su_misali(Gülhun Ertilav)
106 şiiri ve 54 yazısı kayıtlı Takip Et

Kırlangıçlar da gitti



Kırlangıçlar da gitti

Günün Yazısı
Okuduğunuz yazı 18.9.2013 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.




Bu yaz çok az kaldı kırlangıçlar balkonumda,

Diye konuştu elinde kahve fincanlarının olduğu tepsiyle balkona gelen annem.

O söyleyene kadar dikkatimi çekmemişti balkonda boş duran kırlangıç yuvası. Hoş kırlangıçlar
hakkında çok fazla bilgiye de sahip değildim ya. Benim tüm sıkıntım Eylüldü.

Nedendir bilmem ama hiç sevemedim Eylül ayını. Eylül Hüzün ve Hazan mevsimidir.

Kısalan günler, erken inen akşamlar. Oradan oraya savrulan sararmış yapraklar.

Serin esen hatta üşüten rüzgârlar, sevdirmedi bana bir türlü Eylülü.

Bütün suç Eylülün mü, değil elbette sonbaharı sevemiyorum aslında. Sararan yapraklar arasında yeni
yeni boy veren güz çiçeklerini görüyor olmamda rahatlatmıyor içimi. Hâlbuki ne çok sevilir ilkyaz,
ömrün ilk günlerine benzetirim. Hayata sıfırdan başlıyorum gibi hissederim her sene ilkbaharda. Ve
sonbahar geldiği zaman, ömrünü tamamlamış göçe hazırlanan kelebeklerin hüznü çöker üstüme.

Bu sene erken indi sonbahar yüreğime, yaprak dökümlerini erken erken yaşadım.

Erken ayrıldım evlatlarımdan. Yok, belki de erken değil aslında tam zamanıydı onlar için. Ama anne
yüreği işte dayanamıyor ayrılıklara. Daha çok yanımda kalsınlar daha çok öpeyim diye çabaladım
bütün yaz. Ben ne kadar çabalarsam çabalayayım zaman su misali gibi aktı geçti işte. Önce büyük
kızımı ardından diğerini gönderdim üniversiteye. Onlar için yepyeni bir hayatın başlangıcı olan bu
günler benim için sadece hüzün ve hazandı.

Alışırsın diyor arkadaşlarım. Alışırsın nelere alışmıyor ki insanoğlu?
Nasıl alışayım bilemiyorum. Cıvıl cıvıldı bütün bir yaz evimin tüm odaları. Küçücük evimi büyük büyük
doldurmuşlardı kızlarım ve onların bizde kalan arkadaşları. Bütün bir yazı kuş sesleri içinde geçirdim,
sabah kahvaltılarına akşam yemeklerine sevinç kattılar hep birlikte. Şimdi hepside birer köşeye ayrı
ayrı çekildiler. Kendi ayaklarının üzerinde durmaya hayatı öğrenmeye gittiler.

Kendimi avutuyorum çoğu zaman. Hayatın gerçekleri bunlar diyorum. Her zaman kanatlarım altına
alamam ki. Bir gün yuvadan uçacaklardı işte. Hatta biz ebeveynler ittirecektik onları yuvadan aşağıya.
İttirdik ve uçurduk işte.

Ama neden bu hüzün.

Eylüldendir diyor annem Eylülden. Sen her Eylül de yaşarsın bu hüznü…….


Beğen

su_misali(Gülhun Ertilav)
Kayıt Tarihi:17 Eylül 2013 Salı 13:08:56

KıRLANGıÇLAR DA GITTI YAZISI'NA YORUM YAP
"Kırlangıçlar da gitti" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
Neşe CÖMERT
21 Ekim 2013 Pazartesi 23:16:47
:)
O kırlangıçlar mevsimini şaşırmış olmalılar...
Ben çok seviyorum çiçeği burnunda güzellik namzetleri üniversitelileri...
Eee annelerine çekmişler ne de olsa, olmazsa olmazlar hayatımda....
Bu bayram handenin de begümün de ellerinden kahvemi içtim.. :)))
Evet, gittiler ama şu an olmaları gereken yere, hayatlarının bundan sonraki bölümünün mimarlığını okumaya... ve yapım aşaması sonrasında, hayat boyu başarı ve mutluluklar diliyorum tatlı bahar çiçeklerime....

