Hi Hicran Aydın Akçakaya
232 şiiri ve 59 yazısı kayıtlı Takip Et

Gökyüzü mesaicisi ve onun dante'si



Fazla mesai yaparak harf yağmurlarınızla ıslattığınız küçük bir balıkçı kasabasının Melengeç Sokağındaki evimin balkonundan yazıyorum size.

Şiirinizi okudum ve hunharca eleştirmek istiyorum sizi Gökyüzü Mesaicisi.

Bu nasıl bir giriştir şiire söyler misiniz?
İçinde ince kelimesinin geçtiği Gülten Akın’a ait;

’Kimsenin vakti yok durup ince şeyleri düşünmeye’ repliğinden sonra böyle çarpıcısını henüz okumamıştım.

Bu nasıl bir giriştir, hiç mi merhametiniz yok biz dünyalı şair dostlarınıza!


’çok incesiniz dedim
"o yüzden çabuk kırılıyoruz" dedi ’


Yapmayınız efendim, ezmeyiniz bizi böyle muhteşem sözlerinizle. Nasıl kalkarız böylesi bir ihtişamın altından ve daha güzelini yazmak için nasıl toplayabiliriz yeniden güzümüzü.

Yapmayınız.

’yeni yetme organik bir tavırdı bu’

Daha ben ilkinin şokunu atlatamamışken üzerimden bu ikincisi nedir söyler misiniz? Biz dünyalılar sayfalarca yazar da bir tanecik akılda kalacak imge icat edemezken, bu ne cüret!

Emin olun şu anda size karşı takındığım bütün tavırlarım tamamen organik.

Tamam, devam ediyorum zaten duramam ki artık;

’çok sevmiştim
hatta aşık olmuştum
mutluluğun seçici olduğu zamanlarda
üzerime giydiğim boğazlı kazağın irimiş sıcaklığı bastırıyordu’


Bir kazağın sıcaklığının irimesi nasıl bir şeydir, böyle bir imgeyi kaç yıldız okşadıktan sonra düşürdünüz yeryüzüne.
Ondan mıdır böyle ışıl ışıl parlaması.
Gözlerim kamaşıyor efendim.
Acıyın gözlerime.

Ama öyle bir niyetiniz yok anladığım kadarıyla. Siz gözlerime acımadığınız gibi kalbimi de hedef alarak yazmaya devam etmişsiniz.


’yağmurlar sahici olmasa onu bu kadar sever miydim bilmiyorum
bilmek hayali noktalamaktır her daim’


Peki, burayı hangi ruh halinizle hangi gezegende yağmur kovalarken yazdığınızı ben de bilmek istemiyorum. Noktalanmasın diye hayalim.

İnanamıyorum size, inanılmaz geliyorsunuz daima. Her gelişiniz ve her gelişinizde parmaklarınızın ucundan dökülüp denizleri taşıran bu ışık yağmuru inanılmaz geliyor bana.

Sonra şöyle sesleniyorsunuz ben mavi sularda ışık taneciklerini yakalamaya çalışırken sevgilinize, ta buralardan duyabiliyorum;

‘’ufak tefek yorgunlukları cam kenarında yetiştirmek lazım
gravür bir hüzne tepeleme renkler seçmeliyiz sevgilim’’


Biliyor musunuz yorgunluklarınız için şeffaf saksılar üretmek istiyorum ve içine toprak yerine rengarenk çiçek kuruları doldurmak. Siz sevgilinizle hüzne renkler seçerken ben yorgunluklarınızı örtmek istiyorum, gül yaprağından sağdığım tebessümlerle.

Düşüyormuşum gibi hissettiğime bakmayın yazdıklarınızı okudukça. Az sonra lider bir sabahın ilk harfini ödünç alıp düşlüyor olacağım bir kalbin çatısına sardunya dikerken kendimi. Benim yükseklik korkum vardır efendim. Keşke o ilk harfi vermeseydiniz elime.


