sa sabri ayçiçek
0 şiiri ve 553 yazısı kayıtlı Takip Et

Medeniyet dairesini terk (mi) ediyoruz !



Günün Yazısı
Okuduğunuz yazı 3.11.2016 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.

Burada,esasen İbn-i Haldun’a ait olan “Medeniyet Dairesi” kavramıyla ilgili 3-4 yazı yazmış ve bu kavrama dikkat(!) çekmiştim.
Tekrar aynı konuya dönecek değilim ama belleğimde uzun zamandır bu kavram var,flu da olsa ta 70 ‘li yıllarda sosyoloji hocamız Nermin Hanıma kadar da gider.
Ülkemizde de 15 Temmuz “kalkışmasından “sonra gündeme “idam” talep ve kavramı girdi.Hem siyaseten,hem de toplumsal talep olarak!
Evet,kalabalıkların “talepleri” anlaşılır bir şeydir;haklıdırlar da ama “haklı olmak başka doğru olmak başkadır” derim hep.
Burada bir de makale yazdım bu başlıkla.(Haklı olmak başka,doğru olmak bambaşkadır!)
Ancak ben hayatım boyunca idama karşı çıktım.Mesela 15-16 ‘lı yaşlarda “Menderes”e kızmama rağmen,idam edilmelerinin haksızlığına /hukuksuzluğuna da dikkat çekmiştim.
Ülkemiz 1949 ‘da Avrupa Konseyi üyeliğine girerek,12 Eylül 1963 ‘teki “Ankara “antlaşmasıyla da AB sürecini başlatarak,idama karşı tavır almıştı.Ki bence doğru olan da budur /buydu.
Şimdi bütün bu “süreç” ve “kazanımları” heba edercesine “idam cezasını” savunmak ve sahiplenmek çok doğru olması gerektir.
Bu bizi “medeniyet dairesinin “dışına iter!
Batıya,ikiyüzlü tavır ve tercihlerinden dolayı tavır almamız,onların ahlaken de olsa savunduğu değerlere “davet etmemiz” doğru ve gereklidir de.
Ama bir an,belki de öfkeli kalabalıkları “yatıştırmak” için “idam ipine” sarılmasının bence mantıki ve anlaşılır bir yanı yoktur.Kaldı ki bugün ceza çıksa bile,cezalar geriye doğru işlemez kuralına bağlı olarak 15 Temmuz “darbecilerine” uygulamak mümkün olmayacaktır.
Benim sıradan ve sade bir “vatandaş” olarak beklentim ve dileğim “adil yargılanmaları” ve hak ettikleri en ağır cezaya çarptırılmalarıdır.
Unutmayalım ki ülkemizde 17 Eylül 1961 ‘de Menderes ve arkadaşları;6 Mayıs 1972 ‘ de de Deniz Gezmiş ve arkadaşları “idam “edilmeselerdi,belki bugünkü “travmalar” hiç yaşanmayacak,unutulup,gideceklerdi.
Toplumda derin yaralar açtıkları,”Acı her dem tazedir” sözünü doğrularcasına kesin gibi.
Dünyanın değişik ülkelerinde idam cezası olduğu doğru.Mesela İran en başlarda.
Ama 2015 yılında,dünyada 1634 idam cezası gerçekleştiriliyor,bunun 977 ‘si İran’da.Demek ki “idamın” olması,suçun da engellenmesi demek değil(miş.)
Medeniyet dairesi içinde kalmak önemli ve değer bence.
Darbecilere,çocuk “katillerine”,çocuklara tecavüzcülere ben de öfkeliyim her sade insan gibi.Ama “öfkeleri” de kontrol etmek gerek.Şimdilerde,özellikle futbol takımlarına “öfke kontrolu” seminerlerinin verildiğini basından okumaktayım.
Kaldı ki dilimizde çok güzel de bir atasözü var:
-Öfke gelir göz kızarır,öfke gider yüz kızarır!
Gözlerin kızarması anlaşılır bir şey,ama yüz öyle mi?
Şimdi bin kere düşünüp,bir kere konuşmak zamanıdır.Çünkü Arapların çok güzel atasözünde olduğu gibi :(Bunun hadis olduğu da söylenmektedir.)
-Söz ağızdan çıkana kadar ona hükmedersin ama çıktıktan sonra o sana hükmeder!

