HİDAYET DOĞAN
729 şiiri ve 180 yazısı kayıtlı Takip Et

Ömer halisdemiri ve diğer şehitlerimizi 15 temmuzun ikinci yılında rahmetle anıyoruz.....



Ömer Halisdemiri ve diğer şehitlerimizi 15 temmuzun ikinci yılında rahmetle anıyoruz.....



15 Temmuz Şehitlerimizi Saygı ile AnıyoruzAllah Bütün Şehitlerimizi Mekanların Cennet Kabirlerini Nur Eylesin
Geride Kalan Gazilerimizide Allah ım En Güzel Şekilde Mükafatlandırsın, Amin
Fetoculer ne istediler de vermedik diyenler 15 temmuzun ikinci yıl dönümünde gusul abdesti alarak istiğfar etsinler..

Bu isler kolay degil bunda kul hakki var öyle yaldızlı satavatli törenlerle Kurani Kerim okumakla hatimlerle bu şehitlerin kanı da milletin giden malı da ödenmez.

15 temmuzda meydana ilk inenlerden biri de bendim.Bir ay boyunca Demokrasi nöbetine gidende bizlerdik.
Gördüğüm lüzum üzerine bu sene hiç bir satavatli torene kutlamaya katılmıyorum.

Beraber nöbete durdugum arkadaslarin bana gosterdikleri vefasizlik karsisinda biraz mesafeli olmaya karar verdim.
Bu bir zaferse eğer bir grubun partinin değil topyekûn bir milletin evlatlarinin ,halkımızın zaferidir..

Samimiyetimizi Allahın ve Resulünün sav.bilmesi yeter de artar bizlere..
Eğer şehitlere vefa göstermek istiyorlarsa 15 temmuzda ilk kurşunu atarak milletin kaderini değiştiren Ömer Halisdemir’leri yetiştirenlere teşekkür etsinler...

Mezhepsizlik konusu ayrı fetö konusu ayrı.Bir cümle ile kolayca izah edilemez.
Fetöcüler in tamamı vatan haini olabilirmi.O zaman ihraç edilip tekrar başlatılan fetoculer var akp içinde Onlar dami hain?.

Biri bana fetöcü dese hemen ihraç ediyorlar.Aralarında çok masum var.Gerçek fetöcü olup da açığa alınmayan bir dolu.Tabanı ibadet demediler miydi?..

Konu akp değil ki konu akp ye oy verenleri akp lilerin tasvip etmemeleri.
Yahudi dogulur sonradan yahudi olmaz derler.Bu akp içinde geçerli akp li olmuş birileri sonradan girenler akp li kabul etmiyorlar.Hayrını görsünler.

İktidarı niye bu kadar eleştiriyorsun diyorlar.Eleştirme demeyelim bazı konularda aramızda anlasmazlik var diyelim.Akp nin yaptığı güzel icraatlar çok olsa da hataları da var elbette..Fetö ile 12 yıllık beraberlik Dinler arası diyalog mezhepsizlik vehhabilik ben size yirmi tane sayarim.Siz iktidarın dogru işlerini gösterin bende yanlışları göstereyim kardeşim.

Libya Irak Suriye dış politika içler acısı.Kimleri sattı kimleri açımadan kafirin altına verdi.ABD ne dediyse bir zaman hep yaptilar.

Ekonomik gidisat degil asil konu taslari yerinden oynatacak egitim din maneviyatimizi yaralayacak telafisi olmayacak adimlar.

Çözüm sureci askere operasyonlari abd istedi feto uyguladi iktidar goz yumdu.
Kozmik odaya girdiler.Özelleştirme seker fb.satışını da abd istiyor ya da ekonomi kotu kaynak bulmak icin yapiyorlar.

Eti ozellestitmesi bor satisi abd li firmalarin isi alacak olmasi ama en onemlisi ehli sunnet cizgisinden çıkmak mezhepsizlik vehhabilik ve sianin hakim oldugu bir Turkiye..

Bunlar iktidardakilerin yanlışları diyelim,şimdi günahlarını temizliyorlar..Abd büyük devlat bir çok istihbarat kuruluşları var.bir ulkede bir kisiye grubla degil bircok kisiyle is tutar.Erdoğan Gul Fetullah hareketi Aksener abd den icazet almadan iktidara gelebilir mi.Erbakan hocada abd ile anlasip iltidar koltugunda biraz oturabilmisdi.

Erdoğan Fetode aldandim dedi dogrudur bundan sonra dogrularla istikameti dogru olan gemidekilerle birlik olmak lazim degil mi..Fetö galip gelse iktidardakiler bitecekti abd olandan memnun Gul gelse daha memnun olurdu.Erdoğan one minuteden ve Oryadoguda abd nin planlarina engel daha ilimli biri gelsin istiyorlar.