Sen de arkadaşım, gurur duy ki iki tane pırlanta evlat yetiştirmişsin...
Sevinç ve mutluluk gözyaşları yakışıyor da aslında sana.. ;))

Ve zaten şubat kadar yakın yanaklarındaki tebessümler, bak gülüyorlar işte....
Sevgiyle, her dem su misaline ve çiçeklerine....

Cevap Yaz
Leyla Gülsüren
19 Ekim 2013 Cumartesi 14:27:04
Ne güzel, ne içten bir anlatım,
hayranlıkla okudum, saygılar.



Cevap Yaz
ahmet umut
18 Eylül 2013 Çarşamba 23:40:50
Kaderimiz bu..önemli olan gönüllere hazan gellmesin..baharla yine döner kırlangıçlar...işte beklersin yazı..ve çocuklar döner...kutladım...selamlar

Cevap Yaz
tacettin yıldırım
18 Eylül 2013 Çarşamba 23:28:33
yaşadığım yer kışın 4000 nüfuslu yazın 60000 oluyor şimdi her yer boş.... canlılık kayboldu nedense bu durum beni çok üzer boğazıma bir şeyler düğümlenir.....yazıdaki resim .....birde kırlangıç göçleri .....bir daha görürmüyüz.... bilinmez...kalemi biliyoruz ustalığı tescillidir yazı yakışan yerde kutluyorum en derin saygılarımla

Cevap Yaz
Davidoff
18 Eylül 2013 Çarşamba 22:43:33
Nedendir bilmem, göçmen kuşların her gelişiyle mutlu olurum. Gidişleriyse de içimi hüzün kaplar.

Oysa onları çağıran ben miyim sanki, ya da hava soğudu, evinize gidin diyen?


Şaka bir yana; insan öyle alışıyor ki teninden olana.





Cevap Yaz
Nermin Kaçar
18 Eylül 2013 Çarşamba 19:34:47
Bir anne olarak okurken çok duygulandım. Ve bir an 6 yıl önce kızımı Eskişehir' e bırakıp döndüğümüz günü anımsadım. Eşim ve ben ağlayarak dönmüştük o yolu ve ramazan ayındaydık. Sabaha kadar ağladık ve ben sahur yemeğini hazırlamıştım eşime. Aradan 6 yıl geçti ve kızımı 1 ay önce evlendirdik. Aslında evden ayrılışı o anlattığım gün başlamıştı. Onlar dediğiniz gibi kırlangıçlar. Allah bütün evlatlarımıza sağlık versin ki uçmayı, uçarken ayakta kalabilmeyi öğrensinler. Kızlarınıza da eğitim hayatlarında başarılar diliyorum. Aslında kabullenemediğimiz şey onların büyümeleri galiba. Onlar kaç yaşına gelirlerse gelsinler, bizim gözümüzde hala bebeklerimiz. Tebrik ediyorum Sevgili Gülhun hanım. Sevgilerimle.

Cevap Yaz
Mustafa YILMAZ
18 Eylül 2013 Çarşamba 13:59:10
Eylül tüm hüzünleri içinde biriktirirken, çoğu zaman bizden hep birer parçaları da alıp gider, geriye sadece anılara gömülen hüzün şarkıları kalır belki de tüm kırlangıçların kanat sesleri duyulur ki bir daha ki Eylül'e kadar beklenmelerle...
Mustafa yılmaz

