|
|
|
" SAKA ERI HÜSEYIN"
( Şiirin Hikayesini Görmek İçin Tıklayın )
Şiirin Hikayesi
[ /kalin ] Yüregimi derinden etkileyen Canakkale hikayelerimizden birisidir.. Haftalar önce yazmama ragmen bir türlü paylasamiyordum. Bu gün okudum bir yazi Bahar arkadasimizin Türk destanlarina iliskin yazisi sanirim beni galeyana getirdi ve nihayetinde paylasma cesareti ve karari aldim sizlerle.. Paylasmami engelleyen sey meger cesaretmis.. Biraz uzun kaptirmis kalemim ruhum mazinin büyüleyen esintisine yazdikca yazmisim affiniza siginiyorum...
Saygilarimla...
Sene 1915 Ata haber saldı. Vatana yan bakan hain gözler vardı! Akın akın koştu ecdadım. Silah başına. Vatan namustu Allaha gönüller coştu. Duaya diller, Ve eller silaha durdu. Babasının şahadet şerbeti, Duaları kulağında bir uşak. Saka Hüseyin adı ufak bir çocuk. Yaşıtları misali olamamış uçuk kaçık.. Saka Hüseyin Memlekete aşık.. Yaşı henüz ermemis onikiye Dağ durduda Hüseyin duramadı yerinde. Hayrabolu dar geldi Hüseyine. Sonunda koşturdu vardı cepheye. Güç kuvvetmi gelmişti kücük ere ne? Dikildi kumandanın karşısına! Hayrabollu Hüseyin görüşlerinize, Amadedir deyip. Birde topuk selamı çaktı, En cılızından. Kücüksün dediysede yollayamadı, Hüseyini kumandan. Anlasıldı kurtuluş yok senden, Madem öyle yaşına başına bakmaz, Erlik dilersin benden, Saka başı ol alaya... Görevin su taşımak eratlarıma. Dedi kumandan! Birde en iyisinden katır. kattı yamacina oradan.. Anafartalar taarruzu geçti. 35. piyade alayı, Anafartalar ovasına yerleşti. Gahi kaptırdı düşmana siperi, Gahi siper aldı düşmandan geri.. Hüseyin er lakabı saka. Derdi su yetiştirmek alaya.. Eğilip katırın kulağına, Haydi bakalım der Anafartalar köyü, üstünden doğru alaya.. Yolda elinde sopası, Bir türküye durur dili..
-Çeşmeye varmadın mı Gül koydum almadın mı Ben sevdadan ölüyom Sen sevdalanmadın mı?
Demesine derde alaya varmaya yakın. Top sesleri başlar hep yekun. Habersiz olandan bitenden Hüseyin! Ingiliz almış siperi.. Havamıydı kararan yoksa! Bombalarmıydı çocukluğunu karartan. Ansızın heybet sese kesildi kulağı!! Kelamı anlamadı amma. Belliki söylenen ona göre gavurcaydı. anladığı hiddetiydi.. Donakaldı evvelinde sonra anladı. Korkusunu bağrına yolladı. Çehresine gülümseme yaymaya başladı. Minik erin gülümsemesini, Gören kumandan dahada delirdi.. Tercüman bulun diye haykırdı! Ingiliz kumandan. Bizimki kabarttı göğsünü, Elini yavaşça çekti su damacanasından.. Koşturup geldi tercüman. Ve sorgu başladı. -Kimsin? -Otuz Beşinci Piyade Alayı Ikinci Bölükten Saka Eri Hayrabolulu Hüseyin, Aslı bizim olup bizim kalacak tepeden. Emret ey gavur kumandan. Derken cepheyi düşmana Kaptırdıklarınıda anladı.. Aklını kullan saka dedi. Peki şimdi ne yapmalıydı? Burada ne işin var? Gayet sakin cevaplara basladı.. -Bu su damacanalarını kumandanım gönderdi. Kesin sizdede yaralılar vardı. Su dedi kumandanım bizim tarafta kaldı. Alamazlar yazıktır. Savaştada olsak sevaptır.
