Hüma Efkan
742 şiiri ve 78 yazısı kayıtlı Takip Et

Kedi ve kadın aşkı



KEDİ VE KADIN AŞKI
Nerede bütün dünyası kedi olmuş bir kadın görsen! Bil ki o ne sevilmiş, ne okşanmış, ne de sevmiş. Girmemiştir yaşamına bir erkek, ya da almamıştır. Yahut aldıktan sonra, bir vesileyle ihanete uğramış, şiddet görmüş, aldatmış aldatılmış. Yalnızlık denen esaret zincirini kendi boynuna takma pahasına, erkeksiz boş ve yavan bir yaşamı tercih etmiş!
İlk günlerde yaşamış olduğu şeylerin etkisiyle, oh be yalnızlık ne güzelmiş diyen kadın, hiç hesapta yokken kapının önünde beliren kediyi okşar. Bu durumdan memnun kalan kedi postunu sereceği yeri iyi bilmiştir.
Kedi kapı aralığından hemen sıvışır içeri. Kadının arkasından tıpış tıpış sırnaşarak merdivenlerden çıkan kedi kimdir, nereden geldi, hastalıklı mı, sahibi varmı sorgusu yapılmadan; “eh madem buraya kadar geldin, hadi buyur içeri.” Teklifini alır. Ve hemen kadının bacak arasında dolaşmaya başlar. Kadın nereye gitse yalnız değildir artık evin içinde, mutfakta birliktelik, salonda birliktelik devam ederken gece uyku vakti haliyle birliktelik yatağa kadar taşınır.
Bu durumdan memnun kalan kadın, giderek kediye aşık olmasına sebep olur. Yanımda bir canlı olsun sevilmek için sırnaşsın, yeter ki bir nefes olsun sıcaklığını hissedeyim. Derken artık kaçınılmaz gönüllü esaret başlamıştır. Esir alan; kedi, gönüllü esir olan ise; kadındır! Karşılıklı sırnaşmalar, okşanmalar giderek tutuma, sonra inanca ve derken ulvi bir aşka dönüşmüştür.
Artık kadına dünyanın en pırlanta erkeğini de versen, gökyüzünü ayakları altına paspas diye sersen bu inancı ve aşkı yıkamazsın. Kadın zihninde oluşturduğu düşünceler şunlardır; Erkek bana ihanet etti! Kedi ihanet ediyor mu? Hayır.
Erkek bana hakaret etti! Kedi ediyor mu? Hayır.
Erkek beni darp etti! Kedi ediyor mu? Hayır.
Erkek benim özgürlüğümü kısıtladı! Kedi kısıtlıyor mu? Hayır. Kayın validem şunu dedi. Görümcem bunu dedi. Kayın pederim şöyle olsun istedi. Kayın biraderim saygısızlık etti. Artık nerdeyse erkek adına tek olumluluk yok. Hatta babasını dahi sorsan annesine neler çektirmiş. Oysa ki babası belki de anne kuzusu.
Yok erkek annemin gelmesini istemedi. Benim kız kardeşime gitmeme izin vermedi. Bahane, bahane, bahane, artık bahaneler seri üretime geçmeye hazır. Tek sebep te arkasına sığındığı, Nankör kedidir.
Gözünüz aydın vakti zamanında kedi gördüğünde duvara tırmanan ya da dokunmaktan tiksinen kadını siz bir hayvan sever yaptınız ki, önünde panter Emel dahi duramaz.
O artık değil ayrıldığı erkeği, öz babasına, öz kardeşine dahi değişmez minicik kedisini.
Ama biliyor musunuz? Benim okşayacağım bir kedim bile yok! Kedim olmayı ister misin?
Efkan ÖTGÜN

Beğen

Hüma Efkan
Kayıt Tarihi:27 Ocak 2015 Salı 21:33:43

KEDİ VE KADIN AŞKI YAZISI'NA YORUM YAP
"KEDİ VE KADIN AŞKI" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
İpekyildiz
29 Ocak 2015 Perşembe 11:11:57
Bir hayvansever (kedi, köpek, guınea pıg besleyen... ) olarak esprili dille yazılan ve gerçekliği gerçekten mümkün olmayan yazınızı gülümseyerek okudum.

