Suat Zobu
320 şiiri ve 131 yazısı kayıtlı Takip Et

Ne şam'ın şekeri, ne de...



Ne Şam'ın Şekeri, ne de...

Yukarıdaki harita 23.03.2013 tarihli Milliyet Gazetesi’nde “Genişleme mi dayanışma mı?” başlıklı haberin eşliğinde verildi. Haberin alt başlığında şu ifadeler yer alıyordu:

“Öcalan’ın ‘Misak-ı Milli’ vurgusunu uzmanlar farklı şekillerde yorumladı: Kızılkaya, ‘Ortadoğu Konfederasyonu’na gönderme yaptı’, Ergil, ‘Sınıra değil Osmanlı halkları arasındaki dayanışmaya bir gönderi’, Arıboğan ise, ‘Bölünme yerine ilerleme vurgusu’ dedi”

Şimdi yukarıdaki haritaya tekrar bakalım. İlk bakışta cazip geliyor değil mi? Musul-Kerkük bile bize bağlanıyor. Musul-Kerkük deyince hepimizin yüreğinde bir yerler “cız” ediyor. Oralarda bulunan 2-3 milyon Türk kardeşimiz de Anavatanlarına kavuşmuş olacak. (Hadi bu Suriye-Irak kısmını anladık da, Yunanistan-Bulgaristan kısmından Batı Trakya’yı da katmışlar. 12 Adalar bile var. Daha cazip olsun diye galiba. Oraları nasıl alacaklarsa. “Eh ne yapalım birazı oldu, birazı olmadı” derler herhalde)

Peki haritanın diğer kısımlarında yaşayanlar.

Geçenlerde “ Suriye Muhaliflerinin Türkiye’de bazı yerlere yerleştirilmesi düşünülüyor” şeklinde bir haber okumuştum.

Haberin doğru olup olmamasını bırakın, düşüncesi bile hoş değil.

O haberin üzerine yukarıdaki haritayı oturtunca durum daha iyi anlaşılacaktır.

Bu haritanın bir an için gerçekleştiğini, o bölgelerde yaşayan insanların Türkiye Cumhuriyeti (O zaman ki devletin ismi ne olacaksa artık) vatandaşı olduğunu düşünün. Malum olduğu üzere şu anda ülkemizde ikamet sınırlaması yok. İsteyen istediği yerde ikamet edebiliyor. Kuzey Irak’tan, Suriye’nin Kuzeyi’nden gelecek insanların Ege Sahillerine, Akdeniz Sahilleri’ne kendi imkanlarıyla gelip yerleştiklerini bir düşünsenize…

Aman Allah korusun, oralardaki demografik yapımız tamamen bozulacak, kendi ellerimizle ülke toprağımızı başkalarına peşkeş çekmiş olacağız.

Bu kadar kötümser düşünmeyip herkesin kendi bölgesinde ikamet edeceğini ama birleşmenin de gerçekleşeceğini düşünelim. Şu bölgelerdeki nüfus işin içine girince herşeyimiz altüst olacaktır.

Bu haritanın yorumundan birinde “önce birleşme sonra ayrılık” diye bir tabir de var. Taşlar yerinden oynadıktan sonra her şey olabilir…

Kendi toprağımız kendimize yeter.

Aman aman ne Şam’ın şekeri, ne de Arap’ın yüzü…

Suat Zobu

.

Beğen

Suat Zobu
Kayıt Tarihi:24 Mart 2013 Pazar 13:22:25

NE ŞAM'ıN ŞEKERI, NE DE... YAZISI'NA YORUM YAP
"Ne Şam'ın Şekeri, ne de..." başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR

Okuduğunuz yorum yazar tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
Nermin Akkan
26 Nisan 2013 Cuma 02:15:38
AGAA TEHLİKELİ SULARDA GEZİYON HAAA!

BEN o Suriyeyi o kadar eyi bilerem ki.BÜTÜN KIYI ŞERİDİNİ BABA ESED DOMUZU YILLAAAR ÖNCESİNDEN KÜRT KÖYLERİYLE SINIRLAMIŞ Kİ OLASI BİR SAVAŞTA ÜSTÜMÜZE SALA.sONRAAA BAAS REJİMİ TÜM UYUŞTURUCU,İNSAN TİCARETİ,TERÖR BESLEMESİ GİBİ HER TÜRLÜ HIYANETİ ELİNDE TUTUYO,ülke yasalarına göre üst düzey komutan olunmadan ülkeye başkan olunamaz kuralı olduğu için,bir kardeşi engelli olan ve diğeri de kazada ölen küçük esed hemen amerikada ödül alarak komutan oluyo ve başkan oluyo sonraaa.Yanı ya büyük aga amerika var ya bizim tayyibi,küçük esedi,bi de ahmedi nejadı aynı çadırda beslemiş,semirtmiş ve şimdi senin verdiğin harita var ya onun alt ucuna bağlamış."He ya aga işte böyleee, üzülmeee,ne kaldı şunun şurasında ölüme",diyecen emmeeee çocuklarımız var ya hani benimkinin biri Alper Tunga,öbürü Bilge Kağan bi de seninkiler bizimkiler velhasılı çocuklarımızın vay haline!