Eğer suyun zehirli olduğundan şüphe ederlerse, gözlerinin önünde bir tas iç. Anzak teğmen kıpkırmızı kesildi! Bu çocuğun dediği akıl alacak şeymiydi?.. Düşman, düşmana hiç su gönderirmiydi? Suyu kabul edip Hüseyini ödüllendirdi. Suyu katırdan indirtip, Sarma tütün vesaire yiyecek ve çikolata yükletti. Sonra el salladı çocuk ere son sözleri haydi good bye good bye haydi. Hiç durmadı yorulmadı saka Hüseyin. Sabaha kalmadı Alayını eliyle koymuş gibi buldu.. Olanı biteni bir, bir anlatırken, Çocuk eri dinleyenlerin gözleri doldu.. Saka Hüseyinin destanını tüm Vatan duydu.. Savaş bitti hayrabollu Hüseyinin, Babasıda şahadet şerbeti içti. Sehit oğlu.. Gazi oldu çocuk erimiz.. Neferi onurumuz şerefimiz.. 1975´e dek Hayraboluda yasadi Vatan erimiz Bayrak bekçimiz Memleket habibimiz Rahat uyu Gazi saka Hüseyin Rahat uyu izindeyiz...
Elif Türk ocak 2008
|
|
|
Acaba Nedir?:
akıl
,
anafartalar
,
bayrak
,
bir
,
bitti
,
bye
,
çikolata
,
çocuk
,
doğru
,
en
,
gavur
,
gibi
,
gülümseme
,
haber
,
hain
,
haydi
,
hep
,
hiç
,
kurtuluş
,
sakin
,
su
,
şimdi
,
şüphe
,
tüm
,
türk
,
tütün
,
uçuk
,
ve
,
vesaire
,
zehirli
|
|
|
19 Mart 2008 Çarşamba 02:12:32
zamani şartları içinde yaşananlara dönüp bakmak ve olanlara onlara saygı duymamak bir insnın yapabileceği bir şey değil yaşasın özgürlük yaşasın vatan birliktir her vatanı ayakta tutan saygılarımla hüseyin .
|
|
|
|
13 Şubat 2008 Çarşamba 00:53:57
Yüreğinize ve kaleminize sağlık. Selam, saygı ve sevgilerimi sunuyorum.
|
|
|
|
09 Şubat 2008 Cumartesi 22:57:16
bu vatanın nasıl vatan olduğunu anlamayanlar anlar herhalde.hürmetlerimi arz eder saygılar sunarım.
|
|
|
|
09 Şubat 2008 Cumartesi 16:46:34
Mana cengaveri şehadet erlerinin ruhları şadolsun. şair kardeşimin yüreği dert görmesin.tebrik saygı ve selamlar.
|
|
|
|
08 Şubat 2008 Cuma 17:09:34
Savaş bitti hayrabollu Hüseyinin, Babasıda şahadet şerbeti içti. Sehit oğlu.. Gazi oldu çocuk erimiz.. Neferi onurumuz şerefimiz.. 1975´e dek Hayraboluda yasadi Vatan erimiz Bayrak bekçimiz Memleket habibimiz Rahat uyu Gazi saka Hüseyin Rahat uyu izindeyiz...
SÜPER
|
|
|
|
08 Şubat 2008 Cuma 12:56:43
tebrikler,yüreğine ve kalemine sağlık..sevgiyle
|
|
|
|
08 Şubat 2008 Cuma 10:19:52
Ne güzel hediyeler birakmissiniz Sevgili Yaren kalemler memnuniyetimi ancak, ve ancak sanirim cehremi su an görse idiniz anlardiniz... Ekrem bey simdi inceledim cok duygulandim sitenizdeki icerikten tesekkürler efendim..