Nerden çıktı bu yazı hocam ? Kedili bir bayanın aşkı olarak kediyi seçmesi mi ? ki erkekler kedi kadar olamıyor demek ki! demek geldi içimden yorum olarak yazdığınıza istinaden. Ki asla böyle düşünmem ama!?! :)))

Saygıyla

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Hüma Efkan 29 Ocak 2015 Perşembe 12:47:54
Sevgili İpek, Bu yazı nereden çıktı? Bilmiyorum okuduysanız şayet daha önce de "BİR KÖPEKLE Mİ SEVİŞTİM, BİR KADINLA MI?" başlıklı öyküsel yazımı paylaşmıştım.
Neden kedi, neden köpek?
Çünkü bu bir sosyolojik vakadır da ondan.
Nasıl mı?
Hiç düşündünüz mü bu ülkede refah düzeyi yükselmesine karşın içtimai aile yapısında bir dejenerasyon var. Tabi buna bağlı olarakta boşanma sayısında artış olduğu gibi ayrıca erken evrede boşanma sayısında bir artış vardır.
Şu düşünülebilir acaba eskiden kadınlar boyun eğerek susuyor ve bu sebeple de boşanmalar olmuyor. Asla bu doğru bir tez olamaz. Sebebine gelince eskiden insanlar ilkel benliklerine yenik düşmemiş ve aşrı talepkar davranışlar sergilemiyorlardı.
Ne zaman ki Televizyon yaşamımızın bir parçası oldu, farklı türde ve farklı şekillerde hayvan severler türemeye başladı. Ne var ki hiç bir kadının da kalkıp Fareyi sevdiğini görmedim.
Tabi bütün bunlar bir amaca yönelik tutum oluşturmaydı. Ki bunu yapanlar da genelde kapitalizim oldu! Çünkü çekirdek ailede sermaye bölündükçe bağımlı hale gelecek ve harcamalar çeşitlenecekti. Daha da önemlisi içtimai aile yapısı bozulmuş olan bir ülke bunun örneği bu günkü Türkiyedir daha kolay bölünür, daha kolay idare edilir, daha kolay yutulur olacaktı. Ki bu büyük bir oranda başarılmış oldu.
Panter Emeli hatırlayın bir iki dizide oynadıktan sonra hayvanseverlik falan kalmadı kadında.
Bu durumun suçlusu tek başına erkekler ve ya kadınlar değildir. Her iki kesimde de kabahat vardır. Lakin 80 sonrası kadınlar ayaklarım üstünde duracağım,birey olacağım düşüncesiyle birey olamadan bireysel yaşamı tercih ettiler. ve gördüğünüz gibi bugün ülkenin neredeyse yarıdan fazlası müzmin dulları oynamaktadırlar...
Hasan Özaydın
28 Ocak 2015 Çarşamba 10:30:04
SEVGİN


Kedi eniği değilim ;
Çağırsan gelmem ,
Kasaptan ciğer alsan da .
Sürtünmem artık ayaklarına .
Elinde terliğin varken ..
Okşatmam başımı ,kucağında...



tebrik ederim saygılarımla.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Hüma Efkan 28 Ocak 2015 Çarşamba 12:06:58
Teşekkür ederim güzel yorum için. Benim okşayacak bir kedim olmadıktan sonra kimin kedisi kimin dizinin üstünde umrumda değil.
Turgut Öztürk
28 Ocak 2015 Çarşamba 09:20:37

Tebrik ederim abim
son satır harikaydı
Benim okşayacağım bir kedim bile yok! Kedim olmayı ister misin?

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Hüma Efkan 28 Ocak 2015 Çarşamba 12:05:17
Harikasın canım kardeşim uygun bir zamanında kahve ikram edebilirim.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.