bakican.
690 şiiri ve 190 yazısı kayıtlı Takip Et

Son mektup /aşkı acısını bilmeyen okumasın!



SON MEKTUP /AŞKI ACISINI BİLMEYEN OKUMASIN!



17.05.2013 sabah ilk arabayla annemle ona gittim, gece yarısı çok acı çekiyorum demişti, basit bir acı sanmıştım, annem rüyasında görmüştü, beni o okutmuş cep harçlığını değil herşeyini paylaşmıştı, o öyle bir adamdı ama nefes alamıyordu abim, nasıl apar topar attım arabaya zor yetiştirmiştim, elinde bir kağt her yana savrulmuş mektuplar vardı, şiirler vardı...

Ben aşkı hiç böyle görmemiştim. Bir insan ancak böyle azrail olabilirdi sevdiğine, benim sevip kızdığım kadınların melaike olduğunu gördüm.... Helal olsun.... Sabahlara kadar bekledim, o hep aynı ismi sayıkladı Kızım İclal ve şimdi yok ve şimdi beni bile tanımaz gittiği yerde.... "Bu muydu sana zor bir görev vereceğim duygularımı temize çekeceksin demenin karşılığı... Kimse anlamasa da seni ben anlıyorum. Paylaşmayı seçtiğin ölümün vasiyeti sayıyorum... Kimseye birşey kanıtlayıp inandırmaya lhtiyacın yok senin... Boş ver millet nasıl yaşıyorsa ve nasıl inanıyorsa yalanlarına yada gerçeklerine öyle yaşasın, biz seni seviyoruz,biliyoruz." diyerek temize çektim son duyguları ve görevimi yerine getirdim, peşinden koşmaktan biliyorum geciktim, özür dilerim, şimdi seni kaybettim, yanımızdayken zaten bir yanın eksik değildi yok gibiydin...Bu nasıl bir sınav ya rabbim? Bana söylediğin herşeyi yaptım abi... Bu aşkın şifresi belliydi onu bile bilse imana gelirdi; sevdiği kadının adı, kızının adı, babasının adıydı Hala boşluğun duruyor abi, hala seni arıyorum.

"
Canım,
Senin yedi sene emek verdiğim ve öleceğimi öğrenen fatihten, allah rızası için gitmeliyim deyip geçmişimdeki adam istiyor diyen nihalden ne farkın kaldı, hani karşılaştırma beni diyordun ya bu muydu farkın, senin için hayatından vazgeçen bir insanı ölüme terkederek gitmek miydi kuralın, ben senin gibi bir kadını mı sevmişim inancına hayran kalıp, 3,5 sene ben şeytanla mücadele senin gibi bir kadını mı beklemişim, bana gelirken de birini öldürüp gelmiştin demek senin allahtan kitaptan aşktan anlayışın buydu, bu muydu aşkım senin sevdan bu muydu?

Yazıklar olsun, aldığın ahlarla bu dünyada firavun gibi yaşarsın başın ağrımadan ama imansız ölürsün şeytana kanıp, çünkü ben senin sayende allahtan, kitaptan, inançtan vazgeçtim ve hakkımı helal etmiyorum gülüm sana, helal etmiyorum ki ahirette belki beş dakika seni görmek için sebep olur, ben seni ahirette bekleyecek kadar sonsuz sevdim!

Sana olan aşkımın damlası bir taşa düşse canım, taş güle döner gül insana, insan aşka döner ve secde ederdi aşka ki, sen o saçma salak kuru inadına hele ki sayende artık son nefesini bile eskisi gibi, kördüğüm gibi, ilk günkü gibi seven bir adam ölüyor ve katili sensin, gözün aydın olsun, başında sağ!

Mezarımın üstüne kur şimdi düğününü, sarıl sevdiğine mezarıma sarılır gibi ve başını her çevirdiğinde beni gör ruhum gör gerçekten öldürdüğünü, gel gör ki senin kitabın ve allahın ne diyor senin için ve sen ellerini benden başka kime uzatırsan uzat mezarımın toprağını okşadığını gör canım öyle sev, bundan sonra ahirette bile benden başka sevdiklerini...

O yüce inancımdan sayende vazgeçiş sebebim olduğun için çekilirken hesaba, merak etme ben seni kıyamam bütün suçları bu dünyada bana yüklediğin gibi orda da yüklenirim ben, haram et kendini seni sevdiğim için benim seninleyken senin yaşadığın gibi yaşamayıp haram ettiğim gibi... O yüce Allahın biliyor seni nasıl sevdiğimi, sen bilme ama ahirette de bu kör inadınla gelme huzura canın orda da yanar cancağızım.