Cevap Yaz
Ümmü AŞCI
18 Eylül 2013 Çarşamba 13:16:49
Aynen her Eylül yaşıyoruz bu hüznü
Bazen gözümüze toz kaçıyor
açıyoruz muslukları
bazen içimize hapsediyoruz tüm duyguları
ne kadar acıtsa da onların mutlulukları gelecekleri daha ağır basıyor.
yaşayan birisi olarak derinden hissettirdi yazınız

tebrik ederim
selamlar anne yüreğinize


Cevap Yaz
athena
18 Eylül 2013 Çarşamba 13:06:01
Herkes kendi hayat kesrinin payına düşeni yaşamak için ayrılıyor vakti zamanı gelince ortak paydalarından.Hayatın hüzünlü esprisi olsa gerek.İlk tatilde yine evinizi kızlarınızın kuş cıvıltılarıyla doldurması ve o kuş cıvıltılarını yine sizin kaleminizden okumak dileğiyle Allah kavuştursun bahtları her daim açık olsun inşallah.Saygılar.

Cevap Yaz
Bir tutam hayat
18 Eylül 2013 Çarşamba 09:27:54
Güne taşındığına sevindik.
Hak etmişti.
Tebrikler efendim...

Cevap Yaz
Yürükçü
18 Eylül 2013 Çarşamba 07:14:42
Çok güzel ,naif bir anlatımdı.Aynı hüznü ve ayrılığı yaşadım sanki..Allah kavuştursun yavrularınıza ,sağlıklı olsunlar da gelirler elbet.Nedense bu ayları insanlar sevmiyorTam tersine ben ay benim ay'ım.Hüznü seviyorum galiba:)Tebrik ederim.

Cevap Yaz
Ahmet ÖRNEK
18 Eylül 2013 Çarşamba 02:10:28
evet alışıyor insan gülhun şairim biraz zor olsa da
çok güzel bir yazı okudum billahi
emeğin var olsun gönülden alkışladım

Cevap Yaz
Ozan İhlasi (Bekir Akbulu
18 Eylül 2013 Çarşamba 01:51:53
çok duygusaldı vede çok güzel rabbim kavuştursun kardeşim yüreğine sağlık selamlar

Cevap Yaz
glenay
17 Eylül 2013 Salı 23:39:29
Üniversiteye başladılar mı tamam. Çocuklar elden uçup gidiyor, kırlangıçlar örneğin.

Her yıl bekliyorsun,
bir daha ne zaman gelecekler diye.

Küçük evlerde büyüttüm çocuklarımı,
şimdi ev büyük,
çocuklar uzakta..

sağlık olsun,
telefonda seslerini duymakta güzel.

tebrikler Gülhun hanım,
Allah kavuştursun diyerek,

sevgimle..

Cevap Yaz
sonlu_34
17 Eylül 2013 Salı 23:18:31
Güzeldi yazınız, sanki bir dostla sohbet eder gibi..Anne yüreğimle okudum,paylaştım.

Saygıyla.

Cevap Yaz
Mehmet Ziya Dinç
17 Eylül 2013 Salı 23:08:02
Allah kavuştursun ablam

Hayat böyle işte..

bir zamanlar benim babaevinde 14 kişiydik şimdi kimse yok...

çocuklar büyüyor, hayata atılıyor mecburen bir yerde

sevgilerimle


Cevap Yaz
sami biberoğulları
17 Eylül 2013 Salı 21:26:56
Ahhhhhh Ahhhh. Bir de ben uçurabilseydim şu kırlangıçları.

Anaaaaa..Şimdi neden uçmuyorlar, neden yapıştı kaldılar bana anladım. Ben onlara kırlangıçlarım değil de '' Kangallarım '' Dediğim için bir türlü uçmuyorlar...Doğru ya, siz hiç uçan kangal gördünüz mü?

Özlemeye gelince...Yahu Allah Rızası için...Başımdan bir gitsinler de özlemeyi sonra düşünürüz))))))))))))))))))))

Şaka bir yana, yazı çok güzeldi...Rabbim tez zamanda kavuştursun yine...Dilerim iyi okurlar, vatana millete hayırlı birer insan olarak katılırlar toplum hayatına.

