ismailsarigene
170 şiiri ve 123 yazısı kayıtlı Takip Et

Sesinin içindeki huzura sarılmalı yetim çocuklar



Mahallenin taş fırınından taze bir ekmeğini alıp sana koşmalıyım uyku mahmuru gözlerimle. Perdeleri araladığımda kuşlar sana selam durmalı. Gözlerinin kirpiklerinden öpmeli güneş ve rüzgar kokunu kıskanmalı. Bülbüller saçlarında raks etmek için canşırah pervaneler atmalı gökyüzünün ince dalında. Şarkılar senin gözlerinde yeniden yazılmalı, nakaratları hep senin dudaklarında tazelenmeli taş plaklarda çalınan hüzzam makamındaki sevdalar. Çay senin dudağın kadar hayat dolu, ekmek gülüşlerin gibi bereketli ve de güneş ellerin kadar sıcak olmalı.

Bir yangın yeri ellerim; yazdıkça seni özlemler tutuşuyor yeniden. Yak geç beni, küllerimden seni doğur gecelerime. Bir hayalin peşinde ısınsın nefesim. Kuru ve kısır gençliğime bir nefeslik umut bahşet. Susuzluğuma bir ab-ı hayat olsun dudakların. Mürekkebim kurumaya yüz tutsun seni anlatmaya çalıştıkça. Senin gözlerini harflere dökemeyen her cümlenin katili olsun yüreğim. Devşirme acılara inat mutluluğu savunduğum tek bir dilekçem olsun hayallerin ve masalların.Kollarını sıvamış hazır kıta beklerken hüzün; sevdayı koruduğum ve gözlerinin uğruna savaştığım tek silahım olsun yazdıklarım. Lime lime edilmiş hücrelerime can ol, tut gözlerimden. Al beni masallarına, geç kelimelerimin ırzına ve yeniden doğur beni sana.

Dikenli teller örülü zamansızlığını geç. Tehirli trenlerin sessizliğinde öldürme geceyi. Sokul cümlelerime ve yanaş hücrelerime. Mutluluğun kanatlarında umudun ve sevdanın resmini çizmeye yeltenelim. Aşka darağacı kurmuş acıya göğüs gerelim harflerimizle. Hayatlansın köklerimiz, damarlarımızdan taşsın yangınlar. Tenin tenim; gözlerim gözlerin olsun. Ellerin sımsıkı hayata filizlenirken koşalım sırtımız umuda terleyene kadar. Akşam ezanında eve girmeyen bir çocuğun annesinden korkmasına rağmen oyununa devam etmesi gibi gerçeklerimizden soyunup bir masalın koynunda ateşe kül olmayı dilesin hecelerimiz. Kanamalı ve kabus dolu gecelere bir rüya asalım gözlerimizde. Dilek ağacına rengarenk umutlar takalım saçlarımızdan.

Yüzme bilmeyen kollarım bile kulaç atıyor dudaklarına mürekkebi sürmek için. Harflerin kanına girip teninden akan terlerini kıskandığımı yazıyorum tel tel. Cümleler yetersiz kalıyor özleminin şiddeti yüreğim kadar olan sevda depremlerini. Yangınlar biriktirirken sol yanımda, ılık bir bahar sabahını getiriyorum kapına. Aç gözlerini güneş ilk sana doğacak hadi. Kaldır yüzünü yorganların altından; bülbüller yeni bir gül kasidesinde sesini kıskanıyorlar. Sırtını dönme duvarlara çünkü orası ketum sen yüzünü aydınlığa döndür ki boynu büyük yüreklerden bir tanesi umutlu dolu bir sabaha uyansın. Ben karanlığı emziriyorum sen uyandığında mutluluklarda doğ diye. Yetim ceylanları uyandırdım sen uykunun içinde özlemler biriktirirken; uyandığında ellerinde binlerce çiçek yeniden doğsun diye.

Kangrenleşen ve ağırlaşan yaralarıma sürdüğüm merhemdi gözlerin. Hiç yazılmamış bir şiirin başlığıydı yüreğin. Ellerime dolansın saçların. Çöz saçlarını dağılsın rüzgara karşı. Eteklerindeki çiçekleri dök toprağa. Kısır ve ketum toprakta umutlar yeşersin. Bir bahar tazeliğinde nefesini bağışla hayata. Sesinin içinde saklı bir bahçede akşama kadar koşuşsun şiir yüzlü çocuklar. yangınlara su diye nefesini yetiştireyim. Gündüz diye güneş ışığı diye yüzünün sıcak iklimlerini sereyim takvim yaprakları. Zaman dursun gözlerinde. Akmasın bir dirhem acı gözbebeklerinden.

Umutları talan edilmiş ve gökyüzündeki mutlulukları gasp edilmiş çocukların ellerinden tut kalktığında. Yetim ceylanların yüzünden öperek uyandır şehrini. Mutlulukla dans ederken en güzel şarkılar bile kifayetsiz kalsın. Sağırlaşsın hüzünlü şiirler. Gözlerinde uyumayı istesin gece, gündüz senin ellerinde nefes almayı istesin kelebekler. Baktığın her yer şiirsel bir tablo, seslendiğin her bir kapından mutluluk resmi çizilsin.

Beğen

ismailsarigene
Kayıt Tarihi:27 Şubat 2016 Cumartesi 12:31:54

SESININ İÇINDEKI HUZURA SARıLMALı YETIM ÇOCUKLAR YAZISI'NA YORUM YAP
"Sesinin İçindeki Huzura Sarılmalı Yetim Çocuklar" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
Oya gedik
13 Mayıs 2016 Cuma 08:58:36
Dikenli teller örülü zamansızlığını geç.

Tehirli trenlerin sessizliğinde öldürme geceyi.

Sokul cümlelerime ve yanaş hücrelerime.

Mutluluğun kanatlarında umudun ve sevdanın resmini çizmeye yeltenelim.

Aşka darağacı kurmuş acıya göğüs gerelim harflerimizle.
Kaleminizle tanışmak çok güzeldi efendim..Edebiyat defteri sitemiz çokça kalemlerle dolu, siz gibi değerli kalemlere rastlayınca çok mutlu oluyorum. İstem dışı gözümüzden kaçıyor değerli kalemler...Tebriklerimle...

Saygılarımı bıraktım

Cevap Yaz
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.