yara terbiyecisi
35 şiiri ve 15 yazısı kayıtlı Takip Et

Artık gün kolleksiyoncusu



Artık Gün Kolleksiyoncusu

Günün Yazısı
Okuduğunuz yazı 22.1.2013 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.

Yol tam buradan başlıyor; iki ağacın gölgesinden, bir çiçeğin kokusundan; bir de adını unuttuğum o kızın isminden; belki bu yüzden gittiğim her yer bir öncekinden muaf... Kim bilir ki yolun tozuşunun silinişi olmadığını ya da yolun ömrünün tek adımlık olmadığını? Üzerlerinde gökkuşağı yeşeren şu ağaçlar, ben çocukken yoklardı; sadece birer fısıltılardı. Yıldızların üzerime damladığı gecelerde işitirdim seslerini; bir de ne demediklerini!

Yaprakların getirdiği şehirleri bilirim; o şehirlerin içinde damar damar tıkanan insanları görürüm; bir de boğazımda çürüyen âdem elmasını! Ve o elmanın içinde yitip giden yolları; kurtlanmış,çürümüş, uçurumları ve mesafeleri kemirilmiş yollardır onlar. Biraz da Sebahat’i anımsatır; nereden geldi ki aklıma şimdi?

Bilmem kaçıncı yolculuğun arta kalan bir günüydü Sebahat; yollardaki uykulardan, biraz da otobüsün tepe lambasından sızan ışığın değmediği kitabın üzerindeki karanlıktaki cümlelerdi; en çok da uzaklıktı. Seçilemezdi bardağın içine sızan yağmurdan ve sis kokusundan! Bir müddet gece olarak çalışmış bir devlet dairesinde. Sonra gündüz gözüyle bir şehire isim olmuş. türlü yolculuklardan anımsardım da çıkartamazdım onu. Defterime çizili pek çok öyküden biri olma ihtimâli de var ama ben bunları düşünmüyorum. Daha çok bir çay bahçesindeki ispirto kokan defterinin arasındaki gaz lambasıyla anımsıyorum. Biraz da yanında gezdirdiği gölgesinin -sırtı farzettiğim- üzerinde diktiği mumu; mumun öyküsünü bilmem ama gölgenin biliyorum. Gece vardiyasında yetiştirmesi için yanına verilmiş, "kaderime zimmetli" derdi; birlikte çalışıp, ayrı ayrı yorulurlardı.

Gün bazen birkaç dakikadan ibarettir; Sebahat’ten öğrendim bunu. Hayır, o söylemedi bana, o fısıldadı; aynı yollar gibi, aynı ağaçlar gibi... O şehirde bir yudumluk vaktim vardı; ve o bir yudum boyunca onunla -yani Sebahat’le- konuştum. Elma çayından bahsetti; o elma çayını içmek için bardağı nasıl ince ince soyup dilimleyeceğimden bahsetti. Biraz da yalnızlıktan...

Birkaç yudum sonra ben bir otobüste, o bir rivayetin içindeydi; hangi kente gideceğimi biliyordum ama Sebahat’in hangi hikâyesiyle karşılaşacağımı bilmiyordum; işte bu belirsizlikti onu - yani Sebahat’i - var eden. İşte yol tam buradan başlıyor; bir öykünün son satırından, bir ismin belirsiz hat’larından.

Beğen

yara terbiyecisi
Kayıt Tarihi:21 Ocak 2013 Pazartesi 02:23:25

ARTıK GÜN KOLLEKSIYONCUSU YAZISI'NA YORUM YAP
"Artık Gün Kolleksiyoncusu" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
Kalimera.
22 Ocak 2013 Salı 18:28:21
http://www.youtube.com/watch?v=TDhExq5dq_A

Yazıya hediyemdir.:)

4 cevap yazılmış Cevap Yaz


yara terbiyecisi Yazının sahibi 22 Ocak 2013 Salı 18:36:27
oooo şarkıya bakk... neden bu benim aklıma gelmedi ki :)
Kalimera. 22 Ocak 2013 Salı 18:39:20
Ekle bence videosunu dicem, ama sen bilen.
yara terbiyecisi Yazının sahibi 22 Ocak 2013 Salı 18:50:46
Yok böyle eklendi böyle kalsın :) sonradan ilaveye gerek yok.
Kalimera. 22 Ocak 2013 Salı 18:53:12
piki.
Mehtap ALTAN
22 Ocak 2013 Salı 14:59:51
yolun başladığı yer bittiği yerin yarasından çıkartıyor özünü!

