S / ÂYE
1403 şiiri ve 75 yazısı kayıtlı Takip Et

Ben gidiyorum





Gurbetin soğuk kucağında, büyümüş bir çocuğum ben. Hayâllerimi, umudlarımı hep içimde, güneşlerden uzak büyüttüm. Defalarca yere yüştüm ve kalktım. Her kalkışta, yemin ettim bir daha düşmemeye; ama yine düştüm kara gözlüm! Şu son aylarda ölmeyi arzuladım şehvetle, hasretle. Defalarca intehar mektupları yazdım aklımda ve yırttım onları tekrar. Bir dost aradım ya da arkadaş; derdimden ve kederimden anlayan. Birgün sen çıktın karşıma. İlk sesini duyduğumda ,,canım’’ dediğinde, içim yandı ve ısındı. Ruhumun buzları çözüldü. İlk defa yaşadığımı ve bir canlı olduğumu hissettim. Bu ses ve o hitabet ruhumu ateşle sardı birtanem! Ama ben, senin bir arkadaşın olarak kalmayı istedim. Aşkımı bilmeni istemedim; zira benim bu aşkımın çaresi yok, sonu yok. Arada dağlar var; bu Ferhat bu dağları delemeyecek kadar yorgun, kara gözlüm! Keşke bana âşık olmasaydın; yanan ben olsaydım, kül olan ben olsaydım ki şimdi bir külüm. Rüzgara savuruyorum onları. Yaşamak için bir el ve dost aradım. Ama şimdi bir kara sevdanın pençesinde ızdırap çekiyorum. Çaresi ve kurtuluşu olmayan bir azap bu. Ne kadar inledim bilemezsin. Benim limanım sensin; ama bu geminin kürekleri kırık, bu kuşun kanatları kökten kırık. Uçamam sana. Kaderin tüfeğiyle vurulmuş bir Anka kuşuyum. Uçamam.

Ben sana sadece ızdırap veririm, aşkım! Mutluluk veremez bu kara sevdalı. Canım acıyor birtanem, içim yanıyor. Kahretsin ölüyorum. Tut ellerimden, başımı göğsüne yasla aşkım! Hayır tutma, bırak beni yere, boşluğa. Öleyim ben sessizce ve sensiz. Acıma bana, bırak aşkından gebereyim, kar gibi eriyeyim. Ağlama kara Leyla’m ağlama! Sen ağlama ben kendime ağlarım, karalar bağlarım. Sana vurgunum, sana hasretim. Ama vuslatı yok bu aşkın. Benden bekleme kara gözlüm, ben ölüyorum kara gözlerine bakarak. Gelsem sana ellerini koyar mısın avucuma, başını koyar mısın omuzuma? Dizinde bir bebek gibi uyutur musun beni Leyla’m? Dudaklarınla öp ve ruhumdaki zehiri em ve tükür. Başımı yaslar mısın göğsüne? Izdırabımı hafifletebilir misin? Beni anlayabilir misin? Beni anlamak zor, çözmek zor gül dudaklım.

Şevkate muhtaç biriyim, yani sana. Yani gözlerindeki ışığa hasret bu mahkum. Işığım olabilir misin? Yanar mısın odamda her gece kandil gibi? Yanabilir misin hadi söyle? Ağlıyorum yağmurlar gibi kahırla. Kaybettim seni biliyorum. Sevme beni, çıkar içinden bu pisliği. Kalbin kirlenir, zehirlenir. Öldür kalbine akmış bu yılanı. Susuzum gülüşlerine. Susuzum birtanem, susuz! Mutluluk istiyorum, sıcacık kollar istiyorum. Kucağında ağlamak istiyorum, aşkım! Dudaklarına kurban olurum, canım veririm. Ama ben senin ve mutluluğun için gidiyorum. Gidiyorum aşkım, kara gözlüm. Seni sevdiğim için gidiyorum. Gülmen için gidiyorum. Yaşaman için gidiyorum.

