Gamzelimm
190 şiiri ve 24 yazısı kayıtlı Takip Et

Mathilda' nın mavi bisikleti



Mathilda' nın Mavi Bisikleti

Günün Yazısı
Okuduğunuz yazı 2.8.2018 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.

Ölüm...kaçınılmaz olan sonumuz. Teknoloji ne kadar ilerlerse ilerlesin çaresi bulunmayacak olan tek gerçeğimiz.
Allah’ın takdiri ve bize verilen nefes sayılarımız bittiğinde bir şey bahane olacak, ebedi olarak ait
olduğumuz yere gideceğiz.

Yakınlarından vefat edenler ölümün acısını ve yakınlarının yokluğunu çok şiddetli bir şekilde yaşıyor.
Bir daha ölen yakınlarımızı göremeyecek olmak, seslerini duyamamak ve dokunamamak bitmeyen bir özlem
oluşmasına neden olur içimizde. Hiç kolay değildir bu. Yokluklarına alışmaya çalışmak ama bir daha hiç
gelmeyeceklerini bilmek. Özellikle de kaybettiklerimiz anne ya da baba ise bu acıyı çok daha yoğun hissederiz.

Bir de anne - baba yokluğunu ve özlemini onlar hayatta oldukları halde yaşayanlar var. Anne ve babasını
hiç tanımamış,görmemiş ve hiç bilmemiş olanlar.
Hangisi daha zor ? Anne ve babasını ecel nedeniyle kaybedenlerin durumu mu, yoksa her ikisi de hayatta oldukları halde onları hiç görmemiş ve tanımamış olmak mı ?
Sanırım her iki durum da çok zor.

Dün bir dostumun vefat eden annesine yazmış olduğu şiiri okudum.
Arkadaşım annesini çok özlüyor ve haklı da ama aslında bir yandan da şanslı. Çünkü annesini tanıyor, kokusunu biliyor, annesini rüyalarında gördüğünde ya da hayal ettiğinde yüz hatlarıyla, hatta mimikleriyle
görebiliyor.

O şiiri okurken birden bir anı canlandı hafızamda ve o anıda kelimeleri bile hüzünden beslenen küçük bir kız.

Mathilda...Elbette gerçek adı bu değil, ama ben onu hep Mathilda olarak hatırlayacağım. ’ Leon ve Mathilda-Sevginin Gücü ’ adlı filmi izleyenler bilir bu karakteri. Bu nedenle filmden bahsetmeyeceğim.

Yıllar önce bir paylaşım sitesinde kesişti yolum Mathilda ile. Yazılarına ve şiirlerine tesadüf ettim bir gün. Okumaya başladım ve okudukça da hayran olmaya. Öyle derin ve yürekten yazılmıştı ki hepsi.
Profil resminde ise Mathilda’nın resmi vardı. Takip etmeye başladım o günden sonra yazdıklarını.
Hayalimde yaş olarak büyük bir insan canlandı çünkü yazdıkları çok derin şeylerdi. Zamanla o da benim
yazdıklarımı takip etmeye başladı. Yorumlar falan derken özelden sohbet etmeye başladık. Henüz on dört yaşında küçücük bir kız olduğunu öğrendiğimde çok şaşırmıştım. İnanamamıştım.
Sohbetlerimiz ilerledikçe Mathilda hakkında daha fazla şey öğrenmeye başlamıştım.

Bir yetimhanede yaşıyordu. Anne ve babasını ne görmüştü ne de tanıyordu. Onlar hakkında hiç bir şey bilmiyordu.Gözlerini yetimhanede açmıştı ve kendini bildiğinden beri oradaydı. Çok büyük bir sevgisizlik
içindeydi.
Mavi bir bisikleti vardı, resimlerini görmüştüm. Bisiklet o kadar eskiydi ki dökülüyordu her tarafı. Ama Mathilda için değeri ölçülmeyecek kadar fazlaydı. Bisiklet kullanmak en büyük tutkularından biriydi.
Hep derdi ki ;
’ Bisikletime bindiğimde bu dünyadan başka bir dünyaya basıyor ayaklarım sanki, özgürleşiyorum. Kollarımı
açıyorum iki yana kocaman ve işte o zaman benim gibi kimsesiz olan bütün çocukları kucaklıyorum ’

Allah vergisi çok güzel resim yapma yeteneği vardı. Ama resim yaparken çizdiği hep aynı şeydi. Sayfalarca bıkmadan usanmadan hep Mathilda’nın resimlerini yapardı. Kendisini Mathilda ile o kadar özdeşleştirmişti.
İşte bu nedenle benim için hep Mathilda olarak kalacak. Derin şiir ve yazıların sahibi, küçük yaşta yaşlı bir kalp taşıyan sevgi mağduru o küçük kız.

Fazla konuşmayı sevmiyordu. Özellikle anne ve babasına kızdığı anlarda tamamen içine kapanırdı. Onu yalnız bıraktıkları için çok kızardı onlara ve böyle anlarda günlerce tek kelime etmezdi.
Anne ve babası olmadığı gibi tek bir akrabası da yoktu. Bazen derdi ki bana ’ annemle babamı rüyamda gördüm biliyor musun ama ikisinin de yüzleri yoktu ’
Bazı anlar vardır, karşınızdaki kişiyi teselli etmek istersiniz ama yarası o kadar derindedir ki ne yaparsanız yapın ulaşamazsınız o derinliğe ve dokunamazsınız öyle yaralara.