bu tarif içimdeki bitmeyen bir hikâyenin saçlrını tarıyor sanki...

hem samimi hem özgün hem başka bir anlatımdı...

kutladım...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


yara terbiyecisi Yazının sahibi 22 Ocak 2013 Salı 15:07:36
Aynı Escher'in tablolarında olduğu gibi...
Feyza Can
22 Ocak 2013 Salı 14:26:28



sebahat,guzel isim.
fahriye gibi,piraye gibi,firuze gibi.

kutlarim oscar odulunu,cay bardaklarina hurmet ve selamlar.




18 cevap yazılmış Cevap Yaz


yara terbiyecisi Yazının sahibi 22 Ocak 2013 Salı 14:27:31
Gözlerimi nobele diktim Feyza; kalsiyumdur, fosfordur ne varsa doldurdum eve. Gerçi mutfakta biraz sorun oluyor ama her şey bilim için. :)
Feyza Can 22 Ocak 2013 Salı 14:28:37
olur olur,ben umutluyum senden.

yara terbiyecisi Yazının sahibi 22 Ocak 2013 Salı 14:30:15
eğer bir patlama sesi duyarsan terk et İstanbul'u :)
Feyza Can 22 Ocak 2013 Salı 14:34:07
istanbul beni terk etsin :))

uyari levhasi as evin camina.

"lutfen siirle yaklasmayin" :)

yara terbiyecisi Yazının sahibi 22 Ocak 2013 Salı 14:40:18
Dur bakalım bulacağız artık bir çözüm yolu Clementeine :)
Feyza Can 22 Ocak 2013 Salı 14:45:43
http://www.youtube.com/watch?v=xEOwQe31oBU


bu yazinin sarkisi da benden olsun,hadi yine iyisin :p

quand tu fermes les yeux:))
yara terbiyecisi Yazının sahibi 22 Ocak 2013 Salı 14:49:35
Bu çizgi filmle büyümüş biri olarak ben de şunu göndereyim :)

http://www.youtube.com/watch?v=WIVh8Mu1a4Q
Feyza Can 22 Ocak 2013 Salı 14:57:05
Yine mi ‘tatlı’yım. Tanrım, başka sıfat bilmez misin sen?

(Clementine)
:)

yara terbiyecisi Yazının sahibi 22 Ocak 2013 Salı 14:59:00
Filmi de özledim; bu gece yeniden izleyeyim bu arada :)
Feyza Can 22 Ocak 2013 Salı 15:05:27
izle izle.misir da patlat.

elmali cay demle bir de.
niye konusturuyorsun ki beni bir saattir.
:)

hadi tutma beni.
selamlar.
yara terbiyecisi Yazının sahibi 22 Ocak 2013 Salı 15:07:12
tek tatlı olan sen misin benim de kenndimce bir tatlılığım var clem :)
Feyza Can 22 Ocak 2013 Salı 15:10:22
” Sürekli konuşmak iletişim kurmak değildir. “ joel :)
yara terbiyecisi Yazının sahibi 22 Ocak 2013 Salı 15:14:44
neden her gülene yakınlık duyuyorum ki :)
Feyza Can 22 Ocak 2013 Salı 15:16:08
cevabini bulursan 155 ara :)

yara terbiyecisi Yazının sahibi 22 Ocak 2013 Salı 15:32:57
newyork yanılsamaları'nı izlemeyi yeğliyorum :)
Feyza Can 22 Ocak 2013 Salı 15:38:47
iyi seyirler :)

"aclik oyunlari"ni izlemissindir diye tavsiye etmiyorum,ben yeni izledim de :(
yara terbiyecisi Yazının sahibi 22 Ocak 2013 Salı 18:00:45
Daha izlemedim :( Merak etmekteyim ama...
Feyza Can 22 Ocak 2013 Salı 23:41:40
Tavsiye ederim.
frezya...
22 Ocak 2013 Salı 13:56:16
ah sebahat
sende kabahat
elmadan çay olur mu
kaştan yay olursa olur der gibisin ama ben duymadım.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


yara terbiyecisi Yazının sahibi 22 Ocak 2013 Salı 14:04:18
bardağınıza afiyet şuan içiyorum; valla oluyor :)
(( Seçil Nimet ))
22 Ocak 2013 Salı 13:08:01



"Yıldızların üzerime damladığı gecelerde işitirdim seslerini !"