‘’lider bir sabahın dantesiyim
var olduğum hayat iyi oyulmuş ölgün ağacı
hafifletilmiş sebeplerden ötürü gülüp geçtiğim
iktidar bir kalbin
çatılarına sardunyalar dikmek gibiydi bu pürüzlü yaşam’’


Bir mıknatısa koşan demir gibi hissediyorum kendimi şu anda şiirin sonuna yaklaştıkça. Bana bunu yapmaya ne hakkınız var?

‘’seni sevmek muhafazakar bir soğukluk
kurallarını batıl inançlardan kurtarıp temel özelliklerini
muktedir bir direnişe bağladım sevgilim’’


İzin verirseniz burada sevgilinize seslenmek istiyorum;

Ne kadar direnizseniz direnin; bu soğukluğu çatlatacak bir nazar boncuğu henüz üflenmedi bir cam ustası tarafından, bir çubuğun ucuna. Sizin adınıza çok üzgünüm.

Canınızı yakmak isteyerek eleştirmek istiyorum sizi Gökyüzü Mesaicisi. Çünkü şiirin sonuna yaklaştıkça bana bu yolculuk boyunca çektirdiğiniz azap gözlerimden ateşten ırmaklar gibi taşarak yanaklarımı eritmeye başladı. Söyleyin azabınıza, yasal da olsa bana bunu yapmasın efendim.

‘’tam zamanı kusursuzluğun
yasal bir azap bu
ulaşılmaz bir trajedi’’


Kusursuzluk mu dediniz, affediniz. Bu düpedüz bana reva gördüğünüz bir huzursuzluk.
Gene de size kırgın değilim. Lütfen siz de bu yazdıklarım için bana kırılmayın. Eğer bir gün bulunduğunuz yere çıkabilirsem yıldız tozu bulaşmış ellerinize ellerimi emanet etmek isterim.

Ellerimi geri çevirmeyiniz efendim.

Hicran Aydın Akçakaya


Beğen

Hicran Aydın Akçakaya
Kayıt Tarihi:20 Kasım 2017 Pazartesi 15:44:15

GÖKYÜZÜ MESAİCİSİ VE ONUN DANTE'Sİ YAZISI'NA YORUM YAP
"GÖKYÜZÜ MESAİCİSİ VE ONUN DANTE'Sİ" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
Hicran Aydın Akçakaya Yazının sahibi
21 Kasım 2017 Salı 11:07:17
Sevgili dostlar bir önceki yazım için de geçerli bu, zaman sıkıntısı çekiyorum şu ara ve sıcağı sıcağına yanıt veremedim size. Vaktinde yanıt veremediğim yorum sahiplerinden çok özür diliyorum. En kısa zamanda döneceğim, teşekkür edip geçiştirmek istemiyorum emek vererek yazdığınız bu şahane yorumları.

Saygı, sevgi ve selamlarla...

Cevap Yaz
Aynur Engindeniz
21 Kasım 2017 Salı 00:42:42
Yazı da çok keyifliydi, içindeki dizeler zaten güzeldi ve gökyüzü mesaicisi'nin yorumu da eklenince ortaya yüz güldüren ender çalışmalardan biri çıktı. Maşallah diyeyim size de yakında küsmeyin. Burada çok iyi giden dostluklar o kadar iyi gidiyorlar ki bazen hızlarını alamayıp çöp koyteynırına dalıyorlar :))

Her ikinize de çok sevgiler.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Hicran Aydın Akçakaya 21 Kasım 2017 Salı 22:15:52
Çok teşekkürler sevgili Aynur:)
İnan yazarken de o kadar keyif aldım ki, inanılmaz bir yarım saat geçirdim kelimelerle diyebilirim :)