Beğen

sabri ayçiçek
Kayıt Tarihi:2 Kasım 2016 Çarşamba 23:22:13

MEDENIYET DAIRESINI TERK (MI) EDIYORUZ ! YAZISI'NA YORUM YAP
"Medeniyet dairesini terk (mi) ediyoruz !" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
Nermin Kaçar
3 Kasım 2016 Perşembe 21:39:40
Bu idam cezası çok hassas bir konu. Yorumları tek tek okudum.Artik inanın tv izlemiyorum.onun yerine ya resim yapıyorum yada kitap okuyorum. Bir manada psikolojik bir kaçış benimkisi. Adalete inancım her zaman sonsuzdur. Ama adaletin tam olarak işlediğini bilebiliyor muyuz. Hatta 15 temmuzdan sonra isten atılan ya da açığa alınanların ne kadarının suclu-suçsuz olduğunu bilebliyoruz.Benim için önce vatan gelir. Vatan hainleri, özellikle şu anda arada beslenen apo ve pkk örgütüne mensup katillerinin adil olarak yargılanıp idam cezasını kullanılmasını isterim. Ha bir de çocuk taciz ileri ile cinsel istismar suçlularına uygulanabilir. Böyle konuştuğuna bakmayın ben idama karşıyım aslında ama cigerimizin yNdigi zamanlar insan daha faarkli düşünebiliyor.Bu e gelen seckinizi kutlar.saygılar sunarım.

Cevap Yaz
Nermin Kaçar
3 Kasım 2016 Perşembe 21:39:33
Bu idam cezası çok hassas bir konu. Yorumları tek tek okudum.Artik inanın tv izlemiyorum.onun yerine ya resim yapıyorum yada kitap okuyorum. Bir manada psikolojik bir kaçış benimkisi. Adalete inancım her zaman sonsuzdur. Ama adaletin tam olarak işlediğini bilebiliyor muyuz. Hatta 15 temmuzdan sonra isten atılan ya da açığa alınanların ne kadarının suclu-suçsuz olduğunu bilebliyoruz.Benim için önce vatan gelir. Vatan hainleri, özellikle şu anda arada beslenen apo ve pkk örgütüne mensup katillerinin adil olarak yargılanıp idam cezasını kullanılmasını isterim. Ha bir de çocuk taciz ileri ile cinsel istismar suçlularına uygulanabilir. Böyle konuştuğuna bakmayın ben idama karşıyım aslında ama cigerimizin yNdigi zamanlar insan daha faarkli düşünebiliyor.Bu e gelen seckinizi kutlar.saygılar sunarım.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


sabri ayçiçek Yazının sahibi 3 Kasım 2016 Perşembe 23:34:13
Merhaba..Evet,çok nazik ve hassas bir konudur idam! En azından olaya,suç ile ceza arasında bir denge olmalıdır anlayışından bakarsak / bakabilirsek birlikte daha iyi bir yaşama sahip çıkabiliriz.Adalet yoksa huzur da yok diyeyim.
Nermin Kaçar
3 Kasım 2016 Perşembe 21:39:29
Bu idam cezası çok hassas bir konu. Yorumları tek tek okudum.Artik inanın tv izlemiyorum.onun yerine ya resim yapıyorum yada kitap okuyorum. Bir manada psikolojik bir kaçış benimkisi. Adalete inancım her zaman sonsuzdur. Ama adaletin tam olarak işlediğini bilebiliyor muyuz. Hatta 15 temmuzdan sonra isten atılan ya da açığa alınanların ne kadarının suclu-suçsuz olduğunu bilebliyoruz.Benim için önce vatan gelir. Vatan hainleri, özellikle şu anda arada beslenen apo ve pkk örgütüne mensup katillerinin adil olarak yargılanıp idam cezasını kullanılmasını isterim. Ha bir de çocuk taciz ileri ile cinsel istismar suçlularına uygulanabilir. Böyle konuştuğuna bakmayın ben idama karşıyım aslında ama cigerimizin yNdigi zamanlar insan daha faarkli düşünebiliyor.Bu e gelen seckinizi kutlar.saygılar sunarım.

