı İmparatorluğunun yarım yüzyıllık hayatını anlatan Cevdet Paşa, Tezâkir-i Cevdet ve Mâruzât adlı eserleri ile anı türünün başarılı örneklerini verir. Tanzimat’tan sonra edebiyatımıza giren roman, makale, tiyatro gibi türlerin yanında anı türünde daha az eser yazılmasına rağmen, bu alanda da önemli örnekler vardır.
Ebüzziya Tevfık’in, edebiyatımızın ilk nesir antolojisi olarak da kabul edilen Nümune-i Edebiyat-ı Osmaniye adlı eserinde o dönemin pek çok ünlü siması ile ilgili anılar bulunmaktadır. Ali Suavi de çıkardığı Muhbir ve Ulûm gibi gazetelerde zaman zaman kendi anılarından söz etmiştir. Tanzimat’ın ilk kuşak yazarlarından olan Ziya Paşa’nın, Rousseau’nun Emil adlı çocuk eğitimine değinen kitabına yazdığı ön söz olan Defter-i Amalim adlı yazısı anı türündedir. Ziya Paşa bu yazıda kendi çocukluğundan söz etmiştir. Harabat antolojisinin manzum ön sözünde ise şiire nasıl başladığını anlatan bir kısım vardır. Namık Kemal, tüm anılarını içeren bir eser yazmamıştır; ancak Magosa Mektupları ‘nda ve Recaizade Mahmut Ekrem’in bir çevirisi için yazdığı Mes Prisons Muahezesinde sürgün anılarından bahsetmiştir. Çok sayıda eserin sahibi olan Ahmet Mithat Efendi’nin Menfa adlı eseri anı türünün tipik örneklerinden biridir.
Tanzimat’ın II. kuşak sanatçılarından Recaiza-de Mahmut Ekrem ve Abdülhak Hamit’in anı niteliği taşıyan bazı yazıları vardır. Recaizade Mahmut Ekrem’in Tefekkür ve Nejad-Ekrem adlı eserleri tam olarak anı olmasa da şairin hayatına değindiği bazı ifadeleri içerir. Muallim Naci’nin anı türünde birkaç eseri vardır. Sünbüle adlı kitabının üçüncü bölümü olan Ömer’in Çocukluğu’nda, çocukluğunun bir bölümünü anlatır. Bunun yanı sıra, imparatorluğun o dönemdeki eğitim sistemi ile ilgili bilgileri içerir. Medrese Hatıraları Muallim Naci’nin anılarını içeren başka bir kitaptır. Burada da Muallim Naci’nin gençlik ve yetişme yıllan anlatılır. Samipaşazade Sezai’nin, yurt dışında geçen gençlik yıllarının anlatıldığı anıları Londra Hatıraları adıyla yayınlanmıştır.
Servet-i Fünûn döneminde yazılan anıların özelliği, Servet-i Fünûn edebiyatçılarının bir araya gelişlerini, hedeflerini, devrin diğer aydınlarıyla olan tartışmalarını içermeleridir. Bu özelliği ile Servet-i Fünûn döneminde anının, edebiyatçılar tarafından bir araç olarak kullanıldığı görülür. Halit Ziya Uşaklıgil’in Kırk Yıl, Saray ve Ötesi, Bir Acı Hikaye; Hüseyin Cahit Yalçın’ın Kavgalarım adlı eserleri Servet-i Fünûn döneminde yazılmış olan anı kitaplarındandır.
II. Meşrutiyet’i takip eden ve İttihat ve Terakki, Balkan ve I. Dünya Savaşlan’nı içine alan yıllarda, bazı devlet adamlarının siyasi ve politik içerikli anılar yazdıkları görülür. Bu tür anıların ortak özelliği, çoğu II. Abdülhamit döneminde görev alan yönetici kadronun II. Meşrutiyet’in ilanından sonra kendilerini savunma ihtiyacı hissetmeleri ve anılarında da bu durumu dile getirmiş olmalarıdır.
1908’den sonra eser veren pek çok edebiyatçı, anı türünde yazmayı ihmal etmemişlerdir. Bu yazarlardan bazıları ve eserleri şunlardır: Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Anamın Kitabı, gençlik ve Edebiyat Hatıraları, Vatan Yolunda, Zoraki Diplomat, Politikada 45 Yıl; Yahya Kemal Beyatlı’nın ölümünden sonra Yahya Kemal Enstitüsü tarafından çıkarılan Siyasi ve edebî Portreler ve Yahya Kemal’in Hatıraları; Refik Halit Karay, İstanbul’un İç Yüzü, Üç Nesil-Üç Hayat, Tanıdıklarım; Abdülhak Şinasi Hisar, Boğaziçi Yalıları, Geçmiş Zaman Köşkleri, Geçmiş Zaman Fıkraları, İstanbul ve PierreLoti, Halide Edip Adıvar, Türk’ün Ateşle İmtihanı, Mor Salkımlı Ev; Halit Fahri Ozansoy, Eski İstanbul Ramazanları, Şehir Tiyatrosunun 50. Yılı, Edebiyatçılarımız Geçiyor; Reşat Nuri üüntekin, Anadolu Notları; Yusuf Ziya Ortaç, Portreler; Samet Ağaoğlu, Aşina Yüzler.

