Irmak Yosunkent
105 şiiri ve 54 yazısı kayıtlı Takip Et

Eylül günlüğü/m



Eylül Günlüğü/m

Günün Yazısı
Okuduğunuz yazı 22.9.2015 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.

Belki sevebilirdim seni, sevmemem için bir neden yoktu ki...
Ama o kadar sararttın, öyle yaprak döktün ve öyle derin izler bıraktın; bir fırtına gibi estin hep.

Oysa nasıl romantiktir sararıp dökülen yapraklar, romantikler için.
Onlar seni de severler çünkü gerçek onlara hiç çarpmamıştır, çarpacak kalıp bulamamıştır ki biçare. Netekim’ gerçek görünür, bilinir, tadılır... yenilir ama yutulmaz.

İşkence bir gerçektir, gözün gördüğü, tenin duyduğu,
Sezilir asılanlar, hergün ahı kalır annelerin elinde,
Acı; en buruk taddır, ne yenilir, ne atılır, bir yumruk gibi oturur göğüs kafesinin boşluğunda,
Onun içindir yumruklar bazen göğüs kafesine vurulur, bazen havada sıkılır...

O kadar çok böldün ki bizi, önce ikiye, sonra ... sonrası yok.
Bir sonbahar muştusuydun, son’u muştuladın ne çoklarımıza...
Saldığın korku o kadar büyük ve derindi ki, sadece o (oniki) Eylül’de kalmadı, ondan sonraki her eylüle biraz bulaştı...

Son’un başlangıcı sen oldun, hala devam eden bir son-travma, bitmiyor ki; her sona yeni bir kaybedişin başlangıcı ekleniyor,
her eylül bir kaybediş oluyor, bitmedi...

Bize çok şey bıraktın sen, anı olarak, acı olarak, kişilik ve psikoloji olarak ... bir sürü bozukluk.
Yarım kalan, tamamlanamayan duygular, kendini tamamlayamayan sevgiler tamamlanamayan kişilikler yaratır. Eksik, kendine yetmez psikolojiler, yarım yamalak dünyalar ve yurdumun insanları... O kadar korktular ki çocuklarını bir daha görememekten, eve bir daha gelmeyen babaların bilinmeyen akıbetlerinden,
her köşe başı alınıp götürülen sokağa çıkma yasağından bihaber ihtiyar dedelerden...

Ne zaman sevsem Eylül olur heryer...
Ne zaman sevsem, bir Eylül rüzgarı alır,
Hep bir kaybetme korkusudur sevgilerime sinen.
Bize kalan sevdiklerini kaybetme korkusu
En derininden...

Bir Eylül sabahı gitti babam ve en sevdiğim arkadaşı, onun da en sevdiği başka bir arkadaşı... Gecelerin çaresizlik kokusu sindi rüyalarıma, uyanınca elimde kalan küçük bir kızın iplere tutunan düşleri...

O günkü çocuklar gecelerin tenhalığında, birdenbire mermi sesleriyle bölünen rüyalarına doyamadıkları için,
bugün hala ’güzel günler göreceğiz’ hayalleriyle düşlerine tutunmaya çalışıyorlar.
Hiç bitmedi ki UMUT, birgün, birgün, birgün... birgün gelecek güzel günler olacak. Çocuklar da yaşayacaklar o zaman, diğer çocuklar gibi. Velev ki hala ölüm kolluyor küçükleri...!

Oysa sevebilirdim seni de, bu kadar yıkımın olmasaydı, kendi özgünlüğünde gelseydin sen de. Bilirsin ayrımcı değilim; ne insan, ne mevsim, ne umut ayrımı yapmam ben...

Her dönemin bir özgünlüğü var, her sevgide bir hayır olduğu gibi, yara mıdır kalan,
Her yangın elbet sönüyor,
Ama her yangından geriye derin yanık izleri ve birazcık kül kalıyor rüzgarla savrulan.

Oniki Eylül...
Bizde/bende
sevdiklerini kaybetme korkusunu bıraktı; her an elim/iz/den alınacakmış gibi, her an bir boşluk düşecekmiş gibi yüreğe,
her an sebepsiz bir tedirginlik, severken...

İnsan bazen yanılmak istiyor.

Geldiğin gibi gidiyorsun Eylül, ne çok isterdim birgün senin adına yanılmayı.
Sen beni hiç yanıltmadın...

ırmak yosunkent

Beğen

Irmak Yosunkent
Kayıt Tarihi:21 Eylül 2015 Pazartesi 01:15:57

EYLÜL GÜNLÜĞÜ/M YAZISI'NA YORUM YAP
"Eylül Günlüğü/m" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
Han Kapı
16 Ekim 2016 Pazar 17:59:11
Eylül.
Herkese iyi veya kötü birer anı bırakan ay..Hatta ayrı bir mevsim gibi. bıraktığı iz ancak bir mevsime karşılık gelir gibi... Bu öyküyü güzel ve akıcı bir dille antamınızı tebrik ediyorum.Çok anlamlı o zamanı yaşayanlar için.

