aytekin hoca
0 şiiri ve 273 yazısı kayıtlı Takip Et

Makyaj tutkusu



Kimi zaman beni rahatsız eden konuları yazarken, birileri de beni yanlış mı anlar, diye düşündüğüm olur. Beni kaç kişi okur, kaç kişi yazdığımla ilgilenir bilmem ama, ilgilenenleri de kırmamak lazım.
Makyaj konusunda ilk defa yazmıyorum. Daha önce de bu konuya değindimse de bir başka açıdan bakmak istiyorum, konuya.
Makyaj denince eskiden kadınlar akla gelirdi, keşke öyle kalsaydı ama artık erkekler de başladı yavaş yavaş.
İnsanlar neden makyaj yaparlar? Daha güzel ve bakımlı görünmek için.
Kime güzel görüneceğiz? Elbette karşı cinse.
O halde kaygının kendini beğendirmek olduğunda karar kılabilir miyiz?
İtirazları duyar gibiyim. Yine feminist bir okurum kadınlara hakaret ettiğimi düşünse de ben aynı kanaatte değilim. Bu hakaret değil durum tespitidir. Kaç kadın, mesela hasta yatağında veya hiç dışarı çıkma ihtimali, kimsenin gelme ihtimali olmadığı zaman makyaj yapar?
Bu tartışmayı bir kenara bırakarak asıl saptamalarıma geçmek istiyorum.

Bu tutkunun birkaç dönemi var kadınların hayatında.
Birinci dönem çocukluk yıllarında oluşur. Allah’ın bir vergisi ve toplumun, annenin etkisiyle kız çocuğu makyaj yapan büyüklerine özenir ve çok berbat olsa da dener. Bu deneme anında yasaklanır ve bir daha yapmaması için önlemler alınır.
İkinci dönem çocuğun gençlik yıllarına geçişi sırasında olur. Bir dişi olmanın avantajların fark eden çocuk ilgiyi daha çok üzerinde toplamak, biraz da gençliğinin verdiği asilikle sık sık boyanma denemeleri yapar. Beceriksizce ve aşırılığa varan denemeler… Aslında gençliğinin ve güzelliğinin makyajı gerektirmeyecek ölçüde olduğunu bilmez veya anlamaz. Yasaklı olmasına rağmen yapar ve büyükler de bir nebze olsun görmezlikten gelir. Bu dönemde körpe tenine sürdüğü kimyasal maddelerin sonraki yıllar için ne kadar riski olduğunu asla bilemez.
Üçüncü dönemde artık tam bir dişidir ve yasaklama da kalkmıştır. Aslında bu dönemde de ihtiyacı yoktur makyaja. Oldukça becerikli bir şekilde makyaj yapar. Yapmadığı zamanlar artık azalmıştır. Dışarı süslenmeden çıkmayı pek istemez. Bu dönemde makyaj hala artıdır onun için.
Dördüncü dönemde makyajlı geçen yılların getirdiği olumsuzlukları kapamak için makyaj yapılır artık. Artı değer olmaktan çıkmıştır. Artık makyaj yapmadan dışarı çıkması mümkün değildir. Makyajlı olduğu zaman hala yüzüne bakılmaktadır.
Beşinci dönemde makyaj yapmayan akranlarına nazaran çok bozulmuş olan cilde, saça, tırnaklara ve tene artık en üstün malzemeler bile fayda vermez. Yaşı çok ileri olmamasına rağmen (eğer estetik imkanı da yoksa) dışarı çıkmak bile istemez.
Şimdi aynı dönemleri makyaj meraklısı erkeklerde mi yaşayacak?
Bilmiyorum. Sizce?

Beğen

aytekin hoca
Kayıt Tarihi:11 Eylül 2018 Salı 21:31:37

MAKYAJ TUTKUSU YAZISI'NA YORUM YAP
"Makyaj Tutkusu" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
AyKıRıSaNaT
12 Eylül 2018 Çarşamba 04:05:14

Güzellik ve onu insana ,canlıya iten her şey kutsaldır. Bütün güzelliğin temelinde Tanrı varsa ve en denildiğinde o varsa ,insanların varmak istediği Tanrı ise, bunu da hoş görmek lazım :)



Cevap Yaz
Dilek USTA
12 Eylül 2018 Çarşamba 02:01:47
İnsanın kendisiyle barışık olması gerekir sözü artık yavan kalıyor değerli kalem.
Kadının veya erkeğin bakımlı olması,temiz kokması önce kendisine ve topluma olan saygısından kaynaklıdır bence.
Dişleri sararmış,
kaşları orman gibi,
saçı sakalı pis,
tırnakları bakımsız ve ter kokan bir insan bence çok iticidir.
Dozunda yapıldığı sürece herkes makyaj.yapabilir.

selamlar sevgiler.

Dilek USTA tarafından 9/12/2018 2:09:50 AM zamanında düzenlenmiştir.

Cevap Yaz
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.