sami biberoğulları
526 şiiri ve 1514 yazısı kayıtlı Takip Et

UZUN SÖZE GEREK VAR MI?





Hapisanelerdeki ölüm oruçları altmışıncı gününe yaklaşıyor sanırım. Enteli danteli bir sürü insan da destekliyor...Eh benim başım kel mi..Ben de destekliyorum...Sonuna kadar hem de...Sonuna kadar yaniiii...Sonuna kadaaarrrr....

Biraz uzunca bir fıkra ...Biraz uyarlama yaparaktan anlatıyorum.

Üç kardeş ileriki köye doğru yürürken arkalarından telaşla at süren bir adam yaklaşmış. Delkanlılara yaklaşınca da sormuş:
-Gençler devemi kaybettim içinizde deve gören oldu mu?
Ağabey olan genç:
-Devenin bir gözü kör müydü?
-Evet
Ortanca genç:
-Devenin bir ayayı da topaldı değil mi?
-Evet.
Küçük genç:
-Devenin kuyruğu da kesikti değil mi?
-Evet...Gördünüz mü devemi?
Hepsi biren:
-Hayır görmedik.

Adam inanmamış tabii ki. Bu kadar ayrıntılarıyla bildiklerine göre deveyi mutlaka görmüşler, hatta bunlar çalmışlardır mutlaka diye düşünmüş ama üç gençle birden kavga etmeyi göze alamadığı için atını sürüp olayı köyün ağasına bildirmeye ve hükmü onun vermesine karar vermiş. Ağa o çevrede hakim adeta..Tüm raconları o kesiyor. Ayrıca gençler de o köye doğru ilerlemekte.

Neyse efendim..Adam atıyla tabii ki daha önce varmış köye..Durumu ağaya anlatmış.Ağa da adamlarına haber verip o üç delikanlı köye gelir gelmez hemen yakalayıp huzuruna getirmelerini emretmiş.

Bir kaç dakiika sonra gençler de köye varmışlar..Tabii ki ağanın adamları hemen gençleri alıp ağanın huzuruna çıkarmışlar. Delikanlılar daha ağzını açmadan ağa gürlemiş:

-Ulan namussuz hırsızlar. Bu adamın devesini niçin çaldınız?

Cevap vermiş gençler:
-Ağam biz çalmadık. Hatta hiç görmedik bile deveyi.
-Ulan madem görmediniz de nereden biliyorsunuz özelliklerini?

Delikanlılar tek tek cevap vermiş:

Ağabeyi olan:
-Ağam yolun her iki tarafı da otluk olduğu halde baktım hep sağ taraftan ot yenmiş. O zaman anladım ki devenin bir gözü kör.

Ortanca olan:
-Ağam baktım üç tane ayak izi çok derin ama biri belli belirsiz..O zaman anladım ki bu deve topal.

Ağa hayretle başını sallamış:

-Yahu haydi onları anladım da sen...Sen kuyruğunun kesik olduğunu nasıl anladın?

-Ağam çok kolay..Devenin kakasına baktım hep aynı hizada yapmış kakasını yol boyunca. Kuyruğu sağlam olsaydı sallaya sallaya sağa sola dağıtırdı. Oradan anladım ki kuyruğu kesik.

Ağa gençlerin bilgisine, irfanına ve mantığına hayran olmuş. Ama kafasına da takılmış. Bu gençleri misafir edip onlar hakkında bilgi edinmeye karar vermiş...Deve sahibini sepetledikten sonra gençlere mükellef bir ziyafet çekmiş...Daha sonra onlara yatıp uyumaları için bir oda tahsis etmiş. Ama merak bu ya ’’Acaba bunlar başbaşa kaldıklarında kendi aralarında ne konuşurlar’’ diye çaktırmadan kapıyı dinlemeye başlamış.

Odada yalnız kaldıklarında büyük delikanlı :
-Yahu yemek güzeldi ama o yediğimiz koyunu köpek emzirmiş...

