İD İDRİS ÇETİN
385 şiiri ve 222 yazısı kayıtlı Takip Et

Desene bizim çay boşa gitti




Köyün birinde kara davar; keçi ve koyun gibi hayvanlar beslenmektedir. O devirde o kadar çok davar besleniyor ki ormancılar dağlarda meralarda otlayan, meşe yaprağı ve palıtı yiyen davarları yazıp ceza kesmektedirler. Sonunda o sürünün sahibine para cezası gelmektedir.
Keçiler köyde yaygın olarak bulunmaktadır. Özellikle keçiler ağaca tırmanıp meşe palıtı yerler. Ayaklarıyla meşe ağacına tırmanarak zarar verirler. Halil Efendi’nin keçisi bir oğlak doğurur. Doğum esnasında anne keçi ölür, oğlak ise yaşar. Başka bir keçi doğum yaptığı sırada ise oğlak ölür, anne keçi yaşar. Annesi ölen oğlak emmek zorundadır. Yavrusu ölen Anne keçi ise bir oğlak emzirmek zorundadır.
Keçi ve oğlağın sahibi Halil Efendi bu işin uzmanı Mustafa Efendi’yi bulur ve evine davet eder. Mustafa Efendi çok sakin biridir.
Kuzu ile koyunu keçi ile oğlağı emzirme olayına “Yakma” denir. Yakma olayında anne keçi koyun vb. hayvan karanlık bir odaya alınır hayvanın gözleri kapatılarak birkaç defa bulunduğu ortamda dolandırılır. Sonra yavru oğlak, kuzu, buzağı gibi hayvan anneye emmesi için salıverilir. Anne hayvan yavruyu bu esnada kabul ederse emzirmeye baslar. Kabul etmezse hiç emzirmez. Bu “Yakma” terimi kaynaştırma, ısındırma, alıştırma gibi anlamlara gelir.
Halil Efendi Mustafa Efendi’ye: “Ya Mustafa şu bizim keçi ile oğlağı birbirinin yaksana.” der. Mustafa Efendi de “Tamam inşallah! Akşam geleyim de oğlak ve keçiyi birbirine yakayım.” der. Akşam Mustafa Efendi gelir. Ağılda karanlık bir yerde oğlağı keçiye yakar. Halil ve Mustafa Efendi Keçi ve oğlağı baş başa bırakarak kapıyı kilitlerler ve ağıldan çıkarlar. Halil Efendi Mustafa Efendi’ye güzelce yemek hazırlatır. Üstene tavşankanı çay demletir. Gece yarısına kadar muhabbet ettikten sonra Muşta Efendi evine gider. O zamanlarda böyle iltifatta bulunmak gerçekten de büyük bir iştir.
Sabah Halil Efendi akşam yakılan oğlağın emdiğini düşünerek heyecanla ağılın yolunu tutar. Ağılın kapısını açıp baktığında bir ne görsün! Keçi bir köşede oğlak diğer köşededir. Oğlak hiç emememiş keçi oğlağı emzirmemiş, adeta oğlağı tepmiş. Oğlak neredeyse açlıktan ölmek üzeredir
Halil Efendi Mustafa Efendi’ye verdiği ziyafeti düşünmüş ve kendi kendine bu ne biçim oğlak ve keçi yakma! Desene bizim çay ve yemek boşa gitti! Desene bizim çay ve yemek boşa gitti! Desene bizim çay ve yemek boşa gitti! Diye söylenip durur…

15/01/2018
Yozgat

Beğen

İDRİS ÇETİN
Kayıt Tarihi:15 Ocak 2018 Pazartesi 16:10:59

DESENE BİZİM ÇAY BOŞA GİTTİ YAZISI'NA YORUM YAP
"DESENE BİZİM ÇAY BOŞA GİTTİ" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
Nisabts
27 Şubat 2018 Salı 16:30:38
güzel bir şiirmiş kutlarım

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


İDRİS ÇETİN 21 Ocak 2019 Pazartesi 20:49:05
İlginiz ve güzel yorumunuz için teşekkürler üstadım.
Selam ve saygılar...
kul düşünce
15 Ocak 2018 Pazartesi 19:49:09
demek ki zorla güzellik olmuyor

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


İDRİS ÇETİN 8 Şubat 2018 Perşembe 14:10:03
yorumunuz için teeşekkürler üstad saygılar..
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.