ez cümle
romana dönüşebilecek bir omurgaya sahip konu zor ve bire bir her anı yaşanılmış olsa da kağıda bir o kadar edebî ve oldukça yalın halde dökülmüştü
Namık Kemalin sürgün yıllarını anlattığı anılarında ki burukluk biraz Ziya Paşanın çocukluk yıllarından acı Necip Fazıl’da çok güzel işlemişti anılarında bir anının amatörde olsa en iyi örneklerinden biriydi bu seri vâr olunuz
saygılar ve esenlik dileklerimle

3 cevap yazılmış Cevap Yaz


yakamoz deniz 10 Kasım 2018 Cumartesi 01:41:17
Bugün sizin sayfanıza uğradım birçok şiirinizi okudum Tanka, Haiku türlerindeki şiirlerinizi de :) Bir iş seyahatine çıkıyorum koşturmacam var o yüzden daha geniş bir zamanda sayfanızı uzun uzun inceleyeceğim zira bir hayli öğreneceğim var sizden. Gerek sayfanız gerek yorumlarınız okuyana birşeyler katacak türden bu yorumda olduğu gibi. Evet roman olabilecek türden yaşanmışlığı birkaç sayfalık anı yazısına sığdırmak pek kolay değil hele de içinde insanlara az da olsa faydalı olabilmek adına mesaj kaygısı varsa. Çok teşekkür ederim bilgilendirici yorumunuza var olun. benden de saygılar
Elbruz. 10 Kasım 2018 Cumartesi 01:51:49
çok teşekkür ederim inceliğinize berhudâr olunuz
evet kısa bir anı yazıya sıkıştırılmış ama roman olabilecek karaktere ve omurgaya sahip bir anı anılar ölümsüzleştirilmek istenen vakitler için yazılır en çok geçmişi mimlemek derler yazarlar A.B.D. eğitim veren akademiye dört yazar gönderdi bu ülke uzun uzun anlatmayacağım birisi Türk düşmanı birisi tasavvufu tersinden anlamaktan öteye gidemedi her neyse
anınız da güçlü bir anne ve sizin gibi roman karakteri olabilecek sağlam karakterler var bir kaç saç teliyle başlayan ve çoğalan ve sarıdan kahve rengine dönen yaşanmış hayatın her rengini taşıyan bir anı yazı ağrılı ise bir de zordur kaleme almak diyerek bitireyim hoş görünüzle
tekrar saygılarım ve esenlik dileklerimle her şey gönlünüzce olsun iyi geceler
yakamoz deniz 10 Kasım 2018 Cumartesi 02:25:38
Annem her ne kadar ben seni sarı doğurdum yine sarı ol desede ben saçım gibi hayatımın da rengini değiştirdim. Pozitif enerji verdi yorumunuz ve varlığınız çok teşekkür ederim. Sizinde herşey gönlünüzce olsun hayırlı geceler :)
Deniz Özer
10 Kasım 2018 Cumartesi 00:14:05
ne kadar acıklı bir hikaye
oysa ben duygu sömürüsü yapan
her şeyden nefret ediyorum

hepimiz birlikte size ağlamış olsak
bu sizde neyi değiştirir?
ben
kutlayamıyorum
çünkü burada
daha akıllıca yazılar okumak
istiyorum!!




