|
|
|
>>>GÜLLERİN SULTANINA...
Gül kokunun hasretiyle yanar gönlüm, Gözlerim muradına eremediğinden yaşlarla… Senle, aşkın ile özleminle doludur özüm, Gafletteki gözüm sana aç, şeref ver nurunla…
Asırlardır hasretinleyiz gül yüzlüm, Gel de bu çorak benliği vuslata erdir. Zikrim, fikrim sensin her bir sözüm; Gel ey güllerin sultanı, hicranı dindir!
Adaletsizliğin hükmündeki bu kazanda, Şaşmaz terazili o günü “Sen”li bekliyoruz. Yüzyıllardır susamışken nurlu bakışına; Alemlerin yaratılma sebebi;seni istiyoruz!...
--- ALEMLERİN YARATILMA SEBEBİ, GÜLLERİN SULTANI HZ. MUHAMMED’İN KUTLU DOĞUM GÜNÜ OLAN MEVLİD KANDİLİNİZİ TEBRİK EDER,SAYGILAR SUNARIM…!---
|
|
|
|
17 Temmuz 2008 Perşembe 01:49:52
İrfan kardeşim çok güzel anlatım sunmuş, başka ne denirki.
Kutlarım sizi kardeşim.İrem Tuğçe
|
|
|
|
17 Temmuz 2008 Perşembe 01:40:30
GEL ARTIK GÜL YÜZLÜ, GEL ARTIK GÖZLERİ ELA, GEL ARIK GÜL BAHÇEMDE SALINAN KAMETİ BALA.............
TEBRİKLER.
|
|
|
|
03 Temmuz 2008 Perşembe 22:08:52
tebrikler güzel bir talışma bence.
|
|
|
|
02 Haziran 2008 Pazartesi 23:29:37
sevginin büyük aynasına duyulan özlem güzeldi. sevgiyle muhabbeyle
|
|
|
|
22 Mart 2008 Cumartesi 01:01:43
kaleminiz daim olsun
selamlar,saygılar
|
|
|
|
20 Mart 2008 Perşembe 09:28:03
Asırlardır hasretinleyiz gül yüzlüm, Gel de bu çorak benliği vuslata erdir. Zikrim, fikrim sensin her bir sözüm; Gel ey güllerin sultanı, hicranı dindir!
::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::
Şiir değil duadır,dua değil zikirdir Ey Allah'ın Resulü bu hasreti dindir...
|
|
|
|
19 Mart 2008 Çarşamba 16:34:14
ALEMLERİN YARATILMA SEBEBİ, GÜLLERİN SULTANI HZ. MUHAMMED’İN KUTLU DOĞUM GÜNÜ OLAN MEVLİD KANDİLİNİZİ TEBRİK EDER,SAYGILAR SUNARIM…!---
............................
|
|
|
|
19 Mart 2008 Çarşamba 12:23:43
Gül kokunun hasretiyle yanar gönlüm, Gözlerim muradına eremediğinden yaşlarla… Senle, aşkın ile özleminle doludur özüm, Gafletteki gözüm sana aç, şeref ver nurunla…
Asırlardır hasretinleyiz gül yüzlüm, Gel de bu çorak benliği vuslata erdir. Zikrim, fikrim sensin her bir sözüm; Gel ey güllerin sultanı, hicranı dindir!
Adaletsizliğin hükmündeki bu kazanda, Şaşmaz terazili o günü “Sen”li bekliyoruz. Yüzyıllardır susamışken nurlu bakışına; Alemlerin yaratılma sebebi;seni istiyoruz!...
güller dolu gül yüreğini kutluyorum harika yazmışsın saygılar selamlar nur yürekli....
|
|
|
|
19 Mart 2008 Çarşamba 00:40:28
Bir kucak gülle selam olsun.Güzeldi.Selam,saygı.
|
|
Okuduğunuz yorum şiirin sahibi tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
|
|
19 Mart 2008 Çarşamba 00:10:09
Böyle bir dostunuz oldu mu? Daima düşünceliydi. Susması konuşmasından uzun sürerdi. Lüzumsuz yere konuşmaz; konuştuğunda ne fazla, ne eksik söz kullanırdı. Dünya işleri için kızmazdı. Kendi şahsı için asla öfkelenmez ve öç almazdı. Kötü söz söylemezdi. Affediciliği tabii idi. intikam almazdı. Düşmanlarını sadece affetmekle kalmaz, onlara şeref ve değer de verirdi. Kendisini üç şeyden alıkoymuştu: Kimseyle çekişmezdi. Çok konuşmazdı. Boş şeylerle uğraşmazdı. Umanı umutsuzluğa düşürmezdi. Hoşlanmadığı bir şey hakkında susardı. Hiç kimseyi ne yüzüne karşı, ne de arkasından kınar ve ayıplardı. Kimsenin kusurunu araştırmazdı. Kimseye hakkında hayırlı olmayan sözü söylemezdi. Yanında en son konuşanı ilk önce konuşan gibi dikkatle dinlerdi. Bir toplulukta bulunduğu zaman bir şeye gülerlerse, o da güler; Bir şeye hayret ederlerse, o da onlara uyarak hayret ederdi. Gerçeğe aykırı övgüyü kabul etmezdi. Her zaman ağırbaşlıydı. Konuşurken çevresindekileri adeta kuşatırdı. Kelimeleri parıldayan inci dizileri gibi tatlı ve berraktı. Yürürken beraberindekilerin gerisinde yürürdü; ayaklarını yerden canlıca kaldırır, iki yanına salınmaz, adımlarını geniş atar, yüksek bir yerden iner gibi öne doğru eğilir, vakar ve sükunetle rahatça yürürdü. Kapısına yardım için gelen kimseyi geri çevirmezdi. Bir gün kendisinden yaşça küçük bir dostunun omuzlarından tutarak şöyle demişti: 'Sen dünyada garip bir kimse yahut bir yolcu gibi ol!' Her zaman hüzünlü ve mütebessim bir haletle dururdu. Dert üzere sarfedilen hiçbir kötü sözü ağzına almamıştı. Sıkıntılı hallerinde kabalaşmaz, bağırmazdı. Fakirlerle birlikte yerdi; öyle ki onlardan ayırt edilemezdi. Önüne ne konulursa yerdi. Sade kıyafetler giyer, gösterişten hoşlanmazdı. Konuşurken yüzünü başka tarafa çevirmez, bulunduğu mecliste ayrıcalıklı bir yere oturmazdı. Sabahları evinden çıkarken şöyle söylerdi: 'ılahî doğru yoldan sapmaktan ve saptırılmaktan, kanmaktan ve kandırılmaktan, haksızlık etmekten ve haksızlığa uğramaktan, saygısızlık etmekten ve saygısızlık edilmekten sana sığınırım. Sıradan değildi; ama sıradan insanlar gibi yaşardı. O, Hz. Peygamberdi (aleyhissalâtu vesselâm)…..
****TEBRİKLERİM VE SAYGILARIMLA****
|
|
Şiire yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.
Üye değilseniz üye olmak için tıklayın. |
|