Oysa sevebilirdim seni de, bu kadar yıkımın olmasaydı, kendi özgünlüğünde gelseydin sen de. Bilirsin ayrımcı değilim; ne insan, ne mevsim, ne umut ayrımı yapmam ben...

Kutluyorum sevgili şair.Selam ve saygılar.

Cevap Yaz

Okuduğunuz yorum yazar tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
levent taner
23 Eylül 2015 Çarşamba 09:33:40
Hangi ırmak bu kadar zarif

En deli dolu bir nehir nazlı nazlı akar bu cümlelerde ve dizelerde

Kıymetli şairemiz yine döktürmüş

Ah o kalleş Eylül

Hönk hönk öksürtür insanımı ve insanoğlunu

Dünya barış günüyle açılışı yapar da

Gelsin darbeler, ekonomik zorluklar, provakasyonlar sonrasında

İklimi gibidir eylül

Yazın zorlu sıcaklarından sonra tatlı esintili ılıman sıcaklar

Denize girmek daha bir güzeldir

Fakat ardından yağmurlar, sararıp dökülen yapraklar

Kim bilir eylülün sosyo politik tarihi de bu yüzden dengesiz belki de

Sert bir konunun bu kadar yumuşak dokunuşlarla verilmesindeki ferahlığı buldum yazınızda

Güne düşen yüreği, emeği, kalemi, kelamı selamlıyorum.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Irmak Yosunkent 25 Eylül 2015 Cuma 23:42:56
Teşekür ederim hocam,
sevgi ve saygılar.
beren yılmaz
22 Eylül 2015 Salı 21:51:13
Eylül hüzün olsa da ' yinede güzellikleri bize taşır ben ilk eylülde kızımı kucağıma aldım :)
bu yüzden bende çok özel ve güzel yeri var .tabi hiç hatırlamak istemediğim ayrılıklar olsa bile
hüzün ve eylül ' olsun be insan hzünlerinide sevmeli bence..


tebrikler selamlar..

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Irmak Yosunkent 25 Eylül 2015 Cuma 23:41:46
Teşekür ederim beren yılmaz,
sevgiler.
Nar-ı Çiçek
22 Eylül 2015 Salı 20:31:08


Ah hüzün
ve özlem...
ne cok yordu Eylül'ü..


Tebrikler, sevgiler

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Irmak Yosunkent 25 Eylül 2015 Cuma 23:40:51
Teşekür ederim,
sevgiler.
mymartin
22 Eylül 2015 Salı 13:23:31
Eylüle dair çok şey yazılır, ilhamı çoktur. Bu yazıdaki özgünlük, kelimelerin seçiminde gösterilen özen kutlanmaya değer. Sevgiler üşümesin eylülde.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Irmak Yosunkent 22 Eylül 2015 Salı 18:40:25
Sevgiler üşümesin Eylülde...
Güne denk gelen güzel temenniniz ve verdiğiniz değer için teşekür ederim. hoşgeldiniz.
Saygımla.
Metin Akdeniz
22 Eylül 2015 Salı 11:13:30
Sevgili Irmak, eylülsü şiir ve yazıları pek sevmem, çünkü eylüle hitaben veya onu konu edinerek yazılan şeyler çok klişe oldu ve gördüğümde kaçıyorum. Ama bu yazın oldukça derindi ve okumak keyifliydi.


Yüreğine selam olsun...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Irmak Yosunkent 22 Eylül 2015 Salı 18:38:19
Merhaba şairim,
hem sayfama gelerek, hem de okuyup değerlendirerek beni onure ettiniz. Siz de başından beri beni hep destekleyen, yorumlayan, değerlendiren oldunuz.
Çok teşekür ederim güzel yürekli insan.
Sevgi ve saygımla...
DemAN
22 Eylül 2015 Salı 11:06:57


Bugün de zirvedeki yazıyı okumak için geldim... :)


Başarılarının devamı daim olsun güzel yürek


Sevgilerimle hocam

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Irmak Yosunkent 22 Eylül 2015 Salı 18:35:09
Çok teşekür ederim değerli dost yürek. Bu defterde başından itibaren benimle oldunuz, okudunuz, yorumladınız, emek verdiniz, ortak oldunuz...
Sağlıcakla kalın.
Sevgi ve saygılarımla.
-Yavaşım Birle
22 Eylül 2015 Salı 10:32:25
Eylül benim içinde acı hatıralar barındırır içinde 2 eylülde babamı kaybetmiştim Hani bir şarkı vardır Rüzgar kırdı dalımı ellerin günahı ne ben kaybettim yolumu yolların günahı ne çok çok güzel bir yazı olmuş biraz acı biraz buruk hatıralar içerdiği kesin tebrik ederim

