mem-o
89 şiiri ve 33 yazısı kayıtlı Takip Et

Küçük azınlık



küçük azınlık
deneme

Doktorlarda bekleme odasında o sıkıntılı bekleme sırası, masada bulunan onlarca dergiden bir tane seçip, varsa bir boş yere oturduktan sonra sadece sayfalarını çevirerek zaman geçirmeye çalışır çoğu kişiler. Dergi kapakalrını süsleyen daha çok genç ve soyut güzellik yansıtan kadınlardan oluşuyor. Bazı dergiler ise sade kral ailelerini ve onların mutlu çocuklarını, mutlu yaşamlarını hatta mutlu ve bakımlı köpeklerine ayırmışlar. Yeşillikler içinde beyaz duvarlı geniş pencereli villalarda...

Bazı dergiler de, tanınmış ve zengin sanatçı, film oyuncusu, müzizsyen, zengin futbolcu gibi şahıslara ayırmışlar. Bundan başka sadece mobilya, lüx otomobiller, kosmetik felan. Bir çoklarının hayatları boyunca ancak hayal edebileceği şeyler...ayrıca dergilerde her iki sayfadan biri yine bir şeyin reklamını yapıyor. Esas olarak bu bahsedilen kişiler hepsi de zenginler hatta çok zenginler. Zengin olmaları temel ve ortak yanları sade. Hatta hangisinin daha zengin olabileceği merak konusu yapılmalı. Yalnız nasıl zengin olmuşlar ya da nereden bu kadar kazanmışlar; ya da yine, insan neden bu kadar kazanmalı? Yoksa insanlığın veya doğa için çok yararlı, kimsenin yapamayacağı bir şeyi mi, yapmışlar. Ya da insan üstü yarı tanrımıdır bunlar?.

Bu küçük azınlık dünyanın her yerinde en fakir yerlerde de, insanların fareler gibi aç ve perişan dolaştığı küçük aile devletlerinde yine bulunmaktalar. Aralarında biraz kültür farkları olsa da. Yaşayış biçimi ve yaptıkları işler aynı sayılır. Eğlenmek, mal mülk sahihibi olmak ve serveti devamlı artırma çabası, gösteriş, çılgın partiler, pırlantalar, dünyanın önemli sayılan merkezlerinde görüntüye girmek, harcamalarının yüksekliği ile övünmek için onların yayınlanması gerekir...

Bütün bunların basına yansıması gerek. Hatta bu çok önemli. Bunun için onlarca dergi var dersek az olur; yüzlerce hatta binlerce vardır. İşte dünyanın her yerinde bu küçük azınlığın yaşadıklarını ve yaptıklarını çok önemseyen dergiler ve o dergilerde çalışan dalkavuklar gerekli. Onlardan da yeterinden fazla var. Hatta bu dalkavuk yaltakçılar, kendilerini de o küçük azınlıktan saymaktalar. Bütün bunlar, sessizce kapitalizmi kabullenmekle birlikte onu tek alternatif gibi sunarak bu yaşam biçimini de benimsetmek istemekteler. Bu aynı zamanda yoksulluğu, açlığı, aç ölmeyi, köleliği ve savaşların olmasını da kabul etmek ve normal, olağan, insanlık hali ğibi görmek demektir. Bütün bu manzaraların üstü öyle örtülmeli, öyle sesli ve hareketli motive edici olmalı...

Dünya çapında film galası, muzik, moda, güzellik yarışı, en iyi popo, en iri göğüs ve daha yüzlerce saçma ve rezil hasta yarışmalar düzenlenmekte ve bu, insanlığın emeği yaratabildiği önemli kültürmüş gibi sunulmakta...
Tam da bu, kapitalizmin nasıl dejenere olduğunu, bundan başka sunacak şeyi olmadığının bir göstergesi olamaz mı?

