Irmak Yosunkent
105 şiiri ve 54 yazısı kayıtlı Takip Et

Okunmayan kitaplar da acıtırmış



Okunmayan kitaplar da acıtırmış

"Anlam  arayışı yüreğe yapılan yolculuktur..."

Bu dünyadan sıkılınca sayfayı çevir’.
Böyle yazıyor okuduğum kitap.
Sayfaları çeviriyorum,  gitgide artan bir hızla çeviriyorum
ve kitap kendiliğinden kapanıyor.
Yüreğe yaptığın bu yolculuklar ne zaman biter,
diye soruyor hiçlik beklentisi.
Yeter diyor, biraz da bizimle kal.
Yürüyorum yürüyorum daha hızla yürüdükçe
Dünya genişliyor içimde,
Irmaklar boyu durmadan akan
telaşlar, sarnıçlar, ödünler büyüyor...

İnsan düşüyor içimden ...

Okunmayan kitaplar da acıtırmış insanın canını; daha iyi öğreniyorum.
Bunun gibi bu dünyaya ait başka hüzünleri de...
Kütüphanenin sol köşesinde duran bir kitap; ne zaman gidip gelsem o köşeye
Gözüm çarpsa, yürek yüreğe geliyoruz ve beni ne zaman okuyacaksın, der gibi
olduğunu düşünüyorum. Daha vakti var diyorum, hele şu yaralar bi iyileşsin.
Kitap da, yara da senden kalan...

Bir yarış mıydı hayat/bir varış telaşı mı
Var/olmak ile sona/değmek arasında
Sıkışan kalplerin eprimesi miydi ?
Aradığım cevapları hiç bulamacağım belki de...


Bi keresinde kentin tam ortasında kaybolmuştum. Onca yıl uzak kaldıktan sonra yeni gittiğim bir kentti.
O kadar çok dolaşmıştım ki, gezdim gezdim... Ayaklarım kendi suyunda yüzene dek gezdim.
Ve sokaklar kaldıramadı arayışlarımı ki birden herşey birbirinin benzeri gibi görünmeye başladı.
Oysa aradığım, sadece eski yüzlerden kalan bir izdi.

Değişen çok şey vardı değişmeyen herşey içinde
Değişen isimler, numaralar ve daha çok büyüyen
Duvarlar, kapılar, evler; küçülen avlular bir de...

Kaybolmuştum. Olan olmuştu işte korktuğum gerçekleşmişti.
Her tarafa asılan kocaman tabelalara rağmen kaybolmuştum.
Bu resmi bir yerden anımsar gibiydim.
Eğer birgün kaybolursanız kalabalığın taş duvarların ve yolu izi belirsiz ufuksuzlukların arasında,
tanıdık bir yüz ve bildik bir taş da göremezseniz; çıkabildiğiniz en yüksek yere çıkın
ve kuşbakışı bakın etrafa. Böyle demişti bir zamanlar tecrübeli bir izci.
Yoklukta ya da çaresizlikte ne kadar yaratıcı olunabilirse, o yaratıcılıkla bakındım etrafa,
kuş bakışı bakabilecegim bir yükseklik aradım.

Herşey nasıl da labirentimsiydi. Sanki bir anda heryer kocaman kayalıklarla dolmuş,
herkes ağaç olmuştu. Ve ben bir ormanda bulmuştum kendimi. En yüksek kayanın üzerine çıktım.
Yüksekten bakmak nasıl da bana göre değilmiş, diyorum. Bir taraftan yolu bulmaya çalışırken
Bir taraftan da bir an için de olsa zararı yok bakabilir insan diye kendimle konuşuyorum.

Başım dönüyor sonra ve yükseklik fobim kalbimi sıkıştırıyor, yeter artık, der gibi.
Oldum olası sevmemişimdir yüksekleri. Bunda korkularımın da payı yok değil.
Korkulacak o kadar çok şey var ki... Yitirmek, kendini yitirmek, sevdiklerini yitirmek,
bir dahası yaşanmayacak anların anılarını yitirmek ...
Düşünüyorum da insan hep korkularıyla endişeleriyle mi yaşar ?
Yaşar ne yaşar, ne yaşamaz, kitabı geliyor aklıma. Nasıl gülmüştüm okurken,
o zamanlar nasıl bilebilirdim ki kitabın isminin bir gün gerçekliğe bu kadar sağlam bir ayna olacağını.
Böyle garip şeyler geliyor o kayanın üzerinde aklıma.

Düşünceler bırakmıyor ki şu yolu bulsam da İnsem biran önce buralardan.
Hayat götüreceği yere götürüyor işte. Ya kaybediyor kalabalığın orta yerinde ya da umabildiğin kadar
düş kurduruyor. bir gün gerçekleştiğinde düşler, nasıl olsa hayatı götüreceksin gittiğin yere...
herşeyi sığdırıp yüreğine, taşıyabildikten sonra, vazgeçememecesine biriktirdiğin izlerden...

Kendimi yine kütüphanenin önünde buluyorum ve kitap hâlâ beni bekliyor.
Sanırım artık okuma vakti geldi bu kitabı, diye düşünüyorum.
Bir karar anı bu.
Onu okuduğumda, biliyorum ki senin altını çizdiğin alıntılarla karşılaşacağım
ve içim biraz daha ezilecek; alıntılarla da olsa karşılaşınca...
Ama sana biraz daha yakın duracağım için Değer’ bu acıyı da yaşamaya...

Irmak


Beğen

Irmak Yosunkent
Kayıt Tarihi:10 Haziran 2017 Cumartesi 00:48:47

OKUNMAYAN KITAPLAR DA ACıTıRMıŞ YAZISI'NA YORUM YAP
"Okunmayan kitaplar da acıtırmış" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR

Okuduğunuz yorum yazar tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
Can Fırat
11 Haziran 2017 Pazar 02:32:49
hayat değişimden ibaret tır
ancak sayfalarını çevirdiğimiz hayat bizim
hayatın sayfalarını çevirirken karşılaşacağımız yenlik ve değişime
ayak uydurduğumuz oranda hayat sunumunu esirgemez bizde
galiba içimiz ne kadar acısa da sayfaları çevirme cesaretini kendimizde bulmalıyız diyor yazarımız.

tebrikler

böyle güzel yazdığınız Zaman insan birşeyler yazma zorunluğunu his ediyor
her Zaman güzeliklerle kalınız
sevgiler,saygılar

Can Fırat tarafından 6/11/2017 2:36:54 AM zamanında düzenlenmiştir.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Irmak Yosunkent 11 Haziran 2017 Pazar 15:52:48

Dostluğun ve vefanın ne değer yargılar olduğunu
yeniden çiziyorum buraya, sayenizde...
Her değişen sayfada bir yenilik yaratılıyorsa,
yorulmadan, sevgi ve umutla çevirelim sayfaları.

Teşekür ediyorum.
Sevgiyle.

Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.