athena
0 şiiri ve 26 yazısı kayıtlı Takip Et

Sonsuza dek huzurla uyuyun



Sonsuza dek huzurla uyuyun

Benim bir adım yok.Burada yaptığımız görevlere göre kod numaraları ile sınıflandırılırız.Kod adım RIP3.Belki bu kod size bir şeyler çağrıştırdı belki bir kısmıda doğru ama yinede tahminleriniz tam olarak ne yaptığım, neden yapmak zorunda olduğumun cevabına oldukça uzak düşecektir.Bir zamanlar normal bir yaşamım ve adım vardı ama o günler gerçekliğini çoktan yitirdi.Çok değil bundan birkaç yıl önce gelecekte insanları huzurla ölüme uğurlamak gibi bir görevi üstleneceğim dahası buna gönüllü olacağımı söyleselerdi muhtemelen “ne içtiklerini, hangi dünyada yaşadıklarını ya da fazla bilim kurgu izlediklerini” düşünür pekala gülüp geçebilirdim bu çılgınlığa.Oysa şimdi her şey o kadar mümkün ki.

2.Dünya savaşı sonrası dünya haritası uzun yıllar bozulmayacak şekilde belirginleşmişti.Savaşlar hiç bitmemişti ama haritayı yerinden oynatacak şiddette bir değişimde olmamıştı.Oysaki dünya adım adım 3.dünya savaşı ile dünya haritasını tamamen değiştirecek yeni bir felakete hazırlanmaktaydı.Yinede 3.Dünya Savaşının bir mitten öteye gitmeyeceğini düşünerek devam ettiğimiz sıradan hayatlarımızın, bir gecede nasıl allak bullak olduğu ile yüzleştiğimizde tamamen hazırlıksızdık !

Üniverstenin en genç öğretim görevlisi olarak doçentliğimi aldığımda eşimle mütevazi bir kutlama yemeği yemiştik.Eşimin yine aynı gece baba olacağım müjdesini verdiği o özel akşam yemeği hala o kadar gerçek ki.Mutlu zamanlar meğer ne çabuk geçiyormuş.Bir gün tüm bu güzellikleri yitireceğimi bilseydim daha sık sevdiğimi söylerdim eşime,sevdiklerime ve daha çok oyun oynardım oğlumla ama keşke demek için artık çok geç.Bir zamanlar yaşadığımdan emin olduğum ve şimdi gerçekliğini her geçen gün yitirmeye başladığım anılarımla yetinmek zorundayım.

Bir gecede yerin üstündeki yaşamdan yerin altındaki bir yaşama hapsolduk.Yer altındaki yeni yaşam düzeninde artık eski isimlerimiz, yaşamlarımız tamamen arkamızda kalmıştı. En özgürümüzün bile bir damla yağmura ve güneşe hasret olduğunu düşünürsek nasıl bir özgürlükten bahsettiğimizi tahmin etmek zor olmasa gerek. 3.Dünya savaşında hayal bile edemeyeceğimiz korkunçlukta yıkıma yol açan silahlar kullanıldı.Yeryüzünün ne durumda olduğunu daha kimbilir kaç sene göremeyeceğimizden, ne kadar insanın kurtulduğunu da bilmiyoruz.Büyük bir olasılıkla böyle bir savaş sonrası hayatta kalma şansına sahip nadir bir azınlığın içindeyim.Esasen yer üstünde kalan ölülermi yoksa yeraltında yaşayanlarmı daha şanslı inanın bilemiyorum.Haberleşme araçlarımız, hayatımızı kolaylaştıran tüm elektronik aletler, bir zamanlar vazgeçilmezimiz olan hemen her şey kısıtlı enerji kullanımı nedeniyle fişleri çekilen hurda yığınlarına dönüştüler.Dünyanın geldiği teknolojik gelişim noktasından bir anda daha ilkel bir yaşama dönüş yapmak tabiki hiç kolay olmadı.Enerjinin büyük kısmı başta kirli havayı arıtıp barınaklardaki havalanma,aydınlanma,yeryüzündeki güneş ışınlarını süzerek yer altındaki seralarımızda üretimi devam ettirmek ve aynı şekilde mevcut deniz,göl gibi su kaynaklarından arıtarak içme suyu elde ettiğimiz sistemler ve sıklıkla bu yaşam koşullarında yaşanan sağlık sorunları için ilk çözüm yerleri olan yaşam destek sistemlerimizin çalışması için kullanılıyor.