Çocukken yağmurlu gecelerde dinlerdim damlaların sesini...
Sebahat falan değil umrumda, bu yazı beni çocukluğuma aldı götürdü...

tebrikler...

5 cevap yazılmış Cevap Yaz


yara terbiyecisi Yazının sahibi 22 Ocak 2013 Salı 13:12:24
Sebahat umurunuzda olsun, çünü çocukluğumuzu çağrıştıran bizzat kendisi.
(( Seçil Nimet )) 22 Ocak 2013 Salı 13:14:21



Peki...

Bu arada kullanıcı adınız ilk gördüğümde gülümsetmişti beni...

:)

yara terbiyecisi Yazının sahibi 22 Ocak 2013 Salı 14:02:51
siz bir de beni halı sahada gol sonrası "herkese benden çay" diye şen çocuklar gibi koşarken görün :)
(( Seçil Nimet )) 22 Ocak 2013 Salı 14:06:50




Almeida da daha profesyonel olmadan öyle koşarmış, şen şen... :)
yara terbiyecisi Yazının sahibi 22 Ocak 2013 Salı 14:11:07
Galatasaray maçı öncesi zaten gerginim gelme Seçil üzerime :) sahaya terlikle giresim var :)
Zeynep Süberk
22 Ocak 2013 Salı 12:32:28
Sebahat, yüzü olmayan astar gibi geldi bana. Kuru dalların, kitap aralarının, yolların, ağaçların ve dahi mumların yansıttığı gölgelerin aralarından sızıp, tenini arayan bir tin gibi. Heyecanlı bir yolculuk, belki sonsuz bir arayış. Belki bir gece vardiyasında bedenlenecek, belki hep çıplak kalacak bir gölge...
Her zaman derim: Okuyucu anladığından sorumludur. Çok büyük bir sorumluluk üstlendim yine : )
Sürükleyici ve hücre aktifleştirici bir yazı : )
Tebrikler.

2 cevap yazılmış Cevap Yaz


yara terbiyecisi Yazının sahibi 22 Ocak 2013 Salı 12:41:34
sevgili zeynep, sebahat hiçbir şeyin içindeki her şey. Bir anlam gibi düşün. Anlamsızlaşan insanlara derin bir eleştiridir. Devamı da gelebilir öykülerin sağım solum belli olmaz. Zaten Almeida sakatlanmış :)
Zeynep Süberk 22 Ocak 2013 Salı 12:54:57
Hiçbir şeyin içindeki her şey... : )
Hiçbir şeyin içinde=Yüzü yok
Her şey=Astar ( Astarı beğenmemezlik etmeyelim, astar aslında her şeydir :) )
Manaya kılıf geçirme çabası ne boştur zaten öyle değil mi?
Tema süper, dil akıcı, bence de bu burada kalmamalı.

Almeida için de bir kahroldum ki tüh tüh. :D Acil şifalar diliyorum.
meltemecem
22 Ocak 2013 Salı 10:53:47
sebahat elma şehir efsane yol yolcu yolculuk terbiye edilmemiş yaralardan artakalmış kabuksuzlara inat ön karmaşalar...yazara sağlık...şerefine elma çayı

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


yara terbiyecisi Yazının sahibi 22 Ocak 2013 Salı 12:42:17
sebahat nedir bilinmez ama bir sabahtır; gecenin içindeki parlak bir an; tabii görmesini bilene.
Gül ESEN
22 Ocak 2013 Salı 10:41:22
ah sebahat dedim bende..gece kokuyorsun git gelme düşlerime...


başarıların daim olsun ..saygılarımla

GÜLESEN SANCAR tarafından 1/22/2013 10:41:46 AM zamanında düzenlenmiştir.