Şanı yüce Rabbım bizi bizden koruya.


2 cevap yazılmış Cevap Yaz


Suat Zobu 26 Nisan 2013 Cuma 08:57:29
Hele Bacıma bak, hele bacıma. Gardaşının hassas damarını nasıl da bilir. Biz burada Baas Baas bağırırken sesimizi duyan olmaz, Suriyeliler 5 yıldızlı kamplarda ağırlanır. Biz de; Bacım yeğenlerim Alper Tunga ve Bilge Kaan'ın (Adlarına kurban, gözlerinden öperim Allah bağışlasın) ben Kürşat ve Alper'in geleceğini düşünürüz. Tarihte biz kaç defa bitme noktasına gelmişiz ama tekrar titreyip kendimize dönmüşüz. Kara gün kararıp kalmaz inşallah. Allah büyüktür. Bacım her şey gönlünce olsun. İyiki seni tanıdım. Selam, melam işte hepsinden bolca gönderiyom.
Nermin Akkan 26 Nisan 2013 Cuma 09:05:20
Günaydıııın agam,cuma duasına bi daha "Allahım!
bizi bizim kör gözlerimizden bile sakın nolur,Aymaz idarecilerin şerrinden de sana sığındık.Ülkemi katında kutsadın biliyorum rabbim sen nasıl mukaddessen ktsadığın ülkemi de koru kem niyetlerden.

AGAM YAAA İYİKİ SENİ BEN DE TANIDIM.hANİ ŞU UÇKUR DAVASINDAN SONRA BAHÇELİ GİDENE KADAR MHP NİN ARKA BAHÇESİNE GİRMEME KARARI ALMIŞTIM YA KAFAMI KARIŞTIRIYON SANKİ SEN BİRAZ.
CUMAN MÜBAREK OLSUN AGAM ALLAHA EMANET OLASIN.SEVGİLERİMLE
Derebey
24 Mart 2013 Pazar 22:56:39
Sayğı değer Suat Abim.

Yine çok önemli hayati bir meselemizi gündeme taşımışsınız.

Ülkemiz ve milletimiz çok çetin ve korkunç bir süreçten geçiyor.millet olarak artık uyanmamız

gerekiyor.fakat çok derin bir gaflet uykusunda olan milletimiz uyanırmı bilmiyorum.bildiğim tek

şey her dönemde olduğu gibi bir ovuç vatan ve millet sevdalılarının uyanık olması,nöbette

durması.iyiki varsınız Abi.Allah sayımızı artırsın inşallah.

Bu gibi konular Türk milliyetçilerinin haricinde kimseyi ilğilendirmiyor malesef.

Bu nasıl bir vurdum duymazlık böyle?insan çıldırıyor bu tür mahlukları gördükçe.

Allahım bu millete akıl fikir izan ve birazda basiret nasip etsin inşallah.

Duyarlı ve vefalı yüreğin usta kalemin dünya durdukça daim olsun Abim.

Selam sayğı ve hürmetlerimle.

TANRI TÜRKÜ KORUSUN VE YÜCELTSİN (AMİN).

Cevap Yaz
aydini
24 Mart 2013 Pazar 14:16:01
Suat dostum merhaba! Gerçekten bir şeyler olacağa benziyor. İsrail'in bu kadar şirin gözükmesi hiç olmamıştı. Bu hayra alamet değil.Sanki İsrail gitti de yerine bambaşka bir ülke geldi ! Bu işin içinde bir iş var ama.. İnsanın rahatı kaçıyor. Yani nereye doğru götürülüyoruz. Ya da sürükleniyoruz.Mevcut sınırlarımızı koruyalım o bize yeter. Zaten yeraltı kaynaklarımızı doğru dürüst değerlendirebilsek bile kimseye muhtaç olmayız. Yazınız insanı kara kara düşünmeye zorluyor. Uyanık olmak zorundayız. Son pişmanlık fayda vermez sonra.Saygı,sevgi ve selamlarımla....

Cevap Yaz
Alibaba
24 Mart 2013 Pazar 13:49:31
Bu harita; Asıl haritanın üzerindeki renkli perde be abim. Asıl haritayı geçmiş yıllarda birkaç elden görmüştük. Bunun üzerindeki renkli perde kalktığınde ise, (Sözüm ona kürdistan'ın da bulunduğu harita) Neredeyse Sivas sınırına kadar, Doğu'nun büyük bir kısmı ile Güneydoğu illerinin hiç olmadığı bir Türkiye haritası ortaya çıkıyor. Ve bunu, Akil adamlar! denilen satılmış güruh, Yurt içinde ve Yurt dışında, büyük bir kampanyayla insanların kafasına işlemeye çalışıyor.

Bizim şu anda gördüğümüz, Dağın görünen yüzü bile değil. Üstü kara bulutlarla kaplı, altını başka bir kara duman bürümüş, ortadaki ince bir şeritten ibaret malesef.

Bu durumu her fırsatta anlatmak ta elbette ki bizlere düşüyor. Duyarlı yüreğinizi bir kez daha kutluyorum. Saygılarımla...

Cevap Yaz
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.