Fırat Bal
390 şiiri ve 23 yazısı kayıtlı Takip Et

Aykırı Hayatlar - 1



Aykırı Hayatlar - 1



Çocuklukları birlikte geçmişti. Gizli saklı şeylerin aralarına girmesinden hoşlanmazlardı. Verdikleri söz her zaman dostluğa dairdi. Zaman denilen meret, inadına karanlığa akarken, içlerinden yalnızca birini çekip almıştı kendine. Amarna, gün geçmeden yeni birer kabus görüyor, ve gördüklerini içinde tutmayı başarıyordu. Uzaklaşmak, arkadaş çizgisinin dışına çıkmak onu korkutuyordu. Yinede on dokuzuncu yaş günlerini beraber kutlamışlardı. Dedikodular epey birikmiş olmalı ki, anlatacakları şeyler, şafağın sökmesini de beraberinde getirdi. Hepsi ayrı yere sızmış, sanki geceyi bekleyen birer yarasa gibi yuvalarına çekilmişlerdi. Kapı birden aralandı, Amarna gözlerini açmak istemiyordu. Çünkü odasına girdiği şeyin farkındaydı. Çığlık atıyor. Cebrail, Aysu, Güray diye arkadaşlarının her birine sesleniyor; ama ne duyan ne de gören oluyordu. Bismillahirrahmanirrahim diyerek sıçradı yatağından. Terler içindeydi. Hemen banyoya koştu. Boynunda kırmızı izler gördü. ” Yok dedi, bu böyle olmayacak. Yarın hemen bir doktora gitmeliyim. İyi değilim ben. ” Sonra arkadaşlarına baktı teker teker, hepsi mışıl mışıl uyuyordu. ” Allah’ım dedi, bula bula beni mi buldun. Neden böyle şeyler hep beni bulur. “



Okul çıkışı arkadaşları, sinemaya ısrarla davet etse de, o kabul etmedi.

___ Amarna, sana ne oldu böyle. Son zamanlarda biraz farklı davranıyorsun. Biz hiç ayrılmazdık.

___ Bilmiyorum Cebrail, bir sıkıntım yok. Biliyorsunuz, biz her şeyi paylaşırız. Sorunum olsa, neden anlatmayım sizlere.

___ Peki öyleyse, başka zaman mutlaka gidiyoruz hep beraber ama, itiraz istemiyorum.

___ Tamam, söz veriyorum. Yine dördümüz takılacağız.

Hacettepe hastanesinin psikiyatr bölümünden randevu almıştı o gün. Şansına aynı gün çağırdılar. Doktora gittiğinde, teker teker her şeyi anlattı.

___ Hocam, son bir aydır şiddetli kabuslar görüyorum. Hatta dün gece öyle bir şey yaşadım ki inanmayabilirsiniz. O girdi odama, nedir, ne değildir bilmiyorum. Siyah büyük bir şey. Boğazıma sarıldı, çığlık atıyorum; ama sesim çıkmıyor. Besmeleyle uyandım. Banyoya gittiğimde boynumda işte bu kızarıklıkları gördüm.

___ Hm. Anlıyorum kızım. Senin ailen, annem, baban yok mu? Onlar neredeler ?

___ Biz dört arkadaşız. Beraber çeşitli yerlerde çalışarak geçimimizi sağlarız.
Ailelerimizin bazıları var, bazıları yok. Mesela ben hem yetim, hem de öksüz doğmuşum. Biz çocukluk arkadaşlarıyız zaten. Her şeyi beraber yaşarız.

___ Anlıyorum. Ben şimdi sana bir kaç ilaç yazacağım. Mg’ları biraz yüksek olacak. Yalnız senin yaşadığın şeyleri tıp belki anlamayabilir. Bir çeşit cin musallat olmuş sana. Bu verdiğim ilaçları al, düzenli kullan; fakat bir hocaya da gitmeni öneririm.

___ Tamam hocam, çok teşekkür ederim.



( Bir yıl sonra )

___ Siz Çakıcı kızı Amarna, Kaya oğlu Sedat’ı eş olarak kabul ediyor musunuz?

___ Evet

___ Peki siz Kaya oğlu Sedat, Çakıcı kızı Amarna’yı eşiniz olarak kabul ediyor
musunuz?

___ Evet



Salondan büyük bir alkış tufanı kopmuştu. Aysu ve Güray birbirlerine bakarak gülücükler saçıyor; konuyu henüz kavrayamayan Cebrail, içi burkulmuş, biraz da kırılmış bir şekilde arkadaşının evliliğine mutlu olmaya çalışıyordu. Hayatında evliliği hiç düşünmeyen Amarna ise, Sedat’ı bir çeşit kurtuluşu olarak görüyordu. Evlilikleri normal bir çift gibi değil de, iki yakın arkadaş gibi gidiyordu. Bir gün Sedat, Amarna’yı yanına çağırıp konuşmak istedi.

