Irmak Yosunkent
105 şiiri ve 54 yazısı kayıtlı Takip Et

Yol hikayeleri



yol hikayeleri

Günün Yazısı
Okuduğunuz yazı 9.10.2016 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.


"Hayat bir hikayedir
ve bir insanı sevmek, onun hikayesini sevmektir.."*


Güz kokusu sinmiş anılarımla birlikte, geçmiş yaşam izlerime.
Çocukluğumdan geriye kalan
yarı kahkaha yarı hüznün tadı geleceğe taşıdığım...
Çocukluk hayallerime sadakatim hepsinin toplamı
ve ardımda bıraktığım erguvan çiçeklerinin yası.

Ahh!.. Ne günlerdi içine girip, dönüp, dolaşıp kendimde biten arayış kaçışları...
O çocuktu ve yetim … Fakat ben de çocuk değil miydim biraz öksüz biraz yetim. Herşey birazdı; biraz, tam olmayan hiçbir anı’mda. Yarım kalan, hep bir tarafı boşluğa düşen bakışlarımla.

Baktığımda gerilere ve an’a; ne çok şey akmış ve ne çok eksik kalmış duygularda…
Söylesene, hâlâ dargın mısın bana attığım bir etek dolusu taşlardan biri kafana isabet ettiği için?
Hâlâ kanar durur mu senin de çocukluğun?
O zamanlar herşey oyundu. Oyunu bilmek ve sonuna kadar kurallarına göre oynamaktı bizi salıveren dolu dizgin sevdalara. Büyüdükçe unuttuk kuralları…
Biliyor musun, yıllar sonra farkettim içimdeki sızının senden kalan bir hatıra olduğunu. Yıllardır nasıl da rahatsız etti durdu içimdeki burukluk. Ama çocuk ben de çocuktum, üstelik ...

Bir hikayenin ertesinde yaşadığı solgun kelimeler dökülüyordu kederli ellerinden... Okuyarak son sayfasına geldiği anı defterine bir kez daha baktı dudaklarını büzerek... acıdan dizleri bükülmüş, oturduğu taşın üzerinden kalkamaz olmuştu. Nihayetinde kabullenmişti ki beklediği bir gel/ecek yoktu artık...

İnsan bazen çırpınır durur ne olursa olsun bir anının hatrına kaybetmemek için yaşanmışlıkların değerini. Ama öyle bir an gelir ki, son niyetine yaşanan herşey bir yıldız kayması kadar hesaba gelmez bir zamanda kayıp gider önünden ve yapacak hiçbir şey yoktur aslında.

Defteri kıyıdaki taşın üzerine bırakıp saatlerdir oturduğu taşın üzerinden sendeleyerek kalktı. Yavaş yavaş ilerleyerek kendini durgun suya bıraktı...
O taşın üzerine takıldı bir an gözleri. "Geçmiş" miydi, hepsi bu kadar mıydı; bir deftere yazılan koskoca bir ömür... Neler sığdırmamıştı ki bu uzayıp giden sanki hiç bitmeyeceğini düşündüğü upuzun yol hikayelerine...
Bir çocukluk anısı hep gelip gelip kalbinin tam üstünde duruyordu günlerdir. Düş kurduğu, henüz dünyanın rengarenk zamanlarından kalan bir müzik notası gibi kulağında yankı yapıp duran o çığlık !..

Belki de yıllardır içinde taşıdığı birinin canını yakma korkusu, O’ nun gidişiyle kendinde bulduğu derin pişmanlıklardan kalan bir izdi. Düşündükçe derinlere dalıyor, yürüdükçe suyun dibi görünmüyordu. Bu bir son muydu? Bitmiş miydi artık günlerdir omuzlarına çöken kırgınlıkların, acının, kaybetmenin telaşıyla yine kalbinin üstünde yer eden o ağırlık… suya girdikçe vücudu hafifliyor, sanki su tüm benliğini, anılarını yıkıyor, önünde yemyeşil gün batımı uzayıp gidiyordu.

Yeni başlangıçlar her zaman iyidir, iyiliğin bir sözü kalmışsa, uzağa düşen ben olayım; diye içinden tekrardan geçirirken, suyun boyu çoktan gözlerinin hizasını geçmişti…