Bu yaşam içinden bazıları, öyle abartılmışlıkla çılgınlıkla yaşarken ölebilmekte. Bazıları ise genç yaşta intihar etmekteler. Hastalıklı bir mirastır onlardan geride kalan. Kötü bir örnek. Ve bu durum başka bir intihara kadar canlı tutulur. Böyle ölümler dünya çapında yankı bulur. Ve öyle bir atmosfer yaratılır ki, sanki o ölmemiş, ölmezmiş gibi...

Bununla da yetinmeyen bu küçük azınlık, en az yılda bir kere olmak üzere bütün televizyonların canlı gösterimi ile dünyanın bazı yerlerinde açlıktan ölen ve ölmek üzere olan milyonlarca bebelere yardım kampanyası yapmaktalar. İşte orada ne kadar da vicdanlı olduklarını herkese göstermekteler.
Bu zenginliğin ve yanı başındaki açlığın sebeplerinden kimse bahsetmez. Etmemeli.

İnsanın bazı özellikleri:
insan aşağıdan ya da yukarıdan gelen şeylerin etkisinde kalabilir; kalır. Bundan başka. İnsanın çabuk etkilenebileceği bir dizi şeyler daha vardır.
mülk edinmek
para tutkusu
hakimiyet. Sevdiği için.
Sevmediği için, korktuğu için. Aklını kullanamadığından.
cinsel arzuları için.
inanç için.
Bu sayılan şelere daha başka şeyler de eklenebilir. Bununla birlikte bunlardan birtanesi için bile insanın yapamıyacağı şey nerdeyse yok sayılır...
Bunlara ek olarak: Yalancılık, yaltaklık, hırsızlık, ikiyüzlülük; hatta insan amacına ulaşabilmek için yıllarca sürebilen kendi karekterinin tam karışıt rolünü bile üstlenebilir. İnsanın üstlenemiyeceği iyi-kötü bir rol, nerdeyse yok sayılır.

Günlük karşılaştığımız resimlerde, etrafımızda, iyi giyinmiş, yine iyi insan rolünde, sözde kötülüğe karşı olduğuna, barışı sevdiğini ve istediğini bir de buna herkesin inanması için, beyaz gömlekli gülümseyen katiller, satılık kişilikler yalancı ve sahtekarlar var.

Hatta biz de onlardan biri olabiliriz...

Bir daha: yeryüzündeki bütün kötülükleri ve onların nasıl olabildiğini düşünürsek yukardakiler göz önüne alınırsa daha kolay anlaşılabilir.Belki.
Yukardaki insan özellikleri her hangi birinin uydurması değil, antik çağdan zamanımıza kadar uzanan bilgi mirasları da dahil, yüzyıllardır insan üzeri yapılan çalışmalar ve deneyler sonucu ortaya çıkanlardır...

Bunların hangisinin daha ağırlıklı etkisi olması, zaman ve ihtiyaca göre berirlenir.

Sade insanı etkileyecek ortamlar yaratılmalı ve onları istenildiği gibi yönlendirmek için bu gerekli.
Bütün bu özellikleri ancak bir hakimiyet unsuru daha iyi ve etkili kullanabilir. Çünkü bu hakimiyet unsuru “Devlet” basını, diğer yayın organlarını, inancı, parayı, rüşveti, korkuyu, gelecek korkusunu da kullanarak insanlara istediklerini yaptırabilirler. Etrafa baktığımızda görünen manzaranın arkasında bu etkiler vardır. Gizli kalan, bu hakimiyet unsurun sahibi kim...

son olarak: insan, yaptıkları, yapacakları ne olursa olsun hep de bir “açıklama” bulur...

küçük azınlık 1. devam edecek

Beğen

mem-o
Kayıt Tarihi:6 Nisan 2017 Perşembe 10:35:20

KÜÇÜK AZıNLıK YAZISI'NA YORUM YAP
"Küçük Azınlık " başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR


Henüz yorum yapılmamış.

Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.