|
|
|
|
Eklediği son sesli şiirler
|
PUSULA
Metanetli ellerden edinilmiş hünerdi Ucu tutuşturulmuş pusula Geçerken katranın dibinden Ellerime tutuşturdu ironinin yüzünü çalmış bir kadın Çildi bozulmuş kitapların unutmamak için kıvrılmış Sayfa uçlarından geliyordum oysa Düz gidilmesi makbul yollarda Seksek oynamayı salık veriyordum içimdeki çocuğa Bu ellerin metaneti daha düşmemişti piyasaya Bir koca karının terli alnında güneşle sevişen yazma Düşürmemişti aklıma geçmişimin köklerini Ben Lidyalıların kabrine küfürler ediyordum Nemize yetmiyordu değiş tokuş Al hüznü ver mutluluğu Hangi mutluluk parayla alınır
Metanetli ellerden edinilmiş hünerdi Ucu tutuşturulmuş pusula Koynumda tahin bakışlı gözlerin izleri vardı Derdimi sırtlanmıştım Kurutulmuş zerdali tanesine anlattım Bütün bildiklerimi Dört köşe bir eski çeşme Yol ırağın on misli Yolcuyum ellerimde ironinin yüzü kadının Tanrılardan edindiği pusula
Daha görmemiştim günün yüzünü Alacasındaydım gün başının Yaylım ateşinin yayıldığı adreslerdeydim Sakalım bir karış adam misali Hüzün ormanı gibi kaplamıştı Kökü batmış tenime Bir ufacık su dokunsa gözlerime Kıyardım salya sümük ağlamanın keyfine
Metanetli ellerden edinilmiş hünerdi Ucu tutuşturulmuş pusula Daha yeni bulmuştum sevilmeyi Gidilmesi zor yüreğin birinde Çay demlemişti Simit almış sokağın ucundan Toplamış işte bir bir bütün özlemlerimi Kim gidebilirdi ki Oysa elimde pusula durmadan yanıyordu Olimpia dağında Zeus Fareli köyün kavalcısı Komiser kemal beni çağırıyordu
Oda gelirdi benimle alırdı yüreğini Alırdı gözlerini Saçlarını Kulaklarını Ve alırdı işte voltasını ağır ağır Ufacık gülümseyişleriyle Çılgın ve bir o kadar suskun dudaklarını Gelirdi gittiğim bütün gitmemem gereken yerlere
Metanetli ellerden edinilmiş hünerdi Ucu tutuşturulmuş pusula İlktim Beni seçmişti Aşkın çarkı feleği Yüreğimi alıp attılar işte önüne Ya pas de Ya sarıl pusulasını kaybetmiş ömrüme
|
|
|
Acaba Nedir?:
adam
,
bir
,
daha
,
gibi
,
gün
,
kadar
,
köşe
,
mutluluk
,
o
,
pusula
,
salya
,
su
,
sümük
,
tahin
,
ve
,
zerdali
|
|
|
24 Mart 2008 Pazartesi 07:01:03
Ne sevdalar var Yaşanmadı yaşanacak Ne aşklar Ne öz yaşları Boşanmadı boşanacak Kimi sulu sepken Kimi sağanak Kimi damla damla Damlada gül ömür Büyür sevda sevda Her ağaç Kendi dalını görür Belki yeşil,belki kömür Son düşeni dalından Kalmışsa toprak altında Göremez asla Yasla çocuk ''Başını göğsüme yasla !''
Şaban Aktaş tarafından 3/24/2008 7:06:30 AM zamanında düzenlenmiştir.
|
|
|
|
24 Mart 2008 Pazartesi 01:20:46
tbr ederim kalemine ve yüreğine sağlık
|
|
Okuduğunuz yorum şiirin sahibi tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
|
|
24 Mart 2008 Pazartesi 01:20:14
Fatih..
böyle güzel siirler yazip ortaligi dagitma..
her bir dizesi öyle güzel ki.. okurken yüregi titriyor insanin..
yüregine; kalemine saglik,harikasin
YILDIZ
|
|
|
|
24 Mart 2008 Pazartesi 00:11:57
Metanetli ellerden edinilmiş hünerdi Ucu tutuşturulmuş pusula İlktim Beni seçmişti Aşkın çarkı feleği Yüreğimi alıp attılar işte önüne Ya pas de Ya sarıl pusulasını kaybetmiş ömrüme kutlarım fatih çok güzeldi.
|
|
|
|
24 Mart 2008 Pazartesi 00:02:00
Her zamanki çizgi aynı düzgünlüğüyle sürüp gidiyor...
|
|
|
|
24 Mart 2008 Pazartesi 00:00:48
Oda gelirdi benimle alırdı yüreğini Alırdı gözlerini Saçlarını Kulaklarını Ve alırdı işte voltasını ağır ağır Ufacık gülümseyişleriyle Çılgın ve bir o kadar suskun dudaklarını Gelirdi gittiğim bütün gitmemem gereken yerlere
TEBRİKLER ÇOK GÜZELDİ
|
|
Şiire yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.
Üye değilseniz üye olmak için tıklayın. |
|