10 cevap yazılmış Cevap Yaz


yakamoz deniz 10 Kasım 2018 Cumartesi 00:18:35
Çok zavallı bir yorum üzüldüm sizin için.
Deniz Özer 10 Kasım 2018 Cumartesi 00:31:23
Lütfen
siz yazıyı yazan için üzülün:)
hep birlikte hüngür ve de hüngür
yakamoz deniz 10 Kasım 2018 Cumartesi 00:36:37
kanser bile geçiyor inanın ama ruhsal sıkıntılar öyle kolay geçmiyor Allah şifa versin size :)
deniz-ce 10 Kasım 2018 Cumartesi 15:46:49
Tarzınız ne kadar da itici!
Saçmasapan bir sürü yazı dolaşırken ortalıkta, ''daha akıllıca'' yazılar görme isteğinizi bu sayfada dile getirmeniz de oldukça komik kaçmış.

yakamoz deniz 10 Kasım 2018 Cumartesi 17:30:01
Olur mu hiç diğer yazılarda atom parçalıyorlar. Teşekkür ederim Deniz-ce sayfamı onlarca kişi ziyaret etti şu yorumdan bir siz rahatsız olmuşsunuz.
Deniz Özer 10 Kasım 2018 Cumartesi 20:27:09
şaştım kaldım hala konuşuyorsunuz:)
yakamoz deniz 10 Kasım 2018 Cumartesi 20:33:26
Deniz Özer siz de maşallah hiç konuşmuyorsunuz hatta meraklı da değilsiniz hiç bakmayın sayfama hatta gidin bir daha da gelmeyin merak iyi birşey değil çünkü ruha zarar :)
Deniz Özer 10 Kasım 2018 Cumartesi 20:38:05
eeee ne yapayım bakmak zorunda kaldım
siz yazdıkça bildiri geliyor)
yakamoz deniz 10 Kasım 2018 Cumartesi 20:46:51
Bakmayın zaten ruhen sıkıntınız var burdaki gerginlik size iyi gelmez tekrar şifa diliyorum Deniz Özer :) bildiride benim adımı görünce direk silin
Deniz Özer 10 Kasım 2018 Cumartesi 20:53:30
lütfen ısrar etmeyiniz)
sizi mi silmem
silemem
ikram
9 Kasım 2018 Cuma 22:40:27
Tüm sıkıntılara rağmen tünelin ucundaki ışığı görebilen ve insanı ayakta tutan umudunuz daim olsun.
Çocukların her derdinin en fazla çile çekeni olan annelerimize de iki cihanda en güzel mutlulukları nasip etsin.
Size de annenize de selamlar olsun.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


yakamoz deniz 9 Kasım 2018 Cuma 23:18:41
Herşeyimizi kaybetsekte umut hep var olsun. Çok teşekkür ederim güzel dileklerinize bizden de selam olsun güzel yüreğinize
..kuzeyinkızı..
9 Kasım 2018 Cuma 15:11:15

ağır sınav

...

yazacak çok şey var aslında ama kelimeler yetmiyor bazen


1 cevap yazılmış Cevap Yaz


yakamoz deniz 9 Kasım 2018 Cuma 23:08:39
Her sınav nihayet buluyor çok şükür, alnımızın akıyla geçmeyi nasip etsin Allah. Sevgiler
smyrna35.5
9 Kasım 2018 Cuma 15:00:39
bir büyük zafer hikayesi bir kahramanlık destanı gibi hayran olmamak mümkün değil
destanın kahramanına bu zaferin sahibine içten saygı ve sevgilerimle
selam

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


yakamoz deniz 9 Kasım 2018 Cuma 23:07:29
Destan ve kahraman kelimelerini duyunca çok gururlandım :) Çok şükür geldi ve geçti o kötü günler bir daha da uğramasın bana bize hiçbirimize. Benden de saygılar sevgiler güzel insan çok teşekkür ederim.
Vuslâtı kelam
9 Kasım 2018 Cuma 14:48:07
Güzelim çok önceden anlatmıştın bana bu yazıda ve bir önceki iki yazinda tüm yaşadığın süreci zor Allah kimseyi boyle bir hastalikla sinamasin
Allah sana saglikli bir omur ve huzur icinde bir omur versin.tekrar gecmus olsun
Sevgilerimle

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


yakamoz deniz 9 Kasım 2018 Cuma 22:55:21
Aminnn çok teşekkür ederim canım benim benden de sevgiler :)

Okuduğunuz yorum yazar tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
Hikaye anlatan
9 Kasım 2018 Cuma 14:39:09
Ve bu gün yarından sonraki gün!

