-Sude Nur Haylazca-
772 şiiri ve 96 yazısı kayıtlı Takip Et

Denize atılan mektuplar



Günün Yazısı
Okuduğunuz yazı 2.10.2014 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.



Hey deniz!
Aşk yokmuş aslında, şairlerin uydurduğu, soyut bir şeymiş.

Nasıl acıyor etim, kalbime sığmayan bumuymuş soyut kavram. Gözlerim ne karanlık bir derinlik gidişiyle. O savaşlardan yenik çıkmış adam gücünü üzerimde denedi son mağlubiyeti oldum.

Çünkü; ben girdiğim savaşlardan hep galip çıkarım, hep kahraman! Bu yüzden yapayalnızdım bu harp meydanında.

Zayıflıklarımı azık etti üç kuruşluk keyfine. Olsun; ben yine kalkarım ayağa, parçalarımı yapıştırım yıldız yıldız semaya. Yönünü bulmak için çevirdiğinde gözlerini hep öne düşer başı bu utançla.

Ne çok doğruydu inanmadan söyledikleri, ne çok canımı yakan gerçekleri vardı oysa. Bir serçenin yüreğini ellerine verdiğimden habersiz öylece çekip gitti.

Sayıklamalarına ortak etti beni de. Şimdi; her aynaya baktığımda on yıl gitmiş ömrümden sanki, yerleşmiş derin çizgilerle hüzün. Uyanabilir miydim bu kabustan bir zil sesiyle, sarılabilir miydim ona. Af edebilir miydim çekip gitmeleri. Merhametim deryayı kucaklardı ya, kıyar mıydım yine de ona. kalbimin usumla antlaşmışlığı olmasa yakardım kendimi çekilen ruhumla. Bu kadar faşizan bir gidişe onurlu bir devrimci duruşu takınmalı... Direnmeli gücüm yettiğince.

Başa sarıyorum, hep başa! Ne güzel bir tesadüftü oysa; misyonlar yükleyen ikimizin yorgun omzunlarına.

O ahşap evde unutacaktık her şeyi yormadan birbirimizi; sakın ha! Sakin sevecektik. Telaşa meal vermeyecektik ya bu ışık hızıyla kayboluşun nasıl çakar adamı kuyu kuyu derin karanlıklara. Bir insan nasıl bu kadar acımasız ve umursamaz olur! Geceyi kuma diye alıp koynuna, nasıl bakar "çok seviyorum" dediği kadının yüzüne uykuda. 

Her seferinde ihanetin kılıcı cehenemdeki ininden çıkıp bağrıma mı saplanacak! Ve, her seferinde kahraman edasıyla nasıl yola devam edeceğim ben. Bu şehrin bitmez yağmurlarına eşlik mi edecek hep gözlerimdeki pınarlar. Ah o ihanetin keskin kılıcı değen etim acıyor, can çıkıyor bedenimden de yine de etim kanıyor. Nasıl bir sadistliktir bu nasıl bir medcezir! Ay yüzümü anaforunda kaybeden deniz gelgitlerine kurban etti ya beni. Beş kuruşluk heveslerine adak adadı ya hiç yoktan...

Yüzük parmağıma dolanan sahipsiz boşluğu, her saniserde yoklatıyor kendini. 

Hep aynı imgeyle sevilir mi kadın! Yenilemeden sözler kendini, farkını bulur mu aşk? Çocuk gülüşlü kadınları olmuş... Başım gözüm üstüne!

tövbe;
bir daha aşık olursam şaire
şiir olayım!!!

sude nur haylazca

Beğen

-Sude Nur Haylazca-
Kayıt Tarihi:1 Ekim 2014 Çarşamba 23:54:32

DENIZE ATıLAN MEKTUPLAR YAZISI'NA YORUM YAP
"Denize atılan mektuplar" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
PERİ BACASI 50
16 Mart 2015 Pazartesi 21:21:18
DUYGU VE Anlamlar ile yüklü bir yazı ,sizi yorumlardan sonra tanımak nasip oldu.
ALLAH Kaleminize güç versin.Duamız sizler gibi yürekli insanların daha çok sayıları artsın.Kapadokyamız incisi Nevşehir den selam ve sevgilerle.Her şey gönlünüzce olsun...Yazılarımızı da okumak zamanınız olursa yorumlarınız bize şevk verecektir...