Ortanca::
-Evet haklısın ..Ayrıca şaraba da ölü toprağı koymuşlar mayalamak için [*]

Küçük:
-Onu bunu bırakın da ağabayilerim..Farkettiniz mi bu ağa ib..

-Evet haklısın...Ağa İb...

Ağa’nın gözleri faltaşı gibi açılmış. Her şeyi bilen bu gençler acaba yine doğru mu söylüyorlar diye telaşa kapılmış. Hemen kahyasını çağırmış:

-Koş bana çobanı çağır.Ona bir sorum olacak.

Kahya çobanı çağırmış. Ağa hemen hışımla sormuş çobana.
-De hele bakalım. Bu gün kestirdiğimiz koyunu köpek mi emzirdi?
Çoban alı al, moru mor cevap vermiş:
-Evet ağam...Geçen sene sürüye kurt saaldırdı..Bu koyunun anasını telef etti...Çoban köpeği de vicdan azabı çekti zaar ..Anasını kurtaramadım bari yavrusuna bakayım diye bu kesilen koyunu taa kuzu iken hep o emzirdi.

Ağa çobana temiz bir dayak attıktan sonra onu savmış ve şarapları yapan işçileri çağırmış...Az sonra işçiler gelince bu sefer de onlara gürlemiş:

-Ula namussuzlar deyin hele şaraba mezarlık toprağı mı kattınız siz?

Adamlar korkmuşlar ama ağaya yalan söylenmez...

-Evet ağam..Şarap toprağı bulamadık..Aramak için uğraşacağımıza mezarlıktan aldığımız toprağı kattık.

Ağa şarap yapımcılarını da dayaktan kırmış geçirmiş..Ama bu arada korkusu fena şekilde katlanmış...Öyle ya gençlerin her dediği doğru çıkmış. Sıra küçük oğlanın söylediğinin doru olup olmadığına gelmiş. ’’Demek ki ben bir ib..im ha...’’ diyerek annesinin kapısını tıklatmış.

-Ana ana...De hele bana...Ben ib..miyim?

Anasının gözleri yaşarmış:

-Ah oğul ahhh...Bu gerçeği senden senelerdir saklıyorduk. Nereden, nasıl öğerendin?
-Yav nasıl öğrendiğimi boş ver...sSruma cevap ver...Ben ib..miyim? Eğer öyle ise bu nasıl oldu?
-Vallah oğul sen daha çok küçüktün. Bir gün seni samanlıkta bir herifle yakaladık. Herif sana bir şeyler yapmak üzereydi ki elinden aldık. Ama o bir şeyleri yapmış mıydı, yapmamış mıydı anlayamadık.

Ağa ib..olduğu konusundaki acı gerçeği de öğrendikten sonra gençleri huzuruna çağırmış. Bir gün önce gençlerin kendi aralarında yaptığı konuşmayı duyduğunu ve şimdi bazı soruları olduğunu bildirdikten sonra sormuş büyük oğlana.

-Sen Koyunun köpek tarafından emzirildiğini nasıl anladın?
-Kolay ağam..Baktım ki etin tadı ekşi..Oradan anladım ki bu koyun başka bir hayvanın sütü ile beslenmiş...

Ortanca oğlana sormuş ağa:
-Peki sen şaraba mezarlık toprağı konduğunu nasıl anladın?
-O da kolay ağam. Şarabı içer içmez uykumuz geldi..Eğer kendi toprağı konmuş olsaydı hemen uyutmazdı.

Ağa çekine çekine küçük oğlana sormuş:
Peki sen...Sen nasıl anladın benim ib..olduğumu?

-O hepsinden kolay ağam..Odaya girer girmez duvarda apo posteri gördüm.