Kurulan bu yeni yaşam düzeninde herkesin üzerine düşen görevler var.Boş durmak gibi bir lüksünüz yok.Hoş, boş vaktiniz olsa ne yapabileceksiniz ki. Temel yaşam özgürlükleri çoktan tarih oldu.Yeni düzende mümkünse enerjinizi tasarruflu kullanmaya,hastalanmamaya ve koloniye olabildiğince faydalı olmaya çalışmanız lehinize olacaktır. Yeni yaşama adapte olamayan bir çok insan ilk altı ayda gruplar halinde öldüler.Ölüleri ne yapacağımızda sıkıntıydı.Belki etik değildi ama yeni yaşam düzeninde etik nedirin tanımıda yaşam koşullarının zorunlu sınırlarına göre yeniden belirlenmişti.Kısıtlı toprak yaşayanlar içindi o yüzden ölüleri yakarak sonsuz yolculuklarına uğurlamak zorundaydık.

Tüm bu anlattıklarım birazdan yapmam gereken şeyi affettirecek mi bilemiyorum ama yinede yapmak zorundayım.Gönüllü olmaktan bahsetmiştim hatırlarsanız.Ölümler arttıkça, salgın hastalıklarda arttı.Karantina uygulaması için ne yer ne enerjimiz vardı.O yüzden ölümcül hastalığa yakalananlar için huzurlu ölüm üniteleri kurarak sistemin devamlılığını sağlayabilecektik.Yeryüzündeki yaşamda insanları daha iyi ve uzun yaşatmaktı bir doktor olarak görevim yer altında ise tam tersi daha huzurlu bir ölüm yolculuğu için hazırlamak.Şuna emin olabilirsiniz ki,yapacak daha yararlı bir şeyde yok bu sistem içinde.

Sıradaki sonsuzluk yolcum 7 yaşında bir erkek çocuğu bileğinde kod adı yazılı ama şu saatten sonra ne önemi var ki. Oğlumda yaşasaydı aynı yaşta olacaktı.Oysaki eşim ve oğlumun kaderi benim yaşamama karar verenlerce çoktan gözden çıkarılanlar arasına yazılmıştı.Bunu yaşadığım sürece düşünmemeye çalışmak için hafızamla her gün savaş içindeyim. Şehrimi seviyordum.İşimi seviyordum.Deliler gibi aşık olduğum eşimi ve oğlumu çok seviyordum.Sevdiğim ne çok şey vardı.Geçmişi düşünmek istemiyorum.Yinede şu an yaptığım iş sırasında bir zamanlar insan olduğumu, insan gibi yaşadığımı, sevdiğimi sevildiğimi hissettiren anılarımda olmasa bu yaşama katlanmak iyice zorlaşabilirdi.

Çocuk yarı baygın ve enjekte etmekte olduğum zehirle(bizzat kendi üretimimiz olan mantarlardan elde ediyoruz) ağrısız ve olabildiğince hızlı bir şekilde ölümün kollarına bırakacak kendini birazdan.Ben ise çocuğa hiç görmediği ve göremeyeceği güneşten,yağmurdan, ağaçlardan,kuşlardan bahsedeceğim ve insanların birbirleriyle ve doğayla barış içinde yaşadığı zamanlara dair bir hikaye anlatacağım.Gözlerini yavaşça ama dudağında bir gülümsemeyle kapatarak sonsuz uykuya daldığında gözümden bir yaş gelecek ve anılarımdan biraz daha uzaklaşacağım...

Beğen

athena
Kayıt Tarihi:29 Nisan 2014 Salı 15:05:02

SONSUZA DEK HUZURLA UYUYUN YAZISI'NA YORUM YAP
"Sonsuza dek huzurla uyuyun" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
HAKİKATÇİ
23 Mayıs 2014 Cuma 19:20:34

Yüreğine
Emeğine
Sağlık

Selam Saygı Sevgi Sabır ve dua ile
ALLAH c.c. emanet ol.