Bu gün sarı saçlarının gölgesinde sakladığı umutları acıları ve tüm olumsuzluklara rağmen hayata karşı güçlü olup dik durmayı başaran bu aralar saçları kahverengine çalan
gülüşünde sıcaklık yüreğinde Rabbine şükür barındıran bir hanım efendiyi tanıma şansına nail oldum.

İyi ki yazıyorsun iyi ki anlatıyorsun hayat tecrübelerini!
Bilmeyenler bilsin istiyorsun gerçekte insanların ne kadar zenginliklere sahip olduklarını

Madde dünyasından mana alemine ilerlerken şu yürüyüşümüzde biri birimize ayna olmaktır vazifemiz.

Gönülden gönüle ayna aynadan yürüyüş hakka

Allah insanlara kaldıramayacakları yükleri vermez!!! Yazı dizinde anlattıklarını ben yaşamış olsaydım kim bilir yüz defa ölmüştüm

Sana verilen bu hayatı dirayetle Rabbinden aldığın güç ve inançla göğüslüyorsun

Ne mutlu sana ne mutlu sarı saçlı kızın anasına ne mutlu sevgi uğruna dökülen göz yaşlarına

Ve sanma ki çekilen çileler boşunadır

Allah altı yüz yıl yaşattığı firavuna bir kere bile baş ağrısı vermemiştir olur da din gününde çıkar karşıma bana çektiği baş ağrısını söyleyip te af diler diye.

Hak olan ALLAH sevdiği kulunu çok yüksek makamlara çıkartmak istediğinde belli zamanlar arasında hastalıklar nasip eder insana

O makamlara ibadetle çıkılamaz orada var olabilmek için eyyub a.s sabrı gereklidir

Seninde nasibin de de eyyubi olmak varmış!!!

Bu gün gökyüzü başka bir mavi başka bir güzel
Yeşilin tonu başka bir hoş
İçimize çektiğimiz hava başka kokuyor misk misali

Bu gün yarından sonraki gün ve biz Rabbimizin Rahmeti ile yaşıyoruz.

Hayırlı şifalar dilerim

Mutlu günleriniz çok olsun. Amin

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


yakamoz deniz 9 Kasım 2018 Cuma 22:39:51
Ne kadar güzel ve içten bir yorum ne cevap versem biraz sığ kalacak. Evet hiçbir çile boşuna değil diğer tarafta cennete yaklaştırıyor bu dünyada da hayatı öğretiyor. Güzel dileklerinize ve manevi huzur veren yorumunuza çok teşekkür ederim. Allah cümlemize sağlık ve mutluluk versin. Saygılar
Fatma Oral
9 Kasım 2018 Cuma 09:38:39
Ahh Yakamoz
Allahım dedim. Çektiklerin karşışında kanım dondu. Allah yar ve yardımcın olsun. Bol şifalar diliyorum. Elleri öpülesi cennet kokulu annene de kucak dolusu sevgilerimi iletiyorum. İnşallah yaşadığı korkular ve üzüntü son olur.

Segilerimle.


1 cevap yazılmış Cevap Yaz


yakamoz deniz 9 Kasım 2018 Cuma 22:10:52
Çok teşekkür ederim güzel dileklerinize. Evet benim hikayemde en çok üzülen ve takdiri en çok hak eden annemdir Allah analarımızı başımızdan eksik etmesin. Sevgiler.
Filiz Şahin.
9 Kasım 2018 Cuma 08:54:46
Allah tekrarından korusun, ilk yazıda gökdelenin tepesinden yere çakılmıştım yakamoz ama şimdi gülümsüyorum. Sevgi ve sağlıkla kal

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


yakamoz deniz 9 Kasım 2018 Cuma 22:09:17
Aminnn. Gülümseyin tabii ki zaten umutsuza umut olsun ve yazı nihayete erdiğinde yüzlerde tebessüm olsun diye kaleme aldım herşeye rağmen yaşamak güzel. Sizde kalın segiyle ve sağlıkla teşekkür ederim.
Serkan BOL
9 Kasım 2018 Cuma 08:35:23
Yazı dizinizi okudum. Sizin yaşadıklarınız kolay değil ama siz çok güçlüsünüz ki bu savaştan çıkmışsınız. Bundan sonraki yaşamınızda sağlık mutluluk dilerim. Tekrardan geçmiş olsun