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Irmak Yosunkent 22 Eylül 2015 Salı 18:33:10
Merhaba,
Biz biraz Eylülü toplumsal bir tarih olarak ele almaya çalıştık ama sizin için de baba kaybı birey olarak kırmış dalınızı.

saygımla.
tahir köylü
22 Eylül 2015 Salı 05:14:43
tebrik ederim bu güzel eser için. Bu kadarmı güzel anlatılırdı duygular adeta okurken sürekleniyor sürüklendikçe içinde kayboluyor insan. Çok etikilendim. teşekkür ettim bu satırları okuma fırsatı verdiğiniz için.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Irmak Yosunkent 22 Eylül 2015 Salı 18:30:57
Merhaba tahir köylü, sayfama hoşgeldiniz. Verdiğiniz değere teşekür ederim.
Saygımla.
nitemtran
22 Eylül 2015 Salı 02:20:23
Öyküsünü güzel yazılmış öykülerde arayan biri, üslubu; lirik dili, özenle seçilip anlamından koparılmamış kelimelerle nakış gibi işlenmiş, şahane mecazlarla kotarılmış bir öyküden başka ne bekleyebilir ki?

Son tahlilde öykü üslup değil midir? Yazarını özgün yapan onun üslubu değil midir?

İçerikse yazarın hayata bakışı, duruşudur. İnce ince işlenmezse ayrıştırıcıdır. Okuru küstürebilir. Okur, okurdur. O olmazsa olmaz. Okuru küstürmemek elzemdir. Yazar gider, okur kalır.

Eylül, 12 Eylül. Kimi sağdan kimi soldan bakar. Nereden bakılırsa bakılsın, onurlu insanların nezdinde mahkum olmuş bir ucubedir. Ve siyasetin gündelik kabalığına düşmeden, o ucubenin ayrıştırıcı tahrikine kapılmadan özenle seçilmiş mecazlarla bir devri zulüm ancak böylesine ustalıkla mahkum edilebilirdi.

"Eylüle, eylülle başlayan hazana kurban olsun o ucube. Eylül, hazanın sararmış yapraklarıyla bizim hüznümüz, bizim naifliğimizdir." iradesini "Yarım kalan, tamamlanamayan duygular, kendini tamamlayamayan sevgiler, tamamlanamayan kişilikler yaratır."a rağmen hissettim.

Yazarın, tüm dargınlığına rağmen kristallendirdiği ya da benim öyle anladığım "Eylül bakidir, bizimdir" gustosuna katılmayan okur olmaz. Ben katıldım.

Hem usta üslubu hem ince ince işlenmiş içeriğiyle kotardığı güzel öyküsünden dolayı yazarını gönülden kutluyorum.

Saygılarımla,

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Irmak Yosunkent 22 Eylül 2015 Salı 18:29:17
Merhaba Metin bey,
yaptığınız derinlemesine yorumunuzla yazıya yaptığınız katkınızdan dolayı teşekür ederim. Emeğe ve yüreğe değer vermenin tam bir örneğini gösterdinizi. Ben de sizi bu yaklaşımınızdan dolayı tebrik ediyorum.
Sağlıcakla kalın.
Saygımla.
CaNMaYBuLL
22 Eylül 2015 Salı 02:19:38

Duygular kadar hayaller..... Oysa hayaller kadar duygularda tek tek yok oluyor....Ellerimizden kayanlar sadece bunca şeyler.... Aşk sevgi ve toplamı bir can..Ötesi işte o !




Aşk çanları tüm renkleri siyaha boyarken
çığlıklar yaprak yaprak dökülürken
sözcükler hoyratça sökülürken
pençe pençe yalanlarla parçalanırken
duşünceler düşünceler ve âşk hiçleşirken (BirGün)



Eskiden, çok eskidendi. Yüzümü yasladığımda bedenime sevinirken, üzülürken, yalnızken ağlamazdım. Şimdilerde gördüğüm Bir mezar tası, öncesini bilmem ama şimdi koca bir hiç’ti ! Onu bir aşk var etti. Annesinin ,babasının tutkusu,günahı,sevabı ve kim bilir hangi duygusu. Ama onu var eden aşk ve onu yok eden ölüm. İki dudak arasında iki devir ortasında onu yok eden şimdi hiç’ti .

(...)

