Tüm mutsuzluklar yokluktan değil, çokluktan gelir. Tolstoy
E-mail: Şifre: Üye ol | Şifremi Unuttum
Şiir ve Edebiyat Platformu
Anasayfa Şiirler Yazılar Forum Etkinlikler Nedir? Kitap Kitap  Tv TiVi  Müzik Blog Atölyeler Atölye  Bicümle Arama İletişim

SEVGİ-HOŞGÖRÜ





Sevgide güneş gibi ol, cömertlik ve yardım etmekte akarsu gibi ol, hataları örtmede gece gibi ol, hiddet ve öfkede ölü gibi ol,tevazu ve alçak gönüllülükte toprak gibi ol,hoşgörülülükte deniz gibi ol,ya olduğun gibi görün,ya da göründüğün gibi ol…

Mevlâna’nın söylediği ve günümüze kadar insanlığa ışık tutan sözleriyle yazıya başlamak istedim.

Bilindiği üzere 2007 yılı UNESCO tarafından hoşgörü yılı ilân edildi. Aspendos antik tiyatrosu ve Amsterdam da çeşitli etkinliklerle başladı.

Tüm dünyada sevgi ve hümanizm sloganı olarak kabul edilen ”Gel, gel,ne olursan ol gel!İster kâfir ister Mecûsi,ister puta tapan ol,gel!Bizim dergahımız ümitsizlik dergahı değildir.Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da gel!çağrısıyla dil,din,ırk,milliyet ayırmadan insanoğluna seslenmiştir.

Aklını gönlüyle, gönlünü aklıyla barıştırmış olan kişi hoşgörülü kişidir.

Bir gün,coşkulu bir sema meclisinde,bir sarhoş dalar içeri,sağa sola bu arada Mevlâna’ya da çarparak geçer.Dostları hemen kenara çekip hırpalamak isterken,Mevlana ”Durun” der,”şarabı o içmiş,sarhoşluğu siz gösteriyorsunuz”

Yine Mesnevide bir hikâyesinde, Padişahın sarayındaki Çinli ressamlar ”Biz Türk ressamlardan daha iyi,daha hünerli ressamlarız ”iddiasında bulunurlar.Türk ressamlar ise ”Bizim resimdeki ustalığımız sizden daha üstündür” derler.

Bunun üzerine padişah bir gün:

-İddianızda hanginiz haklısınız? Bunu anlamak için sizi imtihan edeceğim, der.

Çin ressamları ile Türk ressamları yarışmaya girişirler. Fakat Türk ressamlar bu yarışmadan çekinir gibi olurlar.

Çinliler:

-Padişahım bize özel bir oda veriniz,biz o odada çalışalım.Bir oda da Türklerin olsun,teklifinde bulunurlar.

Kapıları karşılıklı iki oda vardır .Odalardan birini Çinliler alır,birini de Türklere verirler.Çinliler, padişahtan yüzlerce çeşit boya isterler.Padişah onların isteklerinin hepsini yerine getirir.

Türk ressamlar ise:

Ne resim,ne boya bizim işimize yaramaz,bize sadece pas giderici nesne gerekir.

Türk ressamlar kapıyı kaparlar.Duvarı cilalamaya başlarlar.Odanın kapıya karşı olan duvarını gökyüzü gibi saf,temiz ve parlak bir hale getirirler.

Padişah önce Çinli ressamların odasına girer.Çinli ressamların yaptığı resimleri görür.Onların inceliğinize,güzelline şaşırıp kalır.Aklı başından gider.

Sonra Türk ressamlarının yanına gelir.Padişah gelince Türkler iki oda arasındaki perdeyi kaldırırlar.Karşı odada Çinlilerin yaptığı resimler ve nakışlar bu odanın cilalanmış duvarına daha parlak bir şekilde yansır.

Padişah Çinliler tarafından ne görmüşse,bu odada ondan daha iyisini,daha güzelini görür.Resimler öyle canlı öyle güzeldir ki insanın gözünü almaktadır.

Bunu gören padişah, Türk ressamlarını daha başarılı bulur ve tebrik eder.

Ve demiştir ki: Bazı insanların gönülleri ayna gibi saf ve tertemizdir.Her şey oraya yansır.Gönüllerini Allah’ı anarak iyi işler yaparak cilalamış olanlar her zaman bir güzellik hoşluk içindedir.

