|
|
|
GAZİNODAKİ AMELELER
02-03-08 GAZİNODAKİ AMELELER
Amele pazarında İnsanlar ne kadar yakışıklı güzel Ne kadar iş bilir olurlarsa olsunlar Nazarlıkları yoktur ................Değmezde nazar Hepsinin üstü başı aynı .............Yırtık pırtık eski üskü olur Hep iş dilenmek için pazar pazar ........Her şafakta uykuları bölünür
Kabuğundan çıkan çekirdek gibi .......Kendi kabuğunu beğenmez ...........Bir takım elbiseye girenler Kendi babalarına bile Tepeden bakar gülerler ..............O amele pazarlarında
Bir araba durdu yakında Mersedes Başına toplandı anında bütün herkes
Adam arabasından inmeden “Ne eşek boku gibi toplandınız be...” ...........Diye azarladı kızıp köpürerek Küreği sağlam tutabilecek ..................İki kişi bakınırken Duvar dibinde kalan Masum masum bakınan İki delikanlıya “Gelin” dedi.
Mersedesin içine sakınarak girdiler İstemeyerek oturdular kadife koltuklara O iki masum kardeş delikanlılar
Sırtında kısa kollu gömlek jiletin gibi Bacağında da kısa pantolonu görünce Gözlerini kaçıran kardeşlerin küçüğü ............Patronu biraz utanmaz buldu Geldiler sahilde gazinonun Görkemli ahşap kapısında indiler
Bakmaya kıyamayacakları masalarda .........Kahvaltı bekliyorlardı kokonalar “Açmısınız? İşe başlamadan karnınızı doyurayım” Diye böbürlendi patron.
“Sen yapacağımız işi söyle” dedi büyüğü Patronu ukalâ bularaktan.
Denizin üstünde duran gazinonun İçinden Deniz tarafına geçerken Gazino benim... Üç daha var böyle, Bu gazinoyu daha büyüteceğim... Sizden istediğim.Gazinonun altında ki Denizin İçindeki taşını yosununu Dalgaların getirdiği posasını temizleyin” .....................Diyordu...Şişinerekten. Küçüğü dört elle sarıldı hemen küreğe Büyüğü gönülsüzdü başladı düşünmeye “Normal yevmiyeye çalışılmaz denizin içinde.
“Siz çalışın sizi memnun ederim”Dedi. Patron.
“Adını koy adını” dedi. Büyüğü Ve “İş buldun bunuyor musun?” diye .........Abiisini çekiştiriyordu küçüğü “Bırak şuradan da kovulmadan Babamızın istediği öküz parasını kazanalım, Bak denize de beleş gireceğiz... Daha ne istiyorsun şu sıcakta” diyordu
“Bak küçük kardeşin senden akıllı Birde karnınız doyasıya yemek yersiniz” .................................Dedi. Patron “Oooha yok onu da verme” dedi içinden büyüğü
Yamalıklı pantolonlarını çıkardılar Bellerine kadar denize gömüldüler Tırnakları törpülü, pedikürlü ayakların .................Dolaşacağı denizin dibini Kürek kürek temizlemeye başladılar.
Uzaklarında denize sevgiyle giren kulaç atanlar Her güzelliği yaratan bu işçilere Acı, alaycı bakıp bakıp gülüyorlardı.
Saat onikide Bembeyaz giysili garsonca yemeğe çağrıldılar. Garson emeğin değerini bilenlerdendi. Patronuna gıcığı vardı
Gençler yamalıklı pantolonlarını giyindiler Hangi masanın yanından geçtilerse Altına etmiş çocuklara gibi tiksintiyle baktılar ...........................Taze makyajlı güzeller “Amele parçası işçilerde mi yemeklerini Gazinoda yiyorlar? bu ne ya!!” dediler.
“Onlar bizim işçiler, bir daha olmaz efendiler.” ..........Diye boyun eğdi müşterilerine patron.
Kapının arkasında küçük bir masada ....................Yer gösterildi oturdular Her tabakta iki kişilik buğulanıyordu Mis mis kokan acılı Urfa kebaplar
Bay bayanların tabağında Canlı gibi duruyordu yengeç bacağı Ve rakılarına meze Yan yatıyordu türlü türlü balıkları Garson; Utanıp sıkılmışlıktan Yüzleri pancar gibi kızaran işçilere “Doymazsanız yine isteyin korkmayın” dedi kardeşçe.
Yemeklerini yediler yemesine de Nerelerine yediler bilemediler.
Hüseyin Zengin
|
|
|
Acaba Nedir?:
amele
,
bir
,
daha
,
deniz
,
dört
,
gibi
,
gömlek
,
iki
,
kadar
,
kardeş
,
küçük
,
kürek
,
masum
,
öküz
,
pazar
,
ukala
,
üç
,
yakında
,
zengin
|
|
|
04 Mart 2008 Salı 23:54:31
duyarlı yüreğinizi kutluyorum..her bir sözünüzde ders alınası tarafları bulmak çok güzel ışık oluyorsunuz... selamlarımla
|
|
|
|
04 Mart 2008 Salı 21:10:10
Şiir biryerlere alıp götürüyor. Çok güzeldi. Kutluyorum yürekten
|
|
|
|
04 Mart 2008 Salı 17:20:45
Yemeklerini yediler yemesine de Nerelerine yediler bilemediler.
ne denirki Kehya,ne dene bilir ki?????????
saygılar,sevgiler size.
|
|
|
|
04 Mart 2008 Salı 16:48:50
Bay bayanların tabağında Canlı gibi duruyordu yengeç bacağı Ve rakılarına meze Yan yatıyordu türlü türlü balıkları Garson; Utanıp sıkılmışlıktan Yüzleri pancar gibi kızaran işçilere “Doymazsanız yine isteyin korkmayın” dedi kardeşçe.