***

Biraz önce TRT 1 de ""En uzun Yüzyıl ’adlı Sultan Abdülaziz Hanın tahttan indirilmesini temsil eden filmin tekrarını ,Çerkes Hasani ağlayarak izledim.

Elimde imkan olsa Dedelerim Osmanlı Sultanlarimiza hainlik yapan bütün alcak hainleri mezarından kaldırıp defalarca şu hakikati yüzlerine haykırmak isterim.

Ey alcaklar ey hainler guruhu!!!
Geberip bu dar-i dünyadan ebedi hayata dar-i bekaya rücu ettiniz!!

Layık oldugunuz ecri mükafatı Cenabi Haktan aldınız mı?
Cehennem temsili girdiğiniz çukurlarda rahat mesut musunuz?

Ahirette yakanizdan tutup Mahser Meydanında yüzlerinize haykırmak için sabirsizlaniyorum.
Sizlerde beni bekleyip o günü hasretle bekliyor musunuz?

Ahh.Ceddim Osmanlılar neler cekmissiniz neler..
Nice hainliklere sabırla göğüs germissiniz ahh ahh!!!

Osmanlıya yapılan haksizliklari temsili filimlerle sahneye koyan TRT yi tebrik ediyorum.
Daha nice başarılara imza atmasını bekliyorum.

Bir elestiride bulunmak isterim.
Hakikati olduğu gibi ortaya koymak ve Sultanlarimizin harem-i İsmeti olan hatunlarini layık vechiyle göstermek bir saygı gereğidir.

Hiçbir Osmanlı hatunu mahrem yerlerini açarak sarayda dolaşmaz.

Muhteşem yüzyıl adlı alçak filmden bir farkını olmayacaksa ve yanlış mesajlar vereceksiniz bırakın bu filimler yapılarak milletin helal parası tüyü bitmemiş yetimlerin hakkı namertlerin kursagina gitmesin!!

Kimse hainlik yapmasın bu Necip milletin evlatlarina bu safhadan sonra...

Milletin gerçekleri görmesine nâsil engel olunabilir.
Gündemi hergün degistirmekle algı operasyonu ile dizilerle.

12 Eylül öncesi arabesk filmlerle Kemal Sunal filmleriyle uyutulan uyusturulan gençlik Fetonun büyüdüğü yıllarda milli hisleri okşayan dizilerle Kurtlar Vadisiyle uyutulmustu.

Apo’nun Kenya’dan paket yapılıp getirilmesi Naim Süleymanoğlu’nun gelmesi Seul Olimpiyat zaferi planlı işlerdi.
Bugünlerde Osmanlı Saltanat günleri Sultan Abdülhamid Payitaht İstanbul Kutul Amare, Çanakkale ruhu canli tutulmaktadır.

Ama her nedense Ayasofya hala kapalıdır.
Merkez Bankası faizi yükselmektedir. Cumhurunbaşı faize karşı durmaktadır.
Buna sağ gösterip soldan vurmak denmez.

Tefeciye İmf ye teslim olmak derler. Görünüşe bakılırsa hala her bakımdan disarinin gudumundeyiz. .
AYM bugünlerde Ayasofya’nın ibadete açılmasıyla ilgili Danistayin red kararı verdiği basvuruyu karara bağlayacak.
Ben bir nebze olsun umidkar değilim. Bunlar mevcut kazanımları değerleri bozmasinlar yeter..

***

Hukuk herkese lazım.Eleştiriye açık olmak lazım..
Yargıyı yürütmeyi elinde tutanlarin merhametli olmalari lazım.
Gururlanma Padişahım senden büyük Allah var demek lazım..

Güçsuzlerin gucluler tarafından korunması lazım..Gavurada merhametli olmak lazım..
Zalimlere yardım etmemek lazım..Zenginin değil gariban fakir in yanında olmak lazım..

Toplumu kutuplastirmamak lazım..Hz.Ömer ra.gibi adaleti herkese eşit uygulamak lazım..
Hz.Ömer ra. devrinde adalet timsaliydi.Devletin mumu ile kendi mumunu ayrı kullanırdı.
Birde oğluna uyguladığı recm cezası vardır ki bu zamanda onu bir devlet reisinin evladına yakınına uygulaması yürek ister.