2 cevap yazılmış Cevap Yaz


yara terbiyecisi Yazının sahibi 22 Ocak 2013 Salı 12:43:00
O kokan çoraplarım olabilir siz yine iyice bir bakın sağa sola; sayfayı da toparlamıştım ama :)
Gül ESEN 22 Ocak 2013 Salı 15:04:02
OFFFFFFF...ÇOK KÖTÜ KOKUYOR..YIKAYIN AYAKLARINIZI BAKAYIM:))
aysemujgan
22 Ocak 2013 Salı 09:15:29
bana da fısıldıyor, bütün yalnızlar gibi! önce mana arıyor sonrada buluyorsun, hayatla ilgili çok şeyi biliyorsun...tebrikler , anlatım ve mana güzeldi...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


yara terbiyecisi Yazının sahibi 22 Ocak 2013 Salı 13:13:08
Pek de bir şey biliyor sayılmam ama :)
Oktay Coşar
22 Ocak 2013 Salı 01:00:56
Hımmm. )))

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


yara terbiyecisi Yazının sahibi 22 Ocak 2013 Salı 12:43:37
Oo mösyööö, bak oscarı da aldık sıra geldi nobele :)

Nobel goes tooo :)
Kayra Doa
22 Ocak 2013 Salı 00:28:52
seviyorum seni.

2 cevap yazılmış Cevap Yaz


yara terbiyecisi Yazının sahibi 22 Ocak 2013 Salı 00:29:58
zalımsın düğün salonları :)
Kayra Doa 22 Ocak 2013 Salı 00:31:26
getirin tabak kıracam
DilevindelaL
22 Ocak 2013 Salı 00:14:10
Sebahat'in ruh hatları, ince belli yazardan...
Cıklar cıklar cıklar... Küçümsedik ve hatta küfür şeftalisi yaptık...
Kıllı bir sürtünme olmazsa sevişmek güzel olmaz...

Traşsız seviyorum seni Yaram...:)

5 cevap yazılmış Cevap Yaz


yara terbiyecisi Yazının sahibi 22 Ocak 2013 Salı 00:17:18
Tüy dökücü kullanıyorum gerçi ama yorganların neden içleri boşaldı hâlâ anlamış değilim :)
DilevindelaL 22 Ocak 2013 Salı 00:26:00
Satır aralarına dolmuşlar Yaram...:)
DilevindelaL 22 Ocak 2013 Salı 13:00:08
Tüycüler seni duyunca reklam vermişler Defter'e Yaram... :)

Tüy problemine geleneksel çözüm:

Hürrem Hamam Otu Yağı...:)
yara terbiyecisi Yazının sahibi 22 Ocak 2013 Salı 14:23:14
Sorma delal'ım görünce şaşkınlıktan küçük enişteyi yuttum :)
DilevindelaL 22 Ocak 2013 Salı 16:00:09
Terbiyeci seni... :D
glenay
21 Ocak 2013 Pazartesi 13:46:53
Gün birkaç dakikadan ibaretti. Yıllar içinde bir hesap yapsak,gerçekten kaç dakika yaşadığımızı
anlarız.

Biraz yaprak gölgeli mum ışığı bir ses fısıldadı. Yalnızlığımıza bir bardak elma çayı içecek kadar
zaman dilimi sığıyor.
ve hayat başlıyor oradan..

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


yara terbiyecisi Yazının sahibi 21 Ocak 2013 Pazartesi 16:27:21
Küçük şeylere sığarak başladık yaşamaya
Vertigo
21 Ocak 2013 Pazartesi 10:06:28
fotoğraf çok tanıdık,bi'kaç gündür takarak : ) dinlediğim şarkıda gördüydüm,
uzun uzun baktıydım şarkı eşliğinde,dalarak : )

2 cevap yazılmış Cevap Yaz


yara terbiyecisi Yazının sahibi 21 Ocak 2013 Pazartesi 16:26:52
Acaba nedir nedir :)
Vertigo 22 Ocak 2013 Salı 07:40:32
: ) bulamadım
erolabi
21 Ocak 2013 Pazartesi 08:37:49
Uyurken kulağıma fısıldayan seslerin sahibini aramadan kelimelerin manalarını merak ederdim. yanlış yaptığımız yıllar sonra kulağıma fısıldamayı kesen sesin sahibini yitirince anladım.
manalardan önce sesin sahibini bulmam gerekiyormuş.
her seste ,ve kartanlıkta bir suskunluğun ,ve aydınlığın öyküsü gizlidir.
Selam ve saygı ile.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


yara terbiyecisi Yazının sahibi 21 Ocak 2013 Pazartesi 16:26:32
Erol abi bu öykünün içinde bir sabah gizli hemde hatsızca :)
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.