Yemeklerini yediler yemesine de Nerelerine yediler bilemediler.
yine içtimai hayatın sancılı noktalarını işaret eden güzel bir şiir okudum kalem bu konuda oldukça mahir devir ye kürküm ye devri ondandır bukadir bilmezlik ondandır bu kebndi insanına tepeden bakışlar her ne kadar zihnen çukurda olsalarda selamlarımla
|
|
|
|
04 Mart 2008 Salı 14:52:37
ÖYLESİNE DALMIŞIM Kİ ŞİİRE, BİTTİĞİNE ÜZÜLDÜM. ALIP GÖTÜRDÜNÜZ YİNE MISRALARIN AĞIR YÜKÜNE İNAT .. KUTLARIM SAYGIYLA KARDEŞİMİ.
|
|
|
|
04 Mart 2008 Salı 12:58:34
sanki bir film izledim şiiri okurken... canlandı gözlerimde..
yüreğinize sağlık
|
|
|
|
04 Mart 2008 Salı 12:17:44
Hayatın gerçeği. İyiki varsınız. Kutluyorum kaleminizi.
Saygıyla
|
|
|
|
04 Mart 2008 Salı 12:14:29
Sosyal bir konudaki dizeleri sizden okumak ne güzel...
Kutladım yüreği
Sevgiyle..
|
|
|
|
04 Mart 2008 Salı 12:09:54
Sosyal yaralara dem vuran şiirler pek yazılmıyor...Bu açıdan ve konu bütünlüğünü bozmadan bu kadar uzun yazabilme becerinizden dolayı bir kez daha tebrik ederim....
Kutlarım
|
|
|
|
04 Mart 2008 Salı 11:40:16
sosyal devlet olamamanın sancıları
sevgiler
|
|
|
|
04 Mart 2008 Salı 11:21:49
okurken kötü oldum.. hayatın gerçeklerinden birini okadar güzel dile almışsınız ki... denecek birşey yok..
harikaydı yürekten kutluyorum sizi... kaleminiz daim olsun...
|
|
Okuduğunuz yorum şiirin sahibi tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
|
|
04 Mart 2008 Salı 11:14:13
Bu harmanın gelir sonu, kapıştırın giderayak Yarın bakarsınız söner bugün çıtırdayan ocak Bugünkü mideler kavi, bugünkü çorbalar sıcak Atıştırın, tıkıştırın, kapış kapış, çanak çanak...
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı pür-neva sizin Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin
Tevfik Fikret
Sanmasınlar ki bu çark hep böyle döner O çarkların arasında bir gün mutlaka ezilecekler..
En yüce değer EMEKtir ve biz senin değerini hep bileceğiz , sana ve emeğine saygılar , sevgiler arkadaşım , iyiki varsın , iyiki yazıyorsun ve ben de iyiki okuyorum seni .....
Sevgilerimle .........
|
|
|
|
04 Mart 2008 Salı 11:10:09
farklı ve hoş bir anlatım. selam ve saygılar.
|
|
|
|
04 Mart 2008 Salı 11:03:46
:( Anlatıklarını yaşadım bir benzerini, kendisi kimtya mühendisiydi.. Ustam bir laf söylemişti hiç beklemediği bir anda...
Eğitim cahilliği alır__eşşeklik bakidir deyince_
utanmıştı biraz...
Neyse mor ve beyaz efendisi gidiyorum sayfamdan gözyaşlarımı bırakarak...
|
|
|
|
04 Mart 2008 Salı 10:55:07
İnsan olmanın zorluğu, herkes kabarsada bir başkasına boyun eğer ve en altta kalanlarsa ezilirler. muhteşem bir içerik akmış dizelere haz aldım okumaktan kutlarım. Saygılarımla...
|
|
|
|
04 Mart 2008 Salı 10:43:27
sizi okumak her zaman bir ayrıcalıktır....yüreğinize sağlık...kutlarım...
sevgilerle....
|
|
|
|
04 Mart 2008 Salı 10:31:53
Bay bayanların tabağında Canlı gibi duruyordu yengeç bacağı Ve rakılarına meze Yan yatıyordu türlü türlü balıkları Garson; Utanıp sıkılmışlıktan Yüzleri pancar gibi kızaran işçilere “Doymazsanız yine isteyin korkmayın” dedi kardeşçe.
Yemeklerini yediler yemesine de Nerelerine yediler bilemediler.
AYNEN DİZELERİNİZE KATILIYORUM.KUTLARIM.RABATLI
|
|
Şiire yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.
Üye değilseniz üye olmak için tıklayın. |
|