Selam ve sevgiler.



Cevap Yaz
Turgay COŞKUN
17 Eylül 2013 Salı 21:13:47
Küçüktüm ufacıktım. Top oynayıp acıkmadan az önce öğretmenim verdi bana bir kitap. "Oku" dedi ve devam etti; "Okuduklarından ders al!"

Çevirdim sayfaları, rastgele durdum... Bir seyyah resmi vardı. Okumaya başladım...

Hava soğuk mu soğuk. Karların birikintisinde bir yoksul adam oturmuş evinin önünde ve avuçlarını ovuşturup sonra da üfürüyor. Öylesi aralıklarla yapıyor ki bunu... Seyyah meraklanıp geliyor adamın yanına. "Bey amca" diyor, "Neden üflüyorsun ellerine?"... Adam iç çekiyor ve bakıyor seyyaha. "Çok soğuk çoook" diyor. Seyyah üzülüyor ve termosundan az önce demlenmiş çayı koyuyor bardağa, veriyor adama ısınması için. Adam bir yudum alıyor ve dudakları yanıyor. Üflüyor çayı... Seyyah merak ediyor... "Neden üfledin çayı?" diyor. Adam; "Çay çok sıcak, biraz soğutayım dedim" diyor. Seyyah şaşkınlık içinde... "Var bu insanlarda bir terslik. Üşüdüğünde ısınmak için üfür, sonra da yandığında soğutmak için üfür... Ters bu insanoğlu, ters" diyor ve gidiyor...

Tabii sonra yerde eriği buluyor ama ala geyiğe kaptırıyor. Oralar önemli değil...

Şimdi sana ne diyeyim ben? Dostum, kardeşim... Kazanmasaydı evinde oturup ağlayacaktın. Kimse susturamayacaktı seni... Şimdi kazandı kızlar ve gittiler... Bu kez de kazanıp gittiklerine ağlıyorsun...

Ters bu insanoğlu terssss...

Cevap Yaz
GÜLDESTE
17 Eylül 2013 Salı 20:32:18
canımmm yazını okudukça gözyaşlarımı tutamadım inan anne yüreği akmış akmış mısralara aslında eylül bahane ama dediğin gibi artık yuvadan uçup kendilerine bir yol çizdiler tüm dualarımız başarıyla emin adımlarla ilerlesinler .ben günün seçkisi diyor kocaman sevgilerimi bırakıyorum sayfana
uğur böceğin

Cevap Yaz
Bir tutam hayat
17 Eylül 2013 Salı 15:49:33
Eylüldendir Eylülden!...
Biliriz o duyguyu...
Zordur katlanması...
Ama,
hayat akıp giden bir ırmak...
Tutamıyorsunuz bir şeyleri elinizde,
kayıp gidiyor parmaklarınızın arasından.
Zaten,
böyle yazılmış kader, değiştirmek mümkün değil...
Doğacak, büyüyecek, uçup gidecek...

Duygularınızı çok güzel anlattınız.
Sizinkine benzer bir çalışma bende de vardı...

Dilerim,
çok uzun olmayan bir zaman dilimi sonunda tekrar kavuşursunuz serçelerinizle..

Cevap Yaz
Dosteli_
17 Eylül 2013 Salı 15:48:43
Bir şiirim de Eylül yasaklanmalı demiştim. Bile bile hem de. Hüzünler, ayrılıklar hep var olacaktı yaşantılarımızda.Kırlangıçlar hep bizlere hep dönüşü olmayanları anımsatacaktı.Bu yüzden eylüller hep hüznün adı olacaktı. Dost yüreğin içinden geçenleri öylesine duygulu ve içten anlatmış ki bir kaç kez okuma gereği duydum. Alkışladım canı gönülden . Kalemin ve kelamın gücünü bilen bir şiir sever olarak hüzünlerden uzak olsun yüreğiniz diyorum