Cevap Yaz
berşah
30 Nisan 2014 Çarşamba 23:01:38
Artık güneş doğudan mı doğuyor bilemiyorum. Batarken güneş kızıla boyalı gökyüzünü maviye terk ediyor mu bilmiyorum. Savaştan adımıza kalan beton yığınlarının altında, güneşten kalan gece! Gece mi? Uzun o kadar uzun geceler ki bunlar, yüzümüzü doğuya dönsek bile doğacak güneş yok, batıya dönsek tekrarı yok. Ölüme yatmak gibi Lütfen biri beni uyandırsın. Ne özgürlüğün çığlığı kaldı seslenebileceği, ne esaretin bir bedeli. Akil ki ne akıl, ederinden çok, etkisinde kaldı savaş sonrası… Selamlar saygıyla

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


athena Yazının sahibi 6 Mayıs 2014 Salı 08:55:29
Çok haklısıız sevgili Berşah.Ne dünyaya ne yaradınımıza edecek sitemimiz yok aslında bizim aç gözlülüğümüz, bencilliğimiz dünyayıda içinde bizide pekte aydınlık olmayacak gibi görünen bir geleceğin çıkmazına doğru götürüyor.İnsanlık iş işten geçmeden uyanışa geçseyi ummaktan öteye geçemiyor dileklerimiz.Çok teşekkürler değerli yorum için ve elimde olmayan nedenlerle gecikmiş teşekkürüm içinde lütfen kusura bakmayın.Sevgilerimle...
Romantik_Haydut
30 Nisan 2014 Çarşamba 16:26:29
Anılardan uzaklaşıp anları yaşamak gerek, değil mi?
Potansiyeli yüksek bir kalemi okudum.
Saygı ile...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


athena Yazının sahibi 2 Mayıs 2014 Cuma 16:55:27
Carpe di em diyorsun :) haklısın da ama anları yaşamak teknoloji sayesinde daha zor değilmi ? Düşünsene arkadaşlarla bir araya gelinir iki selam kelam sonra yemek siparişi ve o caanım yemekleri fotoğraf uğruna soğutup ilerde hatırlanması muhtemel anılar arasına bir kaç resim kaydetmek için anlardan çaldığımızı düşünürsek biz anılarda yaşıyoruz anları es geçerek diyebilirim.Anları kaçırmadan anılar biriktirmeyi başaranlardan olmak dileğimi değerli yorumuna bırakıyorum.Saygılarımla...
TheRaven
30 Nisan 2014 Çarşamba 10:49:52
Kurgu tanıdık ama lezzeti benzersiz, ilgi uyandırıyor. Hem ürpertiyor hem de okuma iştahımı pekiştiriyor. Gerçek olma ihtimaline binlerce tövbeyle set vurmak isterken, keyifli yazılarının devamını merakla bekliyorum sevgili arkadaşım. Sağlıkla..

2 cevap yazılmış Cevap Yaz


athena Yazının sahibi 2 Mayıs 2014 Cuma 16:46:53
Hayal gücünün korkunçluğu ve güzelliğinden emin olduğum arkidişim, haklı ve böylesi korkunç bir savaşın sonrasındaki olası berbat dünyaların hiç gerçek olmaması dileğimle çok çok teşekkür ederim yorumuna.Bende senin yazılarını keyifle takipteyim.Sevgilerimle forever ;)
athena Yazının sahibi 2 Mayıs 2014 Cuma 16:46:54
Hayal gücünün korkunçluğu ve güzelliğinden emin olduğum arkidişim, haklı ve böylesi korkunç bir savaşın sonrasındaki olası berbat dünyaların hiç gerçek olmaması dileğimle çok çok teşekkür ederim yorumuna.Bende senin yazılarını keyifle takipteyim.Sevgilerimle forever ;)

Okuduğunuz yorum yazar tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
CaNMaYBuLL
29 Nisan 2014 Salı 22:05:32
Bir anda üşüdüğümü hissettim.Yerin bilmem kac metre altında ,elimde tabletle bir sinyal gelmesini bekliyorum.Duvarlar soğuk ve icerdeki hava kim bilir kaç kez teneffüs edilmişti.Yanımdaki insanların gözlerinde umutsuzluk çığlıkları o kadar yuksektiki, kulaklarımı kapamıyorum bu rahatsiz edici seslere, çünkü kulaklarım patlayan bomba sesleriyle zaten duymuyordu.


Dönüşüm...! Bir anlık nefretin, kinin bizleri alıp nerelere getirdiğini 1. dünyada anlamadık 2.dunyayi kulak arkasi ettik .3 te ise oyle bir hayal ettik ki ,o hayalde sahip olduklarimızın değerini bin kez yüzbin kez daha iyi anlayabildik .Bu hayalle, en basit doğa olaylarina mucize, en bol, en çok sahip olduklarımıza ise bir masal degerinde, , çocuk hayaliyle ihtiyac duyduk.