O gece yangın yeri gibi, gözlerim , upuzun bir yolculuğa çıkmış , (…) yakalamaya uğraşan bir hal almıştı. Yokluğun, hiçliğin öyküsü şimdi başlamıştı. (…)im ölüm uykusu başlarken benim sessiz çığlığım arşın öteki yüzünde yükseliyordu. Zamanı göğsümde yakmaya çalışırken an, o rezil hal yandı içimde. Unutarak, unutturarak giden koca bir hayat. Şimdi kendini bağıra bağıra affettiren o acımasız kelimeleri ama o Bütün Kelimeleri Yakıyorum …


Aşkın nice tarifini yazanlar, çizenler, haykıranlar neden sustu bir an’ ! Hani Çelişkileri içinde barındıran mana ? Hani hiç bitmez, hani hiç tükenmezdi anlatanlar …Hani çalıntılar diyarında sahipsizliğe volta vuranlar… Hani (…), hani sevdiğim …’’ Yedi Bela Hüsnü’yü’’ andıran edepsizliğime düşen deliliğim… Asıl hikayem,asıl öyküm asil bir roman kadar… Suratsız bir diyara sürüklenirken yine her şey hiçliğe göç ediyordu.


Tam onu sevmeye başladığımda o amansız hastalığın pençesinde, o amansız edepsizliğn ellerinde bulmuştum onu. Alzheimer ! Biliyorum ,bilmiyorum, düşünmek daha da istemiyorum. Aşkın düştüğü o acımasız hastalığına yakalanan o, şimdi ardına bakmadan giden o… Kimdi, neydi, neye benzerdi ? Hiç birine cevap vermeden gidiyordu. Kim yakalayabilir, kim durdurabilir ki? Yıllar önce izlemiştim bu filmi. Bir ezik ve çiğnenen duyguların yeniden yeşermesini oynuyordu Monte Kristo Kontu. Evet yıllar sonra geri dönmüştü. Yıllar sonra aynı değildi. Yıllar evreni değiştirmiş, aşk o ıstırap günlerinden kurtularak bambaşka bir halde geri gelmişti. Birileri hiç ederken, birilerini öldürmüştü.


Yolculuğumuz daha yeni başlıyor ve hiçliğe göç ölümden sonra başlıyor. Kim bilir aşk bu yolculukta ne tarafta ! Ya önümde ya arkamda ya solumda ya da sağımda.. Sobe !





sevgiler


1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Irmak Yosunkent 22 Eylül 2015 Salı 18:23:53
Tekrar merbaha Can. Yazını daha önce de okumuştum. Burda yeniden okudum. Teşekür ederim.
Sevgi ve saygımla.
Gülşah Dağlı
22 Eylül 2015 Salı 00:02:44
Bazı yürek aptalları anlamaz.
O vakit de bırakırsın nerde demir atarsa atsın o gemi
Nereye ve kime gittiğini hiçbir önemi kalmaz
Hayat da yol da uzun
Çok güzel dizeler
Tebrikler

Gülşah Gayret tarafından 9/22/2015 12:03:00 AM zamanında düzenlenmiştir.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Irmak Yosunkent 22 Eylül 2015 Salı 00:26:39
:))
Teşekür ederim şairem,
Sevgi ve saygımla.
.bhdr495
21 Eylül 2015 Pazartesi 20:55:48
olsun yine Eylül böyleyse... yine de her şeye rağmen dimdik ayakta durabilmeli. Güzel eserdi.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Irmak Yosunkent 22 Eylül 2015 Salı 00:23:00
Evet bu Eylül de böyle ve biz yine dimdik ayakta...
Çok değerli bir vurgu, teşekür ederim.
Saygımla.
glenay
21 Eylül 2015 Pazartesi 12:46:22
Eylül hüzün bir arada ve gerçekten yanıltmıyor.

Hele bu yılın Eylül'ü.
Hiç yanıltmadı.

Tebrikler,

güzel bir anlatımdı.

sevgilerimle..

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Irmak Yosunkent 22 Eylül 2015 Salı 00:19:52
Teşekür ederim sevgili glenay,
Umut hep var; birgün yanıltacak bizi ve güzel günlerin anılarını da dizeceğiz Eylül günlüklerimize, kayıplarımızla...
Sevgimle.
DemAN
21 Eylül 2015 Pazartesi 11:35:32



Her ayların, her anların bir çok güzelliği vardır;

Eylül, sonbahara giriştir, güneşin sarartığı yaprklara rüzgarı geleceğinden haber eder.

Eylül, rüzgarın yaprakları sürüklerken düşecekleri uçurumlardan da haber verir. düşen düştü dallarından kalanlar düşen yaprakların acısına dayanmayıp onlar da dökülürler ve Eylül, bir yanımıza ve sararan yapraklara bir ağıt olur.

Ve aylardan Eylüldür; aynaya bakarken yüzümdeki çizgilerden...

Hoş günlüklerdi


En içten selamlarımla

Cevap Yaz
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.