Ağlardı, hem de çok sık ağlardı. Annemle babamı hayal etmek istiyorum ama onları hiç görmedim tanımıyorum, hayal bile edemiyorum , onları hayal edebilme hakkımı bile aldılar elimden derdi.

Aradan bir kaç yıl geçti. Biz Mathilda ile devamlı görüştük. Kimi zaman cep telefonuyla da konuşuyorduk. Eski bir cep telefonu bulmuştu. Son zamanlarda üzüntüsü de hüznü de çoğalmıştı. Nedenini sordum
önce söylemek istemedi. Ama ben ısrar edince anlattı. On sekiz yaşım yaklaşıyor, yetimhaneden çıkaracaklar yaşım on sekiz olunca. Ne yaparım ben nereye giderim dedi.

Annemle görüştüm ve ona Mathilda’dan, yaşadıklarından bahsettim. Onu yanıma almak istiyorum dedim. Annem tanımadığı için itiraz etse de benim aklıma koyduğum şeyi yaptığımı iyi bildiği için fazla da ısrar etmedi. Sonunda sen bilirsin dedi.
Mathilda ile konuştum, benim yanıma gel ben de yalnızım kızım ol, birbirimize destek olur yaşar gideriz dedim. Önce çok şaşırdı, sustu. Ama onun insanlara olan güvenini öylesine yıkmıştı ki insanlar, uzun zaman
tereddüt etti. Çok dil döktüm, ısrar ettim her fırsatta tekrarladım bunu. Öyle şiirler ve yazılar yazan bir
çocuk çok güzel bir yüreğe sahipti bana göre. Ben ondaki bu yeteneklerin hiç olmasını ve en önemlisi de Mathilda ’nın hayatın içinde yok olmasını hiç istemiyordum. Ayrı odan olur evde istediğin kadar resim yaparsın doya doya bisiklete binersin, hem sana yine mavi renkli bir bisiklet de alırız dedim.
Günlerce gecelerce uğraştım.

Gelmedi.. Bana bu konuda tek söylediği cümle ’ Kimseye yük olamam, senin bir düzenin bir hayatın var. Bana annem bile bakmadı sen buna hiç mecbur değilsin ki hem senin düzenini bozamam buna hakkım yok dedi.
Ben uğraşmaktan vazgeçmedim ama o kararından dönmedi.

Bir süre sonra ağır bir rahatsızlık geçirdiğim için o siteye bir daha giremedim. Onunla cep telefonuyla irtibat kurmaya çalıştım ama telefon kapanmıştı.
Yaşı on sekiz olmuştu. Bir daha Mathilda’dan hiç haber alamadım. Umarım iyidir, umarım.

Ondan geriye kalanlar mavi bir bisiklet, sayfalarca çizilmiş Mathilda resimleri ve konuştukça hüzün yağan yaşından büyük kelimeleri oldu.

Mathilda gibi öyle çok çocuk var ki. İnsanların bakamayacakları çocukları doğurmamaları gerekir. Çünkü sonuçta olan çocuklara oluyor. Büyüklerin hatalarının sonuçlarına onlar katlanmak zorunda kalıyor.
Sokaklarda hayatları ziyan olan, yitip giden öyle çok kimsesiz çocuk var ki. Bu çocuklar sevgisiz, ilgisiz ve en önemlisi de kendilerini terk eden ailelerine karşı içlerinde gittikçe büyüyen bir öfkeyle büyüyorlar.
Bu öfke ise sonraki yaşamlarında çeşitli suçlara ya da bağımlılıklara dönüşebiliyor. Hayatları boyunca da hiç kimseye güvenemiyorlar.

Biz de Mathilda gibi yapalım. Açalım kollarımızı iki yana kocaman ve kucaklayalım kimsesiz çocukları. Onlara zaman ayıralım. Öyle çok boşa harcadığımız zaman var ki hayat boyu en azından bir kısmını onlar için,
onlara biraz sevgi ve şefkat vermek için harcayalım. Yetimhanelere gidebiliriz bazı anlar, onlara küçük hediyeler alarak. Ya da hediye alacak imkanımız yoksa bile tebessüm dağıtalım onların hüzün soluyan yüzlerine. Onların çok zor olan hayatlarını biraz daha yaşanılır kılabilmek adına yardımcı olalım mesela.
Ya da hayır yapmaya çalışalım durumumuz el verdiği zamanlarda yetimhanedeki o küçücük canlar için.
Onlar öylesine muhtaç ki bizlerden gelecek ilgiye, sevgi ve şefkate.

Sevgi dolu kalplerin, büyüdükçe ilerde nefret tohumları büyütmesine belki biraz engel olabiliriz.

Hadi açalım kollarımızı...


Beğen

Gamzelimm
Kayıt Tarihi:1 Ağustos 2018 Çarşamba 11:08:11

MATHILDA' NıN MAVI BISIKLETI YAZISI'NA YORUM YAP
"Mathilda' nın Mavi Bisikleti" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.




"Mathilda’ nın Mavi Bisikleti" başlıklı yazıya
yapılan yorumları sadece site üyeleri görebilir.
(Bu seçenek yazı sahibi tarafından yapılmıştır.)
Bu yazıya yapılan yorumları görmek için üye girişi yapmalısınız...

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.



Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.