*Heidegger

Beğen

Irmak Yosunkent
Kayıt Tarihi:8 Ekim 2016 Cumartesi 03:07:16

YOL HIKAYELERI YAZISI'NA YORUM YAP
"yol hikayeleri" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
LutfiyeCanacik2050
12 Ağustos 2017 Cumartesi 19:29:18
Aslında insanin hayat hikayesi, kalben, ruhen birini sevmeyle başlıyor, benim yol hikayem de boyle başladı. Zamanı geldiğinde ve evrendeki mesajları doğru okumaya başladığında, hayattaki amacını da anlamaya başlıyor insan. Bir kor kuyunun içinde olup, çıkmak için bir yol bulmak gibi.Küçük bir çocuk gibi gidiyorsun, ürkerek, ama yola vardığında, kalbin seni bilmediğin yerlere götürdüğünde, sorularının cevabını biliyorsun ve diyorsun ki kendine, bu benim hikayem ve karşında seni bekleyen diğer hikâyeyle birlesiyorsun, bütünleşip, tamamlıyorsun, verdiği huzur hissediyorsun tüm benliğinde. Ne yapabilirim diyebildiginde, orda başlıyor bizim yolumuz... Çok güzel ve anlamlıydı, yol hikayeniz.Saygilarimla

Cevap Yaz
DemAN
12 Ağustos 2017 Cumartesi 19:05:09

Her notanın, bir hikayesi var; 'sanki hayatım boyunca yanlış melodilerle dans etmiş gibiyim'


Aslında her yolun sonu bir umuda çıkar; umutlar ki hikayeler gibi gün ışığına çıkar.

Cevap Yaz
gidilecek
9 Ekim 2016 Pazar 22:47:31
Başta bir yol hikayesiyle karşılaşırım sandim ama
Artık beklenen bir gelecek gelmeyecek
Hep bir seyler olacak derdim eskiden
Oldu bir çok sey dahası varmı acaba? Hayat bu sürprizlerle dolu.
Tebrik ederim güne deģer yazinızi saygılar.

3 cevap yazılmış Cevap Yaz


Irmak Yosunkent 9 Ekim 2016 Pazar 23:41:30
Dahası yok sanırım. ..
Irmak Yosunkent 9 Ekim 2016 Pazar 23:41:32
Dahası yok sanırım. ..
Irmak Yosunkent 9 Ekim 2016 Pazar 23:42:27
Teşekkür ederim. Sevgiyle kalın.
Telin azizliği)
küsss
9 Ekim 2016 Pazar 19:31:56
Cidden bu bir yol hikayesi miydi ya da yolunu kaybetmiş birinin hikayesi mi..

Cocukluk hep güzeldir de, neden?.. güzel.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Irmak Yosunkent 9 Ekim 2016 Pazar 23:40:47
Hayat başlı başına bir yolculuk zaten.
Ve herkesin temiz kaldığı bir çocukluğu vardır elbet, vicdanı gibi..
Teşekür ederim.
Sevgiyle kalın
Mahvash
9 Ekim 2016 Pazar 14:44:32
Insanın umutlanası geliyor.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Irmak Yosunkent 9 Ekim 2016 Pazar 23:34:56
Bir an öyle oluyor gökyüzüne bakınca
Ama yerde biz yine aynı kederde. ...
Teşekür ederim.
Sevgimle
İpekyildiz
9 Ekim 2016 Pazar 13:16:17
Her birimizin elinde sarı bir kurdele, peki nereye; nereden geldiysek işte!!!

Yürekten tebrikler Irmak'çığım

Son derece güzel bir yazıydı bence ve ben şiirsel dokunuşları da çok severim ayrıca; herkesin harcı değil çünkü düz yazıda bunu başarabilmek.

Özetle çok sevdim.

Selamlarımla
Musmutlu pazarlar :)))

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Irmak Yosunkent 9 Ekim 2016 Pazar 13:20:17
Çok teşekkür ediyorum. ..
Yürekler bir çarptıkça ne mutlu bize.
Sevgimle
Sabahat çelik
9 Ekim 2016 Pazar 08:45:38
gününü kutluyorum çok manidardı bir film izler gibi okudum selamlar sevgiyle

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Irmak Yosunkent 9 Ekim 2016 Pazar 13:20:51
Çok teşekkür ediyorum Sabahat hanım.
Sevgiyle kalın. ..
CaNMaYBuLL.
9 Ekim 2016 Pazar 02:42:12




Gidebileceğim en uzak yerlere gittim. Görebileceğim en değersiz şeyleri gördüm. Ama bir’şeyi unuttum !

Hikayelerin giriş bölümü ile bitiş bölümü arasında kaç kişiyi sığdırmam gerektiğini; yol boyu kaç kişiyi silip kaç kişiyi hikaye edeceğimi…Lakin bir şeyi de keşfettim !

İçilen sigara ve sigaradan düşen külün varlık için değersiz olduğunu ama toprak için ne çok değer taşıdığını sigaradan öğrendim.

Cebimde sigara paketim yok, iki parmağımın arasına sıkıştırdığım son sigaramı yere atmadan önce :

‘’bana adını söyle
bana adımı söyle
hangi mezar taşına gömdün beni
bak tanrımı unuttum şimdi
bana kabil de
bana öyle bakma
hadi adını söyle ….’’