Cevap Yaz
DEVRİM DENİZERİ
3 Kasım 2016 Perşembe 20:29:16
“Haklı olmak başka doğru olmak başkadır” derim hep. diyorsunuz da-Bu hemen her insanın müşterek söylemdir. Hiçbir insan boşu boşuna aktır. durup dururken bir başkasının canına kast edilmesini istemez.İdam da buna dahildir. Ancak öyle durumlar ve suçlar vardır ki bunun karşılığı mutlaka ölüm yani idam olmalıdır. Aacaba siz yalnızca siyasilerin mi yoksa tüm suç kapsamına giren suçluların idamına mı karşısınız. Öylesine tüyler ürperten korkunç suçlar işleniyor ki bunları hoş görü olgunluk insan hakları zırhına bürünüp yok sayamazsınız! Günde yirmi beş şehidin sorumlularına alkış mı tutmak gerekiyor. Ateş düştüğü yeri yakar. Hadiste yer aldığını söylediğiniz ve buna benzer bir takım sözlerle yola çıkmak çok yanlış ve tehlikeli bence. Yaradan bile suçlu ve günahkar kullarını cezalandıracağını buyurmuşken…
Bu ülkede adaleti tarafsız yargıyı sağlıklı bir hukuk sistemini hayal etmek bile olanaksızken..
Evet fevkalade haksız adaletsiz bir şekilde yargısız infaz edilenler insanlığın yüz karası ve utancı olarak kazınacaktır belleklere.

Esenlikler dileklerimle.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


sabri ayçiçek Yazının sahibi 3 Kasım 2016 Perşembe 21:04:19
merhaba..ne güzel işte..adaletin sağlıklı olmadığından bahsediyorsak,verilecek "ölüm cezalarının" doğru olduğuna nasıl güvenilecek ki?Ben idama ilkesel olarak karşı çıktım halen de çıkmaktayım...çünkü adalet tarihi bunun bir yığın yanlışlığıyla doludur.
Sakın suçluyu affedelim diye bir anlam da çıkarmayınız bundan:Suç ile ceza orantılı olmalı,ayrıca da dahil olmak istediğimiz uluslararası "organlar" buna karşılar.Ya buna uyarız,ya da idama evet diyerek başka bir yere "savrulur" gideriz...Dileğim doğru karar alınmasıdır yoksa suçların cezasız kalması değil.İyi akşamlar dileğimle.
Fikret TÜRKER
3 Kasım 2016 Perşembe 17:19:59
Bence bugün idam taleplerini haykıranların, özellikle peşlerinden gittikleri siyasetçilerin yıllardır güttüğü intikam duygularının temelinde, zamanında idam edilen din adamları vardır. Oysa ki bugün idam edilmesini çok arzu ettikleri kişi de düne kadar '' Çok, hatta en değerli din adamı '' olarak , aynı kişilerin başlarının üzerinde, gönüllerinin baş köşesinde yer almaktaydı. Tıpkı perhiz / lâhana turşusu olayı gibi..

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


sabri ayçiçek Yazının sahibi 3 Kasım 2016 Perşembe 21:07:00
Merhaba..bu konu nazik ve bir anda verilecek kararla da olacak şey değil.Kaldı ki ülkemizde en son idam 1984 te "infaz" edildi.Şimdi başa döneceğiz sanırım.Neden diye sormak ve bunu tartışmak her insnaın en doğal hakkı...Selamlarımla.
Tevfik Tekmen
3 Kasım 2016 Perşembe 13:10:51
Hiç kimsenin kimsenin malına, canına, ırzına saldırı hakkı olmadığı gibi hiç kimsenin kimsenin canını almaya da hakkı yoktur. Suçu, sebep ve sonuç ilişkisiyle değerlendirirsek biraz da kendimize bakmamız gerekmez mi? Kendimiz derken kendi elimizle yarattığımız şu rezil düzenin kendisine...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