Senin için üzülüyorum, sen diye artık sayende ölüyorum, gözün arkada kalmasın bir zaman sonra mezarıma bak eserim dersin ardında da bıraktığın bir toprak varken ve ne diyordun sen yapmadığım herşey hakkında ve ellerim sen kokarken kokunu yitiririm diye korkarken, "s a h i! kayıpken sol kesemin şehlâ boşluğunda, kimin secdelerinin yamacında bulunacaksın?"* Ruhum söyle, kimin?

Madem bu aşkta başkalarını ben varken severken bana vazgeçtim senden diyordun, ne saf sevmişim seni ben, sevdiğim bu şiir son bulmak üzere olan varlığım gibi varlığına armağan olsun. Oku hadi, öldürdüğün ben için oku!

Vazgeçtim, üzüm karası gözlerinden,
Masallar kadar tatlı sözlerinden vazgeçtim.
Kiraz kırmızısı, çatlak dudaklarından,
Bana senin kokunu getiren rüzgarlardan,Seni hatırlatan bütün şarkılardan vazgeçtim.

Umudumun bittiği yerlere güller dikmekten,
Her acı cigaramın sonunda "of " çekmekten,
Hayatı, sen diye yaşamaktan vazgeçtim.
Yalan dünyanın, doğrularını dinlemekten,
Kadehlerden, gözyaşıma su katıp içmekten,
Yalancı dostları, çevremde görmekten vazgeçtim.

Bir adını silemedim kalbimden senin,
Yıldızıma, gözyaşı dökmene alışamadım.
Aşk sendin, sevginin anlamı sendin.
Sen de yalan olup gittin ya...
Sayende yalancı aşklardan vazgeçtim.
Gecenin bir yarısı, elimde kalem,
Yine seni anlatıyorum, bilmiyorum ki neden?
Şehrin, ışıklarını izliyorum hayalinle,Nedensiz nedenlerden vazgeçtim, işte böylece,

Senin yüzünden, artık güvenmiyorum aşka,
İnanır mıyım, sevgi dolu dediğin o bakışa
Yoruldum, bu yolda yürümekten be güzelim.
Saçlarıma, yağdırdığın karlara bakıp da,
Hayatımdan senin için vazgeçtim.
Aslına bakarsan be gülüm, ben sana değil,
Düşümdeki emsalsiz güzele vuruldum.
Sonra da onun günahını senin boynuna yükledim.
Affet beni bir tanem,
Galiba ben aşk adına büyük bir günah işledim,
İşte bunun için de, ben aşkın platonik olanını sevdim.
Sonunda platonik aşklardan da senden de vazgeçtim.

Peki, vazgeç beni sevmekten! Sakın gelme! Ben kirpiklerinden topladığım sabırla beklerim, geleceğini zannettiğim uzak şehirlerde....* Ölüyorum sayende sen diye, yüzümü sana döndüm aşk oldum ve ellerinden içtim ölümü, hamd olsun.

Gülüm, ben seni senin beni öldürmeye izin verecek kadar sevdim ve unutma mahşer günün de de seni yine bir ben bekleyeceğim ve ben seni gözündeki göz izinden tanırım canım, merak etme...

Allah sana benim gözümle bakan gözleri kör etsin, böyle dileyecek kadar sevdim, o inandığın yüce rabbim sana benden başka aşkla adım atanların kalbini buz dağına çevirsin, senin kalbinide benden başka bir erkeğe karşı buz dağlarına çevirsin, seni başkasıyla paylaşmayacak kadar sevdim. Allah seni benden başkasına haram etsin , benden başkasını sana haram etsin de, aldığım her nefeste sensizlik bir dağ gibi üstüme çöreklense de seni nefesime nasıl aşkla sardığımı anla, o göz izimin üstüne göz izi bilme ve allah sana benim bulutlarımdan yağıp ıslandığın yağmurlardan başka yağmur nasip etmesin, içine giren aşk gibi...

Gülüm allah sana bu dünyada değil sadece ahirette de bensiz mutluluk, huzur, aşk, aşkla bakan bir çift göz ve en önemlisi evlat yüzü göstermesin de ahirette canımı aldığından sebep bana soracak sorun olsun: "aşkım beni bu kadar çok mu sevmiştin kimselerle paylaşmayacak kadar!"

Oysa ben sana "b o ş v e r! yalan yemindi belki de adım..."* derken meğer seni ne çok üzüp yok etmiş aşkın şerbeti yerine zehrini sunmuşum sana dersin mezarıma kapaklanınca ve ben ahirette bile seni zerre kadar kin, zerre kadar nefret, zerre kadar öfke ve zerre kadar inat olmadan beklerim tüm helalliklerimle gülüm, çünkü kalbim ağzına kadar sen dolu ve ben seni sen beni kirlettin diye kızıp kirletecek kadar adi bir aşkla sevmedim ve izin vermem asla seni sonsuza dek taşıyacak olan kalbimi kirletmeye, korkarım bu kötü duyguların kokuları siner gül kokunun üstüne...