Cevap Yaz
alihakanduz
3 Ekim 2014 Cuma 01:35:55
Duygu derinliklerinden, gökyüzü maviliğinde bir aşk/yükselişin hikâyesi..
Yazarı tebrik ediyorum...:)))

alihakanduz tarafından 10/3/2014 1:37:33 AM zamanında düzenlenmiştir.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


-Sude Nur Haylazca- 3 Ekim 2014 Cuma 02:50:25
ugradigin icin tesekür ederim dost.
Dikçe
2 Ekim 2014 Perşembe 18:07:22
son yaprağı kopar dalından
ağaç herseyi anlatır ne güzeldi düşündürücü

saygımla

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


-Sude Nur Haylazca- 2 Ekim 2014 Perşembe 18:08:59
Tesekürler kanka can
deniz_tayanç
2 Ekim 2014 Perşembe 16:40:39
Akıl ile tarif; yine de onarmaz içimizdeki o hisli yeri.

Sonbahar yıldızı bir yazı...

Çok saygımla.


1 cevap yazılmış Cevap Yaz


-Sude Nur Haylazca- 2 Ekim 2014 Perşembe 17:02:48
Uzaktan dost sesi duymak ne güzel.

külleeini savurmaya calisan bir yangin bu...

iniltili alevler


acimasiz mi olur denizler?

Okuduğunuz yorum yazar tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
athena
2 Ekim 2014 Perşembe 16:21:34
Nedense yazının bütününde bana anımsattığı kelime akışı içinde kendimi sanki bir shakespear oyunundaki tratları okuyan terk edilmiş bir sevgilinin oyununu seyreder şekilde buldum ve finalde aklımda kalan şiir ise Victor Hugonun; "Ağlamak için gözden yaş mı akmalı?
Dudaklar gülerken, insan ağlayamaz mı? " dizeleri oldu uslubunuzu sevdim içeriğinde hüznü,sitemi paylaştım.Güne düşen güzel yazınızı kutlarım.

Cevap Yaz
Engin Tatlıtürk
2 Ekim 2014 Perşembe 13:32:48
ÇOK İŞLENMİŞ BİR KONUYU GÜZEL ELE ALMIŞSINIZ. DEĞİŞİK BAKMIŞSINIZ VE BAŞARILI DA OLMUŞSUNUZ. ZEVKLE OKUDUM. TEBRİKLER.

Cevap Yaz
Bir tutam hayat
2 Ekim 2014 Perşembe 08:24:43
Bir kaç kez okudum bu yazıyı.
Her okuyuşun ardından da, epeyce bir düşündüm üzerinde.
Her açıdandı bu düşünüş.
Neye, niçin yazılmış?
Kim yazmış?
Nasıl bir ruh hali içinde imiş cümlelere hayat veren parmakların sahibi?
Akıl mıymış rehberi, yoksa duyguların zapt edilemez taşkınlığı mı?

Önce şunu belirtmek gerekiyor;
Tamamen şiir formatında kaleme alınmış bir çalışma.
Bu sayfalara değil de, şiir bölümüne yazılsa idi, fazlaca yadırganacağını zannetmiyorum.
Konuya bu açıdan yaklaştığımızda,
edebi açıdan gerçekten mükemmel bir çalışma.
Yazar, vermek istediğini inanılmaz bir ahenk içinde sunmayı başarabilmiş.
Kendisini ve güne taşıyanları kutluyorum.

Olayın, bir de ikinci boyutu var.
Ona değinmeden de geçmek istemiyorum.
''Sezar'ın hakkı Sezar'a'' misali, taktirlerimiz kadar, eleştirilerimiz de olsun diyorum.