İnsanlar pek itiraf etmek istemezler ama en cesurları bile korkaktır. Ve insanlar en çok sevdiklerini kaybetmekten korkarlar. Ben de çok korkuyorum sevdiklerimi kaybetmekten. Bu yüzden birini dostum olarak alıp kalbime yerleştirdiysem onu kaybetmemek için o kadar çok çabalarım ki. Aynı çabayı karşı taraf da gösterir mutlaka. Ayrıca bizim Melek ile dostluğumuz burası ile sınırlı değil. Biz birimizin seçilmiş kız kardeşleriyiz.
Bizim dostluğumuz bakidir, bu konuda bir endişemiz yok çok şükür :)


Tekrar çok teşekkürler, senin beğenmiş olmanın ayrı bir öenmi var benim için.

Sevgi ve selamlar...
DEVRİM DENİZERİ
21 Kasım 2017 Salı 00:26:39
Ahh ne kadar güzel ne kadar...
Yazının başlığı uçurup götürdü gökyüzüne olanca manidarlığı ile önce beni...
Sonrasında ’dokunmaya kıyamadığım incelikteki cümleler sarıp sarmaladı ruhumu inceden inceye...

Kimsenin vakti yok durup ince şeyleri düşünmeye’ repliğinden sonra böyle çarpıcısını henüz okumamıştım.

Bu nasıl bir giriştir, hiç mi merhametiniz yok biz dünyalı şair dostlarınıza!


’çok incesiniz dedim
"o yüzden çabuk kırılıyoruz" dedi ’

Gönül dolusu Teşekkürlerimi iletiyorum Esenlikler dileklerimle birlikte..

2 cevap yazılmış Cevap Yaz


Hicran Aydın Akçakaya 21 Kasım 2017 Salı 22:01:24
Ben iki Tülin tanıyorum.
Biri burada, yani Bodrum'da; dokunduğum, sarıldığım, karşılıklı yemek yiyip, sohbet ettiğim, kahve, çay içtiğim. Duruşunu, fikirlerini, tavrını, karakterini çok taktir ettiğim sevgili dostum Tülin.

Birisi de bu defterde, yazıları, şiirleri, yorumları ile tanıdığım, çizgisi, düşüncesi, duruşu ve zarafeti ile gönüllere taht kurmuş olan Tülin.


Ve ikisinin ortak bir özelliği var çok ince olmaları, zarafetleri.


Ben teşekkür ederim asıl, bu içten bu sıcacık yorumunuz için.
Sevgiler, saygılar selamlar...
DEVRİM DENİZERİ 21 Kasım 2017 Salı 22:53:10
Ahh ne diyorsunuz...İlk kez böylesine güzeller güzeli ve kalbimin derinliklerinde saklayacağım bir karşılık aldım edebiyatçılığı kadar soylu ve gerçek bir insan sarrafından. Tülin 'in sözlük anlamı: Ayla güneşin bir araya gelip suya yansıması. Diğeri ise Ayna.

Ah canımın içi canım varlığınızla gurur duydum. Ne mutlu adaşııma ki sizin dostunuz olabilmiş. Benim yerime de sevin ve kucaklayın kendisini.

Size yazmaya doyamıyorum. Zaman bulur "İZ BIRAKANLAR" adlı 2 bölümlük yazıma göz atarsanız nasıl bir bilge kişiliğe ve imrenilesi tevazu sahibi müthiş güzel biri olduğunuzu görebilirsiniz

Kucak dolusu sevgi ve selamlarımı yolluyorum moda sahilerinden beyaz martıların kanatlarında...
glenay
21 Kasım 2017 Salı 00:10:24
Önce şiire bir eleştiri yazsı mı dedim.
Güzel bir anlatım ve aynı güzellikte bir şiir.

Tebrikler gönülden,

sevgilerimle..