Beğen

sami biberoğulları
Kayıt Tarihi:4 Kasım 2012 Pazar 13:14:48

UZUN SÖZE GEREK VAR MI? YAZISI'NA YORUM YAP
"UZUN SÖZE GEREK VAR MI?" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
ERAY ÖZGÖR SARIKAYA
13 Kasım 2012 Salı 00:42:29
Yazını bu gün gördüm aslında şiir yazı okuyup yorum yapmıyorum zon zamanlarda ama konu ilgimi çekti ve okudum. Bende açlık grevlerini destekliyorum hatta ölüm orucuna kadar gitmelerini tavsiye ediyorum. Onlar gibi salaklar bu dünyada gereksiz yer kaplıyorlar. Keşke İmralı daki domuzda ölüm orucuna girse ve diğer yönetim kadrolarındakiler ve dağdaki tereristler. Türk milleti olarak hepsini sonuna kadar canı gönülden destekleriz. Apo yandaşlarına ibnelik sıfatı gerçekte öğle olanlara hakaret olur bence onlar daha kötü tabirlere layıklar söylemeye terbiyem müsait değil.
Güzel ve anlamlı bir yazı tebrikler
selam ve sevgiler

Cevap Yaz
Emine UYSAL (EMİNE45)
8 Kasım 2012 Perşembe 22:07:43
İlahi hocam, gel de gülme şimdi:)) Fıkra dediğin işte böyle adamı güldürürken tebessümünü dudağında dondurup düşündürmeye sevk eder.

Tebrikler hocam, geç de olsa yazınızı okudum:))

2 cevap yazılmış Cevap Yaz


sami biberoğulları Yazının sahibi 8 Kasım 2012 Perşembe 22:11:23
Çok teşekkürler sevgili Emine.


Karadenizlinin bir hemşerisine mektup yazmış..Mektubunun ilk satırları:

Sevgili Temel...

Saa pu mektubi yavaş yavaş yazayrum..Çünki ğileyrum ki senin okuman yavaştir...


Yani varsın gecikmiş olsun okumanız...Ben de zaten baksanıza kaç gün sonra başlayabildim arkadaşlara cevap vermeye... Mühülm olan unutulmamak...


Selam ve sevgilerimle.
bekir odaci
7 Kasım 2012 Çarşamba 18:40:01
hocam hikaye güzeldide hala bu açlık greviyle bir bağlantı kuramadım benim sizin kadar aklım almıyor konuları cahillik başa belaymış kutlarım kaleminizi saygılarımla selamlar

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


sami biberoğulları Yazının sahibi 8 Kasım 2012 Perşembe 21:27:19
Sevgili Bekir.

Yazıda son kelimesini hayatın sonu anlamında kulandım..Sonunda hayatları da bitecekse neden desteklemeyeyim ki?


Selam ve sevgilerimle.
zzeynepp
7 Kasım 2012 Çarşamba 15:15:33
sizi ve yazılarınızı gerçekten özlemişim hocam :) ama hala anlamadım açlık grevlerini neden desteklediğiniizi...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


sami biberoğulları Yazının sahibi 8 Kasım 2012 Perşembe 21:25:55
Sevgili Zeynep

Açlık grevlerini sonuna kadar destekliyorum derken ''Sonuna '' kelimesinin üzerine basıyorum...Yani sonunda pisi pisine ölecekler. Demek istiyorum.

Çünkü:

Hepsinin dilinde ana dilde eğitim hakkı var..En temel istek güya bu. Ama başta karayılan olmak üzere pek çok elebaşları Kürtçenin K sını bile bilmiyor...İşte bunlatra inanan beyinsizler ha yaşamışlar ha ölmüşler ne fark ediyor ki?


Selam ve sevgilerimle.
tacettin yıldırım
5 Kasım 2012 Pazartesi 08:43:00
altına imza atma bu yazı senindir derim....harikaydı.... saygılar

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


sami biberoğulları Yazının sahibi 8 Kasım 2012 Perşembe 21:21:58
Çok çok teşekkürler camn abim.
Selam ve saygılarımla.
glenay
4 Kasım 2012 Pazar 23:31:36
İlgiyle okudum, anlatımınız yine güzeldi.

