yakamoz deniz
209 şiiri ve 24 yazısı kayıtlı Takip Et

Kanserle yaşam-l



Kanserle Yaşam-l

Günün Yazısı
Okuduğunuz yazı 5.10.2018 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.

Bugün yine ikinci kattaki evimizin önüne kendimi zor attım nefes nefese kalınca ne çok yoruldum bu aralar diye susturdum iç sesimi ki yorulacak birşey de yapmadım aslında. Eve dönerken yaşlı bir amca durdurdu kızım omuzundan ayak ucuna kadar dökülmüş saçların özel bir yere gidiyorsan temizleyiver dedi oysa evden çıkarken tek saç teli bile yoktu. Bu aralar çok bulaşık yıkadım heralde ondandır ellerim hep yara derilerimde döküntü var çocukluğumdan beri aile mirası alerjime atıyorum suçu herşeyi geçtim de birde öksürük yapıştı boğazıma günlerdir Ramazan bir çıksın da hemen doktora gideyim diye kuruyorum kafamda ama o da çıkınca başka bahane bulurum kendime belki de kronik bronşitim var çocukluğumdan beri ondandır bu öksürük diye yine susturuyorum iç sesimi. 24 yaşında bir genç kız için çok fazla diyorum bu kadar problem uykumda düzensiz ama o da kesin babama çektiğimdendir. Eklemlerimde çok ağrıyor bu aralar o da kesin ufak tefek oluşumdandır diyorum, aklıma daha ciddi bir durum olacağı gelmiyor olamaz çünkü ben daha çok küçüğüm...

Ramazan çıktı çok şükür alnımın akıyla orucumu tuttum kendimi attım doktora. Doktor boynumu yokladı kaşları çatıldı "Daha önce hiç doktora gitmedin mi?" diye sordu hayır dedim. Birkaç tahminim var lenflerin de sertlikler var tüberküloz olabilir başka durumlarda olabilir sen en iyisi üniversite hastanesine git özel muayenehanede olacak iş değil senin işin uzun deyip muayeneyi sonlandırıyor.

Bir anda kendimi Özel Demetevler Onkoloji Hastanesinde yatarken buluyorum. Ameliyat olmam gerekiyormuş ciddi birşey yokmuş dört beş santimetrelik bir kesi olacakmış boynumda sonra kalkacakmışım ayağa o kadar basit söylüyorlar ki çocukluğumdan bu yana düdüklü tencere dışında hiçbirşeyden korkmayan ben, korkuyorum... Daha ben evleneceğim anne olacağım bunlar için büyüdüm ama ameliyat için çok küçüğüm...

Ameliyatımı oldum, dedikleri gibi oldu aynen dört beş santimetrelik bir kesi tamam biraz olumsuzluklar yaşadım epeyce sarsıldım annemde çok yoruldu ama çok şükür evime döndüm. İkinci hayatımın ucundan tuttum ve dikişlerim alınacak hayatıma kaldığım yerden devam edeceğim bu ikinci yaşam hediyesini daha iyi değerlendireceğim diye planlar uçuşuyor kafamda...

Annem çok iyi bakıyor bana sanki kırkdokuz kilo değilim de yüzelli kiloluk bir devmişim gibi habire en sevdiğim yemekleri dört kişilik porsiyonlar halinde koyuyor önüme. Bugün dikişlerim alınacak çok heyecanlıyım. Sabah uyandım "Anne dedim bir rüya gördüm çok etkilendim". Annem hemen "Senin rüyaların çıkar ne gördün" diye kaygıyla soruyor. "Rüyamda çok ağır bir ameliyat daha geçirdiğimi gördüm" diyorum. Annem "Aman her rüyada çıkacak diye birşey yok" diye hızla odadan çıkıyor.

Doktor dikişlerimi aldı ama içimde yine de belli belirsiz bir korku var nedenini bilmediğim. Sonra benden uzakta birşeyler konuşuyorlar neyse çok şükür çıkıyoruz artık eve gidiyoruz. Evin yolunda değiliz anne diyorum kimse bana cevap vermiyor. Bir anda hiç bilmediğim bir binanın içinde buluyorum kendimi sanki bir korku filminin içinden geçiyormuşum gibi. Beni sürükledikleri dairenin kapısında genel cerrah yazısını okuyorum gerisini okumaya fırsat bulamadan kelli felli yaşlıca bir adamın karşısında buluyorum kendimi. "Kızım ameliyat olman gerek" diyor. "Ben ameliyat oldum ama" diyorum "O ameliyat değil ki sinek ısırmış seni" diyor. O arada da yarın yatış için hastaneye gelin şu saatte diye kâğıtlar tutuşturuyor annemlerin eline. Hızlıca kaçıyorum oradan ameliyatlı bedenimle ben koşuyorum annem koşuyor babam koşuyor en sonunda annem yakalıyor beni sarılıyor "Bana yalan söylediniz ben çok küçüğüm o yüzden değil mi" diyorum ben çok küçüğüm...

