Fırat Bal
390 şiiri ve 23 yazısı kayıtlı Takip Et

Haram Çiçeği



Haram Çiçeği

Günün Yazısı
Okuduğunuz yazı 24.8.2014 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.

Sıkıntı girizgah’ta saklıydı. Alaycı kuşlardan habersiz biriken, ilişkiden sarkan yükü devleşince,
An itibariyle sızdı geceye. Pek tabi biliyorsunuz. O genç kadının eksik dediği ilgi,
Adama göre çocuktan bir sebepti. Haksızdı. Çokgenlerde kendini kaybetmişti çünkü.
Dedim ya, uykunun güçlü kollarına bırakmıştı kendini.
Pencerenin aralığından giren müzikal sessizlik, dövmelerine damlıyordu.
Eriyen mum gibiydi odanın sıcaklığı. Kasıklarında kadınların sürüngenliği.
Yukarılara çıkıldıkça, omuzlarından saçlarına akan ıslak kanlar ordusu.
Yılanların uzun kırmızı tırnakları vardı. Ana kraliçe Güneş’in doğmasını engelliyordu.
Kanın kokusunu alan Dolunay sarmaşıkları, odaya sinsice yaklaşırken, ölümcül bir his çınlıyordu sahibinin kulaklarında.
Çınlamalar yerini çığlıklara bıraktı. İblis suratlı Azrail görünüyordu az ötede. Yaklaştı, yaklaştı ve...
O hışımla yatağından uyandı adam.

__ Ah, sadece bir rüyaymış.

Telefon çalıyordu durmadan. Koşar adımla eli telefona uzandı.

__ Alo
__ Uyuduğunu biliyordum; ama kaç saattir arıyorum. Bu ne derin uykuymuş böyle.
__ Hiç sorma Aliş. Kötü bir kabus gördüm.
__ Kaan !
__ Efendim
__ Ben gidiyorum. Hoşçakal demek için aramıştım.
__ Nereye gidiyorsun Aliş !
__ Uzaklara...

Dıt, dıt, dıt, dııııttt... Dıt, dıt, dıt, dııııtttt...

__ Alo, alo Aliş ?

Hemen odaya koştu. Saatine baktı. Saat, gece 03.03’ü gösteriyordu.
Aliş’in nerede olduğunu çok iyi biliyordu.
Hemen üstüne başına bir şeyler geçirip, dışarı attı kendini.
Bulduğu ilk taksiye bindi.

__ Kardeşim, acil terminale. Hızlı sür şu lanet arabayı.
__ Emrin olur abim.


Sonunda ulaşmıştı terminale; ama ortada ne bir otobüs, ne de insana benzeyen bir şey vardı.
" Allah aşkına nerede herkes "
Dar acele görevliye koştu.

__ Pardon, böyle uzun siyah saçlı, beyaz tenli bir bayan vardı. Otobüs bekliyordu. Gördünüz mü acaba ?
__ Beyefendi bir otobüs vardı, evet; ama yarım saat önce kalktı. Zaten son otobüstü.
__ Nereye gittiğini biliyor musunuz peki ?
__ Bu konuda bilgi veremem, üzgünüm.
__Allah kahretsin hepinizi !


Beynelmilel kimlik yitirilişini on ikinci peronda kaybeden bu adam,
Arkasına onlarca mutsuz hemfikiri alarak, boşvermişliğe yakıyordu sigarasını.
Terminalde Mattafix’in o ünlü şarkısı big city life çalıyordu.
Her şeyimi bu kahrolası İstanbul’da kaybettim diyordu.

Aradan yılların geçmesini, zamanın merhemliğini istemiyordu.
" Bir fikir bulmalıyım, bir fikir "

Düşündü, düşündü ve düşündü.
Sonra üşüdü, üşüştü, düştü kalabalıktan.
Aslında yalnızca bir düş’tü tüm bu yaşananlar diye düşündü.
Oracıkta kalakaldı.
İki elini birbirine kenetledi.
Boşluğa doğru bakıyordu.
" Hiçlik, yokluktan iyidir demişti değil mi biri. Allah onun da belasını versin " dedi.
Güç bela ayağa kalktı.
Yavaş adım yürümeye başladı.
Son sigarasını da yaktı. Bir an içi ısınmıştı.
Gülümsedi.
Tebessüm yerini kahkahalara bıraktı.
Neşesi yerine gelmişti.
Acaba mutluluk böyle bir şey mi Tanrım diye iç geçirdi.
Eve vardığında çok yorulmuştu.
Hemen soğuk duşun altına girdi.
Ağladı, çok ağladı, hep ağladı.
Aliş, aramamıştı.
Gitmişti.
Terk etmişti.

Telefon yine çalıyordu.
Ah, nihayet diyerek, büyük bir sevinçle telefonu açtı.