Eskiden sarı bir ayçiçeği idim, güneşlere bakıp bakıp gülen. Yüzümden gülen derimi soydular. Şimdiyse bir maske var. O maskenin arkasında ağlıyorum. Hiç duyma hıçıkırıklarımı, bana acıma, gözü yaşlı meleğim! Melekler ağlamaz, sen de ağlama. Kalbinin göbekbağını kalbimden kes kopar. Sana çıldırıyorum, seni istiyorum, seni seviyorum. Ama bu aşk bana zehir; şarap değil, çare değil. Gözlerini düşünüyorum, gözbebeklerini öpüyorum. Ellerim yanaklarında. Ve kırıyorum sonra bu ellerimi. Seni özlüyorum birtanem. Ölüyorum ben, ölüyorum cidden ölüyorum. Kadere küskünüm. Neden geç çıkardı seni karşıma. Kalbimin rahminde senin aşk bebeğin var. Onunla yaşıyor ve yaşlanıyorum. Hiç bilmeyeceksin, görmeyeceksin bu aşk bebeğini. Sesini hiç duymayacaksın. Koklamayacaksın bu aşkı, öpemeyeceksin. Bu aşk benim kalbimde senden kalan çocuğum. Ben onunla gidiyorum ve onunla uyuyacağım birtanem. Şiirlerim hep senindir.

Şiirlerim sen, sen de şiirlerim. Artık seni ve aşkımı yazacağım mısralara. Senin kalbinin atışı olacak kelimelerde, vallahi seni ve aşkımı anlatacağım dilbahtem (kalbi yanık), gamzelim. Ben çok perişanım, yanıyorum. Su verme bana, dudaklarını ver yeter. Hayır verme susuzluktan öleyim, gebereyim bu çölde. Kumlara dönüşeyim. Yaşamak için uğraşırken, şimdi bir aşkın ağına düştüm. Çaresizim ve sensizim. Ellerimi durduramıyorum. Yazıyor bir şeyler. Bilincim yerinde değil. Gözlerim havuz gibi dolup taşıyor. Boğuluyorum aşkım. Saçlarından tutunabilir miyim? Bir tel ya da bir el ver. Seni seviyorum. Ama ben ölüyorum. Kendimi uzaklara gömeceğim. Artık ben gidiyorum. Acı çekme ve çektirme bana. Seviyorsun beni, bu aşalığı. Bana kızacaksın, lanet edeceksin, kahredeceksin. Ama istemeden düştüm bahtına. Aşkın pençesine.

Biri şakaklarıma ve atan şu kalbime bir kurşun sıksın ne olur! Dayanamıyorum bu acıya. Severken ben ölüyorum. Gel beni yak diri diri. Bitsin her şey, bitsin. Çok hasretim sevgiye, kokuna. Ben alışırım sensizliğe, nelere alışmadım ki... Bundan sonra senin için yaşayan bir mahlukum. Ama çaresizim, içim kanıyor. İşte bu benim, kazanırken kaybeden. Kader benimle hep dalga geçti. Sana kıyamam, o dudaklarına kıyamam. Saçarına el süremem. Ama seviyorum seni. Severken ölüme seksek oynayarak gidiyorum. Ölüm ve hayat şah ve mat. Hadi öldür de beni bu oyun bitsin canım, aşkım! Biliyorsun sen de, sesin ruhumun sesi. Kulaklarımda dinmesin diyorum. Ama ellerimi çekiyorum telefondan. Sesini çok özledim. Duymak istiyorum kahrolası! seni duymak istiyorum. Sesin bir makas gibi kessin şu ruhumu. Ellerin saçlarımda dolaşsın. Boynunun kokusunu çekeyim ciğerlerime. Ama bu hiç bir zaman olmayacak. Olamaz birtanem. Acırken acınacak haldeyim. İyi insan olduğum için pişmanım. Birgün sen de beni anlamayacaksın. Bu yüzden gidiyorum, sana veda ediyorum ve şimdi ağlıyorum. İçimde kanlar fokur fokur kanıyor pınar gibi. İstemeden düştüm ben aşkına. Affet beni birtanem. Aşk kutsal, ama ben kirliyim. Kirletirim kalbini.