Hepinize saygilarimi sunuyorum..
|
|
|
|
08 Şubat 2008 Cuma 10:12:10
Güzel ve anlamlı dizeleriniz için teşekkürler.
|
|
|
|
08 Şubat 2008 Cuma 10:09:57
Ben bu güzel eseri yeni gördüm. İŞiirleştiren yüreğe tebriklerimi gönderiyorum. Hilelerle Çanakkale isimli kitabımda teferruatı yazılıdır. İşte link veriyorum.
http://www.ekremsama.com/ekrem-sama/kitaplar/hilelerle-canakkale/bolum-6/zeka-piriltisi-bir-hile/
Allah rahmet eylesin... Tebrikler Elif Türk Hanımefendi.
|
|
|
|
08 Şubat 2008 Cuma 09:38:19
Seyit Onbaşı, 1889 yılının Eylül ayında Havran İlçesi Çamlık (Manastır) köyünde dünyaya geldi. Babasının adı Abdurrahman, annesinin ki Emine idi.
Seyit, 1909 yılının Nisan ayı başlarında askere alındı. 1912'de Balkan Savaşları'na katıldı. Savaş bitiğinde terhis edilmedi ve topçu eri olarak Çanakkale Cephesi'nde görev aldı. Çanakkale Savaşları'nda gösterdiği kahramanlıkla adını Türk tarihine yazdırdı. 18 Mart Deniz Savaşı sırasında, Rumeli Mecidiye Tabyası'nda ayakta kalabilen tek top vardı onun da mermi kaldıran vinci bozulmuştu. Seyit Onbaşı büyük bir güçle 215 Okkalık mermiyi üç kez kaldırarak namlunun ucuna sürmüş ve bu kahramanlığı ile Ocean gemisi büyük bir yara almıştı. Seyit Onbaşı 1918 sonbaharında köyüne döndü. sanatı olan ormancılık ve kömürcülüğe devam etti.
1934 tarihinde yürürlüğe konan soyadı yasasıyla "Çabuk" soyadını aldı. 1939 yılında akciğerlerindeki rahatsızlık nedeniyle vefat etti.
Bu günlere bu isimsiz kahramanlar sayesinde ulaştık.VATAN SAĞOLSUN.
|
|
|
|
07 Şubat 2008 Perşembe 23:13:31
HER İKİ ÂSİL YÜREĞİ HÜRMETLE SELÂMLIYORUM. RABBİM ŞEHÎD VE GAZİLERİMİZE YAZDIĞI SEVAPLAR KADAR, SİZ YÜREĞİ GÜZEL İKİ İNSANA DA YAZSIN İNŞAALLAH. SONSUZ HÜRMETLERİMLE.
|
|
|
|
07 Şubat 2008 Perşembe 23:01:38
Nefisti. Çanakkale Savaşlarındaki kahramanlıkları öğrendikçe eziliyorum, Gelibolu sırtlarında albayrağın gölgesinde cenneti düşünüyorum.
Cesetleri Boğazın sularında kaybolan düşman askerlerin anaları Avutmaya yetiyor mu sizi Atatürk'ümün samimi nutukları?
Saygılarımla.
|
|
|
|
07 Şubat 2008 Perşembe 22:35:28
Tessekkürler arkadaslar bu cesareti kendimde bulma nedenim arkadasim Baharca57 nin yazisidir. Yine yapmis yapacagini erinmemis üsenmemis bulmus siirimin hikayesini hediye eylemis. Hediyen Bas taci kalem yarenim hediyen bas taci..
Hepinize Saygilar.....