Bugün sahip olduğumuz dünyanın ,yarın masallarda bir hayale dönüşmemesi dileğiyle.

Uçuk Bir Hayal...Devam bence Dost Kalem AtHeNa

Saygilar, Sevgiler

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


athena Yazının sahibi 30 Nisan 2014 Çarşamba 22:53:09
Gelecekte çizilen olası, savaş sonrası dünyanın hali pek sıcak değil ne yazık ki. Okurken üşüdüm demişsin ya ben böyle bir dünyada kesin ilk sonsuzluk yolcularından biri olurdum. O yüzden keşke dünyamızı daha kötüye gitmekten kurtarabilsek, daha saygılı olabilsek insanlara, doğaya ve el ele verme amacımız iyi bir dünya için olsa. Bir çok dileğimiz var. Hani hep diyoruz ya yarınlardan umutluyuz diye, evet yine de umutvar tarafımızla tutunuyoruz hayata, kucaklamaya çalışıyoruz olabildiğince tüm iyimserliğimiz ve insanlığımızla ve istiyoruz ki bulaşıcı bir hastalık gibi yayılsın bu iyilik virüsü. Dünyayı güzellik kurtaramayacak belki ama insanlığın kurtaracağına dair kuvvetli bir umudum var.Her zaman dostça dost kalem, teşekkür ederim değerli yorumun için.
Sevgi ve saygılar..
Bir tutam hayat
29 Nisan 2014 Salı 20:22:28
İlginçti.
İnsanların hayal dünyaları ne kadar geniş.
Hele de bunu akıcı bir dille aktarabilme becerisine sahip iseler,
gerçekten okuyana haz verebiliyor.
Yazının edebi güzelliğin bir tarafa bırakırsak,
kurgusu ve final mesajı gerçekten etkileyici idi.
Bence,
bu hikayenin devamı olmalıydı.
Çok sürükleyici olurdu sanırım.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


athena Yazının sahibi 30 Nisan 2014 Çarşamba 19:45:20
Konu itibariyle aslında bölüm bölüm daha bir sindirilerek işleyebileceğim bir konu ama düzenli ve sürekli yazabilme enerjisini kendimde bulamadığım için tek bölüme sıkıştırdım.Yükseklik korkusu olan bir insan kimbilir kaç defa canlandırmıştır o olası düşme sahnesini veya boğulma korkusu olan birisi kaç defa boğulup hayata dönmüştür rüyalarında, hayallerinin en karanlık köşelerinde.Dünya artık ömrünü doldurdu diyor bilimsel bazı ölçümler, doğal kaynaklar tükeniyor ilerde su sıkıntısı çekecek dünyanın bilmem kaçı vs. yinede hırsına yenik düşen insan dünyayı nasıl kurtarabilirizden ziyade hep daha fazla güç ve yıkım peşinde olunca gelecekte nasıl bir yaşam olabiliri ne yazık ki çok da aydınlık hayal edemiyoruz.Yinede korkularımızla beslenen hayal gücümüzün sadece yazılarda, filmlerde beden bulup asla gerçekleşmemesini diliyoruz.çok teşekkürler değerli yorumunuz için.
grafspee
29 Nisan 2014 Salı 15:31:30
post-apokaliptik kurgular oldum olası ilgimi çekmiştir. günümüzdeki öykü ve film sektöründeki rağbet de benimle aynı fikirde olan çok sayıda insan olduğunu gösteriyor. belki de insanı cezbeden herşeyin özündeki kaos ya da kanunsuz kuralsız bir dünyanın gerçeküstü cazibesi. ama yine de izlemesi okuması güzel olsa da, Allah böyle günleri göstermesin. çok güzel bir kurguydu Hatice, eline sağlık..

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


athena Yazının sahibi 30 Nisan 2014 Çarşamba 19:33:18
Öncelikle böyle bir dünyayı kimsenin görmemesi dileğine kesinlikle katılıyorum fakat korkularımız var dünyanın kendini tükettiği zaman nasıl bir yer olacağına dair ve hayal gücüde bu noktada birbirine benzeyen ve yaşaması hiçte keyifli olmayacak kısıtlı imkanların içindeki post apokaliptik dünyalar doğuruyor.Bu da öyle bir dünyaydı yorumun ve beğenin için teşekkür ettim Fatih..
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.