sabri ayçiçek Yazının sahibi 3 Kasım 2016 Perşembe 21:12:49
Merhaba.İdam cezası hukukçuların bile anlaşamadıkları çok "netameli" bir alan /konu olup,hemen karar vermenin ülkemizin hayrına olmadığı kanaatindeyim.Ancak farklı fikirler de olmalı ki,konu tartışılabilsin...
Asılanların "acısı "ortada iken,ısrar doğru değil bence.Demek istediğim budur /buydu....Selamlarımla.
sabri ayçiçek Yazının sahibi
3 Kasım 2016 Perşembe 12:44:59
İki teşekkürüm var öncelikle.
Biri yazımı "günün yazısı" seçen kurula,diğeri de yazımla ilgili görüş,düşünce açıklama "zahmetinde" bulunan okur ve üyelere.
Biliyorum bu konu hukukun en tartışmalı alanı,ancak farklı insanların da görüş açıklaması detayları yakalamaya fırsat verebilir.
En güzeli de yazımın "okunuyor" olması.
1972 den beri biraz da mesleğim gereği hukuk,adalet,ceza gibi kavramlar üzerinde en çok "çalışma" yaptıklarım oldu.Kısaca bütün sorunun adil olmakta saklı olduğunu belirtmeliyim.
Suç-ceza arasında bir korelasyon olması ve "kararın" kamu vicdanında hak yerini buldu dedirtmesi...Herkese güzel gün /günler dileğimle.

Cevap Yaz
Den(iz)
3 Kasım 2016 Perşembe 11:43:27
Çocuk tacizini düşünün... Çocuk ve taciz yan yana geliyor... Sonra vatan ve ihanet ...Vatan hainliği.... Böyle durumlarda öfke ile değilde adil olarak düşünsek bile idam haktır fikrimce. yüzlerce bebek, kadın ve çocuğun ölümünden sorumlu Apo kişisi ni beslemeye devam edelim o zaman... Bilemiyorum ... Konu manidar...

Sevgilerimle..

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


sabri ayçiçek Yazının sahibi 3 Kasım 2016 Perşembe 12:19:44
Merhaba...Haklısınız belki ama aklıma Evren 'in meşhur sözü geldi:Asmayalım da besleyelim mi?
Lakin bunun hem adaletli hem de çözüm olmadığını gördük.Sanırım en uygunu,ceza ve suç arasında denge kurulması.İyi gün dileğimle.
Ayvazım Deniz
3 Kasım 2016 Perşembe 11:23:12
Çocuk istismarı ve tecavüz..Kesin kafasını bana göre. İdam bile onlara ödül sayılır.
Ve terör.. Yani PKK.Ne diye o şerefsiz vatan hainlerini hapiste bakayım ki? Bana göre asılsın.

Ama darbecilere bende karşıyım.. Neden mi? Bu hükümeti başa getiren de onlar. Ve hala ne hikmetse hiç bir milletvekili bakan bu suçlamayla yüzyüze getirilmedi. Yani suçlu hala alkışlanır durumda. O zaman kim kimi idam edebilir ki?

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


sabri ayçiçek Yazının sahibi 3 Kasım 2016 Perşembe 12:22:02
Merhaba..Sanırım bu konuyu daha detaylı ve dünya tarihinden örneklerle açıklamak /anlamak gerekiyor.Yine de en uygunu adaletin tecelli etmesi.
Dursun Bayrak
3 Kasım 2016 Perşembe 09:52:57
Sabri bey güzel diyosunuz da vatan hainlerine acınmaz. Fidan gibi evlatlarını şehit veren anaların babaların, genç yaşta dul kalan bacıların, yetimlerin yüreklerine su serpmek şart oldu artık.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


sabri ayçiçek Yazının sahibi 3 Kasım 2016 Perşembe 12:23:31
Merhaba..Adalet ile merhametin çatıştığına inanırım ben de lakin bu anda sanki bir "Sırat Köprüüsnden" geçer gibiyiz.
levent taner
3 Kasım 2016 Perşembe 08:46:20
Hocam güzel noktalara değinmişsiniz