Bildin mi Beni ?





1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Irmak Yosunkent 9 Ekim 2016 Pazar 13:21:52
Ben her zaman iyi bir okuyucu olduğumu söyledim
Bu kalemi nerde okusam tanırım. .. :)
Bildim elbet.
Den(iz)
8 Ekim 2016 Cumartesi 21:47:20
manidar... hoş bir tat bırakıyor zihinlerde... tebrikler.. sevgilerimle.. :))

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Irmak Yosunkent 8 Ekim 2016 Cumartesi 22:51:21
Çok teşekür ederim Ezgim,
Hoşgeldin
Her daim sevgiyle...
CaNMaYBuLL.
8 Ekim 2016 Cumartesi 21:33:51



Birbiriyle çelişen çok sözcük, birbirine giren çok duygu var aynı cümlede... Bir daha uzaktan bakmak isterken, yakınlaştıklarında kayboluyorsun.

Yola girerken çocuk, yol sonunda büyümüş olmalıydın ki, nereden nereye diyebilmeliydik.


Sorularla başladığın cümleler sorunlarla devam ediyor ve soru kayboluyor.

Aceleci yazı.

Oldukça iyi diyelim

Tebrikler

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Irmak Yosunkent 8 Ekim 2016 Cumartesi 22:59:51
:)
Merhaba. Epeydir yoktun. Ama sana gel dediğimde gelmeliydin.
Gittin, geldin, gördün de hiç değişmedin... :) aynı tarz yorum; yeren ve tutan.
Aslında çocuk hiç büyümek istemedi, hep düşlerinde yaşadı. Güzel şeyleri sadece düşlerinde bulacağına taa ... çocukken inanmıştı...
Ne yazık ki yazıdaki gibi bir türlü karar veremedi; büyüsemiydi, oralarda mı kalsaydı, buralara mı dönseydi... o kadar çok arayış halindeydi ki her arayış çırıpınışında çocukluğunun saflığından her birinin bir parçayı kopardıklarını çok sonradan farketti ama artık hayli yol almıştı. O su her haliyle sardı, sarmaladı onu...
Zaten insan yaşamında nihayi amaç nedir ki?..
Sağolasın ziyaretin için..
Sevgiyle kal...
chaotica
8 Ekim 2016 Cumartesi 17:37:56
Şiirsel...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Irmak Yosunkent 8 Ekim 2016 Cumartesi 23:01:47
Çok teşekür ederim Chaotica,
Bir şeyler yapmaya çalışıyorum işte .. :)
Sevgiyle .. .
Nar-ı Çiçek
8 Ekim 2016 Cumartesi 17:24:21


Kocaman bir denizde yüzmeye çalışmak gibi bu dünya.
Öğrenemeyen boğulup gidiyor...


Güzel kalbine ve kalemine sevgilerimle.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Irmak Yosunkent 8 Ekim 2016 Cumartesi 22:50:33
Sen ve senin gibi derin ve ender yürekler her zaman var-olun ki,
boğulsak da kimin yanında boğulduğumuzu bilip içimiz rahat gidelim dost yüzlüm...
Teşekür ederim,
Çokça sevgimle...
lacivertiğnedenlik
8 Ekim 2016 Cumartesi 14:15:13
Çocuk kalsaydık hep...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Irmak Yosunkent 8 Ekim 2016 Cumartesi 23:04:02
Kalamadık güzel insan,
Teşekür ederim
Sevgimle...
Rampaların Ustası
8 Ekim 2016 Cumartesi 11:38:47
Bitmez yol..cu..luk. Sürer gider insanın dışında ve içinde.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Irmak Yosunkent 8 Ekim 2016 Cumartesi 23:06:34


Belki bitmiyor yolculuklar ama her durakta bir eksilerek,
bir şeyleri bırakarak devam ediyor,
Son diye bir gerçeklik yok zaten.

Teşekür ederim yolculukların-rampaların ustası...
Her zaman sevgiyle kalın...

Okuduğunuz yorum yazar tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
Sakıncalı Piyade
8 Ekim 2016 Cumartesi 08:40:51
Afilliydi...

ama bende çocuktum biraz öksüz biraz yetim
ne güzel ne acı bir serzeniş belki özlem belki af dilemek
ama işin bam teli burda.

eline sağlık ırmak.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Irmak Yosunkent 8 Ekim 2016 Cumartesi 23:09:31
Afilli.. :)
Çok teşekür ederim,
zaten yaşam da hep biraz özlem ve hep pişmanlıklar dizisi değil mi...
Sevgiyle güzel kalem..
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.