İlk ameliyatımın üzerinden on gün geçti ben yine hastanedeyim. Herkes bana acıyarak bakıyor vah vah daha çok gençsin diyorlar evlimi sin çocuğun var mı diyorlar bekarım deyince oh bari çocuğun yokmuş şükret diyorlar. Şükret ölsen de arkanda çocuk çoluk kalmayacak. Demek ki diyorum ölüm sadece annelere yakışmıyor gerisi ölebilir. Oysa ben hep ardından en çok anne ağlar diye öğrenmiştim meğer öyle değilmiş çocuğu olmayanlar rahatça ölebilirmiş annem ağlar diyorum içimden önemli değilmiş...

Yarın ameliyat olacağım, bana söylemiyorlar ama ağır bir ameliyat olacak onu hissedebiliyorum.. Bugün doğum günüm günlerden Pazar. Hastaneden izinli çıkardılar beni arabayla gidiyoruz eve radyoda "Bu akşam ölürüm" şarkısı çalıyor istemsizce bir damla yaş akıyor gözümden hızlıca siliyorum kimse görmeden. Bir daha belki kutlanamazmış gibi kutluyoruz doğum günümü. Annem saçlarını kestirsek mi biraz diyor "Neden anne ben ölecek miyim?" diye çıkışıyorum. "Hastane ortamında yıkamak zor olur diye söylemiştim boşver" deyip konuyu hızlıca kapatıyor. Gece yarısı kül kedisi gibi bütün hayatımı geride bırakıp hastanenin o soğuk odasına kıvrılıyoruz annemle birlikte.

Bir daha gel diyor annem bir daha kucaklayım. Son kez sarılıyor bana bir daha hiç görmeyecekmiş gibi "Sarı saçlı kızım" diye okşuyor saçlarımı iyi ki kestirmemişiz diye seviyor belime kadar uzanan saçlarımı. O gözlerdeki acı yüreğimi acıtıyor. Ve gidiyorum bir bilinmeze doğru.

Rüyamda denizlerde yüzdüğümü görüyorum. Rüyanın içinde rüya yorumu yapıyorum. Diyorum ki rüyamda deniz görüyorum demek ki ölmemişim uyandığım ilk anda bunu anneme söylemeliyim...

Boynumda çok keskin bir acı var çok susadım ve bağırmak, seslenmek istiyorum sesim çıkmıyor. Yoğun bakımmış burası öyle diyorlar. Uyan artık güzel gözlü ne çok uyudun diyen bir sesle gözlerimi aralıyorum pencereden öyle güzel bir güneş vuruyor ki hem de mart ayındayız... Benim için doğdu bu güneş diyorum. Çünkü ben bugün Allah’ın bana hediye ettiği üçüncü hayatımı kucaklıyorum...

Devam edecek...

Beğen

yakamoz deniz
Kayıt Tarihi:4 Ekim 2018 Perşembe 00:02:46

KANSERLE YAŞAM-L YAZISI'NA YORUM YAP
"Kanserle Yaşam-l" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
Billur T. Phelps
18 Ekim 2018 Perşembe 19:47:19
İkinci yazıyı görünce, birinciye de geldim. Çok sinsi bir hastalık bu, öyle kolay kolay
kendini belli etmiyor. Ama günümüz de ne kadar zorlu olsa da onunla başa çıkılmayı
öğrendiler şükür.

Tüm kalbimle bir daha kendini göstermemiş olmasını diliyorum.

:)

Cevap Yaz
levent taner
18 Ekim 2018 Perşembe 18:43:20
Rabbim dermansız dert vermesin umarım ki

Sayfanın pırıltılı, ışıltılı, cıvıltılı hanımefendisine sağlık, huzur ve bereket dolu bir yaşam dilerim

Gün başarınızı da içten kutlarım

Yüreğinize, emeğinize, kaleminize, kelamınıza bereket

Saygı ve selamlarımla...

Cevap Yaz
ahmet şahin
18 Ekim 2018 Perşembe 14:11:43
Hayat cesur insanlarındır...Yaşadıkların karşısında cesaretin çok büyük..Umutların ve duygularında öyle..geçmiş olsun...sağlıklı günler senin ve tüm insanların olsun...

Cevap Yaz
beyazmelek
5 Ekim 2018 Cuma 23:21:37
seni seviyorum..