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Hicran Aydın Akçakaya 21 Kasım 2017 Salı 21:53:14
Sevgili Nazik hep olumsuz olmaz ki eleştiriler değil mi ama :)

Çok teşekkür ediyorum, sevgilerle...
Gülseren Morkan
20 Kasım 2017 Pazartesi 23:45:56
Sevgili şairem.Şiir muhteşem di.Ancak bir şiirden böylesi olağanüstü güzel bir yazıyla sanırım ancak bu kadar muhteşem bir biçimde hikayeleştirilebilir.Engin yüreğinizin sesi takdire şayan bir yazıya imzasını atmış yine.Benim nazarımda siz müthiş bir yazar ve şairsiniz.Sizden feyz almak benim için onurdur.Kaleminizi canı gönülden kutluyorum Hicran hanım'cım.

Sevgilerimle...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Hicran Aydın Akçakaya 21 Kasım 2017 Salı 21:00:10
Sevgili Gülseren Hanım;
Mahcup ediyorsunuz bu güzel sözlerinizle beni.
Çok teşekkür ediyorum. Siz de öylesiniz inanın ve ben de sizin şiirlerinizi okumaktan büyük feyiz ve keyif alıyorum.

Sevgimle hep...
AydınK
20 Kasım 2017 Pazartesi 21:10:54
Şiirselliğin tüm motiflerini içinde barındıran harika bir yazı
İlk satırdan sonra okumak değil yaptığınız. Zira her bir kelime ve müthiş betimlemeler alıp sürüklüyor sizi peşinden.
Dur durak yok efendim, Nefes nefese kalıyoruz okurken.
Günümün yazsı.
Tebrikler
Selam ve saygılarımla

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Hicran Aydın Akçakaya 21 Kasım 2017 Salı 20:53:57
İnanın şu an sizin hissettiklerinizi arkadaşımın şiirini okurken ben hissettim ve bu yazının yarısını yorum bölümüne yazdım baktım ki uzadıkça uzuyor ve kelimeler zihnimin kapısında itişip kakışıyorlar beni de yaz beni de yaz diye, dedim kapıyı açayım da bari salona alayım kelimeleri. Açtım word dosyamı ve haydin doluşun içeriye dedim kelimelere. Görmeliydiniz o kelimeler kalabalığını. Her birine oturacak bir yer bulmak için habire tuşlara basıyordum. Nefes nefese yazdım. Hiç bekletmeden de burada paylaştım.

Sizlerden böyle güzel geri dönüşler almak yeterli, güne gelmek çok da önemli değil.

Çok teşekkür ediyorum, saygı ve selamlarımla...
Alibaba
20 Kasım 2017 Pazartesi 20:37:00
Yazı diye uğramıştım, Şiire gelmişim. Ama ne şiir...
Dostluk ve güzelliklerin gökyüzü versiyonu.
Kısaca, tebrikler ve saygılar.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Hicran Aydın Akçakaya 21 Kasım 2017 Salı 20:44:01
Kocaman bir gülümseme yayıldı yorumunuzu okuyunca yüzüme.

Dostluk ve güzelliğin gökyüzü versiyonu.

Bu yazıya bir pankart asacak olsam kesinlikle bu sözünüzü asardım.

Çok teşekkür ediyorum, sağ olun.

Saygımla...
Özlem Tarhan
20 Kasım 2017 Pazartesi 19:38:22
İki güzeli de çokça öpüyor, iki yüreği de sevgiyle selâmlıyorum. Bâkî olsun dostluğunuz...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Hicran Aydın Akçakaya 21 Kasım 2017 Salı 20:40:37
Canım Özlem'im, çok teşekkür ediyorum, sevgimle hep...
prosayko
20 Kasım 2017 Pazartesi 19:00:58
10 puan verdim.. Yazıya, içindeki sevgiye ve içinde ki şiire...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Hicran Aydın Akçakaya 21 Kasım 2017 Salı 20:39:31
Ben de bu yoruma veriyorum 1O puan.

Senin 10 puanın duruyor ha o kıymetli, bu verdiğim benim 10 puanım :)

Teşekkürler Sayko ....

