Edebiyat Defteri

Düşünmek kolaydır, yapmak zordur. Dünyada en güç olan şey de düşünüleni yapmaktır. Goethe
E-mail adresiniz: 
Şifre:
Edebiyat Defteri
   


 
Şiir Bilgi
03.03.2008 tarihinde eklendi.
161 çoğul gösterim yapıldı.
95 tekil gösterim yapıldı.
14 yorum yapıldı.
 

   
 

AYIRDI BİZİ KARA ELMAS

( Şiirin Hikayesini Görmek İçin Tıklayın )
Yıl 3. Mart. 1992.

Yemiştim sanki son yemeğimi.
Giyinmiştim, giyinmiştim
Madenci elbiselerimi.
Taktım baretimi.
Öptüm sevdiklerimi.

Allahısmarladık.
Eşim, çocuklarım, dostlarım.
Maden bu, hiç belli olmaz.
Belki, belki kalırım..

Sanmayınız ki sizlerden
Sizlerden sanmayınızki dargınım.
570.m .derinlikte.
Rızık aramak ise.
Benim kaderim.

Son,gülücüklerimle.
İnmiştim, maden ocağına.
Son kez, bakınmıştım.
Karanlıkta sağa, sola.

Baretimdeki önümü .
Aydınlatan, ışık.
Şahit olmuştu.
Son ayrılığımıza.

450,570.metre derinliklerde.
Çalışan. 250. Madenci Candık.
Aldı götürdü bizi.
Ekmek parası uğruna.
Ne yazıkki, Kara Elmas.

Bürümüştü, Kozlu yu.
3.Mart günü hüzün dolu bir yas.
Yutmuştu, gencecik Madencileri.
Ne yazık ki acımasız, Karaelmas.

Sığmıyordu
Yanan , kavrulan, cesetlerimiz..
Ne acı ki.,Hastahane morglarına.

Elveda ,dostlarımız.
Elveda. Ne olur , ne olur.
İyi bakınız, hemi. İyi bakınız.. Sevgili yavrularımıza

SAYGILARIMLA
24.Haziran.1998
Şair 67
Ali Cemal AĞIRMAN
   
Acaba Nedir?: acı , aramak , bir , dolu , hiç , hüzün , kara , olur , sevgili , son
 Yorumlar
 
09 Mart 2008 Pazar 14:06:05
* * * H A R İ K A S I N I Z* * *
** * * * * * * * * * * * * * * * * * * **
Saygın yorumlarınız için Zatıalilerinize çok teşekkür ederim, Gönül dostları, Saygın yürekler
Duygularınız, adeta pınar olup, Denizlere, Deryalara hatta Okyanuslara akıyor, buharlaşıyor
Aydedenin güzelliğini, Yıldızların ışıltısını, Güneşin sıcaklığıını alarak tekrar duygu olarak yüreklerimize sağanak halinde yağıyor.
Bu nedenle Siz gönül Can dostlarımı bir kez daha kutluyorum
İyiki varsınız iyiki yazıyorsunuz
Engin Sevgi, Saygı, muhabbet dolu Selamlarımla efendim
Şair 67
Ali Cemal AĞIRMAN
 
08 Mart 2008 Cumartesi 23:54:23
Allahısmarladık.
Eşim, çocuklarım, dostlarım.
Maden bu, hiç belli olmaz.
Belki, belki kalırım..

Sanmayınız ki sizlerden
Sizlerden sanmayınızki dargınım.
570.m .derinlikte.
Rızık aramak ise.
Benim kaderim.
+
TÜM MADEN ŞEHİTLERİMİZİN RUHLARI ŞAD OLSUN.
Aziz dostum yüreğim sızlayarak okudum 2 kez gözlerim doldu ağladım. Malesef ülkemizin acı gerçeklerinden biri.
Yazan yüreğiniz dert görmesin.

Size dost diyebilmek mutlulukların en güzeli.
Saygılar
 
08 Mart 2008 Cumartesi 15:07:53
hocam kutluyorum yüreğine sağlık....
 
07 Mart 2008 Cuma 21:36:57

450,570.metre derinliklerde.
Çalışan. 250. Madenci Candık.
Aldı götürdü bizi.
Ekmek parası uğruna.
Ne yazıkki, Kara Elmas.

Bürümüştü, Kozlu yu.
3.Mart günü hüzün dolu bir yas.
Yutmuştu, gencecik Madencileri.
Ne yazık ki acımasız, Karaelmas.

Sığmıyordu
Yanan , kavrulan, cesetlerimiz..
Ne acı ki.,Hastahane morglarına.

Elveda ,dostlarımız.
Elveda. Ne olur , ne olur.
İyi bakınız, hemi. İyi bakınız.. Sevgili yavrularımıza
_________________________________________________
Duyarlı yüreğinize sağlık.O acıya bizi de ortak ettiniz.Öyle ki hayatın acılarını tatmayanlar onun olgunluğundan eksik olurlar.Tümüne Allah'tan rahmet ve acılı ailelerine sabırlar diliyoruz...

Saygılarımla...
 