Siyasi idamlar ülkemizde derin yaralar açtı gerçekten

27 Mayıs kapıyı araladı

12 Mart, 12 Eylül ardına kadar açtı

Dediğiniz gibi şimdi idam cezası kabul görse kanunun geçmişe yürümezliği ilkesi de var

Birde idam cezasına yöneltilen en güçlü eleştiri ölüm cezasının geri dönülmezliği

Sonraki yıllarda veya nesilde haksızlığına bir şekilde kani olunursa öleni geri getirmek mümkün değil

Duygusal bir toplumuz, geçmişi de çabuk unutuyoruz

O yüzden sosyal psikolojinin yaydığı heyecan dalgaları ne kadar hukuk kaynağı olur, olabilir, olabilir mi? Tartışılır elbet

Yalnız hocam

Terör, çocuk tecavüzleri farklı alınabilir, alınabilmeli de

Yaşama hakkının kutsiyeti deniyorda, katledilenlerin durumu ve toplumda açtığı yara göz ardı edilebilir mi?

Birde hocam müebbeti idama göre daha ağır bir ceza olarak anlamak mümkün

Ancak müebbete sadık kalan bir siyasal ve hukuksal yapımız da yok

Yoksa idam bir defadır da müebbet ömür boyu her an çektirebilir

Ne ki, dediğim gibi terör ve tecavüz özellikle de çocuk tecavüzü suçlarında idam meşruiyet kazanır bence

Bir dönem terör sayılanın başka bir dönem farklı bir anlatıma bürünmesi bu gerçeği değiştirmez, değiştirmemeli bence

Nihayet Hocam

Güne gelen yüreği, emeği, kalemi, kelamı kutlarım

Saygı ve selamlarımla...


1 cevap yazılmış Cevap Yaz


sabri ayçiçek Yazının sahibi 3 Kasım 2016 Perşembe 12:26:34
merhaba..Bu konu tabi ki hukukun en "tartışılmalı" konusu ve alanı.Bir bir yurttaş olarak ddüşüncelerimi kaleme aldım.Ancak tartışmaya zemin yaratmış olması da güzel olmuş yazımın.Tabi ki herkes bir şey demeli ve sonunda en adil,en kakkaniyetli karar ortaya çıkmalı bence de. Güzel bir gün dileğimle.
Dilek USTA
3 Kasım 2016 Perşembe 02:33:52
İdam belki insanlık dışı gibi gelebilir Sabri bey lakin o kadar çok ölümü hak eden ve masum insanlara dünyayı dar eden caniler var ki bu yüzden idama tarafım ben...
Eğer benim sokakta ölme ihtimalim,
Tacize uğrama ihtimalim,
Çocuklarımın geleceği için endişeli olma ihtimalim varsa
VE
Adalete ve hukuka olan güvenime halel getirecek kadar katiller ortalıkta geziyorsa BIRAKIN idam GELSİN..
Artık huzurla nefes almak ,güvenle yaşamak istiyoruz.... KUTLUYORUM güne gelen değerli yazınızı...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


sabri ayçiçek Yazının sahibi 3 Kasım 2016 Perşembe 12:31:09
Dilek Hanım merhaba..Sizi empati yapıp,tabi ki anlamak isterim /istiyorum.Ama şu kadarını demeliyim size:Adalet ile merhamet çoğu kezz çatışır.Bu durumda yine adaletten ayrılmamaktan yanayım.
Esasen huzuru sağlamak en önemli görevi olmalı devletin.Ben sadece "tartışmaya" bir kapı araladım.Görüşlerin çoğalması daha doğruya yaklaştıracaktır hepimizi...Güzel gün dileğimle.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.