Bilmeyenler için onuda yazalım yazımızın bu bölümüne.Bir çoğunuz Dört Halifenin Menkibeleri adlı Çehar yari Güzin adlı siyah meşin kaplı kitabı okudunuz sanırım.Benim gençlik yıllarımda okuduğum esewrde Hz.Ömer ra. bölümünde bu menkıbe de geçer:

Hz. Ömer’in çok adaletli olup adaletten şaşmadığını görenler içinde bir yahudi kendi kendine "biz bu recmi kendine yapılmasını planlayalım. Kendi evladına da aynı recm’i uygulayabilecek mi?" dedi. Hz. Ömer’in oğlu hasta idi. Bir yahudi:

- Bende ilaç var, onu içersen iyi olursun, dedi. Kandırdı. Çocuğa ilaçtır diye şarap içirdi. Çocuk ilaç zannettiği için tereddütsüz içiyordu.

Yahudi tekrar tekrar içirdi, iyice sarhoş ettikten sonra kendi cariyelerini çok açık bir vaziyette çocuğun yanına gönderdi.
Ashabdan şahitler getirdi. Çocuk tam sarhoş olduğu için ne yaptığını bilmiyordu.

Çocuğu zina suçundan mahkemeye verdi. Şahitleri de getirdi. Çocuğun zina ettiğini şahitler söyledi, ama bu işin yahudinin bir oyunu olduğunu anlamışlardı.

Yani ilaç diye şarap içirip tam sarhoş ettikten sonra bir oyun olduğunu anladılar. Hz. Ömer kendi oğlunu, kendi mahkeme yaptı. Şahitleri dinledi, kendi oğluna bekar olduğu için seksen değnek vurulmasına karar verdi.

Çünkü evli olursa taşa gömülüp öldürülür, bekar olursa seksen değnek vurulur. Seksen değnekte bazı adam ölür, bazısı da ölümden zor kurtulur.

Bu ise hem Yahudinin hilesi, hem de çocuk hasta idi. Millet çocuğun recmini yani seksen değnek vurulmasını istemiyordu.

Hazreti Ömer (Radiyallahu anhu):- Seksen değnek vurulacak, dedi.- Öyleyse biz vuralım dediler. Maksatları çocuğu öldürmemekti. Bunu bilen Hazreti Ömer (Radiyallahu anhu):

- Değneği ben vuracağım, dedi. Ölünceye kadar vurulması lazımdı. Kırk değnek vurdu, çocuk öldü. Kırk değnekte ölüsüne vurdu. Bilahare çocuğu, Ashabdan birisi rüyasında gördü. Çocuk için cennette iki makam vardı. O zat çocuğa:

- Cennettekilerin her birisinin birer makamı var da, senin neden iki makamın var? Çocuk:- Şer’an ölünceye kadar değnek vurulur, öldükten sonra vurulmaması lazımdı. Bana ise öldüktan sonra da kırk değnek vurdular. Birinci makam, ölünceye kadar değnek vurdukları için, ikinci makam, öldükten sonra vurdukları içindir.

Allah razı olsun babamdan. Başkalarına kalsa değneği tam vurmayıp, beni öldürmemeği düşünüyorlardı veya ölünceye kadar tam vurup kırk değneği vurmayacaklardı.

Babam kendi vurdu, tam vurdu. Öldüm, öldükten sonra da vurdu. Babam olmasaydı başkaları tam vursa ölünce terketse bana yalnız bir makam verirlerdi.

Makamımın iki olmasını babam sağladı. (Mir’ât-ı Kâinat, Cild 1, s. 682-683 değişik şekilde rivâyet edilmiştir. Dört Büyük Halife Kitabı (Şemsüddin Ahmed Efendi, Menkıbe: 33)

Benim adamım benim yakınım diye değil ehliyeti olana vazifeyi vermek lazım..
Ehli sünneti baş tacı yapmak lazım..

Mezhepsizlerden şeytan görmüş gibi kaçmak lazım..
Kilicdarogluda olsa alevi de olsa Fetöcüde olsa merhametli davranmak lazım..

Kilicdarogluna ceza veren hakim lerin adaletli olması lazım.
Fatih devrindeki Kadı gibi adil olmaları lazım..Hikayeyi bir defa daha bilmeyenler için hatırlatalım derim.

’Büyük Osmanlı Sultanı Fatih Han bir cami yaptırıyordu.
Bu caminin mimarı işinin ehli olan bir Rum’du. Mabed yapılırken kullanılacak mermer sütunları konusunda bu Rum mimar ile Sultan Fatih arasında bir anlaşmazlık çıktı.

Rum mimar, bu sütunları yaparken mimariye uygun olması gerekçesi ile Fatih’in dediği şekilde değil de, kendi düşüncesi doğrultusunda yaptı.