06 Mart 2008 Perşembe 17:26:25
Duyarlı yüreğe selam acıtsada içimizi hayat işte devam ediyor nurlarda yatsınlar ualarım onlarla.
Yüreğinize sağlık ...Saygılarımla...
 
05 Mart 2008 Çarşamba 11:42:43
kutlarım abicim duyarlı bir şiirdi..
gönlüne sağlık
selam olsun yazan ele
 
05 Mart 2008 Çarşamba 03:37:45
Kara elmasın acıklı hikayesini yansıtmışsınız dizelere
ekmek parası içi sürülen bu hayat kim dayanabilir ve garantisi olmayan gelecek umut
ciğerlere solunan ölümle pençeleştiren o hava

tebrik ederim değerli dost
duyarlı yüreğine sağlık
 
04 Mart 2008 Salı 23:45:26
Elveda ,dostlarımız.
Elveda. Ne olur , ne olur.
İyi bakınız, hemi. İyi bakınız.. Sevgili yavrularımıza

çok hassas duygu dolu bir yürek yazmış .ya hüzün lendim:(( yüreğiensağlık saygılar..
 
04 Mart 2008 Salı 23:06:13
Kader arkadaşları..Ölümü bile göze alarak çalışmak zorunda kalmak ne acı...Hayat dikenli bir yol...yaşamak bi tesadüf...Allah yardımcıları olsun demekten başka şey gelmiyor elimizden..hassas bi konuyu işlemişiniz...Kutlarım sizi şair67...Kaleminiz susmasın...
 
04 Mart 2008 Salı 15:56:24
Emeğe değer veren, Alın terini inkar etmeyen sahiplenen yüreği kutluyorum
Emekçisini, şiirleri ile yazıları ile Saygın yorumları ile taçlandıran, onurlandıran yüreği
Saygı ve Sevgilerimle Selamlıyorum
Ulusumuza, Ayyıldızlı Şanlı Bayrağımıza, Atatürk Türkiyesine, Laik Cumhuriyetine, dürüst namuslu onurlu Alın teri ile çalışan emekçisine, Ulusun hak ve çıkarlarını savunan yüreklere selam olsun
Selam Türkiyem, Selam Anadolum, Selam Güzel şirin Vatanım, Selam Emekçi dostlarım Selam
Saygılarımla
şAİR 67
Ali Cemal AĞIRMAN
Okuduğunuz yorum şiirin sahibi tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
 
