Devrim Boran
65 şiiri ve 32 yazısı kayıtlı Takip Et

Ölümcül düşler / özgürlüğe çağıran çığlık!..



Bu gece alacakaranlığındayım yine yalnızlığın. Sesim çığ. Ellerim yangın. Bir yıldız da yok efkarımı dağıtacak. Aradım da bulamadım ömrümce yıldızlardan başka bir dost. “Dost dost diye nicesine sarıldım. Benim sadık yarim kara topraktır. Beyhude dolandım, boşa yoruldum. Benim sadık yarim kara topraktır.” Sesimde boğulacak gibiyim. Fırtınalar kopuyor kanrevan yüreğimde. Ve apansız ölmek düşüyor aklıma. Ölümü düşünüyorum yine, ölmeyi. Ölesim tuttu yine, ölesim. Ürkek ve usuldan çağırdım da gelmedi ölüm. Gelip de almadı örselenmiş ve yorgun bedenimi. Neden, neden gelmezsin ey zalim dost? Ne garip bir şey! Garip ve ürkütücü bir şey! Çırılçıplak bir hakikat. Şu kısacık ömrümde ne de çok düşündüm ölümü. Ne de çok istedim ölmeyi. Bilmem kaç kez geçti ölümün sıratından çeyrek yüzyıllık ömrüm? Yitik düşlerde kanayan ömrüm! Dost ellerinde hançerlenen yüreğim! Paramparça ve yapayalnız bir ıssızlık şimdi.

Ölümü arzulayan bir parça can. “Olancası bir tutam can / Kadasına, belasına vurulduğum / Ben öleyim loooy…”

Peki yalnızca düşündüm mü ölümü? Beceremediğimin kanıtı, işte yaşamdayım hala! Nasıl yaşamak ise?! Yaşamdayım işte! “Dört yanım puşt zulası / Dost yüzlü, dost gülücüklü, cigaramdan yanar. / Alnım öperler, suskun, hayın, çıyansı…”

Ölüm nedir ki peki? Ölmek nasıl bir şey acaba? Neden hep korkunç bir şey gibi düşünülür ölüm? Nedir ölümün sırrı? Oysa henüz kimse yaşamadı ölümü. Ölümü yaşayan kimse yok yeryüzünde. Ölenler çoktan karıştılar toprağa, karıştılar suya, karıştılar havaya. Kimi denizde bir damla oldu, kimi havada bir bulut, kimi toprakta bir tohum… Bir yok oluş değil asla ölüm. Bir bedenden bir başka bedene doğru bir yolculuk. Yeniden doğmak için bir başlangıç. “Topraktan, ateşten, güneşten doğduk!” Toprağa, ateşe ve güneşe karışacağız yine. Yalın bir gerçek bu. Mutlak bir doğa yasası. Yaşam, ölümden, ölüm ise yaşamdan doğar. Ne yoktan var, ne de vardan yok etmek mümkündür… Kim bilir, belki de bir arınmadır ölüm. Kimse bilemez. Yanıtsız bir sorudur bu. Yaşamın paylaşılamayacak tek sırrıdır ölüm.

Her ölüm acılı bir son mudur peki? Mutlu ölümlerde var oysa. Ölüme meydan okuyanlar da var. Ölümü gülücüklerle karşılayanlar da var. “Biz, yaşamı uğruna ölecek kadar seviyoruz.” deyip de ölmeye yatan ve yaşamı yeniden yaratanlar. “Ab-ı hayat gibi içip ateşi / yıldız olup / Güneş’e karışanlar” da var. Bedenine sarıp bombayı özgür topraklara savrulan tohumlar… Onlar ki yendiler ölümü. Onlar ki halkımın yiğit oğulları ve kızlarıdırlar. Onlar ki ölümsüz kahramanlardır. Yaratılan cennet ülkemin bereketli topraklarında burcu burcu açan yediveren bahar çiçekleridirler onlar. Yüce dağ doruklarında yanan isyan ateşleridir onlar. Serhildan’a duran umuttur onlar. Özgürlüğe çağıran çığlıktırlar onlar…

4 Ocak / 18 Mart 2001 * Siirt Cezaevi * devrim BORAN

Beğen

Devrim Boran
Kayıt Tarihi:10 Mayıs 2018 Perşembe 09:33:02

ÖLÜMCÜL DÜŞLER / ÖZGÜRLÜĞE ÇAĞıRAN ÇıĞLıK!.. YAZISI'NA YORUM YAP
"Ölümcül düşler / Özgürlüğe çağıran çığlık!.." başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR


Henüz yorum yapılmamış.

Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.