Cevap Yaz
harun yildirim
5 Ekim 2018 Cuma 23:20:35
Güzeldi duygu yüklü tebrik ederim

Cevap Yaz
AYSE KAVAK
5 Ekim 2018 Cuma 19:02:01
Nasil bir duyguylanakis ettiniz ve anlatiniz ki Rabbimden sifa diliyorum insallah yazinin ismi degildir Rabbim yar yardimciniz olsun sevgimle

Cevap Yaz
bulunmaz_hint_kumaşı
5 Ekim 2018 Cuma 16:43:09
Yazıyı beğensem bu içerik beğenilir mi? Yorum yazacak oldum ne yazacağım bilemedim. Allah kimsenin sağlığını bozmasın nokta. ..

Cevap Yaz
AhmetÇelik
5 Ekim 2018 Cuma 13:45:52
İnşallah kurgudur diyorum içimden geldiğince. İnşallah kurgudur. eğer doğruysa da hastalığa postu deldirmeyecek kadar da güçlü iraden olduğuna inanıyorum. Bu bence sendeki azmin ve gayretin eseri. BEN SANA BÜTÜN KALBİMLE HUZURLU, MUTLU, SAĞLIKLI DÖRT BAŞI MAMUR UZUN BİR ÖMÜR DİLİYORUM.

Cevap Yaz
Ayşegül AKDAĞ BARUTÇU
5 Ekim 2018 Cuma 12:04:05
O kadar derinden hissettim ki kurgu olmasını umuyorum. Eğer kurgu değilse acil şifalar diliyorum. Vallahi de gözlerim dolu dolu okudum, zor yutkundum. Rabbim tüm hastalara acil şifalar versin çok zor bir durum.

Cevap Yaz
YALNIZLIK EVİ
5 Ekim 2018 Cuma 09:29:14
Rabbim şifa versin seni sevdiklerine bağışlasın.Güzel rüyaların ve güzel sonuçlarınla yazının devamını okumak dileğiyle...

Cevap Yaz
Vuslâtı kelam
5 Ekim 2018 Cuma 09:03:37
Ah ... guzel gozlu arkadasimm gozume yas getirdin okurken samimi dusuncelerin sesini yansitmissin dizelerine.

Son yillarda arttikca arti bu illet zor bir surec elbette Allah herkesin yardimcisi olsun ki bu illeti yenebilsin...

Sevgilerimle kuzum gun basarina da sobsuz tebrikler

Cevap Yaz
Serkan BOL
5 Ekim 2018 Cuma 08:52:04
Güne gelen yazınızı tebrik ediyorum. Devamını merakla bekliyoruz.
Saygılarımla...

Cevap Yaz
sevenol
5 Ekim 2018 Cuma 07:02:34
Sağlık afiyyet ve mutluluk dileklerimle.
Maharetli kaleminize ulvi yüreğinize daim Selam ve Dua ile Saygılar🌿🌿🌿

Cevap Yaz
Mısrâ-i Âzâde
4 Ekim 2018 Perşembe 18:43:47
Bu yoldan iki kez geçmiş biri olarak, ne desem az kalacak..
Çünkü binlerce kelime, binlerce anlamıyla da üşüşse yazılarımıza, yine de gercek apayrı bir yerde durur bilirim..
Yazarız, çizeriz, belki bir nebze rahatlarız. Ama gerçek yine de orada durur.
Gerçek orada durur ve unutturmaz kendini.
Benim de bir yazım var, hastalığımın üstünden beş yıl geçtikten sonra kaleme aldığım.
Fakat hiçbir anıya benzemez. Üzeri küllenmez..
Hâlâ orada durur " beni unutma" der gibi..
İnşallah yazdıklarınız sizin gerçeğiniz değildir.
Gerçi birilerinin hep gerçeği..
Şifa herkese..
Sevgiler..

Cevap Yaz
Gamzelimm
4 Ekim 2018 Perşembe 18:24:58
Son yıllarda özellikle büyük hızla artan bir hastalık. Ailemden bir kaç kişi yaşadığı için biliyorum bu hastalığı elbette yaşayan kadar anlamam mümkün değil ama çok zor olduğunu tahmin edebiliyorum. Allah tüm hastalara şifalar nasip etsin inşallah.

Sevgilerimle

Cevap Yaz
rezzan sipahi
4 Ekim 2018 Perşembe 18:10:10
ne yazık ki hayat bazen böyle acımasız olabiliyor ve çoğu insan payına düşeni alıyor bu acıdan,ama zor günler geride kalmış inşallah,yaşanacak daha çok güzel günler var hele ki böyle gencecik bir insan için...