Demek bundandı otogara gelmeden beni öldürdüğün yerde otobüse bindirip sana "seni seviyorum" diyen bir cesedi "bende" derken soğuk bir duyguyla tabuta koyuşun... Olsun ellerim sen kokarken ellerinde öldüm, şimdi sen diye son buluyorum ya gülüm, sen yaparken düğün...

Öldürdüğün İclalimle bekleyeceğiz seni hesap gününde ve sen elinde benden başka bir mehlikayla gelirsen eğer ruhun dayanmayacak bir feryat duyacaksın "babamı sen öldürdün, bu muydu senin sevdan, sevdanla öldürüp terkettin, sevsen giderdin ama sen en başından zerre kadar sevmedin ki, oyuncağın mıydı anne bu saf aşık senin ve tanıdın mı ben kızın senin hayallerini kurup, göğsüne alıp yattığın ama sonra öldürdüğün kızın, sevseydin son nefesinde herşeyi bırakır son anlarında mutlu etmeye çalışır ona koşardın sadece, başkalarına değil ve beni yaşatırdın ve ben senin ellerinden tutar gelirdim hesap gününe, mutlu musun ?" diye....

Artık anladım ki zerre kadar değerim yokmuş gözünde, sen vazgeçiş görmemişsin, bak sayende hasta oldum vazgeçtim canımdan sen diye ölüyorum ve sensizliğe gözlerimi açıyorken sen kiminle uyanıyorsun ruhum?

Ne bu şehir, ne bu an ne de sen vazgeçiş görmemişsiniz, bak mezarımın yerini sen bile sen diye gezip her adımda sen diye adımladığım bir şehirde bilmeyeceksiniz. Vazgeçtim herşeyden sayende artık hayatımdan bile... Şikayetçi değilim, ölüm sebebim sensin. Gözün arkada kalmasın. Belki son umut son anlarımı huzurlu yaşatmak için bana varır adımların.. Yada beklemesen de beni haykırırık ben sana.

"Peki, vazgeç beni sevmekten! Sakın gelme! Ben kirpiklerinden topladığım sabırla beklerim, geleceğini zannettiğim uzak şehirlerde…"*

Ve kadınım diyişime hayran kalan ilk ve tekim anladım ki ben sende bir hiçmişim ama ruhum anla ki aş bana göre bu demekti kendi halince:
"Dizlerinin dibinde yaramaz bir çocuk olsa da, uğruna ölmeden koklanmaz sevda!"*

Mutlu ol, sayende "öldüm bir şey değil!"

Ve sevdiğim senin hiç yanlışın yoktu, sen hep nuru paktın ve tüm suçlar benimdi.

"Gözlerindeki hüznü silmedikçe azad edilmem bu mahşerden!"*

Ve anlayamadığın bir şey vardı ruhum ben ölürken bile:

"yabancı eşiklerin mutluluk oyunları bana d/ar gelir düşünmez misin adam… "*

Ben hep sana şunu söyledim de sen duymadın, ne zaman sırtımı dönsem bir an düet yazılan vuslatsız zamanlarda ağlatırken beni ve ben günahın olmayayım diye gelmeyip helalin olmak için düşlerken... O sevdiğin sesimi başka bir sesle değişsen de, seslendim sana...

"yabancı eşiklerin mutluluk oyunları bana d/ar gelir düşünmez misin be kadın!… "

Şimdi sayende ölüyorum,
şimdi vazgeçip herşeyden,
bu şehirden,
ellerinden gün be gün kayarak,
canımdan bir sen yitirip hergün öldüğüme değil, canımdan sen gittiğine üzülerek gidiyorum....

Teşekkür ederim aşkım, sayende hicret ediyorum bu dünyadan...

Varlığım varlığına,
şiirlerim sana,
yaptıkların ahirette seni karşıladığım zamana kadar bana armağan olsun.

"Bu defa kesmek için ayrılığın yolunu köşe bucak / Kimse değil, sen sev beni / S e n s e v b e n i . . ."*"

17.05.2013 az sonra ezan okunacak, ölüyorum, yolcu yolunda gerek....

-KOCAMAN BİR SON-

-BAKİ EVKARALI-

* ile işaretlenen sözler İclal Aygün hanım efendiye aittir

Beğen

bakican.
Kayıt Tarihi:21 Mayıs 2013 Salı 10:10:27

SON MEKTUP /AŞKI ACISINI BİLMEYEN OKUMASIN! YAZISI'NA YORUM YAP
"SON MEKTUP /AŞKI ACISINI BİLMEYEN OKUMASIN!" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.




"SON MEKTUP /AŞKI ACISINI BİLMEYEN OKUMASIN!" başlıklı yazıya
yapılan yorumları sadece site üyeleri görebilir.
(Bu seçenek yazı sahibi tarafından yapılmıştır.)
Bu yazıya yapılan yorumları görmek için üye girişi yapmalısınız...

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.



Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.