Bu kadar gündür ölüm orucunda olanlar nasıl sağ kalmış merak ettim. İnandırıcı gelmiyor.

tebrikler,

selâm ve saygılar..

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


sami biberoğulları Yazının sahibi 8 Kasım 2012 Perşembe 21:21:18
Değerli arkadaşım.

Çok haklı ve doğru bir soru..Bu güne kadar nasıl olmuş da ölmemişler?


Gecikme için kusuruma bakmayın ne olur.

Selam ve sevgilerimle.
GÜLDESTE
4 Kasım 2012 Pazar 23:20:42
ÇOK ANLAMLI BİR PAYLAŞIM KALEMİNİ GÖNÜLDEN KUTLUYORUM CAN KARDEŞİM SEVGİLER SAYGILAR

Cevap Yaz
AYSE 09
4 Kasım 2012 Pazar 22:15:19
evet harikasınız yine güzel anlatımdı

saygılarımlasınız herdaim

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


sami biberoğulları Yazının sahibi 8 Kasım 2012 Perşembe 21:19:46
sami biberoğulları 08 Kasım 2012 Perşembe 21:19:03
Çok teşekkürler.

Gecikme için kusuruma bakmayın ne olur.

Selam ve sevgilerimle.
inci*
4 Kasım 2012 Pazar 19:38:44
:))))))
Uzun söze ne gerek var.... harikasın öğretmenim.
Hörmetlerimle daima.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


sami biberoğulları Yazının sahibi 8 Kasım 2012 Perşembe 21:19:03
Çok teşekkürler.

Gecikme için kusuruma bakmayın ne olur.

Selam ve sevgilerimle.
acun06
4 Kasım 2012 Pazar 17:58:46
Size yazmayacaaktım. Çünkü siz bana hiç yazmadınız. Yazdıklarınızı okuyorum.Fakat bu masalımsı gerçekten harika buluş.
Tebrik ederim.

2 cevap yazılmış Cevap Yaz


sami biberoğulları Yazının sahibi 8 Kasım 2012 Perşembe 21:17:39
Değerli abim.

B ana ne kadar sitemn etseniz haklısınız. Lakin şu sıralar siteye girme konusunda o kadar az zaman bulabiliyorum ki...

Yeni kuruluş aşamasında olan bir opkulun müdürlüğünü tevdi etiler bana.Her gün sabah 9, akşam dokuz okuldayım. Akşamları da yemekdi bulaşıkdı derken yorgunlıktan pestilim çıkmış bir vaziyette yatağa giriyorum.

Okulda internete girme fırsatım olmuyor. Cumartesi pazar günleri de ancak bir yazı yayınlayabilecek kadar vaktim oluyor.

Bu sıkıntlı dönemi atlatır atlatmaz sitede siz değerli edebiyat dostlarımın ziyaretine geleceğim.

Beni mazur görmeniz dileklerimle saygılarımı sunuyorum.
acun06 9 Kasım 2012 Cuma 20:17:05
Sayın Müdürüm, hayırlı olsun. Liderlik çok önemli. Eğitimde eğitm liderliği gerekli. Düşünce bilgi paylaşımı, etkileme çok önemli. Başkaları şuursuz emir verinceye kadar, siz emir verin.
Başarılar dilerim.
Selam ve saygılarımla.
Hasan Özaydın
4 Kasım 2012 Pazar 15:03:48
Yine güldürürken düşündürdün,tebrik ederim hocam saygılarımla.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


sami biberoğulları Yazının sahibi 4 Kasım 2012 Pazar 16:20:41
Çok çok teşekkür ederim değerli hocam...

Aklımıza estikçe yazıyoruz işte bir şeyler...
Selam ve sevgilerimle.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.