04 Mart 2008 Salı 02:43:51
AH DOSTUM ....SANKİ ORTAK MI DÜŞÜNÜYORUZ NEDİR....

***************************SÜPERSİN ŞAİRİM****************************

...............İŞÇİLER KİME GÜVENECEK ??????..............
Toplumsal yaşamla ilgili olarak yapılan tüm yasal düzenlemeler ve
fiili uygulamalar, egemen sistem hangi sınıfın çıkarlarını koruyorsa,
o sınıfın istek ve beklentileri doğrultusunda gerçekleşir. Ancak bu
durum her zaman, herkes tarafından açıkça görülemez. Aksi takdirde
insanların genel olarak sisteme, onun koruyucusu ve kollayıcısı olan
devlete olan güveni sarsılır.
Sermayenin elindeki en etkili yaptırım, işçileri fazla çalıştırma,
düşük ücret verme, işten çıkarma gibi uygulamaları istediği zaman
hayata geçirebilme imkanının olması. Fakat sistemi bir bütün olarak
ayakta tutan nihai yaptırım, devletin ezilen sınıflar üzerindeki
baskıcı gücü doğrudan harekete geçirip yetkilerini kullanabilmesi.
"Kamu düzenini sağlamak" adına haklarını arayan işçilerin karşısına
kolluk kuvvetlerini dikebilmesi. Bu nedenle, grev yapan ya da hakkını
arayan işçilerin kimi zaman dövülmesi, gözaltına alınması ya da
tutuklanmasını olağan bir gelişmeymiş gibi yansıtması.
En geniş anlamıyla işçilerin haklarını kullanmaları söz konusu olduğu
zaman devlet, sınıfsal işlevi ve genel karakterinin doğal bir sonucu
olarak, düzeni koruma bahanesiyle hemen her zaman işçilerin
karşısında, patronların yanında yer alıyor. İşçiler ise
yanlarındakileri ve karşılarındakileri tanıdıkça, kime
güveneceklerini, kime güvenmeyeceklerini kendi çalışma ve yaşam
deneyimleriyle öğrenmeye devam ediyorlar. Bu durumu somut örneklerler
üzeriden açıklayalım.
Yasal haklarını kullanarak Tek Gıda-İş Sendikası'na üye oldukları için
işten atılan Yörsan işçilerinin direnişi sürüyor. Yörsan işçileri bir
taraftan direnişlerini sürdürürken, diğer taraftan Çalışma Bakanlığı
müfettişleri ve yargının bir zahmet meseleyi inceleyip lehlerine karar
vermesini bekliyorlar. Ancak bu sürenin giderek uzaması, işçilerin
direnme gücünün şöyle ya da böyle kırılmasının önünü açmak demek. Bu
durumun da kimin işine yaradığı ortada.
Benzer bir şekilde, Sincan Organize Sanayi Sitesi'nde bulunan Birleşik
Metal-İş üyesi TEGA işçileri, çalışma koşullarının ağırlığına ve
ücretlerin düşüklüğüne tepki göstererek sendikalaştılar. Bunun üzerine
patronun işçiler üzerindeki baskıları yoğunlaştı. Yaşanan baskılarla
birlikte işten atmalar başlayınca işçiler tereddüt etmeden greve
çıktılar. Ancak grev haklarını kullanırken, benzer durumlarda olduğu
gibi, güvenlik görevlilerince tartaklandılar, sanki suç işlemiş gibi
jandarma tarafından gözaltına alındılar. Haklarını ararken, birdenbire
haksızlıkların mağduru oldular.
Yörsan'da, TEGA'da ve benzer aşamalardan geçen pek çok işyerinde
yaşananların ortak noktası, devlete ve onun yasalarına güvenerek
örgütlenen işçilerin normal yaşam koşullarında tartışmasız
güvendikleri yerlerin, iş insanca yaşamak için hakkını aramaya gelince
yanlarında değil, karşılarında olduklarını görmeleri. Sınıf
mücadelesinin sadece yasal düzenlemelerle, güvencelerle değil, bizzat
kendilerinin haklarına sahip çıkmasıyla mümkün olabileceğini
öğrenmeleri.
TEKEL işçilerinin Ankara eylemi bu açıdan ibret vericiydi. İşçiler
hafta başında TEKEL'in özelleştirilmesini engelleyebilmek için
Türkiye'nin dört bir yanından Ankara'ya geldiler. Özelleştirmeye karşı
tepkilerini dile getirdiler. Ancak akşamüzeri işçiler "Vatan sana
canım feda" dedikçe, buz gibi havada "Alın size vatan" dercesine polis
panzerlerinden püskürtülen biber gazları ve tazyikli suların hedefi
oldular. Benzer bir saldırı cuma günü İstanbul'da yaşandı. Yeri
geldiğinde her fırsatta "Türkiye güçlü bir ülkedir" diyenler,
fabrikalarına sahip çıkan TEKEL işçilerinin onurlu direnişi
karşısındaki korkularını, polis panzerleriyle, biber gazları ve polis
şiddetiyle gidermeye çalıştılar.
Yaşamını işgücünü satarak sürdüren bütün işçilerin çıkarları ortak
olduğuna göre "İşçiler kime güvenecek" sorusunun cevabı açık. İşçiler
önce kendilerine, sonra birbirlerine güvenecekler. Çünkü ancak
kendilerine ve birbirlerine güvendiklerinde, onları bölmek ve
birbirine düşürmek isteyenlerle hiçbir ortak yanlarının olmadığının
farkına vardıklarında, sömürülen bir sınıfın üyeleri olarak, neden
daha fazla güçlenmeleri gerektiğinin bir zorunluluk olduğunu
görecekler.
*******************************************************************************************
***************************************************************************
*******************************************************
**********************************
*********************

 
03 Mart 2008 Pazartesi 23:39:35

Bürümüştü, Kozlu yu.
3.Mart günü hüzün dolu bir yas.
Yutmuştu, gencecik Madencileri.
Ne yazık ki acımasız, Karaelmas.

Sığmıyordu
Yanan , kavrulan, cesetlerimiz..
Ne acı ki.,Hastahane morglarına. tebrik ederim üstat şairlik bu işte saygılarımla
 
03 Mart 2008 Pazartesi 23:36:18
Sığmıyordu
Yanan , kavrulan, cesetlerimiz..
Ne acı ki.,Hastahane morglarına.

Elveda ,dostlarımız.
Elveda. Ne olur , ne olur.
İyi bakınız, hemi. İyi bakınız.. Sevgili yavrularımıza

üstadım;

o hassas yüreğinizi selamlıyorum.
kabul buyurunuz.
susuyorum......... sadece susuyorum.
 
03 Mart 2008 Pazartesi 23:33:24
Ne yazık ki kader mi desem ihmal mi desem,böylesi canlarımız gidiyor,evlatlar öksüz yetim kalıyor.Bir lokma ekmek uğruna çekilen cefadır karaelmas.Diri diri mezara gömülmek gibidir karaelmas.Rabbim her birini korusun.Allahım yardımcıları,yardımcımız olsun değerli kardeşim.Duyarlı yüreğin varolsun.

Saygılarımla

Bahar
Şiire yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.
En Son Eklenen 50 Şiir   En Son Eklenen 50 Şiir
hosting Fıkra Dünyası Sağlık Merkezi Sağlık Bilgisi
Bölümler
• Şiirler
• Yazılar
• Öyküler

• Forum
• Arama
• Etkinlikler
• Ne Nedir?
• Kampüs
• Bugün
Edebiyat Defteri
• Reklam ve Sponsorluk
• Site Haritası
• İstatistikler

• Kurallar
• Yardım
• İletişim
Sitemizde yer alan eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.