Empati, yani karşıdaki kişiyi anlamak ve algılayabilmek,duyumsamak barışın sürekliliğini sağlar.

Gelin, Yunus Emre’nin sözüyle yazımızı noktalayalım.
Gelin tanış olalım
İşin kolay kılalım
Sevelim Sevilelim
Dünya kimseye kalmaz


Saba35


Kaynak:Mesnevi









Etiketler:


29 Mayıs 2008 Perşembe 18:26:57


muhteşem bir yazı...
insanı okurken düşündüren
yormayan
bir özelikte

yaz akşamları rüzgarı misali

kutlarım


    [ Cevap yaz ]    

Kangallı Mustafa  | mustafa duyar
13 Mart 2008 Perşembe 22:35:26


Tebrik ederim.Yüreğinize sağlık.


    [ Cevap yaz ]    

10 Aralık 2007 Pazartesi 18:20:47


çalışman için teşekurler..


    [ Cevap yaz ]    

AŞKIN COĞRAFYASI  | Tarık TORUN
03 Kasım 2007 Cumartesi 20:20:04


Tüm dünyada sevgi ve hümanizm sloganı olarak kabul edilen ”Gel, gel,ne olursan ol gel!İster kâfir ister Mecûsi,ister puta tapan ol,gel!Bizim dergahımız ümitsizlik dergahı değildir.Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da gel!çağrısıyla dil,din,ırk,milliyet ayırmadan insanoğluna seslenmiştir.

Evet düz yazınız yarı makale yarı deneme türü ama aydınlatıcı özelliklere sahip,birde sizin güzel üslubunuz eklenince şiir tadında bir yazı olmuş,

Hz.Mevlana ve Yunus'a o üstün insan sevgisini islamiyetinin verdiği gözardı edilmemelidir.bunlar gerçek müslümanda bulunması gereken özelliklere.Lafta veya softa müslümanda değil elbette.

Tebrik,takdir ve nice güzel yazılarınıza efendim..


    [ Cevap yaz ]    

30 Eylül 2007 Pazar 16:37:11


Çağırın Yunusu divana gelsin
Ruhumuz ruhunda kıvama gelsin
Aradım,arıyorum aradığını
Bıraktığı yerden devama gelsin

Deyin Mevlanaya dönmeye gelsin
Kuyunun dibine inmeye gelsin
Yanarım,yanıyorum ben yandığına
Gönül ateşimde sönmeye gelsin

Özüm Mevlananın sözüm Yunusun
Şu garip dervişin sesi duyulsun
Tenim Azrail can aldığımda
Gözlerimden akan yaşla yunulsun

İsmet Zeren/Subay Ve Centilmen


    [ Cevap yaz ]    

30 Eylül 2007 Pazar 14:00:25


Sevgili Saba,
Pas giderici özelliği olan, sevgi ve hoş görüyle ilgili yazın, dünyanın kiri ve stresiyle iyice kararmış ve paslanmış yüreğimi cilalayarak parlattı ve uzun zamandır kapalı olan gönül gözümün açılıp aydınlanmasına neden oldu. Sayende, bu sabah, güne daha coşkulu, daha hoş görülü , daha sevecen başladım. Bütün dünyayı, açtığım kollarımla kucaklamak, sevgi yağmurumla ıslatmak, Mevlana'nın, Yunus Emre'nin ve bütün hak dostlarının dediği gibi "sevmek sevilmek" istiyor, elimi uzatıp bütün dostlara "gelin birlik olalım" çağrısında bulunuyorum. Ve en önemlisi "yaradılanı hoş görelim yaradandan ötürü" diyorum. Sonsuz sevgilerimle...


    [ Cevap yaz ]    

30 Eylül 2007 Pazar 13:01:43


Mevlana yılında hepimiz payımıza düşen Mevlana hoşgörüsünden alalım inşallah... hoş bir paylaşımdı, yüreğine sağlık..


    [ Cevap yaz ]    




SEVGİ-HOŞGÖRÜ başlıklı yazıya eleştiri yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.



Bilgi
Yayınlanma Tarihi:
30.09.2007 10:32:16
Toplam 7 yorum yapıldı
18383 çoğul gösterim
15542 tekil gösterim