Diliyorum,
hem yazar, hem de güne taşıyan sayfa yöneticileri, bu eleştirilerimizi makul karşılar,
başkalarının yaptığı misal, söğüp-sinmeye başlamazlar hemen.

Güzel bir yazı bu.
Cümlelerin insan üzerinde bıraktığı etki, tarif edilmesi zor bir güzellik taşımakta.
Ancak,
bu yazının yeri burası değil.
Yav arkadaş,
belki biz biraz geri kafalıyız ama,
edebiyat öğretmenim bu yazıya yazdığım övgü dolu cümleleri görseydi, kesin beni sınıfta bırakırdı.
Cümle dediğimiz bir olgu var. Başı belli, sonu belli, kuralları belli.
İlk harf büyük harfle başlayacak, bitişinde nokta olacak.
Yok,
kurallarda bir değişiklik olmuş da, bizim haberimiz yok ise, başım-gözüm üstüne diyorum. Kusura bakmayın.
Böyle bir nesir, nerede okudunuz siz; hangi kitapta hayat bulmuş, hangi yazar beğenimize sunmuş?

İtiraf edeyim ki, çokça kitap okumaya fırsatım olmuyor bu uzak ülkede. Yanıma ancak bir kaç tane alabiliyorum, onlar da hemencecik bitiveriyor.
Bu nedenle, yeniliklere uzak kalmış olabilirim.
Yanlışım var ise, şimdiden özür diliyorum konunun muhataplarından.

Bir de,
bu yazıyı güne seçen arkadaşlarıma bir çift sözüm var.
Yav arkadaş,
23.54 yayınlanma saati.
Ne çabuk okudun, ne çabuk karar verdin, ne çabuk seçtin güne?
Helal olsun diyorum.
Geride kırk küsür yazı var.
Çok da güzeller mevcut içlerinde.
Neyse, vardır bir bildiğiniz ve kendinize göre kriterleriniz her halde.
Kolay gelsin diyorum.

Bir tutam hayat tarafından 10/2/2014 9:23:54 AM zamanında düzenlenmiştir.

5 cevap yazılmış Cevap Yaz


-Sude Nur Haylazca- 2 Ekim 2014 Perşembe 11:20:44
bilmedigimden degildi

isyan


bir bas kaldiris diyelim.
Bir tutam hayat 2 Ekim 2014 Perşembe 11:38:54
Değişik bir yöntem.
sadece bu yazı değil...
Başkalarında da var aynı durum.
-Sude Nur Haylazca- 2 Ekim 2014 Perşembe 11:51:32
sadece bunda var. sanirim bu isyan sinirlarimi asti.

ayrica benim bütün düz yazilarim öykülerim dahil siirseldir.

siirlerimi kisa ve öz yazmayi tercih ederim, fazlaliklardan arindirilmis olmali siir.


cok detaya girdigimde ya öykü olmali yazdigim ya da mektup. okuyucuyu yormadan yazmak birinci prensibim.
....

zaman ayirdiginiz icin tesekkür ederim.


bu bir duygu patlamasiydi anlik bir yazi.

siirle
Bir tutam hayat 2 Ekim 2014 Perşembe 12:01:02
Öteki yazılarınızı da inceledim.
Yorumu ondan sonra kaleme aldım.
Onlar, bu gün kaleme aldığınız formatta değildi.
Sunuş şekli ve duygu yoğunluğu onlarda da yüksek.
Zaten o açıdan bir eleştirimiz olması mümkün değil hiç birine.
Edebi açıdan, her birinin güzelliği kendini göstermekte.
Biz,
şu büyük harfe takıldık sadece.
Eleştiri getirdiğimiz nokta sadece oydu.
-Sude Nur Haylazca- 2 Ekim 2014 Perşembe 12:23:12
anladim zaten haklisiniz ve emeginiz icin tesekkür ediyorum. büyük harf konusu isyandi dedim zaten. baskaldiristi. siirlerimde büyük harf kullanmam genelde, ama yazilarimda dikkat ederim ki siirlerimde dikkat etmedigim icin degil öyle istedigimden. bu düz yazimda satmisim dünyanin anasini anltabiliyorum mu bilemedim.

