Albatros Piyal
2 şiiri ve 49 yazısı kayıtlı Takip Et

Çiftçi ve ziraat mühendisi



Hemhal oluş şeklimiz bizi biz yapandır.
Bilmem ki ben toprak çeşitlerini. Doğduğum yerlerde çok toprak var, onu bilirim. Ekerim, sularım, kazma kürekle terbiye ederim uslanmaz dağları. Sonra ne ektiysem onu biçerim. Birazını yerim. Birazını komşuma veririm. Kalanını satarım. Un, şeker, tuz, çay alırım. Aş ederim. Gaz lambasının şavkında demlenirim akşamları. Tek lüksüm cigaram. Onu da çok içmem zaten. Çok emek veririm amma şekva etmem kimseye. Para etsin etmesin, alın terim derim. Türkü dinlerim ara sıra radyodan. Ajansları hiç gaçırmam. Öğlen on ikide, akşam yedi de. Davarımı sular, dağlara çıkarırım. Emektar motorumla çarşıya inerim ara sıra. Ahbaplarımı selamsız geçmem. Dedim ya gardaş; çok toprak var bizim burada. Vefa ister gübreden evvel. Güneşten önce ben çıkarım ovalara. Karanlıktan önce ben çökerim evime yorgunluktan. Ardıçların yerini bilirim tek tek. Yolumu sorarım hepsine. Kimi zaman dayarım sırtımı birine. Hiç devrilmezler ben gövdesine balta vurmadıkça. Envai çeşit tohum ekerim. Şaşarım gara topraktan renk renk zerzavat çıkışına. Amma en çok şükrederim. Toprak dedikse avucumda sıktığım toz değil elbet. Vatanım gardaş vatanım. Misalde ayıp olmazmış.
Toprak vatanı, kazma kürek sahip olduğum mesleği, dağlar içine doğduğum toplumu, ektiğim davranışlarımı, biçtiğim gördüğüm muameleyi, su şehidimin kanı, yediğim bileğimin hakkı, komşuma verdiğim hoşgörüyü, sattığım ahkamı, un, şeker, tuz, çay gördüğüm hizmeti, gaz lambası ailemi, cigaram sahip olduğum hakkımı, türkü geleneğimi, ajanslar bildiğim gerçekleri, davarım yakın arkadaşlarımı, motorum siyasi fikriyatımı, güneş hayallerimi, karanlık iç dünyamı niteler. Anadolu gibiyim yoldaş. Sevilesi ve emek isterim.
Birde ziraat mühendisleri çıktı sonradan. Okumuşlar güya. Toprağı onlardan iyi bilen yokmuş. Kalem tutarmış elleri kitap okurlarmış. Bir baktılar mı hemen anlarlarmış toprağın eksikliğini. Üstlerinde takım elbise, altlarında kundura, tarla tarla geziyorlarmış. Senin şu eksiğin var, senin bu sıkıntın var deyip, ilaç satıyorlarmış çiftçiye. İlaç da ne ilaç amma. Böceği öldürürmüş, sebzeye konan kuşu zehirlermiş. Lakin bunlar önemli değilmiş. Sebze meyve çok iyi mahsül veriyormuş. Lezzeti eskisi kadar güzel olmazmış amma çok para kazandırırmış. Aslını unutan çiftçiler kanmış hemen. Dayamışlar ilacı sebzeye. Önce kendileri zehirlenmiş, sonra komşuları, en sonda pazarda sattıkları adamlar. Bİzi de beğenmez oldular zaten, ilaç kullanmıyoruz diye. Sonra çocukları sürekli hastalanır oldu. Kiminin iştahı kesildi, kiminin ağzı boş durmaz oldu. Sonra hiç bilmediğimiz hastalıklar bulaşır oldu bizim tarlaya. Oysa senelerdir bildiğimiz gibi yaparız her şeyi. Bilemedik. Sonra mühendisleri aradık. Telefona cevap veren bile olmadı. Komşum daha da bekler, zamanında hormonlu ilaçları verenlerin gelip panzehiri vermelerini.
Kalbi kırılmasın diye bir şey demedim daha. Ama gelmezler herhalde.

Öyle işte kardeşim. Ziraat mühendisleri bitirdi bizi. Senin nasır tutmuş ellerinle kurduğun bu vatanı, onlar iki üç tane ilaç firmasıyla bir olup sattılar.
Sen sen ol; tarlana sahip çık.

Beğen

Albatros Piyal
Kayıt Tarihi:23 Temmuz 2016 Cumartesi 21:39:04

ÇIFTÇI VE ZIRAAT MÜHENDISI YAZISI'NA YORUM YAP
"Çiftçi Ve Ziraat Mühendisi" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR

Okuduğunuz yorum yazar tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
kadiryeter
24 Temmuz 2016 Pazar 00:47:13

Eczâneler bakkal gibi çalışıyor, hangi ilâç daha pahalı ise o tavsiye ediyor doktorlar!... ecza mümessillerinin de işi zor... her yıl yükseltilen kotalar... yüksek maaşa alıştırıldıklarından o'nlar da bu hayatı geri tepemez oldular... yoookkk... konuyu unutmadım... ha toprak ha insan, ne farkeder ki?... 100ml oksijenli suyun fiyatını sordum üç ayrı eczâneye... 10, 9, 8 Lira diyerek niye fiyat sorduğumun şaşkınlıklarını okudum yüzlerinden... evet o küçücük şişedeki oksijenli su... azıcık yere döksen, belki de hiç köpürmez!...

Tavuk etleri ile ve tavuk- içyağı dönerleri ile de millet, toptan zehirleniyor... bu yaz geleli domates yemedim desem inan... son aldığımda domatesin karnındaki çekirdek yaprak açmış inanır mısın?... çok sayıda fotoğrafını çekip arşivledim...

Güzel ve değerli bir yazınızı okudum... teşekkür ve Selâm ederim...

kadiryeter Kadir Yeter. 24 TEMMUZ 2016 TRABZON.

tp://edebiyatdefteri.com/yazioku.asp?id=156085
Şamil Gökcen Gri

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Albatros Piyal 24 Temmuz 2016 Pazar 04:15:28
Kinayeli anlatıma en güzel yorum da kinayeli anlatımla olurdu zaten üstadım. Fikriyatınızdan bir parçayı, değerli zamanınızdan feragat edip, paylaşma inceliğini gösterdiğiniz için asıl ben teşekkür ederim.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.