Okuduğunuz yorum yazar tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
fues
20 Kasım 2017 Pazartesi 18:47:08
evime gitmeyi hic bu kadar istememistim
keşke bugün dışarıya cikip bulundugum yere hic gitmeseydim diyorum ama sebebi bilakis çok özeldi.


Neyse ara ara yazdıklarınızı bulunduğum kalabalik ortamdan dolayı saklı gizli okumayi başardım ama kahkahalarımı gizlemeyi bir türlü başaramadım.
(bu kadar cevher dolu bir elestirinin odaginda olmak beni inanilmaz güzel geriyordu )
keyifleniyor keyiflendikce bir mesaim daha olusuyordu
Melengec sokaginda hemde sardunyali hemde gül yaprakli
neyse
ben güldükçe Zeliha ablanin yumrugunu yiyordum omuzuma her defasinda olsun o da güzeldi:)
bi ara yarısını okumayi basaramadim zira elimden telefonum,  yüzümden tebessümüm alınmıştı
ama Allahtan ki Zeliha ablanin depresyona gireceği tuttu
ağladı
ağladı
ağladı
omzumu verdim bir on dakika bir fazla agladi tamam onun için cok üzülmüştüm ama telefonumu geri almak için guzel bir firsatti nitekim aldim ve ben eve gitmek istiyorum bu acilara daha fazla dayanamayacağım:)) dedim


eve geldim ama yemek yapmam lazimdi
poffff
bir yandan yemek yapiyor diger yandan da diğer yarisini okumaya calisiyordum hunharca elestiri yaptiginiz yazınızi
cok acimasizdiniz gercekten
hunharca yemegi yaktim sayenizde :)))
gülme 
ben gülüyor muyum



inanilmaz geliyorsunuz bana
inanilmaz doluyum size karşı
size daha fazla nasil cevap vereceğimi bilemiyorum inanin



çok derin bir şekilde beni mutlu ettiniz
kendimi kelimeleriniz arasinda bulmak bana başka baska bir gökyüzünün yolunu açtı desem yine inanamazsiniz :) 
inanin bende inanamiyorum
sizi acaip seviyorum



cok teşekkür ediyorum
yıldız tozlarindan bir buse gönderiyorum size



:)



1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Hicran Aydın Akçakaya 21 Kasım 2017 Salı 11:08:30
Önce yanağıma dokunduracağım busenizi, sonra da çerçeveletip gökyüzüne asacağım :)
Vuslâtı kelam
20 Kasım 2017 Pazartesi 18:07:49
Guzel dostun yureginden guzelikler 😇

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Hicran Aydın Akçakaya 21 Kasım 2017 Salı 20:37:33
Hatice'm :)
Namık DEMİR
20 Kasım 2017 Pazartesi 17:29:37
DOSTLUK ELLERİMİZ HİÇ BİR ZAMAN HİÇBİR ŞEKİLDE GERİ ÇEKİLMEYECEKTİR DEĞERLİ ŞAİREMİZ...

SAYGILAR SUNUYOR YÜREKTEN KUTLUYORUM EFENDİM...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Hicran Aydın Akçakaya 21 Kasım 2017 Salı 20:36:53
Çok teşekkür ediyorum Namık Bey, sağ olun.
Saygı ve selamlar...
İpekyildiz
20 Kasım 2017 Pazartesi 17:10:07

Okuduktan sonra senin her daim dostluğunu istemeye karar verdim! :)))


Sevgilerimle canım

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Hicran Aydın Akçakaya 21 Kasım 2017 Salı 20:36:12
Verdim gitti :)))


Sevgimle hep...

HASAN ÇAPRAZ
20 Kasım 2017 Pazartesi 15:54:45
Eriyen bir kalbe mahkeme kuramazsınız,,,

selamlar efendim

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Hicran Aydın Akçakaya 21 Kasım 2017 Salı 20:35:18
Ne kadar güzel bir söz.

Çok teşekkür ederim, saygımla...
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.