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


yakamoz deniz 9 Kasım 2018 Cuma 22:07:37
Çok teşekkür ederim güzel yorumunuza ve güzel dileklerinize
mutluluk mavi çocuk
9 Kasım 2018 Cuma 07:53:31
"...Yarınsız bir hayat yaşıyorum bu günümün tadını çıkarıyorum daha da önemlisi beni üzen her şeyi hayatımdan çıkarıyorum. Kader bana çok güzel bir hayat sunmasa da bir hayat sunmuş Yaradan ve imtihan dünyasında sınıfta kalmadan gülümseyerek yaşamaya çalışıyorum ve şunu biliyorum ki nefes almak yaşamak hele hele gökyüzüne bakmak öyle güzel ki bunu ancak benim gibi gökyüzünü görmeden günlerce yaşama savaşı verenler bilirler. "

Bu yazı dizisinin ana fikrini ve güçlü yüreğinizi kutluyorum
Dilerim umudunu kaybetmek üzere olanlar da okur bu güzel kalemi saygı ile...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


yakamoz deniz 9 Kasım 2018 Cuma 22:06:58
Evet yazının ana fikri aynen bu aldığınız bölüm ve umarım insanların içini karartmaz bilakis umudunu kaybedene umut olur yazdıklarım maksadım bu çünkü. Çok teşekkür ederim benden de saygılar
Mustafa26
9 Kasım 2018 Cuma 02:16:10
yaşadıklarınızın hiç birisi kolay değil.. Çok geçmiş olsun .. Saygılarımla



Mustafa26 tarafından 11/9/2018 2:00:13 PM zamanında düzenlenmiştir.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


yakamoz deniz 9 Kasım 2018 Cuma 22:05:30
Teşekkür ederim saygı benden
Mustafa26
9 Kasım 2018 Cuma 02:10:38


Mustafa26 tarafından 11/9/2018 2:34:21 AM zamanında düzenlenmiştir.

Cevap Yaz
sami biberoğulları
9 Kasım 2018 Cuma 01:36:40
Sevgili Deniz.

Nutkum tutulmuş vaziyetteyim. Böyle durumlarda ne denir bilemiyorum. ''Allah yardımcın olsun mu denir? Allah hiç ummadığın anda hiç ummadığın bir zamanda ( ama en tez zamanda tabii ki ) bir sebep ihsan ederek seni sağlığına kavuştursun'' Demenin dışında ne söylenebilir? Hiç bilmiyorum.

Belindeki az bir şey fıtık sebebiyle çektiği ufacık ağrıları dertten sayarak her önüne gelene anlatan ben senin çektiklerinin onda birini çekseydim nasıl bir isyan içinde olurdum kim bilir. Oysa sen bu durumunda bile çok şükür diyebiliyorsun.

Demek ki büyüklük yaş ile ilgili bir şey değil. Büyük insansın vesselam.

Rabbim sana bu dünyada doya doya tattırmadığı mutluluğu ya bu dünyada sağlığına kavuşturarak bundan sonraki hayatında doya doya tattırsın, ya da acısız, sızısız, ağrısız bir şekilde yanına alıp orada tattırsın sana hakkettiğin mutluluğu.

Klasik olacak ama sözlerimi hep yaptığım gibi bağlayacağım:

Selam ve sevgilerimle.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


yakamoz deniz 9 Kasım 2018 Cuma 22:05:06
Çok şükür geçti o günler ve iyi dilekler ve dualar sayesinde de tekrar gelmeyecek o kötü günler inşallah. Çok teşekkür ederim benden de selamlar.
gecenin ruhu
9 Kasım 2018 Cuma 00:33:14
yazılarınızı takip ettim çok acı çektiniz yaşam mücadelesi verdiniz hayata tutunmak için tüm gayretinizi sarfettiniz dilerim Allahtan tez zamanda istediğiniz gibi sağlıklıklı mutlu bir yaşama kavuşur sizi seven
aileniz çocuklarınız ve sevenlerinizle birlikte mutlu bir ömür geçirirsiniz çok geçmişler olsun

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


yakamoz deniz 9 Kasım 2018 Cuma 22:03:15
Çok şükür şu an sağlıklıyım Teşekkür ederim.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.