|
|
|
|
07 Şubat 2008 Perşembe 22:32:19
duygu yüklü bir şiirdi şavaş yıllarında yaşananlar yapılan fedakarlıklar canlandı gözümde bir an yaşı küçük kahramanlıkları büyük ecdadımızı bir kere daha hatırlattığınız için bizlere siz şiir dostu değerli şairi yürekten kutluyorum iyi ki yazma cesarrtinizi kazanıp bizlerle paylaşmışsınız bu güzel ve anlamlı dizeleri teşekkür ve saygılar
|
|
Okuduğunuz yorum şiirin sahibi tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
|
|
07 Şubat 2008 Perşembe 22:17:11
SAKA HÜSEYİN
“İkinci Anafartalar taarruzundan sonra, Türk birlikleri Anafarta Ovası’na ve tepelere yerleşmişti 35. Piyade Alayı 2.Bölük erlerinden Hayrabolu’lu Hüseyin alayın su ihtiyacını gidermekle görevli idi sabahın alaca karanlığında katırı ile yola çıktı.Bigalı Köyüne gidip, kuyulardan tahta, damacanalara su doldurup geriye dönüşünü akşamın karanlığına denk getirmeye çalışırdı. Katır önde, bizim Saka Hüseyin arkada ama, yola çıkmadan evvel katırının kulağına eğilir, her defasında söylediği sözleri tekrarlardı: “Haydi, Büyük Anafarta Köyünün üstünden 35. Piyade alayının bulunduğu siperlere” katır gide-gele bu yollara alışmıştır. Fakat yolda, Hüseyi’nin çenesi durur mu? Savaş var imiş! Yığınla yaralı taşırlar imiş, umurunda mı? O bir türkü tutturmuş gidiyordu: “Pınar baştan bulanır İner dağı dolanır Al başımdan sevdayı Buna can mı dayanır.
Rinna, rinna yarim Rinna, rinna.” Saka Hüseyin damacanlarına suyu doldurarak “deh” deyip akşam karanlığında yola koyulur.Siperlerde 2. Bölük su bekliyor.Yaralılar daha da çok su bekliyorlar.Birden bire, yanı başında iki karaltı beliriyor.Gavurca haykırıyorlar! “Dur! kımıldama!” Hayrabolulu Hüseyin’in yapacak hiç birşeyi yok akıl almaz, gene de eşi görülmemiş büyük bir zeka kıvraklığı ile; düşman erlerine gevrek gevrek gülümsemeye başlar ve eliyle, koluyla katırının sırtında sallanan su damacanalarını gösterir, “Kumandan, kumandan?…” diye geveleniyor ve büyük bir saygı ile anzak kumandanını selamlayarak “Emret gavur kumandan!” der.Derhal bir tercüman bulunur. Saka Hüseyin anlatmaya devam eder. “Bu su damacanalarını kendi kumandanım gönderdi. Sizin yaralılarınıza hediyemizdir.Düşmanımız susamıştır, susuz kalmasınlar dedi Mülazım Efendi!” ve arkasından ilave etti.Bu sudan verinde bir bardak ben içeyim der!” Anzak Teğmeni kıpkırmızı kesilir… Gözleri dolar.İlk iş Hüseyin’i kucaklayıp iki yanağından öpmek.İkinci iş, Hüseyin’i tartaklayan devriyeleri bir güzel fırçalamak, üçüncü iş, Hüseyin’i siperin dibine oturtup soluklandırmak, o ” comed bell” kutularından, Oxo et suyu özündeni sarma tütünden, cigara kağıtlarından, Topler çikolata paketlerinden bol bol yağdırmak…Bu aldıkları hediyeleri katırın sırtına vurur, kurnaz bir tilki gibi, siperden sipere zıplayıp kapağı ikinci bölük hattına atınca, bu sefer gözleri fal taşı gibi açılma sırası Mehmetçik’ tedir.”
Değerli yürek dostu bu güzel şiirini yüreğimle kutluyorum.Bu yazıyı şiirine uygun buldum.teşekkürlerim duyarlı yüreğine.
sevgilerimle
Bahar
|
|
|
|
07 Şubat 2008 Perşembe 22:17:11
gönül gözünüzden öpüyor kaleminiz hiç tükenmesin diyorum coşkuyla haykırdım ama duyamazsınız biliyorum TEBRİKLER... saygılar gönül dolusu selam olsun...
şiirinizi imzanızla alıyorum şair...
|
|
|
|
07 Şubat 2008 Perşembe 21:57:19
çanakkale deyince akan sular durur benim için çok güzeldi beğeniyle okudum tebrikler
|
|
Şiire yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.
Üye değilseniz üye olmak için tıklayın. |
|