özür calistigim icin yeterli bir cevap yazmamis olabilirim.


dip not: canimi cok yakan bir yaziydi bu anlik yazilmis yazilarimi asmam aslinda düzenlerim vs. demlerim. bu farkli bir duygu patlamasiydi. wordum olmadigi icin türkce karekterleri kopyala yaistirla yaziyorum bu arada türkcelestirme programi bire bir türkcelestirmiyor.


ama diyorum size bilerek kücük yazdim bir baslangici degil hayatin ortasini yazdim büyük harfle yazmadim bilerek ve isteyerek. bilmedigimden degil. rahatsizliginiza cevap verebildim mi bilmiyorum.


tesekkür ilginize
Grikırmızı
2 Ekim 2014 Perşembe 01:11:28
Ah be kadın; kimi kime şikayet etmişsin...

:(

7 cevap yazılmış Cevap Yaz


-Sude Nur Haylazca- 2 Ekim 2014 Perşembe 01:14:24
o da dogru


caresizlik diyelim.
Grikırmızı 2 Ekim 2014 Perşembe 01:27:00
Benim tanıdıgım hiç bir Deniz bir çaresizliğe çare olabilecek enginlikte olmadı...
-Sude Nur Haylazca- 2 Ekim 2014 Perşembe 01:38:22
benim ilk denizim babamin mavi gözleriydi

ve babam dünyaya mavi bakardi


ilk tanidigim denizle karistirmis olabilirim bakislarimdaki son denizi

bir de musanin kizil denizi var

icimdeki kizili yariyor o da


evet bir derinlik var ama kaybolus da
Grikırmızı 2 Ekim 2014 Perşembe 01:40:53
İhtimal; aynıdır Denizlerimiz o vakit... aitlik eki koyduguma bakma;malum dil kuralları...
-Sude Nur Haylazca- 2 Ekim 2014 Perşembe 01:51:52
herkesin bir denizi var

bir deryasi


sevgiler


yarin is var malum yine sabahladik, uyumali iste:) iyi geceler
Grikırmızı 2 Ekim 2014 Perşembe 01:54:43
Evet bazen herkesin de olabiliyorlar...


Gec baslayacak bir mesai ile uykudan yana sansli bir sabahim olacak

iyi geceler size...
-Sude Nur Haylazca- 2 Ekim 2014 Perşembe 02:01:07
herkesin de olabiliyorlar dogru

yalniz herkes farkli bakiyor iste


benim gözbebeklerime cekilen deniz sadece benimdir, gitmis olsa da


p sadece benim


diye bir sey de var


iyi geceleriniz olsun


siirle
bulunmaz_hint_kumaşı
2 Ekim 2014 Perşembe 01:05:30
denize atıldığını hissettiğim herşeyin peşinden koşma rahatsızlığım var ...

2 cevap yazılmış Cevap Yaz


-Sude Nur Haylazca- 2 Ekim 2014 Perşembe 01:08:50
denizin de kendini bulunmaz hint kumasi sanmalari mi var acaba...
bulunmaz_hint_kumaşı 11 Ocak 2015 Pazar 00:01:21
deniz başka bir dünya,helede denizin dibi orada kendini bulunmaz sanmak zaten imkansız ancak tek derdi var insanın orası ile meşgul olabilmek...yani kafa sıfır...
!.sean.!
2 Ekim 2014 Perşembe 00:42:20
Çok güzel .
sarsıcı aslında..
yazarken hissedilenleri kimbilebilir..

"al ömrümü koy ömrümün üstüne"
Muhtesem eser.. Tşkler..

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


-Sude Nur Haylazca- 2 Ekim 2014 Perşembe 00:51:19
onu hic sormamak nasil

yazilandan cok cok fazlasi


tesekkürler.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.