anlatım için de şunu söylemeliyim ki tek kelimeyle harikaydı,yüreğinize sağlık

Cevap Yaz
İpekyildiz
4 Ekim 2018 Perşembe 16:40:29
Off ki ne of kanser sinsi bir düşman ve insanı hep en zayıf anında yakalıyor. Ben de atlattım o illeti, atlattım diyorum ama sarı dosyam mevcut ve kontrollerim yapılıyor sürekli. Ben öğrendiğim ilk an düşündüm üzülsem ne işe yarayacak, işten atılmışım eşiyle aram iyi değil bir tane evladım var bana muhtaç... Sonra dedim ki kalk ayağa hadi, bir çok şeye gereksiz üzüldün işte asıl dert seni buldu ki üzülme hakkım ve ölme hakkım da yok çocuğumu düşününce. Sarıldım hayata, her şeye gülümsedim, acı içinde kemoterapi görürken ve saçlarım dökülürsen gezdim; hiç yapmadığım şeyleri yaptım ve bir de bioenerji yi keşfettim.ve hepsi doktor kontrolünde gerçekleşirlken, onların ümidinin olmadığı anda bile yaşamak istiyorum dedim. Yaşıyorum işte, saçlarım da bir güzel oldu eskisinden de şahane. Sağlıklıyım şu an ve Allah'a şükür fani hiç bir şeyi dert etmiyorum. İki gün sonra deseler yine var. Yine aynı şeyi yaparım Deniz. Hayat bir şans ve iyi değerlendirmek lazım.

Çok duygulandım inan okurken kurgu gibi gelmedi, ama öyle ise çok başarılı buldum.

Duyarlı yüreğiniöpüyorum canım
Sevgilerimle

Cevap Yaz
Saynur Baysal Öztürk
4 Ekim 2018 Perşembe 16:19:18
Duygular, diyalologlar... O kadar gerçekçi ki, kurgu olmasını diliyorum. Üslubunuz ve yazının akışı çok güzel. Anlatmak istediğinizi okuyucuya duygusu ile birlikte geçirebiliyorsunuz. Tebrik ve selam ile. (Umarım hasta değilsinizdir, ama yazı gerçek ise şifa dileklerim ile...)

Cevap Yaz
Fatma Oral
4 Ekim 2018 Perşembe 15:55:59
Hastane manzaraları.

Ölüm ve hastalık hiç kimseye yakışmıyor. Lakin çocuk ve gençlere hiç yakışmıyor.

Elinize, kaleminize, yüreğinize sağlık.

Sevgilerimle.

Cevap Yaz
E.F.M.E.YAZICI
4 Ekim 2018 Perşembe 13:33:02
Ömrünüz ve yazılarınız bereketli olsun, daima güzellikleri kucaklayın..güzel düşünenler güzellikleri hak ederler İnşa Allah...

Cevap Yaz
Den(iz)
4 Ekim 2018 Perşembe 12:52:52
https://www.youtube.com/watch?v=mkYrZ4aZk5I

Sevgilerimle...

Cevap Yaz
Beliz.
4 Ekim 2018 Perşembe 11:04:09
Mart ayında Güneş'e uyanmak... Ne güzel...
Mevsim kış dahi olsa kalbimizin ışığı hep açık olsun

Sevgilerimle

Cevap Yaz
Hicran Aydın Akçakaya
4 Ekim 2018 Perşembe 10:29:20

Ne yaşa bakıyor ne cinsiyete öyle sinsi bir düşman ki. Bu illetle savaşan kim varsa Rabbim acil şifa versin hepsine.

Ağladım okurken ama geldi geçti hepsi bugün sağlıklısın ve buradasın canım. Çok şükür.
Sevgiler.

Cevap Yaz
Dilek USTA
4 Ekim 2018 Perşembe 10:10:20
Kardeşim çocuk onkoloji hemşiresi ..Bazen facesine eklediği çocuklara uzun uzun bakıyor, bazende bana ,abla bugün bir çocuğumuzu daha kaybettik diyor.
Aylarca hastanede tedavi görüp iyileşenlerde varmış tabii ama büyük bir çoğunluğunun tekrar nüksediyormuş hastalığı.
El kadar sabileri o halde düşündüğümde Tanrının adil olmadığını düşünüyorum.

Hüzünlü fakat gerçek olma olasılığı yüksek bir hikaye..Çünkü aşırı yaygınlaşan bir illet kanser..

Kalemine yüreğine sağlık canım benim.
Umarım bir gün tüm hastalıkların çaresi bulunur.

Sevgilerimle

Cevap Yaz
Filiz Şahin.
4 Ekim 2018 Perşembe 07:37:21
saçlar kemoterapisiz dökülmeye başlamış ne kanseri bu
kurgu olduğunu düşündüğümden soruyorum ama sanırım ikinci bölümde cevapları alacağız

Zor ve sinsi bir hastalık Allah yüm hastaların sabrını ve şifasını versin inşallah

Cevap Yaz
Selva Durmaz Emir
4 Ekim 2018 Perşembe 02:48:31
Bu yaşanılanlar gerçek mi şimdi? :((..

Cevap Yaz
İsabella
4 Ekim 2018 Perşembe 00:28:01
Ben hiç dayanamam böyle yazılara :(

Cevap Yaz
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.