Barış Bazalka
154 şiiri ve 59 yazısı kayıtlı Takip Et

Yemin ederim güldü



Günün Yazısı
Okuduğunuz yazı 18.1.2017 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.

Osman koşarak merdivenlerden yirmi ikinci kata çıktı, biz İhsan’la beyaz bakkal poşetlerimizden çıkardığımız domates, beyaz peynir ve ekmeklerimizi gazete kağıdının üstüne boğaza karşı bir kahvaltı masasına serer gibi özenerek seriyorduk. Pekte hayal sayılmazdı aslında bu, üçüncü köprüye kimse ses etmeyince köprünün bacaklarındaki ormanları da kesmişler yerine plaza dikmeye başlamışlardı. Ben duvar ustasıydım, İhsan sıvacıydı, Osman ihsanın oğluydu tatillerde babasına yardım etmeye gelirdi.. İhsan az sesli bir tövbe çektikten sonra bir şantiye şefi edasıyla kükredi Osman’a..

“Ne oldu lan eşşek herif, ne koşuyon canın götünde”
“Yok bişey baba, bi aşağı indim geldim”

İhsan’ın yarısını gömdüğü domatesin suyu sakallarının arasından sızarken Osman’da olduğumuz katın köprüden tarafına geçmiş gözlerini kısmış köprüye bakıyordu. İhsan tekrar bir tövbe çekti ve bu sefer inşaat sahibi edasıyla kükredi.

“Düşecen eşşek sıpası gel buraya hiç üşenmiyon burdan köprüye kadar koşmaya her gün her gün, bakar mı o kız sana hiç, köprüden geçtiğine göre arabası var, arabası olan kız sana bakar mı ? Gel de peynir ekmek zıkkımlan, daha iş çok”

“Yok baba ya..” diyerek bir yandan da gülerek gazetenin başına geldi. İhsan aslında Osman’a hiç kızmazdı ama hep kızar gibi yapardı, büyük hayallerin peşinden koşmasın istiyordu, küçük adamlarız biz diyordu hep! Sonuçta hayal kurmaya bile bir yerden sonra paramız yetmez diyordu. Faturası olsa illa ki keserlerdi onu da üç beş ayda bir.

Fakat Osman hep büyük hayallerin peşindeydi, okulu bitirip inşaat mühendisi olacaktı, belki bir gün o da dikerdi böyle büyük binalar.. Çalışırken ben içimden türkü söylerdim, İhsan zamlardan bahsederdi, Osman’da dikeceği binaların büyüklüğünden, güneşi nasıl gölgeleyeceğinden, nasıl zengin olacağından konuşurdu. Bazen İhsan takılırdı oğluna; “o binalar götüne girmez inşallah oğlum ama hadi hayırlısı” diye..

Bir kaç gün sonra Osman yine köprü tarafına dikilmiş gözleriyle köprüyü kesiyordu, bi an heyecanla bize döndü ve “yemin ederim güldü” diye bağırdı. Bu onun ağzından duyduğumuz son şeydi..

“Yemin ederim güldü”

Osman’ın mezarını gri briketlerle çevirdik, paramız olsa belki bir mezar yaptırırdık. İhsan’a üç gün izin verdiler, sonra tekrar çalışmaya başlad! Ama artık zamlardan bahsetmiyordu İhsan, büyük binalar dikeceğinden, sonra da yıkacağından bahsediyordu aynı binaları.

Ben susuyordum.
Bir kaç bina yüksekliğinde susuyordum.

Beğen

Barış Bazalka
Kayıt Tarihi:17 Ocak 2017 Salı 06:58:26

YEMIN EDERIM GÜLDÜ YAZISI'NA YORUM YAP
"Yemin Ederim Güldü" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
Mehmet SEMERCİO.
30 Aralık 2017 Cumartesi 00:57:22
Bu da sanırım hâyâl ürünlerinden seçmeler.
Ne diyelim, tanrı size vermiş biz de okuyalım.
Yanlız, bu haksızlik hoca. Yok öyle yağma.. size kepçe bize kaşık.
Şaka bir yana, emek bir yana...
Bu arada, osmanın yattığı yer güzel olsun.
Slm

Cevap Yaz
İBRAHİM YILMAZ
18 Ocak 2017 Çarşamba 08:23:23
Kutlarım arkadaşım seçtiğiniz öykü konusunun güzelliğini.
Ve de anlatım bağlamında yakaladığınız üst düzey başarınızı.
Emeğe saygımla.

Cevap Yaz
Dilek USTA
18 Ocak 2017 Çarşamba 03:19:21
"Büyük hayallerini küçük yürekli insanlarda yaşayamazsın " diye bir söz okumuştum galiba doğru.. Belki de yanlış bilemiyorum..Ama bildiğim bir şey varsa o'da dünya hiç adil değil...

Hüzünle okudum..
Kutlarım arkadaşım..

Selam ve sevgilerimle

Cevap Yaz
keoma
17 Ocak 2017 Salı 17:14:06
Yazınız güzeldi. İşçi hikayeleri-yazıları az. Bu bence normal bir durum değil. Birkaç defa okudum yazınızı. Akşam "Tamirci Çırağı" adlı şarkıyla birkaç kez daha okumayı planlıyorum. Teşekkürler.

Cevap Yaz
lacivertiğnedenlik
17 Ocak 2017 Salı 16:34:39
Bir filmde izlemiştim.. büyük siteler, binalar sıradan insanlarla olan bağlarını koparıyor..herkes kendi içinde duvar...hayaller bile...

Cevap Yaz
Ayşegül AKDAĞ BARUTÇU
17 Ocak 2017 Salı 12:03:26
Güçlü ve içten bir anlatımdı değerli yazar.
Buruk bir hikaye de olsa çok sevdim.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Barış Bazalka 17 Ocak 2017 Salı 12:11:18
Teşekkür ederim.
hena
17 Ocak 2017 Salı 11:27:30
Bu öykü bana yıllar önce okuduğum Orhan Kemal'in "bereketli topraklar üzerinde.."romanıni anımsattı..O romanda hissettiğim burukluk...

Çok iyi anlatim,çok iyiydi...siirleriniz gibi.. Tebrikler.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Barış Bazalka 17 Ocak 2017 Salı 11:30:15
teşekkür ederim.
-Sude Nur Haylazca-
17 Ocak 2017 Salı 10:21:16


"hayal kurmaya bile bir yerden sonra paramız yetmez, faturası olsa illa ki keserlerdi onu da üç beş ayda bir."

hikaye yorumsuz bıraktı beni, gerçeklerin tokadı ağır oluyor...


siz hep güzel ve kendinden emin yazıyorsunuz..
sayfanıza uğrayıp hayal kırıklığına uğramak imkansız

teşekkürler okuttuğunuz için.

Sude Nur Haylazca tarafından 1/17/2017 10:16:28 AM zamanında düzenlenmiştir.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Barış Bazalka 17 Ocak 2017 Salı 10:54:45
güzel yorumunuz için teşekkür ederim.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.