Cevap Yaz
AYSE 09
17 Eylül 2013 Salı 14:08:58
ah eylül dedim hiç kimseyi mutlu etmiyorsun
olsun yinede güzelsiniz
çok güzel anlaımdı canım harikasın

Cevap Yaz
HakanKurtaran
17 Eylül 2013 Salı 13:49:06
Eylül hep Hüzün ayı diye nimlenmiş.Belki de onunla pekişmiş onunla eş anlam kazanmış.Eylülün hüznü yanında güzel yanları da vardır.Sarı yaprakların dökülüşü bir haz verir insana ...Eylül; Ekim Kasım Aralığa açılıştır...Ama hep Hüzün diye geçmiştir satırlara hatırlara gönüllere...Eylül aşırı yaz sıcaklarından sonra esintidir...Rahatlamadır...

Cevap Yaz
siyahgecem
17 Eylül 2013 Salı 13:18:49
meleğim aynı senin gibi eylülü sevmedim sevemedim bana hep hüzün verir sanki yaşam bitti gibi gelir akşamların erken gelmesi zaten başlı başına ban bir işkencedir nedendir bilemem ama sevnedim sevemedim eylülü bitanem seni güzel yanaklarından öpüyorum meleğim

Cevap Yaz

Okuduğunuz yorum yazar tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
Nurefşan.
17 Eylül 2013 Salı 13:18:23
Canım Gülhun'um...

bilir misin herkes ama herkes seni anladığını söyleyecek alışırsın diyecek...ama yok balım... sen okula yollayarak onların yokluğunu hissettin bense ilk ayrılık zamanlarımdan sonra çocukların babalarında kalmak için beni terkettiklerinde... o yokluğu bilirim... ayak seslerini özlemeyi...anne diye seslenmelerini özlemeyi...Eylül den değil hazan mevsiminden yada sararan yapraklarından değil inan şu an içinde hissettiklerin sendeki o güçlü analık duyğusundan...yüreğinin o güzelliğinden... sevgiyle sarmalayan yanından...
ama unutmayalım ki... ayaklarının üstünde durmaları için kanatlanmaları dik durabilmeleri için uçmayı ögrenmeleri gerekiyor...bizim yapacağımız düştükçe ki inşallah düşmezler ellerini tutmak... ben inan o güzel evlatlarının adına çok mutluyum en mutlu olduğum husus senin gibi bir anneleri var... sende çok mutlu ol hüzünü dağıt o güzel yüreğinden umut et.... meslek sahibi olacaklar... adımlarını atacaklar birer birer... ve başarılı olacaklar eminim..zira senin gibi bir anneleri var...
senin payındaki Eylül benim olsun arkadaşım ben yeterince Eylülüm :((((

sevgilerimle canı gönülden kutluyorum kalemini hüznünü alarak ayrılıyorum ki ...bir nebzede olsa özlemine ortak olayım...

Cevap Yaz
zaralıeren
17 Eylül 2013 Salı 13:16:32
ilgiyle okudum akıcı ve güzeldi emeğine sağlık saygımla

Cevap Yaz
Ferda,ca
17 Eylül 2013 Salı 13:16:04
Şaiem anne yüreğim sızladı..Kırlangıçlar bir gün yuvadan uçuyorlar uzak diyarlara..Benim de kızım kuzum uzaklarda ve hastaymış yüreğim sızılarda..Canları sağ olsun eylül faili meçhul bir sonbahar olmasın yaşamda..Tebrikler güzel yazınıza sevgi ve selamlarımla..

Cevap Yaz
Ahmet Moran
17 Eylül 2013 Salı 13:13:54
Eylül değil, onu çekilmez yapan bizleriz aslında, halbuki en güzel. mutedil, duyguların pekiştiği mevsimdir eylül, kırlangıçların olmadığı bir coğrafyada hayat olmayacağı gibi , ah onların keskin uçuşları yok mu? Harikaydı dost yüreğinize sağlık

Cevap Yaz
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.