kutlu-can
1 şiiri ve 45 yazısı kayıtlı Takip Et

Ne batılı olabildik ne müslüman kalabildik ..



...
NE BATILI OLABİLDİK

NE MÜSLÜMAN KALABİLDİK...

Toplumdaki bireyler arasında , sevginin

yaygınlaşmasındaki en önemli bağ
selamlaşmaktır .

Selam ,

bir saygı ve sevgi belirtisidir . Nezaket kurallarının başında gelir . Batı

toplumlarında selamlaşma bu insanların en belirgin özellikleri arasında yer
alır .

Her ne kadar komşuluk ve

akrabalık ilişkileri olmasa da karşılaştıklarında , asansörde , yollarda , iş
yerlerinde “ Hi ! “ (merhaba ,selam) kelimesini çok sık kullanırlar .

Konuşmaya başlarken “Hello “

(selam ) , işi bittiğinde “ Thank you “ ( teşekkür ) …Batı toplumunda en
çok kullanılan kelimeler arasında bunlar vardır .

Vatandaş bir adres sorar

,yardımcı olursunuz ; sonra tek kelime etmeden kafasını çevirip gider . Saat

sorar ,söylersiniz ; tık yok .. Asansörde ,bahçede selam yok , iş yerine

girersiniz yine öyle ..Selam verenler de
karşılık alamayınca katılaşır kalır .

“ Bak postacı geliyor selam

ediyor _ Herkes ona bakıyor merak ediyor “ şarkıları çocukluğumuzda kaldı .

Postacılar artık selam etmediği gibi

sevgiliden mis kokulu mektupların yerine , icra , mahkeme , trafik

cezası tebligatı taşıdıklarından millet selamsız postacıları görünce ürkek oldu
. .

Güzel duyguların anlatıldığı

mektuplar da tarihe karıştı . Nasıl başlardı mektuplar eskiden : “ Önce selam ederim … “ Hem de nasıl anlı şanlı selamlar ..

Mektupların sonu da selamla biterdi . Ah , o asker mektuplarını bir kitap

yapsak .. Şimdi toplum olarak selama düşman olduk . İslami kültürden uzaklaşan
toplumumuz selamlaşma konusunda bütünlemeye kaldı. .

Şair ,sitemini yansıtırdı
sevgilisine :
“ Bir selam vermeden gelir geçersin – Şu garip gönlümü viran edersin “

Fuzuli , o zamanki dünyanın süper gücü Osmanlı

Devletinin padişahı Kanuni’ye gönderdiği “ Şikayetname” sinde manzum olarak
sıkıntısını anlatırdı :

“ Selam verdim , rüşvet değüldür

deyu almadılar – Hüküm gösterdim faidesüzdür
deyu mültefit olmadılar “

Karanlık çağın en koyu devresinde vahşi bir toplumun içinde

kalplerde inkılap ( değişim ) yapan çok büyük bir insan , çevresindeki

arkadaşlarına “ Aranızda sevginin artmasını ister misiniz ? “ diye sorardı . “
O halde selamı yayınız (selamlaşınız ) “

Ve ekliyordu “ Az , çoğa selam
versin “

Sayısı az olan , kalabalığa , bir

kişi , iki kişiye , küçük , büyüğe , memur müdüre , işçi patrona , ast üste

selam vermek zorundaydı . Askerlikte de bu konu çok önemliydi . Bir sırması az
olan fazla olana , bir yıldızı olan iki yıldızlıya selam vermek zorundaydı .

Silahlı kuvvetlerde selam vermemek suçtur fakat sivil toplumlarda nezaketsizlik

hatta saygısızlıktır . İslam geleneğinde selamlaşmak ,selamı aynı tonda ve
hatta daha coşkulu olarak cevaplamak mecburiyeti vardır .

“ Selamünaleyküm ! “ “ Esenlik üzerinize olsun “

“ Ve aleykümselam ! “ “ Ve sizin de üzerinize esenlikler olsun “

Askerlikteki parola sistemini çok

iyi biliriz . Nöbet yerindeki nöbetçiye gece vakti yaklaştığınızda karanlığın
içinde gür bir sesle irkilirsiniz :

“ Dur hemşerim “ Nedir PAROLA ?

Parolayı söylersiniz ama iş

bitmemiştir , o sizden dost olarak emin olmuştur ama sizin de emin olmanız
gerekmektedir ; bu defa siz sorarsınız :

“ İşaretini söyle ! “ Nöbetçi işareti bildirince siz de artık emin

olursunuz ki orada nöbetçi kılığında dikilen kişi sizin askerinizdir . Sonra
korkmadan yaklaşırsınız .

Bir dağ başında bahçe

kenarından bir adam yaklaşmaktadır ;
acaba niyeti ne ?

Endişe ile yaklaşmasını

beklersiniz .. Sonra adam bir ses mesafesine yaklaştığında gülümseyerek : “

Selamünaleyküm ! Kolay gelsin ! “ diyerek seslenir . Artık
rahatlamışsınızdır ; gelen kötü niyetli biri değildir .

Müslümanın parolasını vermiştir “ Allah’ın

selameti , güvencesi ve iyilikleri üzerinize olsun . Benden yana korkma ,
benden zarar gelmez “

Köylü de selama karşılık verir :
“ Aleykümselaaam ! “ Benden de sana fayda gelir , zarar gelmez ..

Ne güzel bir toplumsal dayanışma
, ne güzel bir güvence ve sevgi belirtisidir “ selam “..

Teşekkür ve selam

konularında “ Muasır “ (çağdaş)
medeniyete uyma yolunda , ne Avrupalı olabildik , ne Müslüman kalabildik …

Beğen

kutlu-can
Kayıt Tarihi:19 Aralık 2014 Cuma 23:05:58

NE BATILI OLABİLDİK NE MÜSLÜMAN KALABİLDİK .. YAZISI'NA YORUM YAP
"NE BATILI OLABİLDİK NE MÜSLÜMAN KALABİLDİK .." başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
asude_vuslat
20 Aralık 2014 Cumartesi 20:37:25

“Rablerine karşı gelmekten sakınanlar da grup grup cennete sevkedilirler. Oraya vardıklarında kapıları açılır ve cennet bekçileri onlara şöyle derler:
'Size selam olsun! Tertemiz oldunuz. Haydi, ebedi kalmak üzere girin buraya!” (Zümer, 73)

Selamlaşma karşılıklı ön yargıları kaldıran, dostluk ilişkilerini, sevgi ve muhabbeti geliştiren ilk eylemdir. İnsani bağların ve iletişimin anahtarı olan selamlaşma, Allah’ın, biz müminlere emrettiği bir davranıştır.

güzel bir yazı olmuş.
Selam ve dua ile..

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


kutlu-can 27 Aralık 2014 Cumartesi 15:26:25
Aleykümselam kardeşim.. Sağ ol..
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.