__ Alo, Aliş
__ Beyefendi, adınız Kaan mı ?
__ Evet, buyrun benim
__ Aliş hanımefendiyi trafik kazasında kaybettik. Sol şeride geçerken, karşıdan gelen tırı görmemiş yolcu otobüsü,
Ve feci bir kaza gerçekleşmiş. Yakınınız mıydı ?

Telefon elinden kaymıştı, yere çöktü.
Kalbini, bedenini hissetmiyordu.
Aliş’in, sonra okursun diye eline tutuşturduğu notu çıkardı pantolonunun cebinden.Ve okumaya başladı.

" Biliyorum, bütün bu olanları anlamak zor. Henüz on yedi yaşında, koskoca bir adamla neler yaşadım.
Canımdın. Benim sana bakabildiğim gibi sende bana bakabilseydin demiştim ya. Umarım ne demek istediğimi anlamışsındır.
Buralar cennet kokuyor. Ne kadar güzelmiş ölmek meğer. Hiçbir ruh üzmüyor beni. Ha unutmadan, hiç görmediğim annemle karşılaştım burada.
Çok mutluyum, bir bilsen. Kaç kere dedim sana, hep gül diye. Sözümü yerine getiriyorsundur inşallah.
Unutmadan son bir şey ekleyeyim. Kaan, ben serden geçtim. Senden değil. Bunu sakın unutma !.. "

Pencere hala açıktı. Titreyen elleriyle perdeyi araladı sonuna kadar. Geceyi izledi. Gece de onu.
İçli bir masal okudu kendine. Sonra Aliş’in en çok sevdiği şarkı olan ele inat’ı mırıldandı.
Havayı içine çekti.
Aşk dedi.
Sanırım yok olmakmış.
Yine gülümsedi. Bu sefer içi acıyarak. Acı gülümsedi. Acıya gülümsedi.
Sonra Tanrı ile beraber bastılar kahkahayı.

...

Ve pencereyi kapattı...

Başta öykümü güne taşıyan seçki kuruluna, okuyup da, beğenilerini ve yorumlarını esirgemeyen güzel dostlara en içten teşekkürlerimle...




Beğen

Fırat Bal
Kayıt Tarihi:23 Ağustos 2014 Cumartesi 00:14:15

HARAM ÇIÇEĞI YAZISI'NA YORUM YAP
"Haram Çiçeği " başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
lullabye
24 Ağustos 2014 Pazar 14:32:59
final muhteşem tüm yazı insana nefes aldırtmadan ilerleyen bir zaman yolculuğu sanki inanılmaz güzel kalemin ablam kutlarım beğendim.

3 cevap yazılmış Cevap Yaz


Fırat Bal Yazının sahibi 24 Ağustos 2014 Pazar 14:37:45
İlgin, alakan hoşuma gitmedi değil. Böyle edebiyat sevenler, okuyucular oldukça yüzümüzdeki tebessümler eksilmez Hülya.

TEŞEKKÜR EDERİM...
lullabye 24 Ağustos 2014 Pazar 14:38:57
e herkes de böyle yazamaz ki ama doğruya doğru vasatlıktan çok uzak tamamen kalemin şahlanmasıdır bunlar yoksa sıradan olsa asla böyle yazamam bende doğruya doğrudur ablam
Özlem Tarhan
24 Ağustos 2014 Pazar 02:37:18
Emeğini ve haklı başarını kutlarım Fırat. .
Nicelerine. .

Saygımla. .

3 cevap yazılmış Cevap Yaz


Fırat Bal Yazının sahibi 24 Ağustos 2014 Pazar 02:46:03
Sevgili Özlem,

Yorum yazma inceliğinde bulunduğun için teşekkür ederim.

Selamlar ...
Özlem Tarhan 24 Ağustos 2014 Pazar 02:49:25
Rica ederim.
Bu yoldaki çabanın farkindayim; benimki sadece ufacık bir destek ve güzel olanı ödüllendirme gayreti. . Ve emin ol önemsiz..

Selamlar. .

Fırat Bal Yazının sahibi 24 Ağustos 2014 Pazar 05:14:51
Güzeldir yüreğin, biliyorum.

Eksik olma :)

Okuduğunuz yorum yazar tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
Bir tutam hayat
23 Ağustos 2014 Cumartesi 07:02:03
Değişik bir hikaye.
Ancak,
Tanrı ile nasıl kahkaha attı,
onu anlayamadım işte.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Fırat Bal Yazının sahibi 23 Ağustos 2014 Cumartesi 07:16:39
Mitoloji, hayal gücü, şiirsellik.

Tabiki Tanrı ile kahkaha atılmaz.

Orada mecazi anlam yükleyebilirsiniz.

Ufku gücünüze bağlı bir şey. Ucu açık...

Yorum için çok teşekkürler ayrıca.

Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.