Bunu gören Fatih öfkelendi. Rum mimarın, caminin estetiğini bozmak için böyle yaptığını düşünerek onun elini kestirdi.

Eli kesilen Rum, Sultan Fatih’den davacı olmak için kadı Hızır Çelebi’ye giderek müracaatta bulundu. Hızır Çelebi, Rum mimarı dinledikten sonra bilirkişi heyetinden bu meseleyi araştırmalarını istedi.

Araştırma ve inceleme sonucunda tesbit edildi ki: Rum Mimar, caminin estetiği bozulsun da kötü gözüksün diye değil, gerçekten de mimariye uygun olsun diye öyle inşa etmiş.

Anlaşıldı ki Fatih haksız. İstanbul ile birlikte nice ülkeleri ve krallıkları fetheden, çağ açıp çağ kapayan Sultan Fatih, sanık sandalyesinde yargılanıyor…

Hüküm Verildi… Kısas’a kısas yapılacak.
Rum mimarın elini kestiren Fatih’in de eli kesilecekti.

Rum mimar kararı duyunca şaşkınlıktan neredeyse dilini yutacak, yoksa bu bir rüya mıydı? Kendisi gibi sıradan bir mimar, gayrimüslim olmasıyla beraber, İslam memleketinde, Müslümanların padişahı karşısında haklı bulunarak mahkeme kararı lehinde çıkıyordu.

Peki bu karara acaba Padişah ne diyecekti? Kendisi ile beraber kadı da gümbürtüye mi gidecekti yoksa?
Fatih büyük bir teslimiyette hükme razı oldu ve “şeriatın kestiği parmak acımaz” diyerek cezaya boyun eğdi.
Bu arada Fatih, kadıya dönüp kılıcını göstererek şöyle dedi:

Ey kadı! Şayet ben padişahım diye korkup haksız olduğum halde lehime hüküm verseydin, vallahi şu kılıçla başını uçururdum!

Kadı Hızır Çelebi’de hemen yanı başındaki asılı olan topuzu göstererek:

Sultanım! Şayet sende Padişahlığını öne sürüp bu İslam mahkemesine saygısızlık etseydin, vallahi şu topuzla müdahele edecektim!..

Bu durumu gören Rum mimar adeta kendini kaybetmiş, yerlere kapanmış, hıçkırıklarla, gözyaşlarıyla ağlayarak diyordu ki:

-Hepiniz şahit olun ki! Ben davamdan vazgeçiyorum ve bu adalet anlayışı karşısında müslüman oluyorum!..

Evet kıymetli okuyucularım; Ecdadımız Bilirkişi heyetinin tarafsız tespitinden, hakimlerinin adaletine, sultanlarının hükme rızasına kadar her hareketleri payitahtı güçlendirmiş ve Devleti Osmaniye, kılıç ve

kalemin gölgesinde yükseldikçe yükselmiş, üç kıta, yedi devlette at koşturmuş ve bu sayede ilayı kelimetullahı her bir yana ulaştırmışlardı.’

Anapın Doğruyolun Refahın da bir zamanlar iktidar şimdi ise yok mesabesinde olduklarını unutmamak lazım..
Birgün Allahın huzurunda herseyin tek tek hesabının verileceği o gune hazır olmak lazım..

Bugün güçlü olabilirsin yarın o güç gidince ne olacağını hesap etmek lazım..
Hakim emniyet ordu siyaset diyanet riyaset ne kadar güç varsa hepsi birarada..

Eleştiri yoksa yaptığı herseyi dogru sanır Devletluler..
Bu sistemin adını koymak lazım.

Tek adam rejimi ne zamandan beri Demokrasi oldu..
Bunun adına sizde Demokrasimi diyorlar???

Düşünce Hürriyeti diye bir mefhumun var olduğunu bilerek bunları yazdım.
Umarım bundan kötü manalar çıkaran bir aklı evvel durumdan vazife çıkarıp başımiza bir is açmaz!!

18.07.2018//KIRIKKALE
HİDAYET DOĞAN

***

Beğen

HİDAYET DOĞAN
Kayıt Tarihi:18 Temmuz 2018 Çarşamba 23:44:53

ÖMER HALISDEMIRI VE DIĞER ŞEHITLERIMIZI 15 TEMMUZUN IKINCI YıLıNDA RAHMETLE ANıYORUZ..... YAZISI'NA YORUM YAP
"Ömer Halisdemiri ve diğer şehitlerimizi 15 temmuzun ikinci yılında rahmetle anıyoruz....." başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR


Henüz yorum yapılmamış.

Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.