|
|
|
İsm-i lâ
İsm-i lâ
Uzaklardan gelen rüzgâr loş yüzü, mayhoş tadıyla Alıp götürdü kimsenin ulaşamadığı diyarlara, Neler yaşadım ki daha önce yaşamadığım Beni de aldı içine kattı yalanına yalanlara
Mevsimsiz kalan dağları gördüm, ağlamaklılar Değeri bilinmeyen yağmurun, damlalarını kıskanmaktalar Sarı otların hüküm sürdüğü, güneşin kavurduğu ovalar Semalarında uçmayan kuşların hasretini yaşamaktalar.
Keyfin keder olduğu anlarda, Hep seni andım Çünkü seni hep mevsimsiz dağlarda Susuz topraklarda aradım Hüsran-ı âli hep çıktı karşıma Hiçbir şeye değil de Hep senin yokluğuna yandım.
|
|
|
|
25 Şubat 2008 Pazartesi 17:12:24
gerçekten çok etkilendim kutlarım...
|
|
|
|
24 Şubat 2008 Pazar 15:31:23
ŞİİRİNİZ ÇOK ACILI ADANA KEBABI GİBİ LEZZETLİ OLMUŞ!.. KUTLARIM CANDAN YÜREKTEN!..
|
|
|
|
24 Şubat 2008 Pazar 15:09:55
Keyfin keder olduğu anlarda, Hep seni andım Çünkü seni hep mevsimsiz dağlarda Susuz topraklarda aradım Hüsran-ı âli hep çıktı karşıma Hiçbir şeye değil de Hep senin yokluğuna yandım.
Harika... Yüreğinize sağlık... Tebrikler...
|
|
|
|
24 Şubat 2008 Pazar 14:25:27
İşte sevgi işte duygu... Çok beğendim... Kutlarım...!!!
|
|
Şiire yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.
Üye değilseniz üye olmak için tıklayın. |
|