___ Hayatım, biliyorum yaşadıkların hiç de normal şeyler değil; fakat ben senin kocanım artık. Bana her şeyini paylaşabilirsin.

___ Biliyorum Sedat. Ama beni de anla. Alışmaya çalışıyorum bu düzene. Pek yaşadığım bir konu değil bu.



Günler ayları, aylar ise yılları kovalıyordu. Bir gün, Sedat işteyken, bilgisayarını açmış, nette arkadaşlık sitelerini dolaşırken buldu kendini. Online bir adama gözü ilişti. Yazışmaya başladılar. Adamın her verdiği cevap, kendisini heyecanlandırıyor. Kurduğu cümleleri çok kibar ve yerinde buluyordu. Sedat aklının labirentlerinde kaybolmuştu çoktan. Şimdi beyninin uçlarında gezinen bir başka adam vardı. Üstelik bu adam kendisinden yaşça oldukça büyük ve de daha zekiydi.

Cebrail ise kendi kabuğuna çekilmiş. Gizemli dünyanın kollarına atmıştı kendini. Aysu ve Güray hayatlarından oldukça memnun, sanki hiçbir şey olmamış gibi yaşamlarına yine eskisi gibi dost birer sırdaş olarak devam ettiriyorlardı.

Bunlar yaşanırken Amarna’nın canını sıkan bir şey vardı. Ya Cebrail de bana benzerse diye endişeleniyor ve yatmadan her gece Allah’a dua ediyordu.


Beğen

Fırat Bal
Kayıt Tarihi:19 Aralık 2014 Cuma 01:54:27

AYKıRı HAYATLAR - 1 YAZISI'NA YORUM YAP
"Aykırı Hayatlar - 1 " başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
asude_vuslat
20 Aralık 2014 Cumartesi 20:24:48
merak ettim devamını :)

tebrikler...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Fırat Bal Yazının sahibi 20 Aralık 2014 Cumartesi 21:20:31
Hikayenin ikinci serisi iki hafta sonra vizyona girecektir efendim :)

Saygılar, selamlar ...
Kurşunî Zaman
20 Aralık 2014 Cumartesi 13:03:16
Bazı yazım hataları dışında gayet iyi bir yazı. Şimdiden merakım tavan yaptı; bu güzel... gelişmeleri takipte olacağım.

Tebrik ve başarı dileklerimle Amorf...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Fırat Bal Yazının sahibi 20 Aralık 2014 Cumartesi 13:24:49
Olacak o kadar Gaye :)

Teşekkür ettim.

İyi bir gün geçirmen dileğiyle..


Okuduğunuz yorum yazar tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
nitemtran
20 Aralık 2014 Cumartesi 00:51:23
Zaman geçtikçe dostları birbirine bağlayan şeyler bazen zayıflar bazen daha da kuvvetlenir. Kişilik dediğimiz şey galiba bu farklılaşmanın motoru. Bakalım neler olacak?

Kaleminize sağlık

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Fırat Bal Yazının sahibi 20 Aralık 2014 Cumartesi 03:33:26
Evet sayın abicim, aynen öyle.

Çok teşekkür ederim.

Bu uzun soluklu bir hikaye olduğu için, serileri çok olacak.

İkinci serisini biraz zaman geçtikten sonra paylaşacağım.

Sevgiler, selamlar ...
Timur KOHEN
20 Aralık 2014 Cumartesi 00:21:04
Daldan dala, ara ara, bazı bazı...

İte kaka, düşe kalka, ine çıka...

Ben sana hayran
Sen cama tırman
Yok içmeye bir şişe bile ayran
Nene gerek senin taht-ı revan!

Dal gibi bir yazı sayfa olmaya çok yol ve zaman gerek.

Saygılar...

2 cevap yazılmış Cevap Yaz


Fırat Bal Yazının sahibi 20 Aralık 2014 Cumartesi 03:30:05
Öz eleştiri yazmışsınız, iyi yapmışsınız.

Saygılar benden.

Sevgiler, selamlar ...
CaNMaYBuLL 20 Aralık 2014 Cumartesi 21:44:04



:)
eceristanbul
19 Aralık 2014 Cuma 07:54:31
beni şikayet eder misinizi yöneticiye

Cevap Yaz
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.