Seni bir daha görürsem, ölürüm ben. Ben daima sana âşıktım; ama sen şimdi çıktın karşıma. Çok geç aşkım, çok geç. Seni çok seveceğim, özleyeceğim. Seni içimde büyüteceğim çiçeğim. Gözyaşım yetmezse, kanımla sularım toprağını. Ben kendimde değilim. Bu satırlar benim değil. İçimdeki aşkın iniltileri. Yeni doğmuş bir aşk çocuğunun viyaklamaları. Ben iyi insan değilim. Kötü bir insanım. Pislik biriyim. Şevkat arayan bir sokak çocuğuyum. Şevkat verir misin bana? Kollarında uyutur musun? Alma beni kollarına, bırak döneyim geldiğim yere. Benim derdim, şehvet değil, Allah rızası için biraz şevkat. Ne olur buluta söyle çekilsin, güneşimin önünden? Ben gözlerine hasretim. Gamzenden acı çekiyorum, inliyorum vuslatım, canım! Seni çok özleyecek bu adam çok. Sevme beni; ben yanayım her şeye. Git yuva kur kendine. Çocukların olsun.Kendine başka birini bul. Beni unut. Bunu diyorum ama, içim, içim kanıyor birtanem.
Yıkılmışım ben zaten. Hadi vur bana tekmeyi. Bana küfret. Yüz vermedim sana; ama kalbime dur diyemedim. Artık kalbimi öldürmeye gidiyorum. Seni sevmek güzel. Bakışların ruhuma ışık hüzmeleri. Hoşçakal diyemesem de içten sana, hoşçakal diyorum. Seni çok sevdiğim için gidiyorum; karşına çıkmış en anlaşılmaz biridir bu adam. Senin ağladığını görürsem, intehar ederim ben. Buna ben sebep olmak istemiyorum. Yaşayabilmek için kaçıyorum, pılımı pırtımı toplayıp. Bana kızma bebeğim, bana kızma sevgilim. Bunları yüzüne demek isterdim. Diyemem, dersem ben ölürüm. Yığılır kalırım ayaklarına. Kalkamam. Bu satırların şakası yok. Ben sana vurgunum. Ölmektir seni yaşamak. Mahşeri olmayan bir ölüm.

Ben gidiyorum birtanem, gidiyorum.

Hoşçakal


Beğen

S / ÂYE
Kayıt Tarihi:18 Mart 2013 Pazartesi 11:35:11

BEN GİDİYORUM YAZISI'NA YORUM YAP
"BEN GİDİYORUM" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR

Okuduğunuz yorum yazar tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
ebruuuuu
25 Mart 2013 Pazartesi 21:18:22
'' Ben daima sana âşıktım; ama sen şimdi çıktın karşıma. ''

Yazınızda geçen bu söz bana Kalu Belayı hatırlattı...

Bezm-i Elest de Tanrı,insanları yaratmadan önce ruhlar karşısında onları yarattığına dair bir söz alır...
ve derki;
''Ben sizin Rabbiniz değil miyim?''
Ruhlar: ''Evet Rabbimizsin!'' der ve bu sözü tasdik ederler...
(Bezm-i Elest'in amacı; kıyamet günü biz bunları bilmiyorduk demesinler diye)



Şair burada da bu diyaloğa benzer bir durum içerisindedir...

Ey sevgilim! benim tenim, vücudum daha yaratılmadığında, damarlarımda henüz kan akmadığında; benim bu ruhlar aleminde seni seveceğim belliydi... Ve ben seni seveceğimi, sana aşık olacağımı,seni arzulayacağımı taa ezelden biliyordum...

Ve ben o gün aşkımıza yemin içtim... Seni daima seveceğime,ve bedenim yaratıldığında dahi seni kalbimde taşıyacağıma söz verdim...Maddi dünyada kavuşamasak dahi; yeniden kavuşma günü geldiğinde nasıl ki doğarken seni seveceğime söz vermiş isem yine Bezm-i Elest de ruhlarımız kavuşacak ve ben seni sevdiğimi unutmayacağım ve bu sözü sana vuslat vakti hatırlatacağım ...
sakın ola haberim yoktu deme seni sevdiğimi bilmiyordum deme...
verdiğimiz sözü unutmuş olamazsın...

belki de sen maddi dünyamda geç çıktın karşıma ziyanı yok yeminimiz taa ezelden beri bâki...

DER GİBİYDİ...
ANLATMAK İSTEDİKLERİNİZİ SINIRLANDIRMAK İSTEMEDİM...
HADDİM OLMAYARAK GÖZÜME TAKILAN BİR CÜMLEYİ HİSSİYATIM EL VERDİĞİNCE YORUMLAMAK İSTEDİM...

DERİNDİ...

KALEMİNİZE VE YÜREĞİNİZE ELEM DEĞMESİN...
SAYGILAR...
SELAMLAR...

Cevap Yaz
Kardelen_-3372
18 Mart 2013 Pazartesi 11:50:41
Gidiyorum derken ,gitmek istemiyorum ,gelme ban derken seni özledim kıyma ban olmuş
ruhun hala aşkla yanıyor terk etmek istesede dil yürek mahkum kalmış ve göbek bagı baglanmışka aşkla kesmek koparmak ne mümkün aşk cıkmaz bir sokaktır zaten yolu ancak aşık olan bulur aklıyla aşk da akıl calışmaz densede her cıkmaz sokagın muhakkak bir cıkış yolu vardır
nefes kesen bir yazıydı

Cevap Yaz
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.