De Demircioğlu
51 şiiri ve 28 yazısı kayıtlı Takip Et

İnanmak, inanmak, inanmak



İnanmak, inanmak, inanmak… Başka çare ve seçenek yok. Aciz, kibirli, şüpheci, çelişkili, korkulu ve kaygılı aklın mantık oyunlarına kapılıp kendi içinde kıvranıp durmak kadar büyük çelişki ve acziyet ne yazık ki yok.
İnanıyoruz aslında. Zira fıtratımızın gereği bu. Zihnimizde yarattığımız, bazen madde sathına indirdiğimiz, bazen aklımıza getirmekten bile korktuğumuz, bazen şekillendirdiğimiz, bazen inandığımızı bilmeden inandığımız bir çok şeye inanıyoruz. İdeolojimize inanıyoruz, amaçlarımıza inanıyoruz, düşüncelerimize inanıyoruz, duygularımıza inanıyoruz, mutluluğa ve mutsuzluğa inanıyoruz, kendimize inanıyoruz, aklımıza inanıyoruz, yaptıklarımıza ve yapamadıklarımıza inanıyoruz. Madde planında büyük ölçüde bilimin getirdiklerine inansak da, mana planında büyük ölçüde ispatlayamadığımız ve bilim tarafından ispatlanamayan şeylere inanıyoruz. Ve garip tarafı çoğunlukla inandığımızı bilmeden inanıyoruz. İnanmadığını iddia eden insan büyük bir yanılgı içindedir. Mutlaka inandığı birşeyler vardır çünkü hayatta herşey, özellikle soyut kavramlar deneyle ispat edilemez.

En büyük çıkmazlarımızdan biri de sanırım aklımıza ve onun kendi çabası ile bulduklarına inanıyor olmamız. Psikiyatrik rahatsızlıkların temel nedenini de bu olarak görüyorum ben. Özellikle 0-6 yaş arasında anne babamızdan öğrendiklerimiz ne ise yaşantımız büyük oranda buna göre şekilleniyor. Anne babanın inanç kalıpları ne ise bu kalıplar çocuğa da sirayet ediyor ve geri kalan yaşamını şekillendiriyor. Mutluluğa, huzura, iyiliğe, merhamete inanan anne babaların çocukları da bu erdemlere inanmaya başlıyor. Bu yönüyle inandıklarımız temel yapısı itibariyle anne babamızın inandıklarıdır.

Çocuk hayatı taklit eder. En fazla zaman geçirdiği, önemsediği, değer verdiği insanı rol model olarak alır ve onun kişilik özellikleri paralelinde kendi kişiliğini inşa etmeye başlar. Bu rol model genellikle anne babadır. Anne baba ne ise çocuk da büyük oran da odur. Anne babanın düşünsel, duygusal ve davranışsal alışkanlıkları bebeklik ve çocukluk döneminde çocuğa geçer ve çocuk anne babasının bir benzeri haline gelir.

İnanmak da bir tür alışkanlıktır. Bir bakıma düşünsel alışkanlıklarımız aslında inanç alışkanlıklarımızdır. Neye düşünür ve neye inanırsak duygusal ve davranışsal alışkanlıklarımız da o bağlamda şekillenir. İnsan alışkanlıklarının çocuğudur, diyor bir düşünür. İnançlarımız ve alışkanlıklarımız ne ise biz oyuz.

Bu nedenle inandıklarına çok dikkat etmeli insan. Farkına varmadan inandığı hatalı şeyleri mutlaka tespit etmeli ve değiştirme adına gayret sarf etmelidir.

Ben aklın sınırsızlığı kadar sınırlı da olduğuna inanıyorum. Tasavvuf büyüklerinden biri akıl için “hem var hem yok” diyor. Gerektiği kadar var, gereğinden fazla yok. Bu nedenle aklıma güvenmiyorum. Tabi bu sorgulama arzusundan tam anlamı ile vazgeçtiğim anlamına gelmiyor. Madde planında mutlağa yakın sorgulama, mana planında Allah’ın bildirdikleri ile Resulünün(SAV) söyledikleri ve uyguladıkları haricinde yine mutlağa yakın sorgulama. Sırf kısıtlı akıl ile insanlar tarafından üretilen yaşam tarzlarına, ideolojilere, fikir sistemlerine inanmaktansa mutlak manada Allah ve Resulüne(SAV) uymak… Yani insan ve akıl ötesi bir kavrama inanmak. En güzeli bence bu.

Beğen

Demircioğlu
Kayıt Tarihi:4 Mayıs 2018 Cuma 12:29:27

İNANMAK, İNANMAK, İNANMAK YAZISI'NA YORUM YAP
"İNANMAK, İNANMAK, İNANMAK" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR


Henüz yorum yapılmamış.

Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.